1412 sayılı Kanun m. 305
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
18 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi29.11.2023
Usulüne uygun tebliğden sonra süresi geçmiş eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi
Sanık müdafii, yokluğunda verilen kasten yaralama mahkûmiyetine ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek 19.12.2022 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuş, yerel mahkeme eski hale getirme talebini ek kararla reddetmiştir. Daire, süresi geçirilmiş temyiz için eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ek kararının hukuki değerden yoksun olduğunu kabul etmiştir. Gerekçeli kararın sanığın savunmasında bildirdiği ikamet adresinde birlikte oturduğu babasına 28.06.2010 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesindeki bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığını ve hükümlerin re'sen temyize tabi olmadığını saptamıştır. Eski hale getirme ve buna bağlı temyiz istemi 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/3441, K. 2023/7323, T. 29.11.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu02.07.2020
Kesin nitelikteki eski adli para cezasının tekerrüre esas alınması
Sanığın hırsızlık mahkûmiyetinde, daha önce kesin nitelikteki 1.200 Türk lirası adli para cezası tekerrüre esas alınmıştır. Ceza Genel Kurulu, eski hüküm tarihinde yürürlükteki Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) uyarınca temyiz edilemeyen para cezasına ilişkin kararın tekerrüre esas olamayacağını ve sonradan yapılan düzenlemelerin de bu sonucu değiştirmediğini kabul etti. Başsavcılık itirazını konut dokunulmazlığını ihlal hükmü yönünden reddetti; hırsızlık yönünden kabul ederek Özel Dairenin kanun yararına bozma talebini reddeden kararını kaldırdı ve hukuka aykırılığın giderilmesi için dosyayı daireye gönderdi. Karşı oy, Özel Dairenin ret kararının yerinde olduğunu savundu.
Yargıtay CGK, E. 2019/123, K. 2020/334, T. 02.07.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.11.2014
Adli para cezası hükmünde temyiz kesinlik sınırı ve fikri içtima
Sanık, alkol etkisinde araç kullanıp yaralanmaya neden olmaktan hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma hem bilinçli taksirle yaralama suçlarından mahkûm edilmiş; daire düşük tutarlı para cezası hükmüne yönelik temyizi reddetmiş, diğer hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, tek fiille iki suç oluştuğu iddiasında cezaların birlikte incelenmesi gerektiğinden kesinlik sınırında kalan hükmün de temyiz edilebilir olduğunu kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, dairenin ret ve onama kararlarını kaldırıp dosyayı iki suç yönünden birlikte inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2013/213, K. 2014/522, T. 25.11.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.01.2012
Ön ödeme ve orman emvalinin gelir kaydı kararının temyizi
Ceza Genel Kurulu, ön ödeme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin hükmün temyize açık olmadığını, satılan orman emvalinin bedelinin idareye gelir kaydının da kesinlik sınırının altında kaldığını belirtti. Başsavcılık itirazı kabul edilerek önceki bozma kararı kaldırıldı ve katılan idarenin temyiz istemi reddedildi.
Yargıtay CGK, E. 2011/222, K. 2012/5, T. 31.01.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Düşük tutarlı çek cezalarında temyiz sınırının belirlenmesi
Ceza Genel Kurulu, birden fazla çek nedeniyle verilen her cezanın ayrı bir hüküm oluşturduğunu ve temyiz sınırının her çek bakımından bağımsız belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Her biri temyiz sınırının altında kaldığından Başsavcılık itirazı kabul edildi, Dairenin bozma kararı kaldırıldı ve sanığın temyiz istemi reddedildi; beş üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2010/230, K. 2010/264, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu09.03.2010
Düşük değerli para cezasına ek müsadere kararının temyizi
Sanık hakkında iki yaralama eylemi nedeniyle kesin olarak para cezası verilmiş ve kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmiştir; daire, çocuk indirimi uygulanması için kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir. Ceza Genel Kurulu, para cezalarının temyiz sınırının altında kaldığını ve bıçağın değerinin de müsadere kararını temyize elverişli hâle getirmediğini belirterek hükmün kesin olduğu ve kanun yararına bozma yolunun kullanılabileceği sonucuna varmıştır. Başsavcılık itirazı reddedilmiş, dairenin kararı yerinde bulunmuştur. Karşı oy, müsadere kararının eşyanın değerinden bağımsız olarak temyize tabi olduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/237, K. 2010/51, T. 09.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.09.2009
Seçenek yaptırımın seçilmesinden sonra hapis cezasının çevrilememesi
Sanık hakkında sarkıntılık suçundan önce üç ay hapis cezası seçilmiş, ardından bu hapis adli para cezasına çevrilmiş; sonuç para cezası temyiz sınırının altında kaldığı için temyiz istemi reddedilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 50/2 uyarınca seçenek yaptırımlardan hapis tercih edildikten sonra bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceğini, doğru uygulamada hükmün temyize açık olacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, temyiz istemini reddeden daire kararı kaldırılarak dosya esas incelemesi için gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/173, K. 2009/209, T. 29.09.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.03.2009
Zamanaşımı nedeniyle düşme kararının temyiz edilebilirliği
Kaçakçılık suçunda kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, verilebilecek para cezasının üst sınırının temyiz kesinlik sınırının altında olduğu ileri sürülmüştür. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, kanunda kesin sayılan kararların mahkûmiyet ve beraat hükümleriyle sınırlı olduğunu, düşme kararları için kesinlik istisnası öngörülmediğini belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiştir; karşı oy düşme kararına da beraat kararındaki sınırın uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/38, K. 2009/55, T. 10.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.03.2009
Hapis cezasının hukuka aykırı biçimde para cezasına çevrilmesinde temyiz edilebilirlik
Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, hapis cezasının hukuka aykırı biçimde adli para cezasına çevrilmesinin hükmü temyize elverişli hâle getirmeyeceğini ve temyiz edilebilirliğin hükümde öngörülen cezanın niteliği ile miktarına göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Özel Dairenin bozma kararı kaldırılmış ve sanık müdafiinin temyiz istemi kesinlik nedeniyle reddedilmiştir; karşı oy, açık hukuka aykırılığın temyiz denetimini gerektirdiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/43, K. 2009/56, T. 10.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Lehe yasa incelemesinden sonra temyiz hakkı
Lehe yasa değerlendirmesi için mahkemeye iade üzerine duruşmayla verilen karar, önceki hükmün yerini alan yeni bir karardır; olağan temyiz incelemesi için bu yeni karara karşı ayrıca başvurulmalıdır. Somut karara karşı temyiz başvurusu yapılmadığından dosyanın incelenmeden iadesinde isabetsizlik bulunmamış, Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, ilk temyiz iradesinin devam ettiği ve dosyanın incelenmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/172, K. 2006/168, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Uyarlama sonrası hükmün ayrıca temyiz edilmesi
Lehe yasa değerlendirmesi için Başsavcılıkça mahkemeye gönderilen dosyada, duruşma sonunda kurulan hüküm önceki hükmün yerine geçen yeni bir karardır ve ayrıca temyiz edilmelidir. Sanığın iade öncesindeki temyiz başvurusu yeni karara taşınmadığından inceleme yapılamaz; Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, ilk temyiz başvurusunun korunması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2006/173, K. 2006/169, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.06.2006
Lehe yasa incelemesinden sonra yeniden temyiz gereği
5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca lehe yasa incelemesi için mahkemeye iade edilen dosyada, mahkemenin duruşma açarak verdiği karar önceki hükmün yerini alan yeni bir hükümdür. Bu yeni hükmün incelenebilmesi için tarafların yeniden ve süresinde temyiz başvurusu yapması gerekir; eski temyiz başvurusu incelemeye yetmez ve Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, yeni hüküm öncekiyle aynıysa ilk temyiz iradesinin sürmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/177, K. 2006/173, T. 27.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.12.2005
Lehe kanun uyarlama kararına karşı kanun yolu
Kesinleşmiş mahkûmiyetin yeni kanuna göre uyarlanması sırasında mahkûmiyet kurulmuş, ancak kararda başvurulacak yol yanlışlıkla itiraz olarak gösterilmiştir. Ceza Genel Kurulu, takdir veya araştırma gerektiren uyarlamanın duruşmalı yapılması gerektiğini ve bu yolla kurulan hükmün kural olarak temyiz edilebileceğini; yanlış kanun yolu bildirimi üzerine verilen itiraz merciinin kararının geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, kanun yararına bozma istemi reddedilmiş ve süresindeki temyiz başvurusunun incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir; karşı oy itirazın reddini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2005/162, K. 2005/173, T. 27.12.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.06.2005
Kesin nitelikteki ön ödeme kararının temyizi
İhracat bedeli dövizini süresinden sonra yurda getirerek kambiyo yükümlülüğünü yerine getirme suçunda, ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararı kesin niteliktedir. Katılan Hazine vekili suç vasfına yönelik temyiz başvurusu yapmadığından, hükmün temyiz incelemesi istemi reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2005/61, K. 2005/82, T. 21.06.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi