6502 sayılı Kanun m. 3
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
8 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.12.2025
Avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının haksız şart olması ve hakem kararının iptali
Davacı, vekâlet ücreti alacağına ilişkin tek hakem kararının iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, iptal sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, dava takibinden doğan vekâlet ücreti alacağına ilişkin uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sıfatını taşıdığını, avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin Ek-1 (n) bendi karşısında haksız şart olarak geçersiz olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın tahkime elverişli sayılamayacağını kabul etmiştir. Hakem kararının 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin (ç) ve (ğ) bentleri uyarınca iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak karar davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3647, K. 2025/6353, T. 23.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.03.2025
Alt yükleniciden konut alımında tüketici işlemi bulunmaması nedeniyle görev
Davacı, satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şart ile gecikme tazminatı istemiş; İlk Derece Mahkemesi olarak tüketici mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini belirterek, davalının alt yüklenici olduğu somut olayda taraflar arasında 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında tüketici işlemi bulunmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer görülmemiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/1524, K. 2025/1285, T. 03.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.12.2022
Taşınmazın iadesi istenen tüketici davasında zorunlu arabuluculuk istisnası
Davacılar, satın aldıkları taşınmazın ayıplı olduğu iddiasıyla ödedikleri bedelin ve onarım giderlerinin tahsilini ve taşınmazın davalıya iadesini istemiş; İlk Derece Mahkemesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğunu, ancak taşınmazın iadesi talebinin taşınmaz üzerinde ayni hak değişikliği ortaya çıkaran ve taşınmazın aynından doğan bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle 6502 sayılı Kanun'un 73/A-1-(d) bendi gereğince arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/7326, K. 2022/9352, T. 12.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.03.2021
Modacılıkla uğraşan kişiden özel kullanım için alınan kürkte tüketici mahkemesinin görevi
Davacı, davalıdan 52.000,00 USD ödeyerek satın aldığı kürkün kullanılmış ikinci el ürün olduğunu ileri sürerek bedelin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi, ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesini görev yönünden reddetmiş ve Özel Daire bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, satış işleminin davalının iştigal ettiği modacılık işiyle ilgili olduğunu ve davalının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğini, davacının ise kürkü özel zevki için aldığından malın değerinin yüksekliğine karşın tüketici sıfatını taşıdığını kabul etmiştir. Uyuşmazlığa 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/3145, K. 2021/266, T. 16.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi20.01.2020
Satıcı sıfatı olmayan kişiyle taşınmaz satışı uyuşmazlığında görevli mahkeme
Davacı, davalı ile yaptığı adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin geçersizliğine dayanarak ödediği bedelin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; davalı karşı davayla ecrimisil talep etmiş, tüketici mahkemesi asıl ve karşı davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kalması için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, davalının müteahhitle imzaladığı sözleşme karşılığı satın aldığı taşınmazı üçüncü kişiye devreden kişi olup satıcı sıfatına sahip olmadığını ve ticari veya mesleki faaliyette bulunmadığını belirtmiştir. Uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu ve görevin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/25473, K. 2020/355, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi18.12.2019
Gebelik takibinde özensizlik iddiasıyla tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi
Davacılar, gebelik takibini yapan davalı şirkete ait hastane ve hastane doktorlarının özensiz davranması nedeniyle bebekteki anomalilerin tespit edilemediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi genel mahkeme sıfatıyla esasa girerek davayı reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın vekâlet akdinden kaynaklandığını, vekâlet akdinin 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve Kanun'un 73. maddesi uyarınca davaya Tüketici Mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetileceğini kabul etmiştir. Müstakil Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden hüküm bozulmuş, davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmemiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/31244, K. 2019/12793, T. 18.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi10.04.2019
Özel okul aboneliğinden doğan bedel iadesi davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
Davacı, davalı şirketin faturalarla kayıp bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek 14.720.41 TL'nin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini, davacının aboneliğinin özel okul aboneliği olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olmadığını ve uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevine girdiğini kabul etmiştir. Görevsizlik kararı verilip talep hâlinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/7197, K. 2019/3188, T. 10.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.04.2019
Bireysel abonelikten doğan manevi tazminat davasında görevli mahkemenin re'sen gözetilmesi
Davacı, hakem heyetince iptal edilen fatura için davalının icra takibi yapıp ücretine haciz istediğini ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminat istemiş, asliye hukuk mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 2.500,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, görevin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceğini, 6502 sayılı Kanun'un 2 ve 3. maddelerindeki tanımlar karşısında uyuşmazlığa konu hattın bireysel aboneliğe ilişkin olduğunu ve davaya bakma görevinin bu Kanun kapsamındaki özel mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. Müstakil mahkeme varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya bu sıfatla bakılması gerektiğinden hüküm bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmemiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11195, K. 2019/2785, T. 01.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul