1412 sayılı Kanun m. 317
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
20 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi12.02.2024
Aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanıyla kredi dolandırıcılığı ve sahtecilik
Sahte nüfus cüzdanıyla bankadan kredi çekilmesi olayında sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri katılan banka vekili ve sanık müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, resmî belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen bankanın katılan sıfatı bulunmadığından bu suça yönelik temyiz isteğini reddetmiş, nitelikli dolandırıcılık hükümlerini tekerrür ve hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek onamıştır. Sahtecilik suçunda ise belgenin nesnel aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerektiğini, suça konu nüfus cüzdanının aslı ele geçirilemediğinden bu yeteneğin tespit edilemeyeceğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyet hükmünü bozmuş, bozmayı temyiz etmeyen sanığa da sirayet ettirmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/31460, K. 2024/1424, T. 12.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.01.2024
Taksirle öldürmede katılan sıfatının kaybı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Asliye Ceza Mahkemesi, iş sahasında karşıdan karşıya geçen kişinin eskavatörün altında kalarak ölümü nedeniyle kepçe operatörü ile şantiyede görevli üç sanığı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca adli para cezasıyla cezalandırmış, hüküm katılanlar vekili ve sanıklar müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, katılanlar vekilinin temyizden sonra zararın karşılandığı gerekçesiyle şikâyetten vazgeçtiğini ve katılan sıfatını kaybettiğini belirterek temyiz isteğini 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddetmiş, kepçe operatörü sanık hakkındaki hükmü kusur yönünden hukuka uygun bularak onamıştır. Diğer üç sanık hakkında ise zararların karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğini, hükümden sonra zararın karşılanması karşısında CMK'nın 231. maddesindeki koşulların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2020/4936, K. 2024/129, T. 11.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi29.11.2023
Usulüne uygun tebliğden sonra süresi geçmiş eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi
Sanık müdafii, yokluğunda verilen kasten yaralama mahkûmiyetine ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek 19.12.2022 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuş, yerel mahkeme eski hale getirme talebini ek kararla reddetmiştir. Daire, süresi geçirilmiş temyiz için eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ek kararının hukuki değerden yoksun olduğunu kabul etmiştir. Gerekçeli kararın sanığın savunmasında bildirdiği ikamet adresinde birlikte oturduğu babasına 28.06.2010 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesindeki bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığını ve hükümlerin re'sen temyize tabi olmadığını saptamıştır. Eski hale getirme ve buna bağlı temyiz istemi 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/3441, K. 2023/7323, T. 29.11.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi06.04.2023
4733 sayılı Kanun'a muhalefette iletişim tespiti tutanaklarının tek başına delil olmaması
Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri, CMK 135/6'da bu Kanun kapsamındaki suçlar için dinleme yapılabileceğine dair düzenleme bulunmadığından Yargıtay 7. Ceza Dairesinin önceki ilamıyla bozulmuş, Asliye Ceza Mahkemesi bozma üzerine sanıkların beraatine ve sigaraların müsaderesine karar vermiştir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteğini reddetmiştir. Katılan vekilinin temyizi yönünden ise eylemin 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık oluşturduğunu, CMK 135/6'da bu suçlar için dinleme imkânı bulunmadığından iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil kabul edilemeyeceğini ve mahkûmiyete yeterli kesin delil elde edilemediğini belirterek beraat hükümlerini onamıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2022/4228, K. 2023/3394, T. 06.04.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi22.06.2021
Sit alanı özelliği öğrenildikten sonra inşaata devam eden sanıkların beraatinin bozulması
Asliye ceza mahkemesi, 2. derece doğal sit alanındaki evde izinsiz onarım yapan sanıkları 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraat ettirmiştir. Yargıtay, doğal sit alanlarına ilişkin davalarda katılma hakkı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğundan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün temyiz hakkı bulunmadığını belirterek bu katılanın temyiz istemini reddetmiştir. Diğer katılanın temyizi üzerine, 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre tescil kararlarının tebliği ve ilanı esaslarını açıklamış; sanıkların kolluk ve savcılık ifadelerinden sonra da inşaata devam ederek yapıyı tamamladıklarının keşif sonrası bilirkişi raporu ve fotoğraflardan anlaşıldığını, sit alanı özelliğini bildikleri hâlde eyleme devam eden ve iyi niyetle hareket etmeyen sanıkların mahkûmiyeti gerektiğini kabul etmiştir. Beraat hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2020/11198, K. 2021/5104, T. 22.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi31.10.2019
Çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının gerekçelendirilmesi
Çocuk sanığın aracı camını kırarak çalması nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümler kuruldu. Yargıtay, mala zarar verme suçundan verilen 1.320 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle bu hükme yönelik temyiz başvurusunu reddetti; aynı eşyaya ilişkin hırsızlık yanında ayrıca mala zarar verme suçu oluşmayacağına dair hukuka aykırılığın bu aşamada giderilemeyeceğini belirtti. Hırsızlık yönünden ise çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının veya alınmama nedeninin kararda açıklanmamasının bozma nedeni olduğuna karar verdi.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/9073, K. 2019/15761, T. 31.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 18. Ceza Dairesi20.11.2018
Fuhuşta katalog dışı suç için iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
Fuhuş suçundan sanıklar hakkında mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulmuş, hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, soruşturmada şikâyetçi olmadığını belirten mağdurun katılan olarak kabulünün temyiz hakkı vermeyeceğini belirterek mağdurun temyiz isteğini reddetmiş, çocuk mağdura yönelik eylem nedeniyle ayrıca TCK 80/3 kapsamında insan ticareti suçundan işlem yapılması gerektiğini belirlemiş ve sanıkların bir kısmı hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini onamıştır. Diğer sanıklar yönünden, suç tarihinde TCK 227/2. madde CMK 135. maddedeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespitiyle elde edilen görüşme dökümlerinin yasal delil niteliği bulunmadığını, mahkûmiyete yeterli yasal delil olmadığını, ayrıca TCK 43/1. maddenin uygulanmadığını ve TCK 53/1-b hakkındaki iptal kararını gözeterek hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 18. CD, E. 2016/8862, K. 2018/15345, T. 20.11.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.06.2014
Cumhuriyet savcısının asliye ceza hükmünü temyiz süresinin başlangıcı
Asliye ceza mahkemesinin taksirle yaralama beraat kararını Cumhuriyet savcısı tefhimden bir aydan fazla süre sonra temyiz etmiş; daire başvuruyu süresinde sayarak beraat hükmünü bozmuştur. Ceza Genel Kurulu, savcıların katılmadığı duruşmalarda temyiz süresine ilişkin boşluğun yürürlükteki eski usul kuralı kıyaslanarak giderilmesi ve sürenin hükmün tefhiminden itibaren bir ay kabul edilmesi gerektiğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, dairenin kararını kaldırıp savcının temyiz istemini süre aşımından reddetmiştir. Karşı oy: Temyiz süresinin dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihte başlaması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2013/834, K. 2014/321, T. 10.06.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Düşük tutarlı çek cezalarında temyiz sınırının belirlenmesi
Ceza Genel Kurulu, birden fazla çek nedeniyle verilen her cezanın ayrı bir hüküm oluşturduğunu ve temyiz sınırının her çek bakımından bağımsız belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Her biri temyiz sınırının altında kaldığından Başsavcılık itirazı kabul edildi, Dairenin bozma kararı kaldırıldı ve sanığın temyiz istemi reddedildi; beş üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2010/230, K. 2010/264, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim, temyiz süresi ve zamanaşımı
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın yokluğunda baroca atanan zorunlu müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmiş; sanığın vekili olduğunu bildiren avukatın yargılamanın yenilenmesi ve eski hâle getirme istemli dilekçesini yerel mahkeme temyiz dilekçesi sayarak dosyayı Yargıtay'a göndermiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hükmün süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz istemini 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden tefhimin temyiz süresini başlatmadığını ve kesintili zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden müdafie yapılan tefhimin temyiz süresini başlatmayacağını, ayrıca hükümdeki yasa yolu bildiriminde sürenin tefhimden mi tebliğden mi başlayacağının açıkça belirtilmediğini kabul ederek öğrenme üzerine yapılan temyizi süresinde saymıştır. İtiraz kabul edilerek Özel Daire kararı kaldırılmış; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık zamanaşımı 19.10.2006 tarihinde dolduğundan hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/251, K. 2010/267, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu05.10.2010
Eksik kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin işlemesi
Yakınan vekiline tebliğ edilen kararda kanun yolunun başvuru şekli açıklanmamış, temyiz başvurusu yedi günlük süre geçtikten sonra yapılmıştı. Ceza Genel Kurulu, yalnız başvuru şeklinin belirtilmemesinin süreyi durdurmadığını; yanlış merci veya yöntemle başvurunun ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264. maddesi uyarınca korunabileceğini belirtti. Başsavcılık itirazı kabul edildi, Özel Daire bozması kaldırıldı ve süresinden sonra yapılan temyiz istemi reddedildi; karşıoy eksik bildirimin eski hâle getirme nedeni olduğunu savundu.
Yargıtay CGK, E. 2010/169, K. 2010/188, T. 05.10.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.03.2009
Hapis cezasının hukuka aykırı biçimde para cezasına çevrilmesinde temyiz edilebilirlik
Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, hapis cezasının hukuka aykırı biçimde adli para cezasına çevrilmesinin hükmü temyize elverişli hâle getirmeyeceğini ve temyiz edilebilirliğin hükümde öngörülen cezanın niteliği ile miktarına göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Özel Dairenin bozma kararı kaldırılmış ve sanık müdafiinin temyiz istemi kesinlik nedeniyle reddedilmiştir; karşı oy, açık hukuka aykırılığın temyiz denetimini gerektirdiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/43, K. 2009/56, T. 10.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu13.05.2008
Uyarlama ek kararının eski müdafie tebliği ve yeni müdafiin temyiz süresi
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra yerel mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi üzerine yaptığı uyarlama incelemesinde eski hükmün aynen infazına karar vermiş; ek karar, hükümlünün adresi tespit edilemediğinden kesinleşen yargılamadaki müdafiine tebliğ edilmiştir. Hükümlünün sonradan vekaletname verdiği yeni müdafiin temyiz istemini Yargıtay 10. Ceza Dairesi, süre geçtiği gerekçesiyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatlık sözleşmesinin kararın kesinleşmesiyle sona erdiğini ve eski müdafie yapılan tebligatın geçersiz olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesi karşısında avukatlık sözleşmesinin hükmün kesinleşmesiyle sona erdiğini, uyarlama yargılaması için yeni bir sözleşme ya da talimat bulunmadığını, hükümlünün yeni müdafi tayin edip eskisini azlettiğini belirterek eski müdafie yapılan tebligatı geçersiz saymıştır. İtiraz kabul edilmiş, Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmış ve süresinde verilen dilekçe nedeniyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi için Başsavcılığa tevdiine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/101, K. 2008/113, T. 13.05.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.04.2006
İcra taahhüdünü ihlal kararında kanun yolu
İcra ve İflas Kanunu (İİK) 340 kapsamındaki ödeme taahhüdünü ihlal başvurusunda, taahhüdün geçersizliği nedeniyle verilen karar teknik anlamda beraat hükmü değil, tazyik hapsini gerektiren fiile ilişkin karardır. İİK 353/1 uyarınca bu fiil hakkındaki kararlar, hükmün beraat veya tazyik hapsi olmasına bakılmaksızın itiraz yoluna tabidir; Ceza Genel Kurulu önceki onamayı kaldırmış, temyiz istemini reddederek dosyanın itiraz incelemesi için ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Karşı oy, kararın beraat hükmü niteliğinde olduğunu ve temyiz yolunun açık bulunduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/123, K. 2006/127, T. 25.04.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.06.2005
Kesin nitelikteki ön ödeme kararının temyizi
İhracat bedeli dövizini süresinden sonra yurda getirerek kambiyo yükümlülüğünü yerine getirme suçunda, ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararı kesin niteliktedir. Katılan Hazine vekili suç vasfına yönelik temyiz başvurusu yapmadığından, hükmün temyiz incelemesi istemi reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2005/61, K. 2005/82, T. 21.06.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi