6502 sayılı Kanun m. 50
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi19.01.2026
Resmî şekilde yapılmayan devre mülk satış vaadi sözleşmesinde ödenen bedelin iadesi
Davacı, davalı şirketle imzaladığı devre mülk satış vaadi sözleşmelerinden cayma hakkını kullandığını ileri sürerek sözleşmelerin iptalini ve ödediği bedel ile masrafların iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sözleşmenin iptaline ve 96.486,31 TL'nin 07.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, devre mülk hakkının gayrimenkul hisse devri vaadi içerdiğinden 634 sayılı Kanun'un 57. maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 706, 6098 sayılı Kanun'un 237, 2644 sayılı Kanun'un 26 ve 1512 sayılı Kanun'un 89. maddeleri gereği resmî şekilde yapılması gerektiğini, haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu ve 6502 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi gereğince mülkiyet payına bağlı ayni hak tanıyan devre tatil sözleşmesi yapılamayacağını kabul etmiştir. Davacının ödediği bedelin ve noter ihtarname masraflarının iadesini isteyebileceğini, dosyada konaklamaya ilişkin belge bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3069, K. 2026/216, T. 19.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.10.2024
Ön ödemeli devre mülkte başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Tüketici, tapuda pay devri içeren ön ödemeli devre mülk sözleşmelerinin iptalini ve ödenen bedellerin iadesi için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise tapu devriyle sözleşmenin geçerli hâle geldiği ve başka bir tesiste konaklamayla teslimin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede aylık aidat gibi ileriye etkili düzenlemeler bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeline göre kesin sayılamayacağını oy birliğiyle kabul etmiştir. Esasta, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi ve Yönetmeliğin mülga 15/3. maddesi uyarınca devir veya teslime kadar tüketicinin gerekçesiz dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın sözleşmeye uygun ve kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devredildiğinin satıcıca ispatı gerektiğini, hediye tatil olarak sunulan başka tesisteki konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/44, K. 2024/491, T. 02.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.11.2023
Ön ödemeli devre mülk satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, 19.03.2017 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin iptalini, ödediği 10.875,00 TL'nin iadesini ve tapunun davalı adına tescilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacının başka bir tesiste konakladığını teslim sayarak davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ileriye etkili aidat düzenlemeleri bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeli üzerinden kesin sayılamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Esas yönünden, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi uyarınca tüketicinin devir ve teslim anına kadar dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devrinin gerektiğini ve bunun ispat yükünün satıcıda olduğunu, hediye tatil olarak başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: sözleşme bedeli kesinlik sınırının altında kaldığından direnme hükmünün onanması gerektiği görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2022/1272, K. 2023/1142, T. 29.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.05.2022
Hisseli devre tatil satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, harici olarak imzalanan devre mülk ve hisseli gayrimenkul satış sözleşmelerinin iptalini, ödediği bedellerin iadesi için başlattığı takibe yapılan itirazların iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tapu devriyle sözleşmenin geçerli hâle geldiği ve davacının gösterilen tesiste konaklamasıyla teslimin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, temyiz dilekçesini de miktar yönünden ek kararla reddetmiştir. Yargıtay, taleplere göre kararın kesin olmadığını belirterek ek kararı kaldırmış ve esasa ilişkin incelemede, sözleşmenin feshine ilişkin haklı sebep bulunmasa da Yönetmeliğin 15/3. maddesi uyarınca teslim için zilyetliğin devri gerektiğini, davacının dava konusu taşınmaz dışında başka bir tesiste 11.06.2017-18.06.2017 tarihlerindeki konaklamasının zilyetliğin devri anlamı taşımadığını kabul etmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 50/9. maddesi ve Yönetmeliğin 15/3. maddesi değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/3054, K. 2022/4884, T. 23.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul