6502 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
67 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi19.01.2026
Resmî şekilde yapılmayan devre mülk satış vaadi sözleşmesinde ödenen bedelin iadesi
Davacı, davalı şirketle imzaladığı devre mülk satış vaadi sözleşmelerinden cayma hakkını kullandığını ileri sürerek sözleşmelerin iptalini ve ödediği bedel ile masrafların iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sözleşmenin iptaline ve 96.486,31 TL'nin 07.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, devre mülk hakkının gayrimenkul hisse devri vaadi içerdiğinden 634 sayılı Kanun'un 57. maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 706, 6098 sayılı Kanun'un 237, 2644 sayılı Kanun'un 26 ve 1512 sayılı Kanun'un 89. maddeleri gereği resmî şekilde yapılması gerektiğini, haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu ve 6502 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi gereğince mülkiyet payına bağlı ayni hak tanıyan devre tatil sözleşmesi yapılamayacağını kabul etmiştir. Davacının ödediği bedelin ve noter ihtarname masraflarının iadesini isteyebileceğini, dosyada konaklamaya ilişkin belge bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3069, K. 2026/216, T. 19.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.01.2026
Onarım seçimlik hakkını kullanan tüketicinin aracın ayıpsız misliyle değişimi talebi
Davacı tüketici, sıfır kilometre olarak satın aldığı araçta tekrarlayan arızalar bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanarak davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinafını esastan reddedip davalıların vekâlet ücretine ilişkin istinafını kabul ederek yeniden davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki hakların kullanılmakla tükenen seçimlik haklar olduğunu, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığını, aracı ihtirazi kayıt olmadan teslim aldığını ve dava tarihinde devam eden arıza bulunmadığını; azami tamir süresinin aşıldığı iddiasının dava sürecinde ileri sürülmediğinden temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/2986, K. 2026/125, T. 15.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.01.2026
Araç satışında fahiş bulunan uygulama bedelinin iadesi istemi ve aşırı yararlanma
Davacı tüketici, davalıdan satın aldığı araca yapılan uygulama için 611.050,00 TL fatura düzenlendiğini, bedelin fahiş olduğunu ve fazla ödeme yaptığını ileri sürerek iade istemiş; İlk Derece Mahkemesi 614.563,68 TL'nin tahsiline karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi aşırı yararlanmanın sübjektif şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı kaldırarak yalnız 27.513,68 TL fazla ödemenin tahsiline hükmetmiş ve davalının temyiz dilekçesini ek kararla reddetmiştir. Daire, davalı yönünden temyize konu 27.513,68 TL'nin 544.000,00 TL kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek ek kararı yerinde bulmuştur. Davacının uygulama bedellerinin kararlaştırıldığını gösteren dilekçeyi imzaladığını, 6098 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki aşırı yararlanmanın sübjektif şartlarının oluşmadığını ve bilirkişi raporuna göre ayıp bulunmadığından 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinin uygulanamayacağını kabul ederek ek kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3128, K. 2026/46, T. 12.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.12.2025
Avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının haksız şart olması ve hakem kararının iptali
Davacı, vekâlet ücreti alacağına ilişkin tek hakem kararının iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, iptal sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, dava takibinden doğan vekâlet ücreti alacağına ilişkin uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sıfatını taşıdığını, avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin Ek-1 (n) bendi karşısında haksız şart olarak geçersiz olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın tahkime elverişli sayılamayacağını kabul etmiştir. Hakem kararının 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin (ç) ve (ğ) bentleri uyarınca iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak karar davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3647, K. 2025/6353, T. 23.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2025
Tüketici kredisinde takas-mahsup talimatıyla emekli maaşına banka blokesi
Malulen emekli olan davacı, kullandığı tüketici kredileri nedeniyle davalı bankanın emekli maaşına koyduğu blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iadesini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi blokenin kaldırılmasına, alacak talebinin reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilmiş olan davacının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz başvurusunu reddetmiştir. Davalının temyizi yönünden, kredi sözleşmeleri ve ek taahhütnamelerle verilen virman-takas-mahsup muvafakatinin haksız şart sayılamayacağını, somut olayda cebri icra işlemi değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, blokenin kaldırılmasının istenmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve bu yönde 21.03.2025 tarihli, 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: emekli maaşının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine ilişkin hükümlerin emredici olduğu, takas-mahsup yetkisi veren sözleşme hükümlerinin 2004 sayılı Kanun'un 83/a ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine aykırı olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.10.2025
Yağ yakan araçta ayıpsız misli ile değişim talebi ve orantısızlık savunması
Davacı tüketici, satın aldığı sıfır km aracın motorundaki yağ eksiltme ayıbı nedeniyle öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş; yerel mahkeme, aracın model yılı, km'si ve hasar kaydı ile ayıbın motor değişimiyle giderilebileceğini gözeterek misli ile değişimin orantısız olacağı gerekçesiyle motorun ücretsiz yenisiyle değiştirilmesine karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayıbın varlığı hâlinde tüketicinin seçimlik haklarından istediğini tercih edebileceğini, yargılama sırasında artan km'nin tüketici aleyhine yorumlanamayacağını, motor değişimiyle giderilse de aracın değer kaybına uğrayacağını ve talebin orantısız ya da hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı görüş: aracın 180.000 km kadar kullanıldığı, misli ile değişim isteminin hakkın kötüye kullanımı olduğu ve direnmenin yerinde olduğu ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2025/259, K. 2025/594, T. 01.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.09.2025
Harici satışla alınan bağımsız bölümde kötüniyetli üçüncü kişiye karşı tapu iptali
Davacı, yükleniciden harici satış sözleşmesiyle aldığı bağımsız bölümün yüklenicice teminat amacıyla diğer davalıya tapuda devredildiğini, bu devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, Özel Dairenin davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle verdiği bozma kararına karşı davalının taşınmazın davacıya satıldığını bildiği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kötüniyeti ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak yüklenici temsilcisinin beyanı, toplantı tutanağı ve tanık beyanlarına göre davalının taşınmazın başkasına satıldığını bildiğini, konutu görmeden yalnız tapuda işlem yaparak almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve TMK 1023. madde korumasından yararlanamayacağını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2024/1, K. 2025/565, T. 24.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.07.2025
Ayıplı araçta kullanılan seçimlik hakkın ıslahla değiştirilememesi
Davacı, satın aldığı ikinci el aracın ayıplı çıkması nedeniyle bedel iadesi ve masraf talebiyle dava açmış, ıslah dilekçeleriyle aracın ayıpsız misliyle değişimini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakkın yenilik doğurucu nitelikte olup bir kez kullanılmakla tükendiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmeden dönme ve bedel iadesini seçtiğini, bu tercihin ıslahla değiştirilemeyeceğini belirterek bu talep hakkında değerlendirme yapılması ve değişik iş dosyası masraflarının yargılama giderlerine dâhil edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, sair temyiz itirazları reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/278, K. 2025/3722, T. 01.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2025
Sosyal donatıların site dışındaki araziye yapılması: ayıp değil eksik ifa
Davacı tüketici, davalıdan satın aldığı taşınmazın sosyal donatı ve yeşil alanlarının siteye ait olmadığının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemiş, İlk Derece Mahkemesi durumu açık ayıp sayarak nispi metotla hesaplanan 248.000,00 TL'ye hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi eksik ifa gerekçesiyle kısmen kabul kararı vermiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sosyal donatı alanları yönünden sözleşmeye aykırılığın ayıp değil eksik ifa niteliği taşıdığını kabul ederek direnmeyi bu yönden yerinde bulmuştur. Davalının bilirkişi raporuna aşamalarda itiraz ettiğini, bu nedenle miktar yönünden davacı lehine usulî kazanılmış hak doğmadığını belirterek, zararın TBK'nın 112. maddesi çerçevesinde eksik ifaya göre yeniden bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi için kararı bu yönden bozmuştur. Karşı oy: Birinci görüşmede azınlık, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında ayıp olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/527, K. 2025/323, T. 21.05.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.03.2025
Alt yükleniciden konut alımında tüketici işlemi bulunmaması nedeniyle görev
Davacı, satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şart ile gecikme tazminatı istemiş; İlk Derece Mahkemesi olarak tüketici mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini belirterek, davalının alt yüklenici olduğu somut olayda taraflar arasında 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında tüketici işlemi bulunmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer görülmemiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/1524, K. 2025/1285, T. 03.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 10. Daire05.02.2025
Ön ödemeli konutlarda 36 aylık teslim süresinin aşılması
Uyuşmazlık, ön ödemeli konut satışlarında 36 aylık teslim süresine uyulmadığı gerekçesiyle şirkete verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkindir. İdare Mahkemesi, şirketin konut satış sözleşmelerinde taraf ve tahsilat alıcısı olduğunu kabul ederek davayı reddetmiş; Bölge İdare Mahkemesi, sözleşme tarafları ve asılları yeterince araştırılmadığı için cezayı iptal etmiştir. Danıştay Onuncu Dairesi, sözleşmeler ile taraflar arasındaki mutabakatın satışları ve ödemelerin şirkete yapıldığını gösterdiğini, konutların süresinde teslim edilmediğini belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 10. D, E. 2023/2773, K. 2025/488, T. 05.02.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.02.2025
İkinci el ayıplı araçta üretici ve ithalatçının seçimlik haklar yönünden sorumluluğu
Davacı, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yaptığı başvuruyu husumet yönünden reddeden Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, aracın davalıdan satın alınmadığı ve ayıp iddialarının önceki sahibe yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiş, Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına temyizini istemiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11/2. maddesine göre ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim taleplerinde satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu, mahkemenin davalının üretici veya ithalatçı olup olmadığını araştırıp bu iki seçimlik hak yönünden değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir. Kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.01.2025
Yanan ayıplı araçta açıklanan misli ile değişim talebinin değerlendirilmemesi
Davacılar, seyir hâlinde motor kısmından tutuşarak kullanılamaz hâle gelen aracın üretim hatasından kaynaklanan ayıp nedeniyle yandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi aracı gizli ayıplı kabul ederek bedel ve manevi tazminat istemlerini kısmen kabul etmiş, misli ile değişim istemini ise dava dilekçesinde ve ıslahla istenmediği gerekçesiyle reddetmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, davalının tüm, davacıların manevi tazminata ilişkin itirazlarını reddetmiş; davacıların 22.02.2022 tarihli beyan dilekçesiyle taleplerini 6502 sayılı Kanun'daki seçimlik haklardan ayıpsız misli ile değişim olarak açıkladığını, hâkimin davayı aydınlatma görevi gereği bu talep yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/4668, K. 2025/239, T. 14.01.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.11.2024
Rızası dışında motoru değiştirilen sıfır araçta misli ile değişim talebine öncelik
Davacı, satın aldığı araçta üretimden kaynaklanan motor arızası çıkması ve ihtarnameyle onarımı kabul etmediğini bildirmesine karşın motorun değiştirilmesi üzerine aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, olmazsa sözleşmeden dönülerek bedelin iadesini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Dairenin önceki bozma ilamına uyarak davanın kabulüne ve aracın değişim masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay, kararın bozmaya uygun olduğunu, bozma dışında kalıp usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini ve arızanın motorun komple değişimiyle giderilmesinin sıfır alınmış araçta oluşan nitelik ve değer kaybı nedeniyle misli ile değişim talebine öncelik tanınmasını gerektirdiğini kabul ederek davalıların temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/434, K. 2024/3953, T. 28.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.10.2024
Ön ödemeli devre mülkte başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Tüketici, tapuda pay devri içeren ön ödemeli devre mülk sözleşmelerinin iptalini ve ödenen bedellerin iadesi için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise tapu devriyle sözleşmenin geçerli hâle geldiği ve başka bir tesiste konaklamayla teslimin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede aylık aidat gibi ileriye etkili düzenlemeler bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeline göre kesin sayılamayacağını oy birliğiyle kabul etmiştir. Esasta, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi ve Yönetmeliğin mülga 15/3. maddesi uyarınca devir veya teslime kadar tüketicinin gerekçesiz dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın sözleşmeye uygun ve kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devredildiğinin satıcıca ispatı gerektiğini, hediye tatil olarak sunulan başka tesisteki konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/44, K. 2024/491, T. 02.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi06.02.2024
Ön ödemeli konut satışında bağlı kredi ve bankaya karşı hak düşürücü süre
Tüketici, ön ödemeli konut satış sözleşmesiyle satın aldığı konutun süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek satıcı şirket ve konut kredisini kullandıran banka aleyhine ödenen bedelin iadesi, sözleşmelerin iptali ve tapu iptali ile tescil istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalılar arasındaki garantörlük sözleşmesi, kredinin satıcı şirket hesabına aktarılması ve inşaatın tamamlanma seviyesi dikkate alındığında kredinin bağlı kredi olduğunu kabul etmiştir. Satıcı şirketin teslim tarihini Ekim 2017'ye ertelediğini bildirmesinin bankaya yapılmamış olmasının 6502 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki amaç karşısında tüketici aleyhine sonuç doğurmayacağını, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/1912, K. 2024/487, T. 06.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.01.2024
Emekli maaş hesabından kredi taksiti kesilmesine verilen muvafakatin geçerliliği
Davacı, kredi kullandığı davalı bankanın emekli maaş hesabına bloke koyarak kesinti yaptığını ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesintilerin durdurulmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi haczi yasak haklara ilişkin önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının üç kredide de ilk taksitten itibaren maaş hesabından virman yoluyla ödemeyi tercih ettiğini, hesapta tasarrufuna engel bir bloke bulunmadığını, bu nedenle muvafakat hükümlerinin haksız şart sayılamayacağını belirtmiştir. İİK ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki haczedilemezlik kurallarının cebri icraya ilişkin olduğunu, somut olayda cebri icra değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, düzenli kesintilere itiraz etmeyen davacının sonradan kesintilerin iptalini ve iadesini istemesinin TMK'nın 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki devir ve temlik yasağı emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan bankanın aldığı muvafakat geçersizdir.
Yargıtay HGK, E. 2023/52, K. 2024/29, T. 31.01.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.11.2023
Ön ödemeli devre mülk satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, 19.03.2017 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin iptalini, ödediği 10.875,00 TL'nin iadesini ve tapunun davalı adına tescilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacının başka bir tesiste konakladığını teslim sayarak davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ileriye etkili aidat düzenlemeleri bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeli üzerinden kesin sayılamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Esas yönünden, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi uyarınca tüketicinin devir ve teslim anına kadar dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devrinin gerektiğini ve bunun ispat yükünün satıcıda olduğunu, hediye tatil olarak başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: sözleşme bedeli kesinlik sınırının altında kaldığından direnme hükmünün onanması gerektiği görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2022/1272, K. 2023/1142, T. 29.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.10.2023
Ayıplı araçta misli ile değişim ve fer'i müdahil aleyhine harç hükmedilmesi
Davacı, satın aldığı araçta vites geçişlerine ilişkin arızanın onarıma rağmen tekrarladığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalı ve fer'i müdahilin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak fer'i müdahilin tek başına davada taraf olmadığını ve hakkında hüküm kurulamayacağını, bu nedenle fer'i müdahil aleyhine istinaf karar harcına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden harca ilişkin söz ve rakamlar hüküm fıkrasından çıkarılarak karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/853, K. 2023/2551, T. 05.10.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi30.05.2023
Teslim edilmeyen konut için kullandırılan bağlı kredide bankanın sorumluluğu
Davacı tüketici, satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin iptalini, ödediği bedelin davalı yüklenici şirket ve bankadan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve bankaya kredi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bankanın istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek bankanın sorumluluğunu kullandırılan 205.438,00 TL kredi miktarıyla sınırlayıp davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre bağlı kredide mal hiç ya da gereği gibi teslim edilmezse satıcı ve kredi verenin müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya kullandırılan kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/364, K. 2023/1669, T. 30.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.05.2023
Ayıplı mal iddiası ile aracın misli ile değişimi ve zamanaşımı savunması
Davacı, trafik kazasında hava yastıkları açılmayan ve otomatik fren sistemi çalışmayan aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak araçta ayıp bulunmadığı ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Yargıtay, ayıp, ağır kusur veya hile ispatlanamadığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin yerinde olduğuna ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/8328, K. 2023/1263, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.05.2023
Tamamlanmayan konut için kullandırılan bağlı kredide banka sorumluluğu ve harç hatası
Davacılar, inşaatı yarım bırakılan daire için yüklenici şirketle yapılan satış sözleşmesinin ve bağlı kredi olarak kullandırılan kredi sözleşmesinin feshini, ödenen bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi vekâlet ücreti ve taleple bağlılık yönünden kararı kaldırarak davanın kısmen kabulüne ve bankanın sorumluluğunun 187.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 35. maddesi çerçevesinde kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğunu kabul ederek bankanın diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; istinaf başvurma harcının da iadesine karar verilmesini ve banka aleyhine hükmedilen miktar gözetilmeden fazla karar ilam harcına hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden harca ilişkin bentler değiştirilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/8351, K. 2023/1237, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.03.2023
Ayıplı araçta onarım süresince araçtan yoksun kalma zararının belgesiz de tazmini
Davacı, satın aldığı araçta motor arızası çıktığını ileri sürerek onarım bedeli, değer kaybı ve araç kiralama bedelinin üretici davalıdan tazminini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyarak 76.957,35 TL onarım bedelini kabul etmiş, değer kaybı ile araç kiralama bedeli taleplerini reddetmiştir. Yargıtay, önceki bozma ilamında arızanın davalının ağır kusurundan ileri gelen gizli ayıp olduğunun belirtilmesinin davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu kabul ederek davalının temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacının aracını kullanamadığı dönemde zarara uğradığının sabit olduğunu, 6502 sayılı Kanun'un 11/6 ve 6098 sayılı Kanun'un 50/2 ve 51/1. maddeleri gözetilerek ulaşım giderinin belgelendirilemese de takdir edilecek uygun bir tazminatla karşılanması gerektiğini belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/125, K. 2023/811, T. 28.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.12.2022
Taşınmazın iadesi istenen tüketici davasında zorunlu arabuluculuk istisnası
Davacılar, satın aldıkları taşınmazın ayıplı olduğu iddiasıyla ödedikleri bedelin ve onarım giderlerinin tahsilini ve taşınmazın davalıya iadesini istemiş; İlk Derece Mahkemesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğunu, ancak taşınmazın iadesi talebinin taşınmaz üzerinde ayni hak değişikliği ortaya çıkaran ve taşınmazın aynından doğan bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle 6502 sayılı Kanun'un 73/A-1-(d) bendi gereğince arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/7326, K. 2022/9352, T. 12.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (43 karar)
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/5767, K. 2022/9263, T. 07.12.2022 — Tıbbi müdahale kaynaklı tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi
- Yargıtay HGK, E. 2021/246, K. 2022/1480, T. 09.11.2022 — Dava açıldıktan sonra onarıma izin veren tüketicinin seçimlik hakkını tüketmesi
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/6567, K. 2022/8531, T. 07.11.2022 — Yurt dışı program sözleşmesinde pandemi kesintisi ve hukuki dinlenilme hakkı
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/3054, K. 2022/4884, T. 23.05.2022 — Hisseli devre tatil satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
- Yargıtay 3. HD, E. 2022/845, K. 2022/1812, T. 03.03.2022 — Faiz istenmeden faize hükmedilmesi ve tüketicinin harçtan muafiyeti
- Yargıtay 3. HD, E. 2021/7453, K. 2022/1153, T. 16.02.2022 — Teslim edilmeyen konutta bağlı kredi veren bankanın kredi miktarıyla sınırlı sorumluluğu
- Yargıtay 3. HD, E. 2021/3976, K. 2021/11399, T. 15.11.2021 — Tüketici hakem heyeti kararının iptalinde tüketici aleyhine nispi vekâlet ücreti
- Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021 — Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/12311, K. 2021/10023, T. 13.10.2021 — Onarım yönünde seçimlik hakkını kullanan tüketicinin aracın misliyle değişimini istemesi
- Yargıtay HGK, E. 2017/2234, K. 2021/830, T. 24.06.2021 — Hakem heyeti sınırında değerle açılan belirsiz alacak davasında dava şartı yokluğu
- Yargıtay 3. HD, E. 2021/3373, K. 2021/7141, T. 23.06.2021 — Kaçak elektrik tahakkukuna itirazda tüketici hakem heyetinin görevsizliği
- Yargıtay HGK, E. 2017/2214, K. 2021/711, T. 08.06.2021 — Kayıp-kaçak bedeline ilişkin haksız şart davasının çekişmenin giderilmesi niteliği
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/5158, K. 2021/6028, T. 04.06.2021 — Üyelik bedeli olarak alınan ürün hazırlama bedelinin cayma süresine bağlı olmadan iadesi
- Yargıtay HGK, E. 2017/2517, K. 2021/628, T. 27.05.2021 — Devre tatil sözleşmesinde teslim ispatlanmadıkça cayma süresinin askıda kalması
- Yargıtay HGK, E. 2017/1989, K. 2021/309, T. 18.03.2021 — Cevap vermeyen davalı yararına hayat sigortası ödemesinin itiraz olarak gözetilmesi
- Yargıtay HGK, E. 2017/3145, K. 2021/266, T. 16.03.2021 — Modacılıkla uğraşan kişiden özel kullanım için alınan kürkte tüketici mahkemesinin görevi
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/9883, K. 2020/7917, T. 17.12.2020 — Tüketici hakem heyeti kararına itirazda davayla ilgisiz karara göre süre incelemesi
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/8224, K. 2020/7803, T. 15.12.2020 — Ameliyat sonrası ölümde tazminat; mirası reddeden mirasçılar ve ceza raporlarıyla yetinme
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/7336, K. 2020/6337, T. 10.11.2020 — Ayıplı araçta tüketicinin seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değişim yönünde kullanması
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/4229, K. 2020/5417, T. 06.10.2020 — Ayıplı araçta değer kaybına hükmedilince davacı aleyhine vekâlet ücreti
- Yargıtay 3. HD, E. 2020/3884, K. 2020/5228, T. 01.10.2020 — Boya hatası bulunan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemi
- Yargıtay 13. HD, E. 2020/1972, K. 2020/5821, T. 07.07.2020 — Site yönetiminin ortak alan ayıbı davasında harç muafiyeti ve tek vekâlet ücreti
- Yargıtay 13. HD, E. 2017/2571, K. 2020/5639, T. 01.07.2020 — İş yeri dışında kurulan eğitim sözleşmesinde cayma hakkı ön bilgilendirmesinin ispatı
- Yargıtay HGK, E. 2018/18, K. 2020/486, T. 30.06.2020 — Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıkta dava şartı
- Yargıtay 13. HD, E. 2018/3387, K. 2020/5467, T. 29.06.2020 — Ayıplı konutta dönme talebinin bedel farkına çevrilmesi ve yargılama gideri
- Yargıtay 13. HD, E. 2020/1155, K. 2020/3580, T. 22.04.2020 — Tüketici hakem heyetine başvurmadan dershane ücreti için itirazın iptali davası açılması
- Yargıtay 13. HD, E. 2018/929, K. 2020/2698, T. 25.02.2020 — Onarımla giderilebilen gizli ayıpta ayıpsız misliyle değişim yerine bedel indirimi
- Yargıtay HGK, E. 2017/583, K. 2020/137, T. 13.02.2020 — Konut kredisinin yeniden finansmanında yapılandırma komisyonu tahsili
- Yargıtay 13. HD, E. 2020/255, K. 2020/824, T. 30.01.2020 — Hakem heyeti kararına itiraz davasında miktar itibarıyla kesin kararın temyizi
- Yargıtay 3. HD, E. 2019/5796, K. 2020/388, T. 21.01.2020 — Hakem heyeti kararının iptalinde tüketici aleyhine nisbi vekâlet ücreti
- Yargıtay 13. HD, E. 2016/25473, K. 2020/355, T. 20.01.2020 — Satıcı sıfatı olmayan kişiyle taşınmaz satışı uyuşmazlığında görevli mahkeme
- Yargıtay 13. HD, E. 2016/31244, K. 2019/12793, T. 18.12.2019 — Gebelik takibinde özensizlik iddiasıyla tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi
- Yargıtay 13. HD, E. 2016/28518, K. 2019/12503, T. 12.12.2019 — Ayıplı motosiklette bedel indirimi; tespit giderinin yargılama gideri sayılması
- Yargıtay HGK, E. 2019/567, K. 2019/1346, T. 12.12.2019 — Ticari kredinin erken kapatılmasında erken kapama ücretinin dürüstlük kuralıyla sınırı
- Yargıtay 3. HD, E. 2018/6154, K. 2019/8786, T. 05.11.2019 — Tüketici hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen kesin kararın temyizi
- Yargıtay 3. HD, E. 2019/3168, K. 2019/7319, T. 01.10.2019 — Tüketici hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen kesin kararın temyizi
- Yargıtay 13. HD, E. 2017/8704, K. 2019/6095, T. 14.05.2019 — Ayıplı araçta kademeli talepte tüketicinin seçimlik hakkının açıklattırılması
- Yargıtay 3. HD, E. 2017/9990, K. 2019/3427, T. 16.04.2019 — Hakem heyeti sınırındaki alacakta itirazın iptali davasına tüketici mahkemesinin bakması
- Yargıtay 3. HD, E. 2018/7197, K. 2019/3188, T. 10.04.2019 — Özel okul aboneliğinden doğan bedel iadesi davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
- Yargıtay 13. HD, E. 2016/20595, K. 2019/4373, T. 02.04.2019 — Sıfır araçta lokal boya kalınlığı ayıbında sözleşmeden dönme yerine bedel indirimi
- Yargıtay 3. HD, E. 2017/11195, K. 2019/2785, T. 01.04.2019 — Bireysel abonelikten doğan manevi tazminat davasında görevli mahkemenin re'sen gözetilmesi
- Yargıtay 13. HD, E. 2016/21934, K. 2019/3982, T. 26.03.2019 — Ayıplı araçta değişim yerine değer kaybına hükmün kısmi kabul sayılmaması
- Yargıtay 3. HD, E. 2019/1132, K. 2019/2074, T. 14.03.2019 — Abonelik iptali ve menfi tespit davasında hakem heyetine başvuru şartı aranmaması