6502 sayılı Kanun m. 73
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
13 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.03.2025
Alt yükleniciden konut alımında tüketici işlemi bulunmaması nedeniyle görev
Davacı, satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şart ile gecikme tazminatı istemiş; İlk Derece Mahkemesi olarak tüketici mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini belirterek, davalının alt yüklenici olduğu somut olayda taraflar arasında 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında tüketici işlemi bulunmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer görülmemiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/1524, K. 2025/1285, T. 03.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.12.2022
Taşınmazın iadesi istenen tüketici davasında zorunlu arabuluculuk istisnası
Davacılar, satın aldıkları taşınmazın ayıplı olduğu iddiasıyla ödedikleri bedelin ve onarım giderlerinin tahsilini ve taşınmazın davalıya iadesini istemiş; İlk Derece Mahkemesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğunu, ancak taşınmazın iadesi talebinin taşınmaz üzerinde ayni hak değişikliği ortaya çıkaran ve taşınmazın aynından doğan bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle 6502 sayılı Kanun'un 73/A-1-(d) bendi gereğince arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/7326, K. 2022/9352, T. 12.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.03.2022
Faiz istenmeden faize hükmedilmesi ve tüketicinin harçtan muafiyeti
Asıl davada daire alıcısı, sözleşmeye aykırı ve eksik, ayıplı işler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiş; birleşen davada satıcılar, sözleşme dışı işlerin bedeli ile manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme, tüketici mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozmaya uyarak her iki davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, tarafların diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak asıl davada davacının faiz talebi bulunmadığı hâlde faize hükmedilmesini ve birleşen davanın davalısı tüketicilerin 6502 sayılı Kanun'un 73/2. maddesine göre harçtan muaf olduğu gözetilmeden harçtan sorumlu tutulmasını usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/845, K. 2022/1812, T. 03.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Hakem heyeti sınırında değerle açılan belirsiz alacak davasında dava şartı yokluğu
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle bankanın kestiği dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve komisyonun iadesi için 100 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış; Mahkeme, dava değerinin tüketici hakem heyetinin zorunlu başvuru sınırında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve kapatılan 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının katılma yoluyla temyizini süre aşımı nedeniyle reddetmiş; 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu ve belirsiz alacak davasında gösterilen asgari miktar görev sınırı içindeyse önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiğini kabul etmiştir. Tüketici hakem heyeti mahkeme niteliğinde olmadığından davanın görevsizlik değil dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu yanılgı dışında direnme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğunu belirterek kararı değişik gerekçeyle onamıştır. Karşı oy: görevin dilekçedeki asgari değere göre değil, tahkikatla belirlenecek uyuşmazlık değerine göre belirlenmesi gerektiği görüşüyle bozma yönünde oy kullanılmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2017/2234, K. 2021/830, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.06.2021
Kayıp-kaçak bedeline ilişkin haksız şart davasının çekişmenin giderilmesi niteliği
Davacı abone, elektrik abonelik sözleşmesindeki kayıp-kaçak bedeline ilişkin hükümlerin haksız şart olduğunun tespiti ve iptalini, bundan sonra bu ad altında kesinti yapılmamasını ve şimdilik 100 TL'nin tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi, miktarın tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırının altında kaldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davayı reddetmiş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu belirtmekle birlikte, verilecek hükmün ileriye dönük etki doğuracağını ve tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası değil çekişmenin giderilmesi davası olduğunu kabul etmiştir. Abonelik sözleşmesi sürdüğünden ve haksız şartların ileriye yönelik iptali istendiğinden davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/2214, K. 2021/711, T. 08.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.03.2021
Cevap vermeyen davalı yararına hayat sigortası ödemesinin itiraz olarak gözetilmesi
Davacı tüketici, üç ayrı tüketici kredisinde işlem ve sigorta masrafı adı altında yapılan 3.925,80 TL kesintinin iadesini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş, hayat sigortası primlerinin iadesine ilişkin kısmın bozulması üzerine, davaya cevap vermeyen davalının poliçeleri süresinde sunmadığı gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, cevap verilmemesi hâlinde de savunmayı genişletme yasağının uygulandığını, ancak borcu sona erdiren itirazların dava dilekçesinden anlaşılabiliyorsa hâkimce kendiliğinden gözetileceğini belirtmiştir. Tüketici lehine yaptırılan hayat sigortası bedelinin tüketici nam ve hesabına yapılmış ödeme niteliği taşıdığını, bu vakıa dava dilekçesinden anlaşılabildiğinden araştırılması gerektiğini ve ihtar içermeyen müzekkereye cevap verilmediğinden bahisle kurulan hükmün eksik incelemeye dayandığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1989, K. 2021/309, T. 18.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.03.2021
Modacılıkla uğraşan kişiden özel kullanım için alınan kürkte tüketici mahkemesinin görevi
Davacı, davalıdan 52.000,00 USD ödeyerek satın aldığı kürkün kullanılmış ikinci el ürün olduğunu ileri sürerek bedelin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi, ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesini görev yönünden reddetmiş ve Özel Daire bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, satış işleminin davalının iştigal ettiği modacılık işiyle ilgili olduğunu ve davalının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğini, davacının ise kürkü özel zevki için aldığından malın değerinin yüksekliğine karşın tüketici sıfatını taşıdığını kabul etmiştir. Uyuşmazlığa 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/3145, K. 2021/266, T. 16.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.12.2020
Ameliyat sonrası ölümde tazminat; mirası reddeden mirasçılar ve ceza raporlarıyla yetinme
Davacılar, ameliyatlar sonrasında ölen yakınları için doktor ile hastane şirketine karşı maddi ve manevi tazminat istemiş, mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, yargılama sırasında ölen doktorun mirasçılarının mirası kayıtsız şartsız reddettiğini, mirası reddeden mirasçılara husumet yöneltilemeyeceğini ve Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesine göre tasfiye sonucu beklenip atanacak temsilciyle taraf teşkili sağlanması gerektiğini belirtmiştir. Hastane yönünden, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkiminin ceza kararıyla bağlı olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuk hâkimini bağlamadığını, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini; davacılar yönünden ise 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince harçtan muaf olan davacılara harcın iade edilmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/8224, K. 2020/7803, T. 15.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi07.07.2020
Site yönetiminin ortak alan ayıbı davasında harç muafiyeti ve tek vekâlet ücreti
Site yönetimi, ortak alanlardaki eksik ve ayıplı imalattan kaynaklanan zararların tazminini istemiş; ilk derece mahkemesi aktif husumet yokluğundan davayı usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sair temyiz itirazlarını reddetmiş, ancak 6502 sayılı Kanun'un 73/2. maddesine göre harçtan muaf olan davacı tüketicinin harçtan sorumlu tutulmasını ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar lehine tek vekâlet ücreti yerine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Bu yanlışlıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece mahkemesi hükmünün ilgili bentlerini çıkartarak yerlerine harç alınmasına yer olmadığına ve davalılara tek vekâlet ücreti verilmesine ilişkin ibareleri yazmıştır.
Yargıtay 13. HD, E. 2020/1972, K. 2020/5821, T. 07.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi20.01.2020
Satıcı sıfatı olmayan kişiyle taşınmaz satışı uyuşmazlığında görevli mahkeme
Davacı, davalı ile yaptığı adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin geçersizliğine dayanarak ödediği bedelin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; davalı karşı davayla ecrimisil talep etmiş, tüketici mahkemesi asıl ve karşı davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kalması için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, davalının müteahhitle imzaladığı sözleşme karşılığı satın aldığı taşınmazı üçüncü kişiye devreden kişi olup satıcı sıfatına sahip olmadığını ve ticari veya mesleki faaliyette bulunmadığını belirtmiştir. Uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu ve görevin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/25473, K. 2020/355, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi18.12.2019
Gebelik takibinde özensizlik iddiasıyla tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi
Davacılar, gebelik takibini yapan davalı şirkete ait hastane ve hastane doktorlarının özensiz davranması nedeniyle bebekteki anomalilerin tespit edilemediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi genel mahkeme sıfatıyla esasa girerek davayı reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın vekâlet akdinden kaynaklandığını, vekâlet akdinin 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve Kanun'un 73. maddesi uyarınca davaya Tüketici Mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetileceğini kabul etmiştir. Müstakil Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden hüküm bozulmuş, davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmemiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/31244, K. 2019/12793, T. 18.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi10.04.2019
Özel okul aboneliğinden doğan bedel iadesi davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
Davacı, davalı şirketin faturalarla kayıp bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek 14.720.41 TL'nin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini, davacının aboneliğinin özel okul aboneliği olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olmadığını ve uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevine girdiğini kabul etmiştir. Görevsizlik kararı verilip talep hâlinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/7197, K. 2019/3188, T. 10.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.03.2019
Abonelik iptali ve menfi tespit davasında hakem heyetine başvuru şartı aranmaması
Davacı, terör olayları nedeniyle 1990 yılında köyünden göç ettiğini ileri sürerek elektrik aboneliğinin iptalini ve bu abonelikten kaynaklanan 2.665,49 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiği gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda asıl olanın tüketici mahkemesinin görevli olması olduğunu, hakem heyetine zorunlu başvurunun değer bakımından bir sınırlama içerdiğini ve istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı borç tespitinin yanında abonelik sözleşmesinin iptalini de istediğinden esasa girilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğundan reddi doğru bulunmayarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/1132, K. 2019/2074, T. 14.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul