818 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Kanun Mevzuat Bilgi Sistemi'nde yayımlanmıyor (mülga; kanun yürürlükten kalktı).
Maddeler
- m. 18 (3)
- m. 21 (1)
- m. 28 (1)
- m. 29 (1)
- m. 30 (1)
- m. 31 (1)
- m. 39 (1)
- m. 41 (3)
- m. 43 (1)
- m. 44 (2)
- m. 45 (2)
- m. 47 (3)
- m. 49 (1)
- m. 50 (2)
- m. 51 (2)
- m. 53 (3)
- m. 55 (1)
- m. 60 (5)
- m. 61 (1)
- m. 63 (1)
- m. 66 (1)
- m. 80 (3)
- m. 85 (1)
- m. 86 (1)
- m. 96 (3)
- m. 101 (3)
- m. 104 (1)
- m. 106 (1)
- m. 107 (1)
- m. 108 (1)
- m. 125 (3)
- m. 126 (1)
- m. 133 (1)
- m. 134 (1)
- m. 141 (3)
- m. 142 (1)
- m. 145 (1)
- m. 146 (1)
- m. 165 (1)
- m. 182 (1)
- m. 189 (1)
- m. 192 (1)
- m. 194 (4)
- m. 197 (1)
- m. 198 (1)
- m. 202 (3)
- m. 205 (1)
- m. 213 (1)
- m. 248 (2)
- m. 249 (2)
- m. 250 (1)
- m. 260 (2)
- m. 282 (2)
- m. 310 (1)
- m. 323 (1)
- m. 325 (3)
- m. 348 (2)
- m. 355 (2)
- m. 359 (1)
- m. 360 (1)
- m. 362 (1)
- m. 364 (1)
- m. 410 (1)
- m. 471 (1)
- m. 487 (1)
- m. 496 (1)
69 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi30.03.2026
Şirketin hayati malvarlığının devri ve incelenmemiş iddialarda direnmenin sınırı
Daire, şirkete ait taşınmazların devrini murisin kişisel kazandırması saymayarak muris muvazaası ve tenkis itirazlarını reddetmiştir. Buna karşılık devredilen varlığın şirketin tek veya hayati malvarlığı olup olmadığı, ortaklar kurulu kararı gerekip gerekmediği ve genel muvazaa iddiasının araştırılmasını gerekli görmüştür. Daha önce hiç incelenmemiş bu konularda gerçek bir direnme ve usuli kazanılmış hak oluşmayacağını belirterek karar düzeltmeyi kısmen kabul etmiş ve ilgili kısımları bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2025/6361, K. 2026/2409, T. 30.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.10.2025
Yağ yakan araçta ayıpsız misli ile değişim talebi ve orantısızlık savunması
Davacı tüketici, satın aldığı sıfır km aracın motorundaki yağ eksiltme ayıbı nedeniyle öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş; yerel mahkeme, aracın model yılı, km'si ve hasar kaydı ile ayıbın motor değişimiyle giderilebileceğini gözeterek misli ile değişimin orantısız olacağı gerekçesiyle motorun ücretsiz yenisiyle değiştirilmesine karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayıbın varlığı hâlinde tüketicinin seçimlik haklarından istediğini tercih edebileceğini, yargılama sırasında artan km'nin tüketici aleyhine yorumlanamayacağını, motor değişimiyle giderilse de aracın değer kaybına uğrayacağını ve talebin orantısız ya da hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı görüş: aracın 180.000 km kadar kullanıldığı, misli ile değişim isteminin hakkın kötüye kullanımı olduğu ve direnmenin yerinde olduğu ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2025/259, K. 2025/594, T. 01.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi07.02.2024
Prematüre bebekte ROP muayenesinin yaptırılmaması: hastane ve hekimlerin sorumluluğu
Davacılar, erken doğan bebeklerinin davalı hastanenin yoğun bakımında kaldığı sürede göz muayenesi yaptırılmaması nedeniyle görme duyusunu yitirdiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş, İlk Derece Mahkemesi hastane ve bir hekim yönünden davayı kabul edip diğer hekim yönünden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kalmadığını ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, olay haksız fiil niteliğinde olduğundan 8 yıllık ceza zamanaşımının dolmadığını, kesinleşen ceza mahkûmiyetindeki maddi olgularla hukuk hâkiminin bağlı olduğunu belirterek davalı hastane ve hekimin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Raporlara göre göz muayenesinin en geç 42. güne kadar küvezde de yapılabileceğini, diğer hekimin de sorumlu hekim olduğu dönemde muayeneyi yaptırmadığı için kusurlu olduğunu kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını davacılar yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/778, K. 2024/516, T. 07.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi20.09.2022
Kesinleşen tespit hükmünün iş kazası olmadığını göstermesi ve görev
Bir trafik kazasında ölen sigortalının yakınları, olayın iş kazası olduğunu ileri sürerek işveren aleyhine İş Mahkemesinde tazminat istemiştir. Ayrı bir davada kazanın iş kazası olmadığına ilişkin karar kesinleştiğinden Yargıtay, uyuşmazlığın iş ve sosyal güvenlik mevzuatından doğmadığını, haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini belirtmiştir. İş Mahkemesinin esasa girerek verdiği hükmü, görev yönünden bozmuştur.
Yargıtay 10. HD, E. 2022/3466, K. 2022/10875, T. 20.09.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Konut teslim tutanağına düşülen genel ihtirazi kaydın açık ayıp ihbarı sayılmaması
Davacı tüketici, satın aldığı konutun önüne otopark yerine istinat duvarı yapılması nedeniyle oluşan değer kaybının tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi teslim tutanağına düşülen notu süresinde ayıp ihbarı sayarak davayı kabul etmiş ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, açık ayıplarda 4077 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca teslimden itibaren otuz gün içinde ihbar gerektiğini, ihbarda tespit edilen ayıpların somutlaştırılarak tek tek açıklanması gerektiğini ve teslim tutanağındaki genel ihtirazi kaydın ihbar külfetinin gerektirdiği açıklık ve somutluğu taşımadığını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı görüş: ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı ve ihtirazi kaydın ihbar iradesini gösterdiği ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2019/470, K. 2022/66, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli sözleşmede işverenin belirsiz süre savunması
Davacı işçi, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücreti ve cezai şart istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirsiz süreli olduğu gerekçesiyle bakiye süre ücreti talebini reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına bu yönden direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olmadığını ve kesinlik sınırını aştığını belirledikten sonra, davacının yaptığı işin süreklilik taşıdığı için objektif koşulların bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak işçiyi koruyan bu kuralın ancak işçi tarafından ileri sürülebileceğini, işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunmasının TMK'nın 2/2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve mahkemenin objektif nedeni re'sen araştıramayacağını belirterek sözleşmeyi belirli süreli saymıştır. Direnme kararı bozulmuş, bozmanın uyulan kısmına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/778, K. 2022/65, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli iş sözleşmesinde bakiye süre ücreti
Bir yıl süreli sözleşmeyle çalışan davacı işçi, sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücretini istemiş; İş Mahkemesi davayı kabul etmiş ve sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif şartların bulunmadığı gerekçesiyle verilen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, somut olayda 4857 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki objektif koşulların bulunmadığını, ancak işçiyi koruyan bu normun yalnız işçi tarafından ileri sürülebileceğini, işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve mahkemenin objektif nedenleri re'sen değerlendiremeyeceğini kabul etmiştir. Direnme değişik gerekçeyle uygun bulunmuş, esasa ve miktara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2903, K. 2021/837, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi14.12.2020
Trafik kazasında manevi tazminat miktarı ve birleşen ek davanın sonucu
Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacı lehine belirlenen manevi tazminat, davacının kusursuzluğu ve olayın özellikleri gözetildiğinde düşük kaldığından artırılmalıydı. Davacı, birleşen davadaki 1.000 TL talebi ıslah etmeyip bu miktarı mahsup ederek asıl davayı ek dava olarak açmıştı; bu nedenle asıl davada karar verilmesi, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucunu haklı kılmıyordu. Manevi tazminatın artırılması ve birleşen dava yönünden yanlış hüküm kurulması nedeniyle karar davacı yararına bozuldu.
Yargıtay 4. HD, E. 2020/1606, K. 2020/4341, T. 14.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Eser bedeli için itirazın iptalinde kesin hesap ve icra inkâr tazminatı için likitlik
Yüklenici davacı, iş bedeli alacağına ilişkin ilamsız takiplere davalı iş sahibinin itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; Asliye Ticaret Mahkemesi asıl davada karar verilmesine yer olmadığına ve icra inkâr tazminatına, birleşen davada kısmen kabule hükmetmiş, keşifle kesin hesap çıkarılmasını ve icra inkâr tazminatının koşullarının oluşmadığını belirten 15. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, asıl davadaki alacağın taraflarca imzalanan devir protokolü ile davalının itiraz etmeden ticari defterlerine işlediği faturalara dayandığını, davalı tarafından belirlenebilir ve likit olduğunu, bu nedenle itirazın yerinde olmadığını ve 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunu kabul etmiştir. Birleşen davadaki iki faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığını, alacağın gerekirse keşifle bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini ve likit olmadığını saptamıştır. Direnme kararı asıl dava yönünden onanmış, birleşen dava yönünden bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/495, K. 2020/904, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.07.2020
Muvazaalı taşınmaz devri iddiasında alacaklının hukuki yararı ve eksik inceleme
Davacı, eşinin Fransa’daki boşanma davasından sonra taşınmazı alacağını etkisiz bırakmak amacıyla üçüncü kişiye muvazaalı devrettiğini ileri sürerek tapu iptali istedi. Hukuk Genel Kurulu, üçüncü kişinin muvazaa iddiasında hukuki yararın alacağın ve boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükümlerin varlığına bağlı olduğunu; tarafların Fransa’da boşanma davası bulunduğunu doğrulamasına rağmen mahkemenin dosyayı ve olası tenfiz kararını araştırmadığını belirtti. Bu belgeler getirtilip mali sonuçlar incelenerek hukuki yarar değerlendirilmeliydi; direnme kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2017/1507, K. 2020/525, T. 07.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.02.2020
Miktarı bankanın takdirine bırakılan ticari kredi erken kapama ücretinin denetimi
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken bankanın tahsil ettiği 20.080,20 TL erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 9.000,00 TL'nin iadesini istemiş; mahkeme sözleşmenin 15.6. maddesinin bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bankanın erken kapama talebini kabul yükümlülüğü bulunmasa da bu hakkını kullanırken ve ücreti belirlerken 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uymak zorunda olduğunu, sözleşmede öngörülebilir bir oran belirlenmediğini belirtmiştir. Diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı erken kapama ücreti oranları ve tarafların menfaatleri gözetilerek alınan ücretin bankacılık uygulamalarına ve bu maddeye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/410, K. 2020/189, T. 20.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.02.2020
Konut kredisinin yeniden finansmanında yapılandırma komisyonu tahsili
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle kesilen dosya masrafı ile kredinin yapılandırılması sırasında kesilen 2.400 TL yapılandırma ücretinin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi yapılandırma ücretine ilişkin talebi reddetmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erken ödeme ile yeniden finansmanın farklı kavramlar olduğunu, yeniden finansmanda 4077 sayılı Kanun'un 10/B maddesi çerçevesinde erken ödeme ücreti istenemeyeceğini, bankanın masraf talep edebilmesi için tüketicinin mevzuata uygun bilgilendirilmesi, karşılıklı mutabakat ve açık yazılı onay gerektiğini, uyuşmazlıkta ispat yükünün bankada olduğunu kabul etmiştir. Somut olayda yeniden finansman sözleşmesinde masraf ve komisyon miktarına ilişkin açıklama bulunmadığını, sözleşme anında alınan rıza belgesinin tüketici için bağlayıcı olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/583, K. 2020/137, T. 13.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi29.01.2020
Bilinen son adrese tebligat bozmasından sonra kefilin itirazın iptali davası
Kredi borcuna kefil olan davacı, alacaklı bankaya yaptığı ödeme nedeniyle asıl borçlu davalı şirket aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi önceki bozma ilamında, genel kredi sözleşmesindeki davalı adresinin Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bilinen son adres kabul edilerek dava dilekçesinin buraya tebliğ edilmesi gerektiğini, usulsüz tebligatla esasa girilmesinin HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu belirtmiştir. Bozmaya uyan mahkeme, davacının kefil olarak borca mahsuben 164.000,00 TL ödediğini ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 496. maddesine göre alacaklının haklarına halef olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, ayrıca gerekçe göstermeden delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır.
Yargıtay 19. HD, E. 2018/3400, K. 2020/142, T. 29.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi19.12.2019
Ölümle sonuçlanan trafik kazasında manevi tazminat ve sigorta ödemesinin araştırılması
Motosiklet sürücüsünün ölümü nedeniyle yakınlarının açtığı davada Daire, olayın oluşu, kusur, destek ilişkisi ve manevi tazminatın tatmin amacı birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatın düşük kaldığını belirtti. Ayrıca sigorta şirketinin anneye yaptığı bildirilen 5.149 Türk lirası ödemenin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olup olmadığı araştırılmalı; böyle bir ödeme varsa güncellenerek destek zararından indirilmelidir. İlk husus davacılar, ikinci husus davalılar lehine bozma nedeni sayıldı.
Yargıtay 4. HD, E. 2018/2142, K. 2019/6187, T. 19.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.12.2019
Ticari kredinin erken kapatılmasında erken kapama ücretinin dürüstlük kuralıyla sınırı
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken davalı bankanın tahsil ettiği 1.558.378,24 Euro erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek istirdadını istemiş; yerel mahkeme %2 oranını hakkaniyete uygun bularak davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin 34.9. maddesinin belirli bir oran öngörmeyip erken kapama tarihindeki faiz oranlarına dayanan bir hesap yöntemi içerdiğini, bu nedenle davacı açısından öngörülemez ve belirsiz olduğunu, bankanın bu hesapla davacının kredilerinden elde etmeyi düşündüğü tüm faizi elde ettiğini saptamıştır. Bankanın erken kapama ücretini serbestçe belirleyebileceğini, ancak bunun sınırının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğunu belirterek diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı oranlar ve tarafların menfaatleri gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki ve ilave gerekçelerle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2019/567, K. 2019/1346, T. 12.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.09.2019
İtirazın iptali davasında incelemenin takibe konu faturalarla sınırlı olması
Davacı, satıp teslim ettiği mallara ilişkin 16 faturaya dayalı takibe itirazın iptalini istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin takibe konu olmayan faturalar ve tüm ilişki değerlendirilerek karar verildiği gerekçeli bozmasına karşı açık hesap ilişkisinin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, itirazın iptali davasının takibe alacağın miktarı ve kaynağı bakımından sıkı sıkıya bağlı olduğunu, iddia, savunma ve delillerin yalnız takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, ödeme defi nedeniyle ispat yükünün davalıda bulunduğunu belirtmiştir. Ödeme belgelerinin takip konusu faturalara ilişkin olup olmadığının 818 sayılı Kanun'un 85 ve 86. maddelerine göre belirlenmesinin tüm ilişkinin değerlendirilmesi anlamına gelmeyeceği kabul edilerek direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: ödeme belgelerinin hangi faturaya ilişkin olduğu ispatlanamadığından açık hesap ilişkisinin başından itibaren değerlendirilmesi gerektiği ve direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2017/824, K. 2019/885, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.06.2019
Sınırlı üretim araçta orijinal boya kalınlığı farkı: gizli ayıp ve bedel indirimi
Davacı tüketici, 500 adetle sınırlı üretilen aracın boya kalınlıklarının farklı olduğunu ve navigasyon donanımı bulunmadığını ileri sürerek aracın iadesi ile bedelinin tahsilini istemiş, mahkeme davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, özel üretim ve sertifikalı araçta boyanın orijinal olsa da çeşitli bölgelerde farklılık göstermesinin titizlikle üretilmediğini gösterdiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında gizli ayıp kabul edilmesi gerektiğini, ancak bu durumun aracın kullanımında eksiklik yaratmadığını belirtmiştir. Bu nedenle bedel iadesi yerine 4077 sayılı Kanun'un 4. ve 818 sayılı Kanun'un 202. maddesi uyarınca bedelden indirim yönünde inceleme yapılması gerektiğinden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşı oy: Boyanın orijinal olup standart sınırlar içinde kaldığı ve davalının boya kalınlığına ilişkin taahhüdü bulunmadığından gizli ayıptan söz edilemeyeceği görüşü Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/618, K. 2019/792, T. 27.06.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.06.2019
İcra dairesince geri alınan satılan makinelerde zapt değil ayıba karşı tekeffül
Davacı, davalıdan satın aldığı iki makinenin davalının borcundan dolayı icra dosyası üzerinden alınıp ihaleyle üçüncü kişiye satılması nedeniyle müspet zararının tahsilini istemiş; mahkeme zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca makinelerin rayiç değerinden fatura bedelini mahsup ederek davayı kısmen kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, zapta karşı tekeffülden yararlanmak için malın üçüncü kişinin üstün hakkı nedeniyle alıcıya karşı açılan bir dava sonucunda elinden çıkması gerektiğini, makinelerin icra dairesinin teslim tutanağı işlemiyle geri alındığını, bu durumda makinelerin hukuki ayıplı olduğunu ve talebin BK 194-207. maddelerdeki ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Davacının ancak ödediğini iddia ettiği bedeli isteyebileceği belirtilerek direnme kararı bozulmuştur. Karşı oy: davacının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre müspet zarar olan rayiç değeri isteyebileceği ve direnme kararının bu yönüyle onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/1657, K. 2019/744, T. 20.06.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi13.03.2019
Ölümlü trafik kazasında yakınlar için manevi tazminat miktarı
Yaya kaldırımında yürüyen murise çarpılarak ölümüne neden olan sürücünün tam kusurlu olduğu olayda, ilk derece mahkemesi manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacılardan biri lehine ayrıca tazminata hükmetmiştir. Daire, olayın tarihi ve gelişimi, sürücünün tam kusuru ile tarafların sosyal-ekonomik durumu dikkate alındığında yakınlar için belirlenen manevi tazminatın düşük kaldığını ve daha yüksek miktar takdir edilmesi gerektiğini belirtti. Davacıların diğer temyiz itirazlarını reddedip kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 4. HD, E. 2018/5320, K. 2019/1408, T. 13.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi11.02.2019
Ücretsiz izne çıkarılan işçinin ihbar tazminatı ve ibranamenin geçerliliği
Davacı işçi kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti istemiş; Mahkeme davayı kısmen kabul ederek ihbar tazminatı talebini ve yıllık izin ücretini ibranameye dayanarak reddetmiştir. Daire, hizmet süresi yönünden yıllık izin belgesindeki işe giriş tarihinin aslı getirtilerek incelenmesi gerektiğini, davalının davacıyı ücretsiz izne çıkarmasının haksız fesih olduğunu ve ihbar tazminatının reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Türk Borçlar Kanunu öncesinde düzenlenen ibranameler için Daire ilkelerini açıklayarak, miktar içermeyen ve savunmayla çelişen ibranamenin yıllık izin ücreti bakımından da geçersiz olduğunu kabul etmiş ve kararı bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2015/31221, K. 2019/3148, T. 11.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi28.06.2018
Trafik kazasında maluliyet ve zamanaşımının başlangıcı
Traktörün devrilmesiyle yaralanan küçüğün davasında ilk derece mahkemesi, sonradan artırılan istemi zamanaşımından reddetmiştir. Daire, hüküm başlığındaki davacı yanlışlığının düzeltilmesi ve yargılama sırasında ergin olan davacının bizzat davaya katılımının sağlanması gerektiğini; ayrıca maluliyetin kapsamı usulünce bildirilen 2015 tarihli raporla öğrenildiğinden artırılan talebin zamanaşımına uğramadığını belirtmiştir. Ret hükmü bu nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay 4. HD, E. 2018/2064, K. 2018/5173, T. 28.06.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi14.06.2016
Islahla artırılan tazminat bölümünde zamanaşımı
Petrol istasyonundaki patlamada yaralanan davacının maddi tazminat talebini ıslahla artırdığı bölüm, mahkemece zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; Daire önceki kararında bu bölümü zamanaşımına uğramış saymayan bozma kararı vermiştir. Karar düzeltme incelemesinde Daire, kısmi davada zamanaşımının yalnız dava edilen miktar için kesildiğini ve ıslah tarihinde haksız fiil zamanaşımının artırılan bölüm için dolduğunu kabul ederek önceki bozmayı kaldırmış, bu bölüm yönünden ret kararını onamıştır. Vekâlet ücreti ile yargılama giderleri düzeltilerek hüküm onanmıştır. Karşı oyda ıslahla artırılan tutar için zamanaşımının işlemeyeceği savunulmuştur.
Yargıtay 4. HD, E. 2015/11319, K. 2016/7830, T. 14.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi13.06.2016
Kısmi ıslahla artırılan talep bölümünde zamanaşımı
Haksız haciz nedeniyle maddi tazminat isteyen davacı, talebini ıslahla artırmış; Daire önceki onama kararının, artırılan bölüm zamanaşımına uğradığı hâlde kabul edilmiş olması nedeniyle hatalı olduğunu belirlemiştir. Daire, kısmi ıslahın ileriye etkili olduğunu ve saklı tutulan bölüm yönünden zamanaşımının işlemeyi sürdürdüğünü kabul ederek karar düzeltme istemini kısmen kabul etmiş, onama kararını kaldırıp hükmü bozmuş; diğer düzeltme istemlerini reddetmiştir. Karşı oy, ıslahla artırılan bölüm için zamanaşımı def’i ileri sürülemeyeceğini savunmuştur.
Yargıtay 4. HD, E. 2016/3774, K. 2016/7793, T. 13.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (45 karar)
- Yargıtay HGK, E. 2014/1018, K. 2016/326, T. 16.03.2016 — Hatır için taşımada manevi tazminat ve müterafik kusur
- Yargıtay HGK, E. 2013/2281, K. 2015/1727, T. 19.06.2015 — Farklı işyerlerinde gelişen meslek hastalığında işverenlerin sorumluluğu
- Yargıtay 6. HD, E. 2015/4797, K. 2015/6076, T. 17.06.2015 — Kira farkının üretici fiyat endeksine göre belirlenmesi ve gecikme faizi
- Yargıtay HGK, E. 2013/2267, K. 2015/1352, T. 15.05.2015 — Sigortalının mükerrer tahsilatında sigortacının rücu hakkı
- Yargıtay 22. HD, E. 2014/5324, K. 2015/12781, T. 07.04.2015 — Basın çalışanının yüzde beş fazla alacağı ve yıllık izin ücreti
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/13828, K. 2015/2161, T. 04.03.2015 — Belirlenebilir artış şartında hak nesafetle tespit yapılamaması
- Yargıtay HGK, E. 2014/8, K. 2015/10, T. 14.01.2015 — Belediyenin arsa tahsis sözleşmesini ifa edememesi nedeniyle tazminat
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/1762, K. 2014/12581, T. 18.11.2014 — Otuz günlük ödeme süresi ve kira miktarının ispatı
- Yargıtay 1. HD, E. 2014/11612, K. 2014/14462, T. 18.09.2014 — Hileyle devredildiği ileri sürülen taşınmazda ceza davasının bekletici sorun yapılması
- Yargıtay 21. HD, E. 2014/7716, K. 2014/14885, T. 24.06.2014 — Destekten yoksun kalma tazminatında teselsül ve ferdi kaza ödemesi
- Yargıtay 6. HD, E. 2013/13871, K. 2014/5361, T. 28.04.2014 — Kısa süreli sözleşmede tacirin geçmişe dönük uyarlama istemi
- Yargıtay 6. HD, E. 2013/14719, K. 2014/5320, T. 28.04.2014 — Boş arsa kirası uyuşmazlığında görevli mahkeme
- Yargıtay 23. HD, E. 2013/8037, K. 2014/1827, T. 12.03.2014 — Hizmet alım sözleşmesinden doğan alacakta on yıllık zamanaşımı
- Yargıtay 1. HD, E. 2013/21405, K. 2014/50, T. 13.01.2014 — Hile ve korkutma iddialarında taraf delillerinin toplanması
- Yargıtay 6. HD, E. 2013/6038, K. 2013/16966, T. 18.12.2013 — Hasılat kirasında felaket nedeniyle indirim ve sözleşmedeki ödeme zamanının korunması
- Yargıtay 6. HD, E. 2013/2878, K. 2013/13914, T. 10.10.2013 — Kiracının bildiği imar durumu ve üstlendiği ruhsat yükümlülüğü nedeniyle kira indirimi
- Yargıtay HGK, E. 2013/1559, K. 2013/1461, T. 09.10.2013 — Alt işverene dava açılması asıl işveren yönünden zamanaşımını kesmez
- Yargıtay HGK, E. 2013/36, K. 2013/1457, T. 09.10.2013 — Haksız haciz tazminatında ceza zamanaşımının sona ermesi
- Yargıtay 9. HD, E. 2011/17648, K. 2013/17351, T. 06.06.2013 — Uluslararası tır şoförünün işçilik alacaklarında gerçek ücretin belirlenmesi
- Yargıtay 6. HD, E. 2012/10992, K. 2013/5035, T. 21.03.2013 — Ayıplı otel kirasında ortak kusur ve kira indirimi
- Yargıtay HGK, E. 2012/854, K. 2013/292, T. 27.02.2013 — İş sözleşmesi sonrası rekabet yasağında görevli mahkeme
- Yargıtay 23. HD, E. 2012/5835, K. 2013/129, T. 16.01.2013 — İnşaat sözleşmesinde eksik ve ayıplı iş ayrımı
- Yargıtay HGK, E. 2012/592, K. 2013/65, T. 16.01.2013 — Teslim tarihi kararlaştırılmayan eserde makul sürede ifa
- Yargıtay 3. HD, E. 2012/18102, K. 2012/22577, T. 05.11.2012 — Akaryakıt istasyonu kira tespitinde mahkemenin görevi
- Yargıtay HGK, E. 2012/502, K. 2012/707, T. 10.10.2012 — Kaçak elektrik alacağında gecikme zammının faiz sayılması
- Yargıtay HGK, E. 2012/196, K. 2012/396, T. 15.06.2012 — Yersiz yaşlılık aylığının iadesi ve sigortalının iyiniyeti
- Yargıtay HGK, E. 2011/781, K. 2012/109, T. 29.02.2012 — İş sonrası rekabet yasağı davasında görevli mahkeme
- Yargıtay HGK, E. 2011/639, K. 2012/30, T. 01.02.2012 — HAGB kararının hukuk hâkimini bağlayıp bağlamadığı
- Yargıtay HGK, E. 2011/142, K. 2011/411, T. 15.06.2011 — Kusurlu sürücünün desteğinden yoksun kalanların kendi aracının trafik sigortacısına talebi
- Yargıtay HGK, E. 2011/104, K. 2011/239, T. 27.04.2011 — Aboneliğini kapatmayan eski malikin kaçak elektrik sorumluluğu
- Yargıtay HGK, E. 2010/386, K. 2010/427, T. 29.09.2010 — İfası sonradan imkânsızlaşan sözleşmede gerçek zararın hesabı
- Yargıtay HGK, E. 2010/129, K. 2010/173, T. 24.03.2010 — Evlilik dışı ilişkiye katılan kişinin manevi tazminat sorumluluğu
- Yargıtay HGK, E. 2010/93, K. 2010/88, T. 17.02.2010 — Kefalet limitini aşan ödemenin iadesinde zamanaşımı
- Yargıtay 4. CD, E. 2008/6720, K. 2010/777, T. 27.01.2010 — Yedieminin malı satış yerine götürmemesinin suç oluşturup oluşturmadığı
- Yargıtay HGK, E. 2010/10, K. 2010/14, T. 27.01.2010 — İş kazası rücu davasında kurum zararının kapsamı
- Yargıtay 12. HD, E. 2009/13472, K. 2009/22005, T. 10.11.2009 — Müteselsil kefilin ipotek takibiyle birlikte genel haciz yoluyla takibi
- Yargıtay HGK, E. 2009/428, K. 2009/483, T. 04.11.2009 — Müteselsil sorumluların dava arkadaşlığı ve temyizde hukuki yararı
- Yargıtay 15. HD, E. 2007/5070, K. 2008/4417, T. 01.07.2008 — Geciken inşaatta kira tazminatı süresi ve sözleşme dışı işlerin mahsubu
- Yargıtay HGK, E. 2008/326, K. 2008/325, T. 16.04.2008 — Trafik kazası tazminatında ıslahla artırılan talep ve zamanaşımı
- Yargıtay 9. HD, E. 2007/31462, K. 2008/108, T. 12.02.2008 — İşyeri hekiminin ikramiye ve ihbar tazminatı hakları
- Yargıtay HGK, E. 2007/330, K. 2007/350, T. 13.06.2007 — Askerî eğitim giderlerinin iadesinde faiz başlangıcı
- Yargıtay HGK, E. 2006/696, K. 2006/704, T. 08.11.2006 — İş kazasında adam çalıştıranın sorumluluğu ve uzman bilirkişi
- Yargıtay HGK, E. 2006/91, K. 2006/115, T. 29.03.2006 — Satış vaadine dayalı tapu tescilinde dava değeri ve görev
- Yargıtay HGK, E. 2005/648, K. 2005/691, T. 30.11.2005 — Destekten yoksun kalma tazminatında emekli aylığı ve ek gelir
- Yargıtay HGK, E. 2005/518, K. 2005/518, T. 28.09.2005 — Usulsüz ödeme emri tebliğinin tahliye takibine etkisi