1412 sayılı Kanun m. 325
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.01.2017
Lehe bozmanın sirayetinden yararlanan sanığın temyiz hakkı
İlk hükmü temyiz etmeyen sanık, diğer sanıkların başvurusu üzerine verilen lehe bozmanın sirayetiyle yeniden mahkûm edilmiş ve bu ikinci hükmü temyiz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, sirayetin temyiz etmeyen sanığı lehe bozmanın sonucundan yararlandırdığını ancak onun yönünden ilk hükmü temyizen incelemeye açmadığını belirterek, ikinci hükme karşı temyiz hakkı bulunmadığına karar vermiştir. Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. Karşı oyda, yeni hükme karşı temyiz yolunun açık olması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2016/982, K. 2017/29, T. 31.01.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.09.2007
Lehe yasa bozmasının kesinleşmiş hükümlülere sirayeti ve hükümde kâtip imzası eksikliği
Özel Daire, piyasaya sahte Amerikan doları sürmek suçundan kurulan hükmü bir sanık yönünden yeni yasalar çerçevesinde değerlendirme için bozmuş; yerel mahkeme bozmadan sonra evrak üzerinde inceleme yaparak bu sanıkla birlikte hükümleri kesinleşmiş iki sanığı da aynı şekilde cezalandırmıştır. Özel Daire, bu sanık hakkındaki hükmü düzelterek onamış, diğer iki sanık hakkındaki sonraki hükmü yok hükmünde sayarak temyiz istemlerini reddetmiş; Başsavcılık, hükmün birinci sayfasında kâtip imzası bulunmadığı ve diğer iki sanık hakkındaki hükmün kesinleşmediği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, bozmadan sonra duruşma yapılmadan evrak üzerinde hüküm kurulmasını 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine, hem duruşma tutanağı hem gerekçeli karar niteliğindeki hükmün ilk sayfasında tutanak kâtibinin imzasının bulunmamasını 5271 sayılı Kanun'un 219 ve 232. maddelerine aykırı bulmuş ve bu sanık yönünden itirazı kabul ederek hükmü bozmuştur. Genel Kurul, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmanın hükümleri kesinleşmiş sanıklara 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi uyarınca sirayet edemeyeceğini, bu durumun 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki uyarlama yargılamasıyla özel olarak düzenlendiğini ve sonraki hükmün uyarlama hükmü sayılamayacağını kabul ederek iki hükümlü yönünden itirazı reddetmiştir. Karşı oy: bir üye lehe bozmanın temyiz etmeyen şeriklere de teşmil edilmesi gerektiğini, altı üye ise sonraki hükmün uyarlama hükmü olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek bu yöndeki itirazın kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2007/125, K. 2007/186, T. 18.09.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu19.06.2007
Hapis cezası alt sınırdan belirlenirken adli para cezasının artırılmasının gerekçesi
Uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan yerel mahkeme, hapis cezasını alt sınırdan belirlediği hâlde gün adli para cezasını alt sınırın çok üzerinde tayin etmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu tayinin 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirlenen nedenlere uygun düşmeyen gerekçeye dayandığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme; uyuşturucu miktarı, suçun işlendiği yerin küçük bir ilçe olması ve bu tip suçlara taviz verilmemesi gerektiği gibi gerekçelerle direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, hapis cezasının alt sınırdan tayininde adli para cezasının da mutlaka alt sınırdan tayini zorunlu olmasa da bunun gerekçesinin gösterilmesi ve gerekçenin yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiğini kabul etmiş; ele geçen miktarın 1154 gram olması ve suçun Sivas-Kayseri karayolundaki bir petrol istasyonunda işlenmesi karşısında teşdit gerekçelerini dosyayla bağdaşmaz, taviz verilmemesi gerekçesini yasal olmayan bulmuştur. Genel Kurul, incelemeyi temyizden vazgeçmeyen sanığın müdafiinin temyiziyle sınırlı yaparak direnme hükmünü bozmuş ve bozmanın temyizden vazgeçen diğer sanığa sirayetine karar vermiştir. Karşı oy: İki Kurul üyesi, yerel mahkemenin gösterdiği gerekçenin yasal ve yeterli olduğu yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2007/108, K. 2007/152, T. 19.06.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi