1412 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
96 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi04.02.2026
Kredi teminatı bononun veriliş tarihi araştırılmadan nitelikli dolandırıcılık hükmü
Sanık, katılan bankadan kullandığı krediye teminat olarak borçlu imzaları kendisine ait olmayan bir bono verdiği iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanmıştır. Yargıtay, sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraza tabi olduğunu belirterek dosyayı bu yönden incelemeksizin iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden bononun kredinin kullanımı sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, banka kayıtlarına geçiş tarihi, başka teminat alınıp alınmadığı ve kredi borcuna ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5710, K. 2026/1186, T. 04.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi08.01.2026
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta açıklanan hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulması
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılıktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işlediğinin ihbarı üzerine açıklanmış ve Asliye Ceza Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesindeki suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.04.2013 tarihli sorgudan itibaren bu sürenin durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce dolduğunu belirlemiştir. Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/580, K. 2026/220, T. 08.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi13.10.2025
HAGB kararının usule aykırı tebliği ve mahkûmiyet hükmü
Sanık hakkında basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, HAGB kararının kesinleşmediği durumda hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı kurmuştur. Yargıtay, HAGB kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediğini, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağını ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığını belirterek kararı bozmuştur. Sonuç olarak, mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/6260, K. 2025/12884, T. 13.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi30.09.2025
Katalog dışı suçlarda tesadüfen elde edilen iletişim kayıtlarının delil değeri
Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından bozma üzerine yeniden mahkûmiyet kararları verilmiştir. Yargıtay, başka bir soruşturmada yapılan iletişim denetimiyle elde edilen ve aslı ya da onaylı örneği dosyaya alınmayan görüşmelerin, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesindeki katalogda bulunmadığından 138/2. madde gereği delil olarak kullanılamayacağını, başka somut delil de bulunmadığını belirterek yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kabule göre de ek savunma hakkı tanınmamasını, suç saatinin tespit edilemediği hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak gece vakti hükmünün uygulanmasını ve bozma öncesi kararla oluşan kazanılmış hakkın gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır. Hükümler Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/10073, K. 2025/16798, T. 30.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.09.2025
Çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyizi ve zamanaşımı
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğunu belirterek bu kararlara yönelik dilekçeleri itiraz saymış ve dosyayı itirazın merciince incelenmesi için mahalline iade etmiştir. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmünü, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçtiğinden bozmuş ve kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Hırsızlık suçundan kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerini ise onamıştır.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/6045, K. 2025/15871, T. 18.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.07.2025
Zimmet suçunda bozma öncesi hükümden doğan kazanılmış hakkın gözetilmesi
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi hükmü kurulmuş, hükümler sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, derhal beraat kararını gerektiren bir durum bulunmadığından düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı olmadığını kabul ederek bu temyiz istemini reddetmiştir. Zimmet suçu yönünden, yalnız sanık müdafiinin temyiz ettiği önceki hükümde verilen erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesini, düşme yerine düşürülme denilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilerek hükümler onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2024/1026, K. 2025/7756, T. 02.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi19.06.2025
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikte beraat kararları
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik yönünden dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hükmün düşmesine karar verilmiştir. Dolandırıcılık yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verildiği, dosyaların birleştirilmesi ve ek delil toplanması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Her iki suç yönünden de katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/17122, K. 2025/7599, T. 19.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi25.02.2025
HAGB kararının itiraz yoluna tabi olması ve hakarette zamanaşımı nedeniyle düşme
Asliye ceza mahkemesi, bozma üzerine sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, bir sanık hakkında kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; hükümler katılan sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğunu, kanun yolunda yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağını belirterek bu yönden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Hakaret suçu yönünden ise zamanaşımını kesen son işlemler olan savunmalardan itibaren uzlaştırmada geçen durma süresi de gözetildiğinde 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu kabul ederek hükümleri bozmuş ve kamu davalarının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 4. CD, E. 2022/7157, K. 2025/3611, T. 25.02.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.12.2024
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında duran zamanaşımı ve hırsızlıkta düşme
Hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 05.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığını belirlemiştir. 02.08.2002 tarihli eylem bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki 10 yıllık dava zamanaşımının 05.06.2007 tarihli ilk mahkûmiyetten karar tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/7735, K. 2024/20400, T. 18.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi10.12.2024
Suç eşyasının satın alınması suçunda gerçekleşen dava zamanaşımı ve düşme
Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanması suretiyle bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmiştir. Yargıtay, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen mahkûmiyetin kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 16.04.2017 günü yeniden işlemeye başladığını belirtmiştir. Suç için öngörülen 8 yıllık zamanaşımının ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 19.07.2006 tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiğini saptayarak hükmü bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/22397, K. 2024/19245, T. 10.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi26.02.2024
Nitelikli tehdit suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Asliye Ceza Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin ihbar üzerine sanığı silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, eylemin TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu, bu suç için 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve zamanaşımını kesen son işlem olan 17.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin dolduğunu belirlemiştir. Hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/7698, K. 2024/2565, T. 26.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi12.02.2024
Aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanıyla kredi dolandırıcılığı ve sahtecilik
Sahte nüfus cüzdanıyla bankadan kredi çekilmesi olayında sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri katılan banka vekili ve sanık müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, resmî belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen bankanın katılan sıfatı bulunmadığından bu suça yönelik temyiz isteğini reddetmiş, nitelikli dolandırıcılık hükümlerini tekerrür ve hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek onamıştır. Sahtecilik suçunda ise belgenin nesnel aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerektiğini, suça konu nüfus cüzdanının aslı ele geçirilemediğinden bu yeteneğin tespit edilemeyeceğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyet hükmünü bozmuş, bozmayı temyiz etmeyen sanığa da sirayet ettirmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/31460, K. 2024/1424, T. 12.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi06.02.2024
Açıklanan hükümde HAGB durma süresi gözetilerek olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen ve açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresi içinde suç işlendiğinden bahisle aynen açıklanmış, sanık kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, suç için 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde bu sürenin suç tarihinden itibaren gerçekleştiğini belirlemiştir. Hükmü bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 4. CD, E. 2023/15361, K. 2024/1229, T. 06.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.01.2024
Taksirle öldürmede katılan sıfatının kaybı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Asliye Ceza Mahkemesi, iş sahasında karşıdan karşıya geçen kişinin eskavatörün altında kalarak ölümü nedeniyle kepçe operatörü ile şantiyede görevli üç sanığı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca adli para cezasıyla cezalandırmış, hüküm katılanlar vekili ve sanıklar müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, katılanlar vekilinin temyizden sonra zararın karşılandığı gerekçesiyle şikâyetten vazgeçtiğini ve katılan sıfatını kaybettiğini belirterek temyiz isteğini 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddetmiş, kepçe operatörü sanık hakkındaki hükmü kusur yönünden hukuka uygun bularak onamıştır. Diğer üç sanık hakkında ise zararların karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğini, hükümden sonra zararın karşılanması karşısında CMK'nın 231. maddesindeki koşulların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2020/4936, K. 2024/129, T. 11.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi29.11.2023
Usulüne uygun tebliğden sonra süresi geçmiş eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi
Sanık müdafii, yokluğunda verilen kasten yaralama mahkûmiyetine ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek 19.12.2022 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuş, yerel mahkeme eski hale getirme talebini ek kararla reddetmiştir. Daire, süresi geçirilmiş temyiz için eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ek kararının hukuki değerden yoksun olduğunu kabul etmiştir. Gerekçeli kararın sanığın savunmasında bildirdiği ikamet adresinde birlikte oturduğu babasına 28.06.2010 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesindeki bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığını ve hükümlerin re'sen temyize tabi olmadığını saptamıştır. Eski hale getirme ve buna bağlı temyiz istemi 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/3441, K. 2023/7323, T. 29.11.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi23.05.2023
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüste suç vasfı ve bozma sonrası kazanılmış hak
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümleri temyiz edilmiştir. Yargıtay, şikâyetten vazgeçen ve davaya katılma talebi bulunmayan mağdurun vekilinin temyiz hakkı olmadığını, katılan Bakanlığın vekâlet ücreti isteminin yerinde olmadığını kabul etmiş; bir sanık yönünden araç içindeki icra hareketlerinin ciddi bir engel olmaksızın kendiliğinden bırakıldığı gözetilerek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise hüküm fıkrasında çelişki oluşturulduğunu ve aleyhe temyiz bulunmadığından önceki cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğini saptamıştır. Mağdur vekilinin temyiz istemi reddedilmiş, beraat hükmü ile bir sanığın mahkûmiyeti onanmış, diğer mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2022/11009, K. 2023/3408, T. 23.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi03.05.2023
Katalog suç olmayan fuhuşta iletişimin tespiti kayıtlarının delil değeri
Sanıklar, iki mağdura yönelik fuhuş suçundan Asliye Ceza Mahkemesince ayrı ayrı mahkûm edilmiş ve hükümleri temyiz etmiştir. Yargıtay, karar tarihinde fuhuş suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması ve örgüt kurma suçundan açılmış dava bulunmaması nedeniyle iletişimin tespiti kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını, bu kayıtlar dışındaki delillerle suçun sabit olduğunu kabul etmiştir. Birinci mağdur yönünden anne, baba ve kardeş olan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin beşinci fıkrası yerine dördüncü fıkrasıyla artırım yapılmasını düzeltilebilir hukuka aykırılık saymış; ikinci mağdur yönünden tehdit ya da çaresizlikten yararlanmanın tartışılmadan artırım yapılması, temel cezada alt hadden uzaklaşılmaması ve indirimde hesap hatası nedeniyle hukuka aykırılık saptamıştır. Birinci mağdura ilişkin hükümler düzeltilerek onanmış, ikinci mağdura ilişkin hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2021/903, K. 2023/17819, T. 03.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi11.04.2023
Doğrudan MERNİS şerhiyle yapılan tebligatın geçersizliği ve zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilmiş, gerekçeli karar bilinen son adresine doğrudan MERNİS şerhiyle çıkarılıp 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yöntem gereğince önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönmesi hâlinde adres kayıt sistemindeki adrese 21/2. maddeye göre tebliğ yapılması gerektiğinden bu tebliğin geçersiz olduğunu, eski hâle getirme isteminin kabulüyle temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Son kesen işlem olan 16.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan hükümler bozulmuş ve kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/927, K. 2023/1931, T. 11.04.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (72 karar)
- Yargıtay 7. CD, E. 2022/4228, K. 2023/3394, T. 06.04.2023 — 4733 sayılı Kanun'a muhalefette iletişim tespiti tutanaklarının tek başına delil olmaması
- Yargıtay CGK, E. 2022/599, K. 2023/192, T. 29.03.2023 — Sanığa ayrıca tebligat ve temyiz süresinin başlaması
- Yargıtay 11. CD, E. 2021/14422, K. 2023/1456, T. 13.03.2023 — Bozma sonrası basit dolandırıcılık mahkûmiyetinin kazanılmış hak gözetilerek onanması
- Yargıtay 6. CD, E. 2021/22857, K. 2023/8595, T. 09.02.2023 — Bozma üzerine yağmaya teşebbüsten kurulan mahkûmiyet ve lehe hükümlerin reddinin onanması
- Yargıtay 11. CD, E. 2021/14155, K. 2022/20706, T. 20.12.2022 — Nitelikli dolandırıcılıkta eksik araştırma ve sanığa son söz verilmesi
- Yargıtay 7. CD, E. 2021/5792, K. 2022/12341, T. 21.09.2022 — Askerî eşyanın tahribinde basit yargılama usulü ve kazanılmış hak
- Yargıtay 11. CD, E. 2022/2708, K. 2022/14734, T. 20.09.2022 — MERNİS adresine doğrudan 21/2 tebliğinin usulsüzlüğü, zamanaşımı ve dolandırıcılık
- Yargıtay 1. CD, E. 2022/4951, K. 2022/4481, T. 06.06.2022 — Yaralamada meşru savunma, tahrik ve kazanılmış hak
- Yargıtay 1. CD, E. 2022/4119, K. 2022/3889, T. 24.05.2022 — Tanıklıktan çekinen tanığın kolluk beyanının hükme esas alınamaması
- Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022 — Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
- Yargıtay 2. CD, E. 2021/19010, K. 2021/21490, T. 15.12.2021 — Tutuklu sanığa yapılan usulsüz tebliğ, eski hale getirme ve zamanaşımıyla düşme
- Yargıtay 12. CD, E. 2020/11198, K. 2021/5104, T. 22.06.2021 — Sit alanı özelliği öğrenildikten sonra inşaata devam eden sanıkların beraatinin bozulması
- Yargıtay 11. CD, E. 2019/4507, K. 2021/1478, T. 16.02.2021 — Önceki tebligat yokken Tebligat Kanunu 35. madde tebliğinin geçersizliği ve temyiz süresi
- Yargıtay 3. CD, E. 2020/9536, K. 2020/13481, T. 13.10.2020 — HAGB kararının açıklanmasında bilinen son adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat
- Yargıtay 2. CD, E. 2020/17567, K. 2020/9154, T. 22.09.2020 — Doğrudan MERNİS adresine yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçersizliği
- Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020 — Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
- Yargıtay CGK, E. 2019/123, K. 2020/334, T. 02.07.2020 — Kesin nitelikteki eski adli para cezasının tekerrüre esas alınması
- Yargıtay 15. CD, E. 2018/7486, K. 2020/6030, T. 18.06.2020 — Sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaştırmanın olumsuz sonlandırılması
- Yargıtay CGK, E. 2017/1053, K. 2020/131, T. 25.02.2020 — Katılanın temyizine ilişkin ek tebliğname düzenlenmeden direnme incelemesi yapılamaması
- Yargıtay 12. CD, E. 2018/4825, K. 2020/1777, T. 19.02.2020 — Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim kaydının delil olamaması
- Yargıtay 11. CD, E. 2019/4751, K. 2020/117, T. 14.01.2020 — Sahte fatura kullanmada usulsüz tebliğ nedeniyle süresinde temyiz ve eksik araştırma
- Yargıtay 13. CD, E. 2019/8433, K. 2019/19226, T. 25.12.2019 — Katalog dışı hırsızlıkta iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay 1. CD, E. 2018/4117, K. 2019/4625, T. 04.11.2019 — Devam eden silahlı saldırıya karşı meşru savunma kapsamında ateş açılması
- Yargıtay 13. CD, E. 2019/9073, K. 2019/15761, T. 31.10.2019 — Çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının gerekçelendirilmesi
- Yargıtay 2. CD, E. 2018/1699, K. 2019/7365, T. 16.04.2019 — Hırsızlıkta teknik takip ve iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay 7. CD, E. 2015/15595, K. 2018/14823, T. 25.12.2018 — Kaçak sigara suçunda fazla ceza ve iletişim tespiti kararlarının getirtilmemesi
- Yargıtay 18. CD, E. 2016/8862, K. 2018/15345, T. 20.11.2018 — Fuhuşta katalog dışı suç için iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay CGK, E. 2015/873, K. 2018/145, T. 03.04.2018 — Adli para cezası hesabı ve infaz ihtaratının düzeltilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2017/853, K. 2018/135, T. 03.04.2018 — HAGB sonrası açıklanan hükümde aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2016/982, K. 2017/29, T. 31.01.2017 — Lehe bozmanın sirayetinden yararlanan sanığın temyiz hakkı
- Yargıtay CGK, E. 2015/120, K. 2015/313, T. 13.10.2015 — Yanıltıcı kanun yolu bildiriminin temyiz süresine etkisi
- Yargıtay CGK, E. 2013/213, K. 2014/522, T. 25.11.2014 — Adli para cezası hükmünde temyiz kesinlik sınırı ve fikri içtima
- Yargıtay CGK, E. 2013/834, K. 2014/321, T. 10.06.2014 — Cumhuriyet savcısının asliye ceza hükmünü temyiz süresinin başlangıcı
- Yargıtay CGK, E. 2012/1444, K. 2013/305, T. 18.06.2013 — Tekerrüre esas ilamın belirlenmesi ve aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2013/151, K. 2013/304, T. 18.06.2013 — Tekerrür için geçmiş ilamın hükümde gösterilmesi ve infazda esas alınması
- Yargıtay CGK, E. 2013/29, K. 2013/94, T. 19.03.2013 — Sanık lehine temyizde nitelikli suç vasfının belirlenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2011/222, K. 2012/5, T. 31.01.2012 — Ön ödeme ve orman emvalinin gelir kaydı kararının temyizi
- Yargıtay CGK, E. 2011/119, K. 2011/162, T. 05.07.2011 — Suç gelirinin müsaderesinde aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2011/60, K. 2011/126, T. 14.06.2011 — Tekerrürde aleyhe değiştirme ve eski hükmün uyarlanması
- Yargıtay CGK, E. 2011/88, K. 2011/116, T. 07.06.2011 — Tekerrüre esas kararın belirlenmesi ve infaz hesabı
- Yargıtay CGK, E. 2010/244, K. 2011/14, T. 01.02.2011 — Aleyhe bozma sonrası sanığın bozmaya karşı dinlenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2010/230, K. 2010/264, T. 21.12.2010 — Düşük tutarlı çek cezalarında temyiz sınırının belirlenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2010/251, K. 2010/267, T. 21.12.2010 — Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim, temyiz süresi ve zamanaşımı
- Yargıtay CGK, E. 2010/169, K. 2010/188, T. 05.10.2010 — Eksik kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin işlemesi
- Yargıtay CGK, E. 2010/87, K. 2010/112, T. 11.05.2010 — Ertelemede denetim süresinin alt sınırı ve hak yoksunlukları
- Yargıtay CGK, E. 2010/9, K. 2010/83, T. 13.04.2010 — Aynı fiil nedeniyle açılan ikinci davanın reddi
- Yargıtay CGK, E. 2009/237, K. 2010/51, T. 09.03.2010 — Düşük değerli para cezasına ek müsadere kararının temyizi
- Yargıtay CGK, E. 2009/160, K. 2009/264, T. 17.11.2009 — Hukuka aykırı arama delili ve diğer kanıtların yeterliliği
- Yargıtay CGK, E. 2009/173, K. 2009/209, T. 29.09.2009 — Seçenek yaptırımın seçilmesinden sonra hapis cezasının çevrilememesi
- Yargıtay CGK, E. 2008/202, K. 2009/102, T. 28.04.2009 — Mahkûmiyetle birlikte hak yoksunluklarının kapsamının belirlenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2009/38, K. 2009/55, T. 10.03.2009 — Zamanaşımı nedeniyle düşme kararının temyiz edilebilirliği
- Yargıtay CGK, E. 2009/43, K. 2009/56, T. 10.03.2009 — Hapis cezasının hukuka aykırı biçimde para cezasına çevrilmesinde temyiz edilebilirlik
- Yargıtay CGK, E. 2008/101, K. 2008/113, T. 13.05.2008 — Uyarlama ek kararının eski müdafie tebliği ve yeni müdafiin temyiz süresi
- Yargıtay CGK, E. 2008/47, K. 2008/43, T. 04.03.2008 — Yağmada yanlış değer azlığı indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Yargıtay CGK, E. 2007/248, K. 2007/251, T. 27.11.2007 — Suç unsuru yoksa sanığın sorgusu olmadan beraat
- Yargıtay CGK, E. 2007/167, K. 2007/222, T. 06.11.2007 — Üst Cumhuriyet savcısının mülhakat asliye ceza kararlarına karşı temyiz süresi
- Yargıtay CGK, E. 2007/125, K. 2007/186, T. 18.09.2007 — Lehe yasa bozmasının kesinleşmiş hükümlülere sirayeti ve hükümde kâtip imzası eksikliği
- Yargıtay CGK, E. 2007/147, K. 2007/159, T. 26.06.2007 — İşyerinde arama usulündeki şekil eksikliği ve delilin hukuka aykırılığı
- Yargıtay CGK, E. 2007/108, K. 2007/152, T. 19.06.2007 — Hapis cezası alt sınırdan belirlenirken adli para cezasının artırılmasının gerekçesi
- Yargıtay CGK, E. 2007/71, K. 2007/98, T. 17.04.2007 — Tekerrür hükümlerinin lehe temyiz üzerine uygulanması
- Yargıtay CGK, E. 2006/301, K. 2006/296, T. 12.12.2006 — Ertelenen hapis cezasında güvenlik tedbiri ve aleyhe bozma yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2006/249, K. 2006/247, T. 21.11.2006 — Şikâyetçinin katılma isteminin temyiz aşamasında incelenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2006/213, K. 2006/229, T. 07.11.2006 — Uyarlama kararında kanun yolu gösterilmemesi ve temyiz başvurusu
- Yargıtay CGK, E. 2006/128, K. 2006/177, T. 04.07.2006 — Lehe yasa uyarlamasında aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2006/172, K. 2006/168, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra temyiz hakkı
- Yargıtay CGK, E. 2006/173, K. 2006/169, T. 27.06.2006 — Uyarlama sonrası hükmün ayrıca temyiz edilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2006/177, K. 2006/173, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra yeniden temyiz gereği
- Yargıtay CGK, E. 2006/124, K. 2006/165, T. 20.06.2006 — Lehe yasa uyarlamasında duruşma ve aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2006/123, K. 2006/127, T. 25.04.2006 — İcra taahhüdünü ihlal kararında kanun yolu
- Yargıtay CGK, E. 2005/162, K. 2005/173, T. 27.12.2005 — Lehe kanun uyarlama kararına karşı kanun yolu
- Yargıtay CGK, E. 2005/144, K. 2005/150, T. 29.11.2005 — Hukuka aykırı konut aramasında elde edilen deliller
- Yargıtay CGK, E. 2005/61, K. 2005/82, T. 21.06.2005 — Kesin nitelikteki ön ödeme kararının temyizi