1412 sayılı Kanun m. 326
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
28 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi30.09.2025
Katalog dışı suçlarda tesadüfen elde edilen iletişim kayıtlarının delil değeri
Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından bozma üzerine yeniden mahkûmiyet kararları verilmiştir. Yargıtay, başka bir soruşturmada yapılan iletişim denetimiyle elde edilen ve aslı ya da onaylı örneği dosyaya alınmayan görüşmelerin, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesindeki katalogda bulunmadığından 138/2. madde gereği delil olarak kullanılamayacağını, başka somut delil de bulunmadığını belirterek yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kabule göre de ek savunma hakkı tanınmamasını, suç saatinin tespit edilemediği hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak gece vakti hükmünün uygulanmasını ve bozma öncesi kararla oluşan kazanılmış hakkın gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır. Hükümler Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/10073, K. 2025/16798, T. 30.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.07.2025
Zimmet suçunda bozma öncesi hükümden doğan kazanılmış hakkın gözetilmesi
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi hükmü kurulmuş, hükümler sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, derhal beraat kararını gerektiren bir durum bulunmadığından düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı olmadığını kabul ederek bu temyiz istemini reddetmiştir. Zimmet suçu yönünden, yalnız sanık müdafiinin temyiz ettiği önceki hükümde verilen erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesini, düşme yerine düşürülme denilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilerek hükümler onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2024/1026, K. 2025/7756, T. 02.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi23.05.2023
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüste suç vasfı ve bozma sonrası kazanılmış hak
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümleri temyiz edilmiştir. Yargıtay, şikâyetten vazgeçen ve davaya katılma talebi bulunmayan mağdurun vekilinin temyiz hakkı olmadığını, katılan Bakanlığın vekâlet ücreti isteminin yerinde olmadığını kabul etmiş; bir sanık yönünden araç içindeki icra hareketlerinin ciddi bir engel olmaksızın kendiliğinden bırakıldığı gözetilerek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise hüküm fıkrasında çelişki oluşturulduğunu ve aleyhe temyiz bulunmadığından önceki cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğini saptamıştır. Mağdur vekilinin temyiz istemi reddedilmiş, beraat hükmü ile bir sanığın mahkûmiyeti onanmış, diğer mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2022/11009, K. 2023/3408, T. 23.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi03.05.2023
Katalog suç olmayan fuhuşta iletişimin tespiti kayıtlarının delil değeri
Sanıklar, iki mağdura yönelik fuhuş suçundan Asliye Ceza Mahkemesince ayrı ayrı mahkûm edilmiş ve hükümleri temyiz etmiştir. Yargıtay, karar tarihinde fuhuş suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması ve örgüt kurma suçundan açılmış dava bulunmaması nedeniyle iletişimin tespiti kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını, bu kayıtlar dışındaki delillerle suçun sabit olduğunu kabul etmiştir. Birinci mağdur yönünden anne, baba ve kardeş olan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin beşinci fıkrası yerine dördüncü fıkrasıyla artırım yapılmasını düzeltilebilir hukuka aykırılık saymış; ikinci mağdur yönünden tehdit ya da çaresizlikten yararlanmanın tartışılmadan artırım yapılması, temel cezada alt hadden uzaklaşılmaması ve indirimde hesap hatası nedeniyle hukuka aykırılık saptamıştır. Birinci mağdura ilişkin hükümler düzeltilerek onanmış, ikinci mağdura ilişkin hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2021/903, K. 2023/17819, T. 03.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi13.03.2023
Bozma sonrası basit dolandırıcılık mahkûmiyetinin kazanılmış hak gözetilerek onanması
Sanıklar, Cumhuriyet Başsavcılığından aradığını söyleyen meçhul bir kişinin yönlendirmesiyle katılanların hesaplarına yatırdığı paraları çekmekten yargılanmış; önceki bozma üzerine görevsizlik kararıyla dosyayı alan Ağır Ceza Mahkemesi, eylemlerin suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul ederek kazanılmış hakkı gözeten cezalarla mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, yargılama işlemlerinin usule ve kanuna uygun yapıldığını, vicdani kanının kesin verilere dayandığını ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini belirterek temyiz sebeplerini yerinde görmemiştir. Hükümler Tebliğname'ye uygun olarak onanmıştır.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/14422, K. 2023/1456, T. 13.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi09.02.2023
Bozma üzerine yağmaya teşebbüsten kurulan mahkûmiyet ve lehe hükümlerin reddinin onanması
Sanık, katılanı telefonla arayıp tehdit ederek para istediği iddiasıyla yargılanmış; önce hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan hüküm kurulmuş, bu hüküm Yargıtay 6. Ceza Dairesinin önceki ilamıyla sanığın yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti gerektiği ve kazanılmış hakkının korunması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi bozma üzerine sanığı yağmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış ve cezanın kazanılmış hak nedeniyle 5 ay hapis üzerinden infazına karar vermiştir. Yargıtay, katılanın istikrarlı beyanlarının tanık anlatımı, iletişim kayıtları ve kolluk tutanağıyla desteklendiğini; önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının denetim süresinde yeni suç işlenmesi nedeniyle açıklandığı gözetilerek TCK 50, 51 ve CMK 231'in uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yerinde ve yeterli olduğunu kabul ederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 6. CD, E. 2021/22857, K. 2023/8595, T. 09.02.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi21.09.2022
Askerî eşyanın tahribinde basit yargılama usulü ve kazanılmış hak
Askerî eşyayı kasten tahrip ettiği için mahkûm edilen sanık hakkında önceki hükümde 1.500 TL adli para cezası verilmiş, sonraki yargılamada hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı kurulmuştur. Yargıtay, asker kişiler yönünden soruşturma izni şartı nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağını; ancak sanık lehine oluşan önceki ceza sınırının korunması ve hükümdeki hak yoksunluğu bendinin çıkarılması gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2021/5792, K. 2022/12341, T. 21.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi06.06.2022
Yaralamada meşru savunma, tahrik ve kazanılmış hak
Sanık, kendisine yumruk attıktan sonra ayrılan katılanı aracıyla takip edip sopayla ağır şekilde yaralamıştır. Yargıtay, saldırı ile savunma arasında eşzamanlılık ve savunma zorunluluğu bulunmadığından meşru savunma koşullarının oluşmadığını, ilk saldırının ise haksız tahrik indirimi için elverişli olduğunu kabul etti. Bozma üzerine belirlenen cezada kazanılmış hak sınırının yanlış kanun maddesine dayandırıldığını saptadı; yeniden yargılama gerektirmeyen bu hatayı düzelterek hükmü onadı.
Yargıtay 1. CD, E. 2022/4951, K. 2022/4481, T. 06.06.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.05.2022
Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
Sanık, birleştirilen davalarda katılanlara yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından mahkûm edilmiş, bir kısım hakaret suçlarından beraat etmiştir. Yargıtay önce, MERNİS adresine yapılan usule aykırı tebliğ nedeniyle bilinen son adrese yapılan tebliğe göre temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. İddianame tarihleri ve suç tarihleri belirlenerek eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediği tartışılmadan TCK'nın 43 üncü maddesi yönünden soyut gerekçeyle hüküm kurulmasını, son iddianame yönünden CMK'nın 191 ve 147 nci maddelerine göre sorgu yapılmadan hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesini, tek eylemin vasıf yönünden bölünerek CMK'nın 225 inci maddesine aykırı biçimde iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını, tehdit suçunda uzlaştırmanın ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesini ve yargılama giderinin miktarının açıklanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi13.10.2020
HAGB kararının açıklanmasında bilinen son adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat
Kasten yaralama suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresinde yeni suç işlendiği gerekçesiyle açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve sanık hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce sanığın bilinen en son adresine 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönerse MERNİS adresine 21/2. madde uyarınca tebligat yapılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine yapılan usulsüz tebligatla savunma alınmadan hüküm kurulmasının CMK'nın 193. maddesine aykırı olarak savunma hakkını kısıtladığını kabul etmiştir. Ayrıca soruşturma evrakının fotokopilerinin hükme esas alınması, HAGB kararının tebliğ belgelerinin dosyada bulunmaması, gerekçeli karar başlığında mağdurun kimlik bilgilerinin yazılmaması, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 87/1-son maddesinin uygulanması, haksız tahrik indiriminin fazla yapılması ve TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı da bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2020/9536, K. 2020/13481, T. 13.10.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.02.2020
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim kaydının delil olamaması
Polis memuru sanık, hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunan tanığı telefonla arayıp dinlendiğini bildirdiği iddiasıyla gizliliğin ihlali suçundan mahkûm edilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanık hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığını ve isnat edilen gizliliğin ihlali ile görevi kötüye kullanma suçlarının CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle CMK'nın 138/2. maddesi karşısında tanık hakkındaki iletişim tespit tutanaklarının delil olarak kullanılamayacağını, hukuka aykırı delil dışlandığında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabul ve uygulamaya göre de TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca lehe kanunun somut olarak belirlenmemesi, 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni yönünden değerlendirme yapılmaması ve önceki hükümdeki cezanın CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2018/4825, K. 2020/1777, T. 19.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 18. Ceza Dairesi20.11.2018
Fuhuşta katalog dışı suç için iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
Fuhuş suçundan sanıklar hakkında mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulmuş, hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, soruşturmada şikâyetçi olmadığını belirten mağdurun katılan olarak kabulünün temyiz hakkı vermeyeceğini belirterek mağdurun temyiz isteğini reddetmiş, çocuk mağdura yönelik eylem nedeniyle ayrıca TCK 80/3 kapsamında insan ticareti suçundan işlem yapılması gerektiğini belirlemiş ve sanıkların bir kısmı hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini onamıştır. Diğer sanıklar yönünden, suç tarihinde TCK 227/2. madde CMK 135. maddedeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespitiyle elde edilen görüşme dökümlerinin yasal delil niteliği bulunmadığını, mahkûmiyete yeterli yasal delil olmadığını, ayrıca TCK 43/1. maddenin uygulanmadığını ve TCK 53/1-b hakkındaki iptal kararını gözeterek hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 18. CD, E. 2016/8862, K. 2018/15345, T. 20.11.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.04.2018
Adli para cezası hesabı ve infaz ihtaratının düzeltilmesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken yapılan hesap hatası sanık lehine sonuç doğurmuş; ayrıca ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yazılmış, ancak infaz mevzuatı değişmiştir. Ceza Genel Kurulu, yalnız sanık lehine temyiz bulunduğundan eksik cezanın aleyhe düzeltilmesini uygun görmemiş; yeni infaz usulü karşısında ihtar cümlesinin hükümden çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı bu gerekçeyle kabul edilerek önceki onama kaldırılmış, hüküm ilgili ibare çıkarılıp açıklama eklenerek düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2015/873, K. 2018/145, T. 03.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.04.2018
HAGB sonrası açıklanan hükümde aleyhe değiştirme yasağı
Sanık lehine temyiz üzerine bozulan ilk hükümde 10 aylık hapis cezası ertelenmiş; bozma sonrası verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararından sonra sanığın denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine hüküm açıklanırken erteleme uygulanmamıştır. Ceza Genel Kurulu, yalnız sanık lehine temyiz edilen ilk hükümdeki ertelemenin aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle korunması gerektiğini, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesindeki eleştirinin ise aleyhe temyiz yokluğunda bozma sebebi yapılamayacağını kabul etmiştir. Direnme hükmü bu nedenle bozulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2017/853, K. 2018/135, T. 03.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.06.2013
Tekerrüre esas ilamın belirlenmesi ve aleyhe değiştirme yasağı
Hırsızlık mahkûmiyetlerinde birden çok sabıkası bulunan sanıklar için tekerrür hükümleri uygulanmış, ancak hangi geçmiş ilamların esas alındığı gösterilmemiş; Başsavcılık bu kararın düzeltilerek onanmasına itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, tekerrür rejiminin uygulanmasına hükmedilmesinin yeterli olduğunu, ilamların mahkûmiyet kararında tek tek gösterilmesinin gerekmediğini ve infazda tekerrüre elverişli en ağır ilamın esas alınacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazını kabul etmiş, önceki düzelterek onama kararını kaldırıp yerel mahkeme hükümlerini onamıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1444, K. 2013/305, T. 18.06.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.06.2013
Tekerrür için geçmiş ilamın hükümde gösterilmesi ve infazda esas alınması
Silah kanununa aykırılık suçundan mahkûm edilen sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış, ancak tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükümde gösterilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, tekerrüre esas ilamın mahkûmiyet kararında belirtilmesinin zorunlu olmadığını, infazda tekerrüre elverişli en ağır ilamın dikkate alınacağını ve infaz sonrası denetimli serbestliğin ayrıca yazılmamasının aleyhe değiştirme yasağına girmediğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2013/151, K. 2013/304, T. 18.06.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu19.03.2013
Sanık lehine temyizde nitelikli suç vasfının belirlenmesi
Sanıklar lehine yapılan temyizde, maktulün çocuk olması nedeniyle eylemin nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı tutularak hükmün bozulması tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, aleyhe değiştirme yasağının suçun hukuki niteliğini değil ceza miktarını koruduğunu ve eşit uygulama için suç vasfı hatasının düzeltilmesi gerektiğini belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2013/29, K. 2013/94, T. 19.03.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu05.07.2011
Suç gelirinin müsaderesinde aleyhe değiştirme yasağı
Ceza Genel Kurulu, suçtan elde edilen 4,50 liranın müsaderesinin güvenlik tedbiri olduğunu ve yalnız sanığın temyizi üzerine aleyhe değiştirmeme kuralının buna engel olmayacağını kabul etti. Bu nedenle Başsavcılık itirazı kabul edilerek önceki onama kararı kaldırıldı; hüküm, 4,50 liranın müsaderesi ve kalan paranın sanığa iadesi biçiminde düzeltilerek onandı. İki üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2011/119, K. 2011/162, T. 05.07.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu14.06.2011
Tekerrürde aleyhe değiştirme ve eski hükmün uyarlanması
Yaralama mahkûmiyetinde tekerrüre esas alınan eski hükümlerden biri ceza kararnamesi olduğundan tekerrüre dayanak yapılamamış, başka bir erteli mahkûmiyetin uyarlaması da gündeme gelmiştir. Ceza Genel Kurulu, esas alınması gereken eski ilamı belirlemiş; aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın önceki hükümdeki daha düşük ceza üzerinden hesaplanmasını ve uyarlama araştırmasının infaz aşamasında yapılabilmesini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı reddedilerek Özel Dairenin düzelterek onama kararı yerinde bulunmuştur. Karşı oy, tekerrürün koşulları için uyarlama incelemesinin bu aşamada yapılmasını gerekli görmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2011/60, K. 2011/126, T. 14.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.06.2011
Tekerrüre esas kararın belirlenmesi ve infaz hesabı
Ceza Genel Kurulu, kesin nitelikteki bir adli para cezasının tekerrüre esas alınamayacağını; sanığın mükerrirliğinin önceki kesinleşmiş başka bir mahkûmiyete dayandırılması gerektiğini belirtti. Bu nedenle karar sanık yönünden kaldırılıp, tekerrür hükmü doğru ilama göre ve aleyhe değiştirme sınırı gözetilerek düzeltildi; iki üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2011/88, K. 2011/116, T. 07.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.02.2011
Aleyhe bozma sonrası sanığın bozmaya karşı dinlenmesi
Sanıklar kamu sermayeli bir şirketteki görevleri nedeniyle zimmet veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştır. Ceza Genel Kurulu, mahkûmiyetin sanık aleyhine bozulması üzerine yeniden yargılamada sanığın duruşmada hazır edilerek bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu işlem yapılmadan verilen direnme hükmü, suç vasfına ilişkin esas uyuşmazlık incelenmeden bozulmuş; sanık B’nin geç yapılan temyiz istemi ise ayrıca reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/244, K. 2011/14, T. 01.02.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.03.2008
Yağmada yanlış değer azlığı indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel mahkeme, geceleyin mağdura arkadan tekme ile vurup cüzdanını alan sanığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 149/1-h, 150/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Özel Daire, değer azlığı indiriminin koşulları bulunmadığını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmayıp eleştirmiş, hükmü 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın gerçekte alması gereken cezanın 4 yıl 2 ay olduğunu ileri sürerek bozmanın kaldırılması ve hükmün onanması istemiyle itiraz etmiştir. Genel Kurul, ölçüye konu değerin eylem kastına dâhil edilen değer olduğunu, mağdurun üzerinde ne bulursa alma kastıyla hareket eden sanığa indirim yapılamayacağını ve asıl cezası 4 yıl 2 ay olan sanığın yanılgılı uygulamayla düşen cezadan ikinci kez yararlandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilemeyeceğini kabul etmiş; itirazı kabul ederek bozma kısmını kaldırmış ve yerel mahkeme hükmünü eleştiri bölümü saklı kalmak koşuluyla onamıştır. Karşı oy: Bir kısım üye, değer azlığının objektif olarak takdir edilmesi gerektiğini ve yerel mahkeme uygulamasının bu yönüyle isabetli olduğunu belirterek birinci sorunda itirazın reddi görüşündedir; ikinci sorunda karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/47, K. 2008/43, T. 04.03.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (4 karar)
- Yargıtay CGK, E. 2007/71, K. 2007/98, T. 17.04.2007 — Tekerrür hükümlerinin lehe temyiz üzerine uygulanması
- Yargıtay CGK, E. 2006/301, K. 2006/296, T. 12.12.2006 — Ertelenen hapis cezasında güvenlik tedbiri ve aleyhe bozma yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2006/128, K. 2006/177, T. 04.07.2006 — Lehe yasa uyarlamasında aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2006/124, K. 2006/165, T. 20.06.2006 — Lehe yasa uyarlamasında duruşma ve aleyhe değiştirme yasağı