765 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
36 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi03.11.2025
Vaki olmamış sayılması gereken erteli mahkûmiyette sonradan HAGB ve hükmün açıklanması
Resmi evrakta sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun uyarınca verilen ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenen 1 yıl 8 ay hapis cezası 29.12.2005 tarihinde kesinleşmiş; Ağır Ceza Mahkemesi uyarlama yargılamasında 06.11.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresinde kasıtlı suç işlendiğinden bahisle 29.09.2022 tarihinde hükmün açıklanarak mahkûmiyete karar vermiştir. Daire, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesine göre sanığın adli sicil kaydında denetim süresi içinde işlenmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından erteli mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiğini kabul etmiştir. 5728 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre uyarlamanın kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyetler hakkında yapılabileceği gözetilmeden dosyanın yeniden ele alınarak geri bırakma ve açıklama kararları verilmesini isabetsiz bularak kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/850, K. 2025/13722, T. 03.11.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.12.2024
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında duran zamanaşımı ve hırsızlıkta düşme
Hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 05.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığını belirlemiştir. 02.08.2002 tarihli eylem bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki 10 yıllık dava zamanaşımının 05.06.2007 tarihli ilk mahkûmiyetten karar tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/7735, K. 2024/20400, T. 18.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi15.12.2021
Tutuklu sanığa yapılan usulsüz tebliğ, eski hale getirme ve zamanaşımıyla düşme
Hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmü sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, sanık 02.06.2021 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuştur. Daire, eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca kendisine ait olduğunu, sanığın tebliğ aşamasında askeri cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşıldığından tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek istemi kabul etmiş ve temyizi süresinde saymıştır. Esasa ilişkin incelemede, 765 sayılı Kanun'daki 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının daha lehe olduğunu ve suç tarihi olan 26.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunu saptamıştır. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2021/19010, K. 2021/21490, T. 15.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi10.12.2018
Koşullu salıverilmenin geri alınmasında uygulanacak infaz hükümleri
Hükümlünün koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihinden önce kasıtlı suçtan hapis cezası alması üzerine, itiraz mercii denetim süresinin daha önce bittiği gerekçesiyle geri alma kararını kaldırmıştır. Daire, koşullu salıverilme ve geri alma hesabında eski ve yeni infaz kanunlarının lehe hükümlerinin birleştirilemeyeceğini; infazın bihakkın tahliyeye kadar sürdüğünü ve olayda geri alma kararının yerinde olduğunu belirtmiştir. İtirazın reddi gerekirken kabul edilmesi kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2018/2219, K. 2018/5254, T. 10.12.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.03.2017
HAGB denetiminde dava zamanaşımının durması ve yeniden işlemesi
Ruhsatsız silah taşıma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra sanık denetim süresi içinde yeni bir suç işlemiş; mahkeme, dava zamanaşımının bu suçun işlendiği tarihte yeniden başladığını kabul ederek kamu davasını düşürmüş ve daire hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, zamanaşımının HAGB kararının kesinleşmesiyle duracağını, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suç işlendiğinde suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağını; hükmün açıklanması için yeni suç mahkûmiyetinin kesinleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Zamanaşımının dolduğu ve düşme kararının isabetli olduğu sonucuyla Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2015/268, K. 2017/124, T. 07.03.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.01.2017
HAGB kararının hükümlüye usulsüz tebliği ve dava zamanaşımı
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, başka suçtan hükümlü sanığa tebliğ edilmiş ancak tutanakta kararın kendisine okunup anlatıldığı belirtilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, bu nedenle kararın kesinleşmediğini ve zamanaşımını durdurmadığını, dolandırıcılık davasında zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek Başsavcılık itirazını reddetmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2015/536, K. 2017/14, T. 17.01.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.03.2016
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında zamanaşımının yeniden işlemesi
Kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra sanık denetim döneminde başka bir kasıtlı suç işlemiş ve bu suçtan mahkûm olmuştur. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, yeni suç hakkındaki mahkûmiyet kesinleşmişse dava zamanaşımının yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağını kabul etmiş; zamanaşımının dolduğu sonucuna vararak Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oylar, sürenin yeni suç kararının kesinleşmesinde veya denetim döneminin bitiminde işlemeye başlayacağını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/599, K. 2016/99, T. 01.03.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2014
Farklı kişiler hakkında sahte suç tutanağı düzenlenmesinde zincirleme suç ve mağdur
Orman muhafaza memuru olan sanıklar, beş katılan hakkında farklı tarihlerde sahte suç tutanağı düzenlemiş; yerel mahkeme sanıkları 765 sayılı TCK'nın 339/1 ve 59. maddeleri uyarınca 5'er kez hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eylemlerin zincirleme biçimde memurun resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturduğunu, 765 ve 5237 sayılı kanunlar karşılaştırılarak lehe kanunun belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, adına sahte belge düzenlenen kişi sayısınca suç oluştuğu görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, belgede sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni ve mağdurunun kamu olduğunu, katılanların mağdur değil suçtan zarar gören olduğunu, tutanakların bir suç işleme kararı kapsamında düzenlendiğini kabul ederek her iki kanun yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve itirazın reddine karar vermiştir. Karşı oy: beş üye itirazın kabulü gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2013/397, K. 2014/202, T. 22.04.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi03.02.2014
Hırsızlık dosyasında duran dava zamanaşımının yeniden işlemesi
Hırsızlıktan hüküm kurulup hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı çocuk dosyasında, denetim süresinde işlenen yeni suçtan verilen mahkûmiyet kesinleşmiştir. Daire, duran dava zamanaşımının yeni suçun işlendiği tarihte yeniden başladığını ve lehe kanun karşılaştırmasıyla altı yıllık zamanaşımının dolduğunu belirleyerek hükmü bozmuş, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasını düşürmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2013/23474, K. 2014/2417, T. 03.02.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.10.2013
Haksız haciz tazminatında ceza zamanaşımının sona ermesi
Haksız haciz nedeniyle açılan tazminat davasında mahkeme talepleri kısmen kabul etmiş; davalı, ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu, suç niteliğindeki eylem için beş yıllık zamanaşımının haciz tarihinden başladığını ve 13 Mayıs 2007’de dolduğunu, ceza yargılamasında şahsi hak istenmemesinin süreyi kesmediğini kabul ederek direnme hükmünü bozmuştur. Karşı oy, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazın sonuçlandığı 2009’dan önce sürenin dolmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/36, K. 2013/1457, T. 09.10.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.12.2011
Erteli cezanın aynen infazında uygulanacak hüküm
Sanık, yeni suç nedeniyle önceki erteli ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesini temyiz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, önceki erteli mahkûmiyetin yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) 51/7 hükmü yerine 765 sayılı TCK 95/2 uyarınca infaz edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Hüküm bu yönden düzeltilmiş ve diğer kısımları onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2011/183, K. 2011/304, T. 27.12.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.06.2011
Eski TCK döneminde hırsızlık cezasının düzeltilmesi
Hırsızlık mahkûmiyetinde eşya değeri, lehe kanun, ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve gecikme zammı uygulanması yönlerinden hukuka aykırılıklar bulunduğu değerlendirilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Başsavcılık itirazını kabul edip Dairenin düzelterek onama kararını kaldırmış; ceza miktarını ve infaz koşullarını 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile ilgili sonraki düzenlemelere göre yeniden belirlemiştir. Hüküm bu düzeltmeler yapılarak onanmıştır. Zamanaşımı konusunda karşı oy, itiraz incelemesinde geçen sürenin hesaba katılıp davanın düşmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/94, K. 2011/133, T. 21.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim, temyiz süresi ve zamanaşımı
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın yokluğunda baroca atanan zorunlu müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmiş; sanığın vekili olduğunu bildiren avukatın yargılamanın yenilenmesi ve eski hâle getirme istemli dilekçesini yerel mahkeme temyiz dilekçesi sayarak dosyayı Yargıtay'a göndermiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hükmün süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz istemini 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden tefhimin temyiz süresini başlatmadığını ve kesintili zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden müdafie yapılan tefhimin temyiz süresini başlatmayacağını, ayrıca hükümdeki yasa yolu bildiriminde sürenin tefhimden mi tebliğden mi başlayacağının açıkça belirtilmediğini kabul ederek öğrenme üzerine yapılan temyizi süresinde saymıştır. İtiraz kabul edilerek Özel Daire kararı kaldırılmış; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık zamanaşımı 19.10.2006 tarihinde dolduğundan hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/251, K. 2010/267, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.06.2010
Aynı anda düzenlenen çeklerde zincirleme sahtecilik ve lehe kanun
Sanık, iki çekin keşide tarihini aynı zaman diliminde değiştirip birlikte teslim etmişti. Ceza Genel Kurulu, eski Türk Ceza Kanunu’ndaki zincirleme suç hükmünün uygulanabilmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki “değişik zamanlarda” koşulunun gerçekleşmediğini; yeni kanuna göre iki çek üzerindeki eylemlerin temel ceza belirlenirken dikkate alınabileceğini açıkladı. Lehe kanunun bütün hükümler karşılaştırılarak yeniden belirlenmesi için önceki onama kararı kaldırıldı ve mahkûmiyet hükmü bozuldu.
Yargıtay CGK, E. 2010/98, K. 2010/143, T. 08.06.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.05.2010
Halk Bankası personelinin eski tarihli zimmet eylemlerinde lehe kanun
Halk Bankası şube müdürünün 1992–1994 yıllarındaki para geçirme eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanun karşısında sanığın memur sayılarak zimmetten cezalandırılamayacağını; eylemlerin suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı Kanun uyarınca hizmet nedeniyle emniyeti suistimal oluşturabileceğini ve bu suç yönünden dava zamanaşımının dolduğunu belirterek Başsavcılık itirazını değişik gerekçeyle kabul etmiştir. Daire kararı kaldırılmış, dosya kabul edilen esaslar doğrultusunda yeniden incelenmek üzere 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy, sanığın zamanaşımı nedeniyle beraat/düşme kararının doğrudan verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/223, K. 2010/104, T. 04.05.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu06.04.2010
İftiradan dönme, zamanaşımı ve HAGB koşulu
Sanık, gerçek olmadığını bildiği yağma suçunu ihbar ettikten yaklaşık dört saat sonra, soruşturma başlamışken şikâyetinden dönmüş; mahkeme ceza vermiş, erteleme uygulamış ve eski mahkûmiyet kaydı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) reddetmiştir. Ceza Genel Kurulu, ihbar üzerine soruşturma başlatılmış olduğundan Türk Ceza Kanunu (TCK) 269/1’deki indirim hükmünün uygulanması gerektiğini, ertelenen üç aylık ceza için bir yıllık denetim süresinin doğru olduğunu ve silinme koşulları oluşmuş eski mahkûmiyetin HAGB’ye engel sayılamayacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilerek daire kararı kaldırılmış ve yerel hüküm fazla ceza ile HAGB’nin hukuka aykırı reddi nedenleriyle bozulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2010/71, K. 2010/76, T. 06.04.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu15.12.2009
Hırsızlıkta değer azlığı indiriminin koşulları ve olayın bütününün gözetilmesi
Yerel mahkeme, geceleyin apartman dairelerinin önünden ayakkabı çalan iki sanığı dört şikâyetçiye yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 142 ve 143. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, Özel Daire hükmü TCK 53. madde uygulaması yönünden düzelterek onamıştır. Başsavcılık, suça konu ayakkabıların değerinin az olduğunu ileri sürerek her suç için TCK 145. maddesindeki indirimin uygulanması gerektiği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, 145. maddenin uygulanmasında değerin ceza vermemeyi de haklı saydıracak düzeyde az olması gerektiğini, bunun yanında suçun işleniş şekli, olayın yeri ve zamanı ile failin kişiliğinin gözetileceğini, 765 sayılı TCK 522. maddesiyle bağlantılı yorum yapılmaması ve bu halin TCK 147. maddesindeki ağır ve acil ihtiyaç haliyle karıştırılmaması gerektiğini kabul etmiştir. Sanıkların bu işe araç tahsis ederek farklı semtlerdeki apartmanlardan satılabilecek ayakkabıları seçtikleri ve araçta toplam 76 çift çalıntı ayakkabı saptandığı, uygulama koşullarının yalnız sahibi saptanan ayakkabılara göre değil olayın bütünü gözetilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/242, K. 2009/291, T. 15.12.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.11.2009
İnternet hesabından para aktarımının suç niteliği ve cezanın hesabı
Sanık, şirketin internet bankacılığı şifresini kırarak hesaptaki parayı kendi hesabına aktarmış; yerel mahkeme eylemi eski Türk Ceza Kanunu’ndaki bilişim suçundan mahkûmiyetle sonuçlandırmıştır. Ceza Genel Kurulu, eylemin 765 sayılı Kanun’un 525/b-2. maddesine uyduğunu, ağır para cezasının adli para cezasına çevrilip lehe hesaplanması gerektiğini belirterek daire kararını kaldırmış ve hükmü düzelterek onamıştır. Karşı oy, fiilin yeni Kanun’daki bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık suçunu oluşturduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/193, K. 2009/268, T. 17.11.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.09.2009
Kesinleşmiş hükümde HAGB değerlendirmesi ve kanun yararına bozma
Ceza Genel Kurulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları varsa bunun cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırım değerlendirmesinden önce mahkemece kendiliğinden ele alınması gerektiğini belirtti. Bu konuyu hiç tartışmayan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü, kanun yararına bozma üzerine bozulabilir; yeniden değerlendirme yerel mahkemede yapılmalıdır, temyiz dairesi doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veremez. Seçenek yaptırıma çevirme konusu, bu yeniden değerlendirme sonucuna bağlı olduğundan şimdilik incelenmedi.
Yargıtay CGK, E. 2009/130, K. 2009/213, T. 29.09.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi09.06.2009
HAGB denetiminde sanığa mali yükümlülük getirilememesi
Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm edilen iki sanık için hükmün açıklanması geri bırakılmış; denetim süresinde her birine 500 fidan temin edip dikme ve bakımını üstlenme yükümlülüğü verilmiştir. Yargıtay, fidanları sanıkların kendi kaynaklarıyla satın almasını gerektiren yükümlülüğün mali külfet doğurduğunu ve ayrıca sanıklardan birinin silinme koşulları oluşmamış önceki mahkûmiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)’ye engel olabileceğini değerlendirmiştir. İtirazın reddine dair karar, itiraz kabul edilmesi gerekirken reddedildiği için kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2009/5644, K. 2009/13118, T. 09.06.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.03.2009
Yağma suçunda ispat ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Eski eşinin işyerindeki tartışma sırasında para aldığı ileri sürülen sanık hakkında, çelişkili deliller yağma suçunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde kanıtlandığını göstermediğinden mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sabit yaralama eyleminin 765 sayılı Kanun kapsamında kaldığını ve zamanaşımının dolduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş, kamu davasının düşmesine karar vermiştir; karşı oylar yağmanın sabit olduğu kanaatindedir.
Yargıtay CGK, E. 2008/256, K. 2009/79, T. 31.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Sahte para davasında HAGB değerlendirmesi ve tüm delillerin incelenmesi
Ceza Genel Kurulu, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini ve dosyada bulunan sahte olduğu ileri sürülen diğer dolarlar hakkında da inceleme yapılıp karar verilmesini kabul etti. Yerel mahkeme yalnız bir kısım emanet parayı incelemiş, diğer emanet numarasındaki dolarları karara bağlamamıştı; bu eksiklikler nedeniyle direnme hükmü bozuldu. Karşıoy, yalnız hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının tartışılmaması nedeniyle bozma gerektiğini savundu.
Yargıtay CGK, E. 2008/272, K. 2009/25, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.01.2009
Eski ve yeni ceza kanunu arasında lehe hükmün bütün olarak karşılaştırılması
Ceza Genel Kurulu, sanık hakkında önceki erteli mahkûmiyetlerin aynen infazı yerine geçecek yeni mahkûmiyet kurulurken lehe kanunun eski ve yeni düzenlemelerin tamamı ayrı ayrı uygulanıp sonuçları karşılaştırılarak belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Somut olayda eski Ceza Kanunu uyarınca verilen iki aylık hapis cezası, yeni kanundaki en az altı aylık ceza ve artırımlarla karşılaştırıldığında sanık lehineydi; direnme hükmü onandı.
Yargıtay CGK, E. 2008/219, K. 2009/6, T. 27.01.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (12 karar)
- Yargıtay CGK, E. 2008/170, K. 2008/220, T. 14.10.2008 — Kolluk görevlilerine hakaretin kişi ve kurum yönünden niteliği
- Yargıtay CGK, E. 2008/87, K. 2008/150, T. 27.05.2008 — Sahte kimlikle temin edilen kredi kartının suç niteliği ve lehe kanun
- Yargıtay HGK, E. 2008/326, K. 2008/325, T. 16.04.2008 — Trafik kazası tazminatında ıslahla artırılan talep ve zamanaşımı
- Yargıtay CGK, E. 2008/18, K. 2008/78, T. 08.04.2008 — Başsavcılık iadesinden sonra aleyhe hüküm ve 4959 sayılı Kanun'da önceki beyanın reddi
- Yargıtay CGK, E. 2006/346, K. 2008/25, T. 19.02.2008 — Yaş düzeltme yargılamasında sahtecilik ve birden çok eylemin niteliği
- Yargıtay CGK, E. 2008/25, K. 2008/22, T. 12.02.2008 — Yaralamada kullanılan sopa ve lehe kanunun belirlenmesi
- Yargıtay CGK, E. 2007/44, K. 2007/200, T. 09.10.2007 — Not değiştirme iddiasında iddianamenin çizdiği yargılama sınırı
- Yargıtay CGK, E. 2007/69, K. 2007/99, T. 17.04.2007 — Parti yönetimine verilen yazıda övme ve terör propagandası ayrımı
- Yargıtay CGK, E. 2006/254, K. 2007/5, T. 23.01.2007 — Kasten yaralama davasında asli zamanaşımının dolması
- Yargıtay CGK, E. 2006/160, K. 2006/161, T. 13.06.2006 — Abonesiz sayaçtan elektrik kullanımında suç kastı
- Yargıtay CGK, E. 2006/137, K. 2006/142, T. 16.05.2006 — Sayaçtan abonesiz elektrik kullanımında kast araştırması
- Yargıtay CGK, E. 2004/221, K. 2005/38, T. 19.04.2005 — Şirket çeklerinde sahtecilik ve dolandırıcılık kastı