6502 sayılı Kanun m. 11
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
24 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.01.2026
Onarım seçimlik hakkını kullanan tüketicinin aracın ayıpsız misliyle değişimi talebi
Davacı tüketici, sıfır kilometre olarak satın aldığı araçta tekrarlayan arızalar bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanarak davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinafını esastan reddedip davalıların vekâlet ücretine ilişkin istinafını kabul ederek yeniden davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki hakların kullanılmakla tükenen seçimlik haklar olduğunu, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığını, aracı ihtirazi kayıt olmadan teslim aldığını ve dava tarihinde devam eden arıza bulunmadığını; azami tamir süresinin aşıldığı iddiasının dava sürecinde ileri sürülmediğinden temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/2986, K. 2026/125, T. 15.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.01.2026
Araç satışında fahiş bulunan uygulama bedelinin iadesi istemi ve aşırı yararlanma
Davacı tüketici, davalıdan satın aldığı araca yapılan uygulama için 611.050,00 TL fatura düzenlendiğini, bedelin fahiş olduğunu ve fazla ödeme yaptığını ileri sürerek iade istemiş; İlk Derece Mahkemesi 614.563,68 TL'nin tahsiline karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi aşırı yararlanmanın sübjektif şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı kaldırarak yalnız 27.513,68 TL fazla ödemenin tahsiline hükmetmiş ve davalının temyiz dilekçesini ek kararla reddetmiştir. Daire, davalı yönünden temyize konu 27.513,68 TL'nin 544.000,00 TL kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek ek kararı yerinde bulmuştur. Davacının uygulama bedellerinin kararlaştırıldığını gösteren dilekçeyi imzaladığını, 6098 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki aşırı yararlanmanın sübjektif şartlarının oluşmadığını ve bilirkişi raporuna göre ayıp bulunmadığından 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinin uygulanamayacağını kabul ederek ek kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3128, K. 2026/46, T. 12.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.10.2025
Yağ yakan araçta ayıpsız misli ile değişim talebi ve orantısızlık savunması
Davacı tüketici, satın aldığı sıfır km aracın motorundaki yağ eksiltme ayıbı nedeniyle öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş; yerel mahkeme, aracın model yılı, km'si ve hasar kaydı ile ayıbın motor değişimiyle giderilebileceğini gözeterek misli ile değişimin orantısız olacağı gerekçesiyle motorun ücretsiz yenisiyle değiştirilmesine karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayıbın varlığı hâlinde tüketicinin seçimlik haklarından istediğini tercih edebileceğini, yargılama sırasında artan km'nin tüketici aleyhine yorumlanamayacağını, motor değişimiyle giderilse de aracın değer kaybına uğrayacağını ve talebin orantısız ya da hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı görüş: aracın 180.000 km kadar kullanıldığı, misli ile değişim isteminin hakkın kötüye kullanımı olduğu ve direnmenin yerinde olduğu ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2025/259, K. 2025/594, T. 01.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.07.2025
Ayıplı araçta kullanılan seçimlik hakkın ıslahla değiştirilememesi
Davacı, satın aldığı ikinci el aracın ayıplı çıkması nedeniyle bedel iadesi ve masraf talebiyle dava açmış, ıslah dilekçeleriyle aracın ayıpsız misliyle değişimini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakkın yenilik doğurucu nitelikte olup bir kez kullanılmakla tükendiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmeden dönme ve bedel iadesini seçtiğini, bu tercihin ıslahla değiştirilemeyeceğini belirterek bu talep hakkında değerlendirme yapılması ve değişik iş dosyası masraflarının yargılama giderlerine dâhil edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, sair temyiz itirazları reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/278, K. 2025/3722, T. 01.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2025
Sosyal donatıların site dışındaki araziye yapılması: ayıp değil eksik ifa
Davacı tüketici, davalıdan satın aldığı taşınmazın sosyal donatı ve yeşil alanlarının siteye ait olmadığının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemiş, İlk Derece Mahkemesi durumu açık ayıp sayarak nispi metotla hesaplanan 248.000,00 TL'ye hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi eksik ifa gerekçesiyle kısmen kabul kararı vermiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sosyal donatı alanları yönünden sözleşmeye aykırılığın ayıp değil eksik ifa niteliği taşıdığını kabul ederek direnmeyi bu yönden yerinde bulmuştur. Davalının bilirkişi raporuna aşamalarda itiraz ettiğini, bu nedenle miktar yönünden davacı lehine usulî kazanılmış hak doğmadığını belirterek, zararın TBK'nın 112. maddesi çerçevesinde eksik ifaya göre yeniden bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi için kararı bu yönden bozmuştur. Karşı oy: Birinci görüşmede azınlık, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında ayıp olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/527, K. 2025/323, T. 21.05.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.02.2025
İkinci el ayıplı araçta üretici ve ithalatçının seçimlik haklar yönünden sorumluluğu
Davacı, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yaptığı başvuruyu husumet yönünden reddeden Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, aracın davalıdan satın alınmadığı ve ayıp iddialarının önceki sahibe yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiş, Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına temyizini istemiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11/2. maddesine göre ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim taleplerinde satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu, mahkemenin davalının üretici veya ithalatçı olup olmadığını araştırıp bu iki seçimlik hak yönünden değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir. Kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.01.2025
Yanan ayıplı araçta açıklanan misli ile değişim talebinin değerlendirilmemesi
Davacılar, seyir hâlinde motor kısmından tutuşarak kullanılamaz hâle gelen aracın üretim hatasından kaynaklanan ayıp nedeniyle yandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi aracı gizli ayıplı kabul ederek bedel ve manevi tazminat istemlerini kısmen kabul etmiş, misli ile değişim istemini ise dava dilekçesinde ve ıslahla istenmediği gerekçesiyle reddetmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay, davalının tüm, davacıların manevi tazminata ilişkin itirazlarını reddetmiş; davacıların 22.02.2022 tarihli beyan dilekçesiyle taleplerini 6502 sayılı Kanun'daki seçimlik haklardan ayıpsız misli ile değişim olarak açıkladığını, hâkimin davayı aydınlatma görevi gereği bu talep yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/4668, K. 2025/239, T. 14.01.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.11.2024
Rızası dışında motoru değiştirilen sıfır araçta misli ile değişim talebine öncelik
Davacı, satın aldığı araçta üretimden kaynaklanan motor arızası çıkması ve ihtarnameyle onarımı kabul etmediğini bildirmesine karşın motorun değiştirilmesi üzerine aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, olmazsa sözleşmeden dönülerek bedelin iadesini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Dairenin önceki bozma ilamına uyarak davanın kabulüne ve aracın değişim masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay, kararın bozmaya uygun olduğunu, bozma dışında kalıp usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini ve arızanın motorun komple değişimiyle giderilmesinin sıfır alınmış araçta oluşan nitelik ve değer kaybı nedeniyle misli ile değişim talebine öncelik tanınmasını gerektirdiğini kabul ederek davalıların temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/434, K. 2024/3953, T. 28.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi06.02.2024
Ön ödemeli konut satışında bağlı kredi ve bankaya karşı hak düşürücü süre
Tüketici, ön ödemeli konut satış sözleşmesiyle satın aldığı konutun süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek satıcı şirket ve konut kredisini kullandıran banka aleyhine ödenen bedelin iadesi, sözleşmelerin iptali ve tapu iptali ile tescil istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalılar arasındaki garantörlük sözleşmesi, kredinin satıcı şirket hesabına aktarılması ve inşaatın tamamlanma seviyesi dikkate alındığında kredinin bağlı kredi olduğunu kabul etmiştir. Satıcı şirketin teslim tarihini Ekim 2017'ye ertelediğini bildirmesinin bankaya yapılmamış olmasının 6502 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki amaç karşısında tüketici aleyhine sonuç doğurmayacağını, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/1912, K. 2024/487, T. 06.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.10.2023
Ayıplı araçta misli ile değişim ve fer'i müdahil aleyhine harç hükmedilmesi
Davacı, satın aldığı araçta vites geçişlerine ilişkin arızanın onarıma rağmen tekrarladığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalı ve fer'i müdahilin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak fer'i müdahilin tek başına davada taraf olmadığını ve hakkında hüküm kurulamayacağını, bu nedenle fer'i müdahil aleyhine istinaf karar harcına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden harca ilişkin söz ve rakamlar hüküm fıkrasından çıkarılarak karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/853, K. 2023/2551, T. 05.10.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.05.2023
Ayıplı mal iddiası ile aracın misli ile değişimi ve zamanaşımı savunması
Davacı, trafik kazasında hava yastıkları açılmayan ve otomatik fren sistemi çalışmayan aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak araçta ayıp bulunmadığı ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Yargıtay, ayıp, ağır kusur veya hile ispatlanamadığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin yerinde olduğuna ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/8328, K. 2023/1263, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.05.2023
Tamamlanmayan konut için kullandırılan bağlı kredide banka sorumluluğu ve harç hatası
Davacılar, inşaatı yarım bırakılan daire için yüklenici şirketle yapılan satış sözleşmesinin ve bağlı kredi olarak kullandırılan kredi sözleşmesinin feshini, ödenen bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi vekâlet ücreti ve taleple bağlılık yönünden kararı kaldırarak davanın kısmen kabulüne ve bankanın sorumluluğunun 187.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 35. maddesi çerçevesinde kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğunu kabul ederek bankanın diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; istinaf başvurma harcının da iadesine karar verilmesini ve banka aleyhine hükmedilen miktar gözetilmeden fazla karar ilam harcına hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden harca ilişkin bentler değiştirilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/8351, K. 2023/1237, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.03.2023
Ayıplı araçta onarım süresince araçtan yoksun kalma zararının belgesiz de tazmini
Davacı, satın aldığı araçta motor arızası çıktığını ileri sürerek onarım bedeli, değer kaybı ve araç kiralama bedelinin üretici davalıdan tazminini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyarak 76.957,35 TL onarım bedelini kabul etmiş, değer kaybı ile araç kiralama bedeli taleplerini reddetmiştir. Yargıtay, önceki bozma ilamında arızanın davalının ağır kusurundan ileri gelen gizli ayıp olduğunun belirtilmesinin davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu kabul ederek davalının temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacının aracını kullanamadığı dönemde zarara uğradığının sabit olduğunu, 6502 sayılı Kanun'un 11/6 ve 6098 sayılı Kanun'un 50/2 ve 51/1. maddeleri gözetilerek ulaşım giderinin belgelendirilemese de takdir edilecek uygun bir tazminatla karşılanması gerektiğini belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/125, K. 2023/811, T. 28.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.11.2022
Dava açıldıktan sonra onarıma izin veren tüketicinin seçimlik hakkını tüketmesi
Davacı tüketici, satın aldığı aracın sinyal kolundaki arıza nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimini, ıslahla da olmazsa sözleşmeden dönülerek bedelin iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle değişime karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik haklarda tüketicinin serbestliğinin asıl olduğunu, ancak somut olayın özelliklerine göre bu tercihin TMK'nın 2/2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayılabileceğini belirtmiştir. Davacının davayı açtıktan yirmi iki gün sonra yetkili servise başvurarak arızayı onartmasıyla, servis formundaki ihtirazi kayda rağmen seçimlik hakkını tükettiğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: Dava hakları saklı tutularak yapılan onarım seçimlik hakkın değiştirildiği anlamına gelmez, direnme kararı onanmalıydı.
Yargıtay HGK, E. 2021/246, K. 2022/1480, T. 09.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi13.10.2021
Onarım yönünde seçimlik hakkını kullanan tüketicinin aracın misliyle değişimini istemesi
Davacı, satın aldığı aracın motorundan gelen ses giderilemediği için aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini ve tazminat istemiş; İlk Derece Mahkemesi araç garanti kapsamında onarıldıktan sonra ayıp ve arıza kalmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise değişim hakkının koşullarının oluştuğunu kabul ederek aracın sıfır km misliyle değiştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay, tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik haklarını TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralı içinde kullanması gerektiğini belirtmiştir. Davacının müşteri istek formlarına göre seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığı, bilirkişi raporuna göre arızanın giderildiği ve değiştirilen parçaların değer kaybına yol açmadığı gözetildiğinde ayıpsız misliyle değişim talebinin hakkaniyete ve hak ve menfaatler dengesine aykırı olacağını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/12311, K. 2021/10023, T. 13.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi10.11.2020
Ayıplı araçta tüketicinin seçimlik hakkını ayıpsız misliyle değişim yönünde kullanması
Davacı, satın aldığı aracın giderilemeyen arızaları nedeniyle aracın aynı marka ve özellikte sıfır kilometre araçla değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa araç bedelinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek aracın iadesine ve 29.907,15 TL'nin tahsiline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakların bir kez kullanılmakla tükendiğini, davacının istinaf ve temyiz taleplerinde misliyle değişim istediği gözetilerek seçimlik hakkını bu yönde kullandığının kabulü gerektiğini, mislinin stokta bulunmaması hâlinde infaz aşamasında İİK'nın 24. maddesinin uygulanabileceğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/7336, K. 2020/6337, T. 10.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi06.10.2020
Ayıplı araçta değer kaybına hükmedilince davacı aleyhine vekâlet ücreti
Davacı, satın aldığı otomobilin ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıpsız misliyle değişimini, olmazsa bedel iadesini ve araç kiralama bedelini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırarak değişim ve bedel iadesi taleplerini reddedip 6.360,00 TL değer kaybını davalıdan tahsile hükmetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11/3. ve TBK'nın 227/4. maddelerine değinerek, davacının talebi hâkimin takdiriyle hakkaniyet gereği değiştirilerek kabul edildiğinden bu talebe ilişkin kısım için davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini kabul etmiştir. Yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hükmün vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin bentleri düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/4229, K. 2020/5417, T. 06.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.10.2020
Boya hatası bulunan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemi
Davacı, satın aldığı araçta imalattan kaynaklanan boya hatası bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa sıfır aracın satış değerinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi değişim talebini reddedip 3.667,53 TL'nin tahsiline karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna göre ayıbın imalattan kaynaklanan esaslı gizli ayıp olduğu ve davacının 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince seçimlik haklarını kullanabileceği gerekçesiyle kararı kaldırıp aracın misli ile değiştirilmesine hükmetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığını belirterek davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı ayrıca gerekçe açıklamadan onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/3884, K. 2020/5228, T. 01.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi29.06.2020
Ayıplı konutta dönme talebinin bedel farkına çevrilmesi ve yargılama gideri
Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönüp 70.000,00 TL bedelin iadesini istemiş; bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak sözleşmeden dönmenin hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatiyle 10.000,00 TL bedel farkına hükmetmiştir. Yargıtay, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş; 6502 sayılı Kanun'un 11/3. maddesi ile TBK'nın 227/4. maddesinin iyiniyet kuralları ve menfaatler dengesi gözetilerek sözleşmenin ayakta tutulmasını hedeflediğini belirtmiştir. Hâkimin takdiriyle talebin hakkaniyet gereği değiştirilerek kabul edilmesi hâlinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini kabul etmiştir. Bu yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden bölge adliye mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 13. HD, E. 2018/3387, K. 2020/5467, T. 29.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi25.02.2020
Onarımla giderilebilen gizli ayıpta ayıpsız misliyle değişim yerine bedel indirimi
Davacı tüketici, sıfır olarak satın aldığı otomobilde gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, olmazsa bedel iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi 2.311,16 TL değer kaybı üzerinden bedel indirimine hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakların objektif iyiniyet kuralları içinde kullanılması gerektiğini, aynı maddenin üçüncü fıkrası ile TBK'nın 227/3. maddesinin hakkaniyet ilkesine dayanarak hâkime takdir yetkisi verdiğini belirtmiştir. Bilirkişi raporunda ayıbın onarımla giderilebileceği ve 2.311,16 TL değer kaybına yol açacağı bildirildiğinden, TMK'nın 2. ve TBK'nın 227/3. maddeleri uyarınca bedel indirimine hükmeden ilk derece kararının doğru olduğunu kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2018/929, K. 2020/2698, T. 25.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi12.12.2019
Ayıplı motosiklette bedel indirimi; tespit giderinin yargılama gideri sayılması
Davacı, davalının pert vaziyette alıp toplayarak yeniden satışa çıkardığını ve aldatıldığını ileri sürdüğü motosikletin ayıbı nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca satış bedelinden indirim olarak 15.000,00 TL ile delil tespiti giderlerinin tahsilini istemiş; mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, 1.769,30 TL tespit masrafını da kabul edilen alacakla aynı bentte hüküm altına almıştır. Yargıtay, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş, ancak tespit giderinin yargılama gideri niteliğinde olduğunu ve hüküm fıkrasında yargılama giderleri arasında gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrası düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/28518, K. 2019/12503, T. 12.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi14.05.2019
Ayıplı araçta kademeli talepte tüketicinin seçimlik hakkının açıklattırılması
Davacı, motor arıza ikaz lambası yanan otomobilin ayıpsız misli ile değişimini, olmazsa bedel iadesini, bu da olmazsa değer kaybını istemiş; ilk derece mahkemesi ayıp oranında bedel indirimine hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırıp aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar vermiştir. Daire, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakkın tek yanlı bir irade açıklamasıyla kullanılan ve bir kez kullanılmakla sona eren yenilik doğurucu bir hak olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 31. maddesindeki davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıya seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı açıklattırılmadan hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozmuş, davalının sair temyiz itirazlarını şimdilik incelememiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2017/8704, K. 2019/6095, T. 14.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi02.04.2019
Sıfır araçta lokal boya kalınlığı ayıbında sözleşmeden dönme yerine bedel indirimi
Davacı, sıfır olarak satın aldığı aracın ön kaputunda üç kat boya bulunduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemiş, mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak 39.250,00 TL'nin iadesine ve aracın davalıya iadesine karar vermiştir. Yargıtay, tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 11/1. maddesindeki seçimlik haklarını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içinde hareket etmesi gerektiğini, 11/3. madde ve TBK'nın 227/3. maddesinin hakkaniyet ilkesine dayanarak takdir hakkını hâkime bıraktığını kabul etmiştir. Bilirkişi raporuna göre ayıbın araçta 2.800,00 TL değer kaybına yol açacağı gözetildiğinde, sözleşmeden dönmenin TMK'nın 2. ve TBK'nın 227/3. maddeleri uyarınca hakkaniyete aykırı olacağı ve bedel indirimi uygulanması gerektiği belirtilerek hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/20595, K. 2019/4373, T. 02.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi26.03.2019
Ayıplı araçta değişim yerine değer kaybına hükmün kısmi kabul sayılmaması
Davacı, satın aldığı otomobilin gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıpsız misliyle değişimini istemiş; mahkeme onarımla arızaların giderildiğini, değişim şartlarının oluşmadığını belirterek HMK 26/1 uyarınca 2.000,00 TL değer kaybını davalılardan tahsile hükmetmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11/3. ve TBK'nın 227/4. maddelerine değinerek, değişim yerine değer kaybına hükmedilmesinin davacının talebinin hakkaniyet gereği değiştirilerek kabulü olduğunu, bunun kısmi kabul sayılarak yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu kabul etmiş ve hükmü davacı yararına bozmuştur. Davalıların temyiz ettiği bölüm karar tarihindeki 2.190,00 TL temyiz sınırını geçmediğinden davalıların temyiz dilekçeleri reddedilmiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2016/21934, K. 2019/3982, T. 26.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul