1412 sayılı Kanun m. 322
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
23 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi08.01.2026
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta açıklanan hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulması
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılıktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işlediğinin ihbarı üzerine açıklanmış ve Asliye Ceza Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesindeki suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.04.2013 tarihli sorgudan itibaren bu sürenin durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce dolduğunu belirlemiştir. Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/580, K. 2026/220, T. 08.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.09.2025
Çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyizi ve zamanaşımı
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğunu belirterek bu kararlara yönelik dilekçeleri itiraz saymış ve dosyayı itirazın merciince incelenmesi için mahalline iade etmiştir. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmünü, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçtiğinden bozmuş ve kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Hırsızlık suçundan kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerini ise onamıştır.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/6045, K. 2025/15871, T. 18.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi19.06.2025
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikte beraat kararları
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik yönünden dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hükmün düşmesine karar verilmiştir. Dolandırıcılık yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verildiği, dosyaların birleştirilmesi ve ek delil toplanması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Her iki suç yönünden de katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/17122, K. 2025/7599, T. 19.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi25.02.2025
HAGB kararının itiraz yoluna tabi olması ve hakarette zamanaşımı nedeniyle düşme
Asliye ceza mahkemesi, bozma üzerine sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, bir sanık hakkında kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; hükümler katılan sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğunu, kanun yolunda yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağını belirterek bu yönden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Hakaret suçu yönünden ise zamanaşımını kesen son işlemler olan savunmalardan itibaren uzlaştırmada geçen durma süresi de gözetildiğinde 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu kabul ederek hükümleri bozmuş ve kamu davalarının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 4. CD, E. 2022/7157, K. 2025/3611, T. 25.02.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.12.2024
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında duran zamanaşımı ve hırsızlıkta düşme
Hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 05.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığını belirlemiştir. 02.08.2002 tarihli eylem bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki 10 yıllık dava zamanaşımının 05.06.2007 tarihli ilk mahkûmiyetten karar tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/7735, K. 2024/20400, T. 18.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi10.12.2024
Suç eşyasının satın alınması suçunda gerçekleşen dava zamanaşımı ve düşme
Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanması suretiyle bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmiştir. Yargıtay, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen mahkûmiyetin kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 16.04.2017 günü yeniden işlemeye başladığını belirtmiştir. Suç için öngörülen 8 yıllık zamanaşımının ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 19.07.2006 tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiğini saptayarak hükmü bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/22397, K. 2024/19245, T. 10.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi26.02.2024
Nitelikli tehdit suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Asliye Ceza Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin ihbar üzerine sanığı silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, eylemin TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu, bu suç için 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve zamanaşımını kesen son işlem olan 17.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin dolduğunu belirlemiştir. Hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/7698, K. 2024/2565, T. 26.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi06.02.2024
Açıklanan hükümde HAGB durma süresi gözetilerek olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen ve açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresi içinde suç işlendiğinden bahisle aynen açıklanmış, sanık kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, suç için 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde bu sürenin suç tarihinden itibaren gerçekleştiğini belirlemiştir. Hükmü bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 4. CD, E. 2023/15361, K. 2024/1229, T. 06.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi03.05.2023
Katalog suç olmayan fuhuşta iletişimin tespiti kayıtlarının delil değeri
Sanıklar, iki mağdura yönelik fuhuş suçundan Asliye Ceza Mahkemesince ayrı ayrı mahkûm edilmiş ve hükümleri temyiz etmiştir. Yargıtay, karar tarihinde fuhuş suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması ve örgüt kurma suçundan açılmış dava bulunmaması nedeniyle iletişimin tespiti kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını, bu kayıtlar dışındaki delillerle suçun sabit olduğunu kabul etmiştir. Birinci mağdur yönünden anne, baba ve kardeş olan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin beşinci fıkrası yerine dördüncü fıkrasıyla artırım yapılmasını düzeltilebilir hukuka aykırılık saymış; ikinci mağdur yönünden tehdit ya da çaresizlikten yararlanmanın tartışılmadan artırım yapılması, temel cezada alt hadden uzaklaşılmaması ve indirimde hesap hatası nedeniyle hukuka aykırılık saptamıştır. Birinci mağdura ilişkin hükümler düzeltilerek onanmış, ikinci mağdura ilişkin hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2021/903, K. 2023/17819, T. 03.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi11.04.2023
Doğrudan MERNİS şerhiyle yapılan tebligatın geçersizliği ve zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilmiş, gerekçeli karar bilinen son adresine doğrudan MERNİS şerhiyle çıkarılıp 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yöntem gereğince önce bilinen son adrese normal tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönmesi hâlinde adres kayıt sistemindeki adrese 21/2. maddeye göre tebliğ yapılması gerektiğinden bu tebliğin geçersiz olduğunu, eski hâle getirme isteminin kabulüyle temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Son kesen işlem olan 16.01.2014 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan hükümler bozulmuş ve kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/927, K. 2023/1931, T. 11.04.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi21.09.2022
Askerî eşyanın tahribinde basit yargılama usulü ve kazanılmış hak
Askerî eşyayı kasten tahrip ettiği için mahkûm edilen sanık hakkında önceki hükümde 1.500 TL adli para cezası verilmiş, sonraki yargılamada hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı kurulmuştur. Yargıtay, asker kişiler yönünden soruşturma izni şartı nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağını; ancak sanık lehine oluşan önceki ceza sınırının korunması ve hükümdeki hak yoksunluğu bendinin çıkarılması gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2021/5792, K. 2022/12341, T. 21.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi20.09.2022
MERNİS adresine doğrudan 21/2 tebliğinin usulsüzlüğü, zamanaşımı ve dolandırıcılık
Daire, yokluğunda verilen hükümlerin MERNİS adresi de olan son adrese önce Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler, TCK 66/1-e ve 67/4'te öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bozulmuş ve kamu davaları CMK 223/8 uyarınca düşürülmüştür. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler ise sanıkların baştan itibaren ödemeyi çekle yapmak üzere anlaştıkları sabit olduğundan eylemin TCK 158/1-f kapsamında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık oluşturduğu gözetilmeden eksik ceza tayini ve TCK 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/2708, K. 2022/14734, T. 20.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi15.12.2021
Tutuklu sanığa yapılan usulsüz tebliğ, eski hale getirme ve zamanaşımıyla düşme
Hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmü sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, sanık 02.06.2021 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuştur. Daire, eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca kendisine ait olduğunu, sanığın tebliğ aşamasında askeri cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşıldığından tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek istemi kabul etmiş ve temyizi süresinde saymıştır. Esasa ilişkin incelemede, 765 sayılı Kanun'daki 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının daha lehe olduğunu ve suç tarihi olan 26.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunu saptamıştır. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2021/19010, K. 2021/21490, T. 15.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi16.02.2021
Önceki tebligat yokken Tebligat Kanunu 35. madde tebliğinin geçersizliği ve temyiz süresi
Daire, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sorguda bildirdiği adrese daha önce tebligat yapılmamışken Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin geçersiz olduğunu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmayarak onanmıştır. 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin hükümler ise TCK 66/1-e ve 67/4'te öngörülen uzamış dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bozulmuş ve kamu davaları CMK 223/8 uyarınca düşürülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2019/4507, K. 2021/1478, T. 16.02.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi22.09.2020
Doğrudan MERNİS adresine yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçersizliği
Sanık, hırsızlık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından mahkûmiyet hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesine göre önce bilinen en son adrese 21/1. madde uyarınca normal tebligat çıkarılması gerekirken gerekçeli kararın doğrudan MERNİS adresiyle aynı olan son adrese 21/2. madde uyarınca tebliğinin geçersiz olduğunu, bu nedenle temyizin öğrenme üzerine ve süresinde yapıldığını kabul etmiştir. Kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hüküm onanmış; hırsızlık suçunda TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı 17/08/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğundan hüküm bozulmuş ve CMUK'un 322. maddesi uyarınca kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2020/17567, K. 2020/9154, T. 22.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi25.12.2019
Katalog dışı hırsızlıkta iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiş, hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri yönünden gerekçeli kararın duruşmada bildirilen adres yerine MERNİS adresine tebliğ edildiğini belirterek temyizi süresinde kabul etmiş, bu sanık hakkında sabıkası bulunmadığından TCK 58. madde uygulanamayacağı için hükmü bozmuş ve ilgili bölümü çıkararak düzelterek onamıştır. Diğer sanıklar yönünden ise, suç tarihinde hırsızlık suçu CMK 135/8. maddedeki katalog suçlar arasında bulunmadığından teknik takip ve iletişimin tespiti kayıtlarının CMK 138/2. madde gereğince delil olarak kullanılamayacağı gözetilmeden mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/8433, K. 2019/19226, T. 25.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi04.11.2019
Devam eden silahlı saldırıya karşı meşru savunma kapsamında ateş açılması
İlk derece mahkemesi, olayda ateş açan sanık ve suça sürüklenen çocuğu kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm etti; ayrıca başka suçlar yönünden verilen hükümler de temyiz edildi. Yargıtay, mağdurun kalaşnikofla ateş açması üzerine sanık ve çocuğun araçtan çıkarak silahla karşılık verdiğini ve mağdurun hareketsiz kaldığı anlaşılınca ateşi kestiğini belirtti. Bu saldırıya karşı eylemler meşru savunma kapsamında kaldığından öldürmeye teşebbüs mahkûmiyetleri bozuldu; diğer suç hükümleri kanun maddesi eklenerek düzeltildi ve onandı.
Yargıtay 1. CD, E. 2018/4117, K. 2019/4625, T. 04.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi16.04.2019
Hırsızlıkta teknik takip ve iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
Sanıklar hırsızlık suçundan mahkûm edilmiş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri yönünden mükerrir olduğu hâlde TCK'nın 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamasını bozma nedeni saymış, ancak bu aykırılığı CMUK'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri ekleyerek düzeltmiş ve hükmü düzelterek onamıştır. Diğer sanık yönünden, suç tarihi olan 02/01/2012'de hırsızlığın CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmaması nedeniyle teknik takip ve iletişimin tespiti kayıtlarının 138/2. madde gereğince delil olarak kullanılamayacağını, kabule göre de denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesinin hatalı olduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2018/1699, K. 2019/7365, T. 16.04.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.06.2013
Tekerrüre esas ilamın belirlenmesi ve aleyhe değiştirme yasağı
Hırsızlık mahkûmiyetlerinde birden çok sabıkası bulunan sanıklar için tekerrür hükümleri uygulanmış, ancak hangi geçmiş ilamların esas alındığı gösterilmemiş; Başsavcılık bu kararın düzeltilerek onanmasına itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, tekerrür rejiminin uygulanmasına hükmedilmesinin yeterli olduğunu, ilamların mahkûmiyet kararında tek tek gösterilmesinin gerekmediğini ve infazda tekerrüre elverişli en ağır ilamın esas alınacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazını kabul etmiş, önceki düzelterek onama kararını kaldırıp yerel mahkeme hükümlerini onamıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1444, K. 2013/305, T. 18.06.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu11.05.2010
Ertelemede denetim süresinin alt sınırı ve hak yoksunlukları
Sanık hakkında görevli memura hakaret suçundan verilen 1 yıl 2 aylık hapis cezası ertelenmiş, denetim süresi bir yıl belirlenmiş ve hak yoksunluklarına hükmedilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, ertelemede denetim süresinin en az bir yıl ve mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağını, bu sürenin hatalı belirlenmesinin aleyhe değiştirme yasağına girmediğini kabul etmiş; mahkûmiyetin sonucu olan Türk Ceza Kanunu (TCK) 53 tedbirlerinin de uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Yerel hüküm bu iki nedenle bozulmuş, yeniden yargılama gerekmeyince denetim süresi ve hak yoksunlukları düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2010/87, K. 2010/112, T. 11.05.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu28.04.2009
Mahkûmiyetle birlikte hak yoksunluklarının kapsamının belirlenmesi
Ceza Genel Kurulu, kasten işlenen suçlardan hapis mahkûmiyetinin kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının hükümde açıkça gösterilmesi gerektiğini; ancak velayet, vesayet ve kayyımlık kısıtlamasının yalnız sanığın kendi altsoyu bakımından koşullu salıverilmeye kadar uzatılabileceğini belirtti. Yerel mahkemenin yoksunlukları ayrım yapmadan ve diğer kişilerin üzerindeki yetkileri de kapsayacak şekilde kurduğu hüküm bu nedenle düzeltildi; gereksiz ifadeler çıkarılarak hüküm düzelterek onandı.
Yargıtay CGK, E. 2008/202, K. 2009/102, T. 28.04.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi