765 sayılı Kanun m. 104
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
9 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.12.2024
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında duran zamanaşımı ve hırsızlıkta düşme
Hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 05.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığını belirlemiştir. 02.08.2002 tarihli eylem bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki 10 yıllık dava zamanaşımının 05.06.2007 tarihli ilk mahkûmiyetten karar tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/7735, K. 2024/20400, T. 18.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi31.05.2023
Resmî Gazete ile ilanen tebliğin usulsüzlüğü ve olağanüstü dava zamanaşımı
Sanık, resmî belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmış; yokluğunda verilen hükmün gerekçeli kararı usulsüz tebliğ sonrasında Resmî Gazete ile ilanen tebliğ edilmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49. maddesi uyarınca Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğunu belirleyerek, tebliğnamedeki görüşe katılmadan sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizi süresinde kabul etmiştir. 20.04.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/1381, K. 2023/4678, T. 31.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi15.12.2021
Tutuklu sanığa yapılan usulsüz tebliğ, eski hale getirme ve zamanaşımıyla düşme
Hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmü sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, sanık 02.06.2021 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuştur. Daire, eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca kendisine ait olduğunu, sanığın tebliğ aşamasında askeri cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşıldığından tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek istemi kabul etmiş ve temyizi süresinde saymıştır. Esasa ilişkin incelemede, 765 sayılı Kanun'daki 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının daha lehe olduğunu ve suç tarihi olan 26.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunu saptamıştır. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2021/19010, K. 2021/21490, T. 15.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.03.2017
HAGB denetiminde dava zamanaşımının durması ve yeniden işlemesi
Ruhsatsız silah taşıma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra sanık denetim süresi içinde yeni bir suç işlemiş; mahkeme, dava zamanaşımının bu suçun işlendiği tarihte yeniden başladığını kabul ederek kamu davasını düşürmüş ve daire hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, zamanaşımının HAGB kararının kesinleşmesiyle duracağını, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suç işlendiğinde suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağını; hükmün açıklanması için yeni suç mahkûmiyetinin kesinleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Zamanaşımının dolduğu ve düşme kararının isabetli olduğu sonucuyla Başsavcılık itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2015/268, K. 2017/124, T. 07.03.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.03.2016
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında zamanaşımının yeniden işlemesi
Kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra sanık denetim döneminde başka bir kasıtlı suç işlemiş ve bu suçtan mahkûm olmuştur. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, yeni suç hakkındaki mahkûmiyet kesinleşmişse dava zamanaşımının yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağını kabul etmiş; zamanaşımının dolduğu sonucuna vararak Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oylar, sürenin yeni suç kararının kesinleşmesinde veya denetim döneminin bitiminde işlemeye başlayacağını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/599, K. 2016/99, T. 01.03.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim, temyiz süresi ve zamanaşımı
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın yokluğunda baroca atanan zorunlu müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmiş; sanığın vekili olduğunu bildiren avukatın yargılamanın yenilenmesi ve eski hâle getirme istemli dilekçesini yerel mahkeme temyiz dilekçesi sayarak dosyayı Yargıtay'a göndermiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hükmün süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz istemini 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden tefhimin temyiz süresini başlatmadığını ve kesintili zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden müdafie yapılan tefhimin temyiz süresini başlatmayacağını, ayrıca hükümdeki yasa yolu bildiriminde sürenin tefhimden mi tebliğden mi başlayacağının açıkça belirtilmediğini kabul ederek öğrenme üzerine yapılan temyizi süresinde saymıştır. İtiraz kabul edilerek Özel Daire kararı kaldırılmış; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık zamanaşımı 19.10.2006 tarihinde dolduğundan hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/251, K. 2010/267, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.05.2010
Halk Bankası personelinin eski tarihli zimmet eylemlerinde lehe kanun
Halk Bankası şube müdürünün 1992–1994 yıllarındaki para geçirme eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanun karşısında sanığın memur sayılarak zimmetten cezalandırılamayacağını; eylemlerin suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı Kanun uyarınca hizmet nedeniyle emniyeti suistimal oluşturabileceğini ve bu suç yönünden dava zamanaşımının dolduğunu belirterek Başsavcılık itirazını değişik gerekçeyle kabul etmiştir. Daire kararı kaldırılmış, dosya kabul edilen esaslar doğrultusunda yeniden incelenmek üzere 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy, sanığın zamanaşımı nedeniyle beraat/düşme kararının doğrudan verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/223, K. 2010/104, T. 04.05.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.03.2009
Yağma suçunda ispat ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Eski eşinin işyerindeki tartışma sırasında para aldığı ileri sürülen sanık hakkında, çelişkili deliller yağma suçunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde kanıtlandığını göstermediğinden mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sabit yaralama eyleminin 765 sayılı Kanun kapsamında kaldığını ve zamanaşımının dolduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş, kamu davasının düşmesine karar vermiştir; karşı oylar yağmanın sabit olduğu kanaatindedir.
Yargıtay CGK, E. 2008/256, K. 2009/79, T. 31.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2007
Kasten yaralama davasında asli zamanaşımının dolması
Kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı, katılanın anlatımının gerekçesiz dışlandığı gerekçesiyle bozulmuş; yerel mahkeme yeniden beraat kararı vererek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanığın sorgusundan sonra beş yıllık asli zamanaşımını kesen veya durduran başka bir işlem bulunmadığını belirleyerek, suçun esasına ilişkin direnme uyuşmazlığını incelemeden zamanaşımının dolduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davası düşürülmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2006/254, K. 2007/5, T. 23.01.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi