1412 sayılı Kanun m. 321
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
27 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi04.02.2026
Kredi teminatı bononun veriliş tarihi araştırılmadan nitelikli dolandırıcılık hükmü
Sanık, katılan bankadan kullandığı krediye teminat olarak borçlu imzaları kendisine ait olmayan bir bono verdiği iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanmıştır. Yargıtay, sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraza tabi olduğunu belirterek dosyayı bu yönden incelemeksizin iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden bononun kredinin kullanımı sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, banka kayıtlarına geçiş tarihi, başka teminat alınıp alınmadığı ve kredi borcuna ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5710, K. 2026/1186, T. 04.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi08.01.2026
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta açıklanan hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulması
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılıktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işlediğinin ihbarı üzerine açıklanmış ve Asliye Ceza Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesindeki suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.04.2013 tarihli sorgudan itibaren bu sürenin durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce dolduğunu belirlemiştir. Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/580, K. 2026/220, T. 08.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi13.10.2025
HAGB kararının usule aykırı tebliği ve mahkûmiyet hükmü
Sanık hakkında basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, HAGB kararının kesinleşmediği durumda hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı kurmuştur. Yargıtay, HAGB kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediğini, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağını ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığını belirterek kararı bozmuştur. Sonuç olarak, mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/6260, K. 2025/12884, T. 13.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi19.06.2025
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikte beraat kararları
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik yönünden dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hükmün düşmesine karar verilmiştir. Dolandırıcılık yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verildiği, dosyaların birleştirilmesi ve ek delil toplanması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Her iki suç yönünden de katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/17122, K. 2025/7599, T. 19.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi25.02.2025
HAGB kararının itiraz yoluna tabi olması ve hakarette zamanaşımı nedeniyle düşme
Asliye ceza mahkemesi, bozma üzerine sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, bir sanık hakkında kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; hükümler katılan sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğunu, kanun yolunda yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağını belirterek bu yönden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Hakaret suçu yönünden ise zamanaşımını kesen son işlemler olan savunmalardan itibaren uzlaştırmada geçen durma süresi de gözetildiğinde 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu kabul ederek hükümleri bozmuş ve kamu davalarının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 4. CD, E. 2022/7157, K. 2025/3611, T. 25.02.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi26.02.2024
Nitelikli tehdit suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Asliye Ceza Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin ihbar üzerine sanığı silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, eylemin TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu, bu suç için 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve zamanaşımını kesen son işlem olan 17.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin dolduğunu belirlemiştir. Hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/7698, K. 2024/2565, T. 26.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi12.02.2024
Aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanıyla kredi dolandırıcılığı ve sahtecilik
Sahte nüfus cüzdanıyla bankadan kredi çekilmesi olayında sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri katılan banka vekili ve sanık müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, resmî belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen bankanın katılan sıfatı bulunmadığından bu suça yönelik temyiz isteğini reddetmiş, nitelikli dolandırıcılık hükümlerini tekerrür ve hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek onamıştır. Sahtecilik suçunda ise belgenin nesnel aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerektiğini, suça konu nüfus cüzdanının aslı ele geçirilemediğinden bu yeteneğin tespit edilemeyeceğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyet hükmünü bozmuş, bozmayı temyiz etmeyen sanığa da sirayet ettirmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/31460, K. 2024/1424, T. 12.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi11.04.2023
Doğrudan MERNİS şerhiyle yapılan tebligatın geçersizliği ve zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilmiş, gerekçeli karar bilinen son adresine doğrudan MERNİS şerhiyle çıkarılıp 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yöntem gereğince önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönmesi hâlinde adres kayıt sistemindeki adrese 21/2. maddeye göre tebliğ yapılması gerektiğinden bu tebliğin geçersiz olduğunu, eski hâle getirme isteminin kabulüyle temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Son kesen işlem olan 16.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan hükümler bozulmuş ve kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/927, K. 2023/1931, T. 11.04.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi20.12.2022
Nitelikli dolandırıcılıkta eksik araştırma ve sanığa son söz verilmesi
Sanık, nar taşımacılığı için aldığı ücreti taşıma firmasına aktarmayıp katılanı yeniden ödeme yapmak zorunda bıraktığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, sanığın benzer dosyalarını incelemeden, taşıma firması yetkililerini dinlemeden ve fiyat teklifi ile telefon hattındaki imzaları araştırmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır. Ayrıca sanığa son söz verilmemesi ve Türk Ceza Kanunu (TCK) 53 uygulamasının yeniden değerlendirilmemesi gerekçeleriyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/14155, K. 2022/20706, T. 20.12.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi20.09.2022
MERNİS adresine doğrudan 21/2 tebliğinin usulsüzlüğü, zamanaşımı ve dolandırıcılık
Daire, yokluğunda verilen hükümlerin MERNİS adresi de olan son adrese önce Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler, TCK 66/1-e ve 67/4'te öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bozulmuş ve kamu davaları CMK 223/8 uyarınca düşürülmüştür. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler ise sanıkların baştan itibaren ödemeyi çekle yapmak üzere anlaştıkları sabit olduğundan eylemin TCK 158/1-f kapsamında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık oluşturduğu gözetilmeden eksik ceza tayini ve TCK 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/2708, K. 2022/14734, T. 20.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi24.05.2022
Tanıklıktan çekinen tanığın kolluk beyanının hükme esas alınamaması
Sanık, babası olan mağdura vurmak istediği ancak tanığın araya girmesiyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan bozma üzerine yeniden 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Mahkeme, sanıkların kardeşi olduğu için duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın kollukta olayı ayrıntılı anlattığı gerekçesiyle mahkûmiyet kurmuştur. Yargıtay, CMK 210/2 uyarınca tanıklıktan çekinen kişinin önceki ifadesine ilişkin tutanağın okunamayacağını, bu nedenle delil değerlendirme yasağının ihlal edildiğini; sanığın savunması, diğer sanığın beyanları ve olayı görmediğini ya da yalnız hakaret ve tehdide tanık olduğunu bildiren tanık anlatımları karşısında mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2022/4119, K. 2022/3889, T. 24.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.05.2022
Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
Sanık, birleştirilen davalarda katılanlara yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından mahkûm edilmiş, bir kısım hakaret suçlarından beraat etmiştir. Yargıtay önce, MERNİS adresine yapılan usule aykırı tebliğ nedeniyle bilinen son adrese yapılan tebliğe göre temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. İddianame tarihleri ve suç tarihleri belirlenerek eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediği tartışılmadan TCK'nın 43 üncü maddesi yönünden soyut gerekçeyle hüküm kurulmasını, son iddianame yönünden CMK'nın 191 ve 147 nci maddelerine göre sorgu yapılmadan hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesini, tek eylemin vasıf yönünden bölünerek CMK'nın 225 inci maddesine aykırı biçimde iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını, tehdit suçunda uzlaştırmanın ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesini ve yargılama giderinin miktarının açıklanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi22.06.2021
Sit alanı özelliği öğrenildikten sonra inşaata devam eden sanıkların beraatinin bozulması
Asliye ceza mahkemesi, 2. derece doğal sit alanındaki evde izinsiz onarım yapan sanıkları 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraat ettirmiştir. Yargıtay, doğal sit alanlarına ilişkin davalarda katılma hakkı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğundan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün temyiz hakkı bulunmadığını belirterek bu katılanın temyiz istemini reddetmiştir. Diğer katılanın temyizi üzerine, 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre tescil kararlarının tebliği ve ilanı esaslarını açıklamış; sanıkların kolluk ve savcılık ifadelerinden sonra da inşaata devam ederek yapıyı tamamladıklarının keşif sonrası bilirkişi raporu ve fotoğraflardan anlaşıldığını, sit alanı özelliğini bildikleri hâlde eyleme devam eden ve iyi niyetle hareket etmeyen sanıkların mahkûmiyeti gerektiğini kabul etmiştir. Beraat hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2020/11198, K. 2021/5104, T. 22.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi16.02.2021
Önceki tebligat yokken Tebligat Kanunu 35. madde tebliğinin geçersizliği ve temyiz süresi
Daire, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sorguda bildirdiği adrese daha önce tebligat yapılmamışken Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin geçersiz olduğunu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmayarak onanmıştır. 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin hükümler ise TCK 66/1-e ve 67/4'te öngörülen uzamış dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bozulmuş ve kamu davaları CMK 223/8 uyarınca düşürülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2019/4507, K. 2021/1478, T. 16.02.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi13.10.2020
HAGB kararının açıklanmasında bilinen son adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat
Kasten yaralama suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresinde yeni suç işlendiği gerekçesiyle açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve sanık hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce sanığın bilinen en son adresine 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönerse MERNİS adresine 21/2. madde uyarınca tebligat yapılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine yapılan usulsüz tebligatla savunma alınmadan hüküm kurulmasının CMK'nın 193. maddesine aykırı olarak savunma hakkını kısıtladığını kabul etmiştir. Ayrıca soruşturma evrakının fotokopilerinin hükme esas alınması, HAGB kararının tebliğ belgelerinin dosyada bulunmaması, gerekçeli karar başlığında mağdurun kimlik bilgilerinin yazılmaması, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 87/1-son maddesinin uygulanması, haksız tahrik indiriminin fazla yapılması ve TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı da bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2020/9536, K. 2020/13481, T. 13.10.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi18.06.2020
Sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaştırmanın olumsuz sonlandırılması
Sanık, iki kişiyi işe yerleştireceğinden bahisle aldatıp para almaktan dolandırıcılık suçundan iki kez mahkûm edilmiş, Dairenin önceki bozması üzerine dosya uzlaştırmaya gönderilmiş ve uzlaşma sağlanamadığı belirlenmiştir. Yargıtay, katılana karşı suça ilişkin hükmü onamış, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Şikâyetçiye karşı suç yönünden ise şikâyetçi uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığa iletişim araçlarıyla ulaşılmaya çalışılmadan ve 7201 sayılı Kanun ile uzlaştırma yönetmeliğine uygun biçimde uzlaşma teklifi tebliğ edilmeden işlemlerin olumsuz sonlandırıldığını, usulsüz uzlaştırma raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının CMK 253. maddeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2018/7486, K. 2020/6030, T. 18.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.02.2020
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim kaydının delil olamaması
Polis memuru sanık, hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunan tanığı telefonla arayıp dinlendiğini bildirdiği iddiasıyla gizliliğin ihlali suçundan mahkûm edilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanık hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığını ve isnat edilen gizliliğin ihlali ile görevi kötüye kullanma suçlarının CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle CMK'nın 138/2. maddesi karşısında tanık hakkındaki iletişim tespit tutanaklarının delil olarak kullanılamayacağını, hukuka aykırı delil dışlandığında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabul ve uygulamaya göre de TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca lehe kanunun somut olarak belirlenmemesi, 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni yönünden değerlendirme yapılmaması ve önceki hükümdeki cezanın CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2018/4825, K. 2020/1777, T. 19.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (3 karar)
- Yargıtay 11. CD, E. 2019/4751, K. 2020/117, T. 14.01.2020 — Sahte fatura kullanmada usulsüz tebliğ nedeniyle süresinde temyiz ve eksik araştırma
- Yargıtay 2. CD, E. 2018/1699, K. 2019/7365, T. 16.04.2019 — Hırsızlıkta teknik takip ve iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay 7. CD, E. 2015/15595, K. 2018/14823, T. 25.12.2018 — Kaçak sigara suçunda fazla ceza ve iletişim tespiti kararlarının getirtilmemesi