1412 sayılı Kanun m. 310
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
14 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi29.11.2023
Usulüne uygun tebliğden sonra süresi geçmiş eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi
Sanık müdafii, yokluğunda verilen kasten yaralama mahkûmiyetine ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek 19.12.2022 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuş, yerel mahkeme eski hale getirme talebini ek kararla reddetmiştir. Daire, süresi geçirilmiş temyiz için eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ek kararının hukuki değerden yoksun olduğunu kabul etmiştir. Gerekçeli kararın sanığın savunmasında bildirdiği ikamet adresinde birlikte oturduğu babasına 28.06.2010 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesindeki bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığını ve hükümlerin re'sen temyize tabi olmadığını saptamıştır. Eski hale getirme ve buna bağlı temyiz istemi 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/3441, K. 2023/7323, T. 29.11.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.03.2023
Sanığa ayrıca tebligat ve temyiz süresinin başlaması
Suça sürüklenen çocuk, müdafii huzurunda açıklanan hükmü kendisine cezaevinde tebliğ edildikten sonra temyiz etmiş; 6. Ceza Dairesi başvuruyu süresinde kabul etmiştir. Ceza Genel Kurulu, müdafiin sanığı temsil eden vekil değil bağımsız bir savunma öznesi olduğunu, yokluğunda verilen hükmün sanığa da tebliğinin gerektiğini ve bu tebliğden sonraki başvurunun süresinde olduğunu belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oy, müdafiye usulünce yapılan tebligatın süreyi başlatacağını ve sanığın sonraki başvurusunun süre aşımından reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2022/599, K. 2023/192, T. 29.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu13.10.2015
Yanıltıcı kanun yolu bildiriminin temyiz süresine etkisi
İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki suçtan mahkûmiyet kararı müdafiin yüzüne karşı açıklanmış, ancak kanun yolu bildiriminde temyiz süresi tebliğden itibaren iki hafta olarak gösterilmiştir. Ceza Genel Kurulu, bu bildirimle icra ceza kararlarına özgü karma kanun yolu sistemi karşısında başvurucunun yanıltıldığını ve bildirime uygun yapılan temyizin süresinde sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2015/120, K. 2015/313, T. 13.10.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.06.2014
Cumhuriyet savcısının asliye ceza hükmünü temyiz süresinin başlangıcı
Asliye ceza mahkemesinin taksirle yaralama beraat kararını Cumhuriyet savcısı tefhimden bir aydan fazla süre sonra temyiz etmiş; daire başvuruyu süresinde sayarak beraat hükmünü bozmuştur. Ceza Genel Kurulu, savcıların katılmadığı duruşmalarda temyiz süresine ilişkin boşluğun yürürlükteki eski usul kuralı kıyaslanarak giderilmesi ve sürenin hükmün tefhiminden itibaren bir ay kabul edilmesi gerektiğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, dairenin kararını kaldırıp savcının temyiz istemini süre aşımından reddetmiştir. Karşı oy: Temyiz süresinin dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihte başlaması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2013/834, K. 2014/321, T. 10.06.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu05.10.2010
Eksik kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin işlemesi
Yakınan vekiline tebliğ edilen kararda kanun yolunun başvuru şekli açıklanmamış, temyiz başvurusu yedi günlük süre geçtikten sonra yapılmıştı. Ceza Genel Kurulu, yalnız başvuru şeklinin belirtilmemesinin süreyi durdurmadığını; yanlış merci veya yöntemle başvurunun ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264. maddesi uyarınca korunabileceğini belirtti. Başsavcılık itirazı kabul edildi, Özel Daire bozması kaldırıldı ve süresinden sonra yapılan temyiz istemi reddedildi; karşıoy eksik bildirimin eski hâle getirme nedeni olduğunu savundu.
Yargıtay CGK, E. 2010/169, K. 2010/188, T. 05.10.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu06.11.2007
Üst Cumhuriyet savcısının mülhakat asliye ceza kararlarına karşı temyiz süresi
Asliye ceza mahkemesi, etkili eylem suçundan açılan kamu davasını uzlaşma nedeniyle düşürmüş; hüküm, üst Cumhuriyet savcısınca kararın üzerine "temyizen görüldü" yazılarak 28.06.2006 tarihinde temyiz edilmiştir. Özel Daire, temyizin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 291/2. maddesindeki öğrenme tarihinden başlayan yedi günlük sürede yapıldığını kabul ederek hükmü bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) 310/3. maddesindeki tefhimden başlayan bir aylık sürenin geçtiğini belirterek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, 469 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılmasıyla bu temyiz süresinde hukuki boşluk doğduğunu, bölge adliye mahkemeleri göreve başlamadığından 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi karşısında CMK'nın 291. maddesinin kıyaslamada da dikkate alınamayacağını kabul etmiştir. Genel Kurul, boşluğu mülhakat sulh ceza mahkemesi kararları için tefhimden başlayan bir aylık süreyi öngören CMUK'un 310/3. maddesini kıyasen uygulayarak doldurmuş; itirazı kabul edip Özel Daire kararını kaldırmış ve süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunu reddetmiştir. Karşı oy: Bir üye CMK'nın 35, 38 ve 260. maddeleri karşısında boşluk bulunmadığını ve sürenin tebliğden itibaren bir hafta olduğunu, diğer üyeler ise tebliğden itibaren yedi günlük süre içinde yapılan temyizin süresinde olduğunu belirterek itirazın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2007/167, K. 2007/222, T. 06.11.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Lehe yasa incelemesinden sonra temyiz hakkı
Lehe yasa değerlendirmesi için mahkemeye iade üzerine duruşmayla verilen karar, önceki hükmün yerini alan yeni bir karardır; olağan temyiz incelemesi için bu yeni karara karşı ayrıca başvurulmalıdır. Somut karara karşı temyiz başvurusu yapılmadığından dosyanın incelenmeden iadesinde isabetsizlik bulunmamış, Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, ilk temyiz iradesinin devam ettiği ve dosyanın incelenmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/172, K. 2006/168, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Uyarlama sonrası hükmün ayrıca temyiz edilmesi
Lehe yasa değerlendirmesi için Başsavcılıkça mahkemeye gönderilen dosyada, duruşma sonunda kurulan hüküm önceki hükmün yerine geçen yeni bir karardır ve ayrıca temyiz edilmelidir. Sanığın iade öncesindeki temyiz başvurusu yeni karara taşınmadığından inceleme yapılamaz; Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, ilk temyiz başvurusunun korunması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2006/173, K. 2006/169, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Lehe yasa incelemesinden sonra yeniden temyiz gereği
5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca lehe yasa incelemesi için mahkemeye iade edilen dosyada, mahkemenin duruşma açarak verdiği karar önceki hükmün yerini alan yeni bir hükümdür. Bu yeni hükmün incelenebilmesi için tarafların yeniden ve süresinde temyiz başvurusu yapması gerekir; eski temyiz başvurusu incelemeye yetmez ve Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, yeni hüküm öncekiyle aynıysa ilk temyiz iradesinin sürmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/177, K. 2006/173, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi