5275 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
40 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi27.03.2026
Firarda disiplin soruşturmasına başlama süresi ve kesinleşen cezanın infaz onayı
Yargıtay, firar nedeniyle disiplin soruşturmasına eylemin öğrenilmesinden itibaren en geç beş gün içinde başlanması gerektiğini; yakalanmayı beklemenin bu süreyi korumadığını belirtmiştir. İtirazsız kesinleşen hücre cezası onaylanırken açık hukuka aykırılık görülürse cezanın doğrudan kaldırılması yerine infaza başlanmaması ve idari kaldırma işlemleri için bildirim yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Süresinden sonra başlatılan soruşturmaya dayalı cezanın onayını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/6069, K. 2026/2269, T. 27.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.03.2026
Koşullu salıverme hesabında farklı kanunların karma uygulanması
İnfaz hâkimliği, koşullu salıverme ve denetim süresi hesabında farklı kanunların hükümlerini birlikte uygulayarak infazı durdurmuştu. 1. Ceza Dairesi, denetim süresinin lehe bulunan aynı kanuna göre belirlenmesi ve sonraki değişikliklerin lehe olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/109, K. 2026/1980, T. 13.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi21.01.2026
Kurusıkıdan dönüştürülmüş tabanca satışında tek suç, atıfet kuralı ve istinafta duruşma
İlk derece mahkemesi sanıkları 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden suçun sübuta erdiğini kabul etmiş, ancak adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceği ihtarını 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı bularak bu ibareyi çıkarıp hükümleri düzelterek onamıştır. Diğer sanıklardan biri yönünden, hukuki ve fiili kesinti bulunmayan iki eylemin tek suç olduğunu, zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen fazla cezanın atıfet kuralı kapsamında değerlendirilemeyeceğini; üç sanık yönünden ise bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü değiştirerek 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesini uygulayabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açması gerektiğini kabul ederek bu hükümleri bozmuştur. Karşı oy: iki üye, sanığın farklı tarihlerdeki satış eylemlerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu görüşüyle bu sanık hakkındaki bozmaya katılmamıştır.
Yargıtay 8. CD, E. 2022/6082, K. 2026/933, T. 21.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi04.07.2025
Denetimli serbestlik kararının usulsüz tebliği nedeniyle kanun yararına bozma
Covid-19 izninde iken cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verilen hükümlünün, süresinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş, bu karara itiraz Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiş ve Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay, bilinen en son adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Hükümlüye infaz durumuyla ilgili SMS gönderilip gönderilmediği ve içeriği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kanun yararına bozma istemini yerinde görmüş ve itirazın reddine dair kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/1777, K. 2025/5514, T. 04.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi20.09.2024
Tebliğ araştırılmadan denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına itirazın reddi
İnfaz hâkimliği, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine karar verilen hükümlünün yasal sürede başvurmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik kararını kaldırmış ve hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiş, bu karara itiraz ağır ceza mahkemesince reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, denetimli serbestlik kararının hükümlüye usulüne uygun tebliğ edildiğine dair kayıt bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, hükümlünün yokluğunda verilen denetimli serbestlik kararının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve UYAP'ta kayıtlı GSM numarasına SMS gönderilip gönderilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istemi yerinde görmüş ve itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2024/5021, K. 2024/5780, T. 20.09.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi27.10.2023
Firarda hükümlüye verilen hücre cezasında soruşturma süresi
Hükümlü hakkında firar nedeniyle verilen hücre cezası, infaz hâkimliğince onaylanmıştır. Yargıtay, firarın öğrenilmesinden sonra disiplin soruşturmasına iki gün içinde başlanması gerekirken hükümlü yakalandıktan 27 gün sonra başlandığını ve sürelerin aşıldığını belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiş; cezanın infazına başlanmaması ve kaldırılması için idari işlem başlatılması gerektiğini açıklamıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/7895, K. 2023/6559, T. 27.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.01.2023
Firarda disiplin soruşturmasının kanuni sürelere uygun yürütülmesi
Açık ceza infaz kurumundan izne çıktıktan sonra dönmeyen hükümlüye, firar nedeniyle 11 gün hücre cezası verilmiştir. Yargıtay, firar öğrenildikten sonra en geç iki gün içinde soruşturmaya başlanması, soruşturmanın kanuni sürelerde tamamlanması ve hükümlünün savunmasının alınması gerektiğini belirtti. Hükümlü yakalandıktan aylar sonra başlatılan soruşturmada bu emredici sürelere uyulmadığı için hücre cezasını iptal eden infaz hâkimliği kararına karşı savcının itirazı reddedilmeliydi; itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/24, K. 2023/134, T. 13.01.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi22.09.2021
Tebliğ edilmeyen koşullu salıverilme kararının geri alınamaması
Uyuşturucu bulundurma hükümlüsü, koşullu salıverildiği gün yeni bir suç işlediği gerekçesiyle salıverme kararı geri alınarak kalan cezasının aynen infazına tabi tutulmuştur. Yargıtay, koşullu salıverme kararı hükümlünün gıyabında verilmiş olmasına rağmen kendisine tebliğ edilmediğini ve yeni suç tarihi itibarıyla kararın kesinleşmediğini belirtti. Kesinleşmemiş salıverme kararına dayanılarak geri alma ve aynen infaz kararı verilemeyeceğinden ek kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2021/10167, K. 2021/12656, T. 22.09.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi24.05.2021
Çalıntı çekle dolandırıcılık ve sahtecilik mahkûmiyetlerinde eksik araştırma
Sanık, çalıntı çeki bilerek sahte imzayla ciro edip katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilikten mahkûm edilmişti. Yargıtay, çek üzerindeki yazı ve imzanın sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi ve katılanın başka çeklere ilişkin alışveriş iddiasını belgeleyememesi karşısında eksik inceleme yapıldığını saptadı. Katılanın ticari defterleri ve kayıtları incelenmeli, diğer iki çekin kime verildiği araştırılıp ilgili kişiler dinlenmeli ve çeklerin akıbeti ile bağlantılı davalar belirlenerek sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilmeliydi; ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği yönündeki ihtar da infaz yetkisini kısıtlayamaz. Mahkûmiyet hükümleri bozuldu.
Yargıtay 15. CD, E. 2021/4884, K. 2021/5921, T. 24.05.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi21.01.2021
Tefecilik suçunda katalog dışı suç için yapılan iletişim tespitinin yasak delil sayılması
Asliye Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan CMK'nın 135. maddesi uyarınca elde edilen iletişim tespit tutanaklarının, TCK'nın 220. maddesi kapsamındaki suçtan beraat kararı verilmesi ve tefeciliğin suç tarihi itibarıyla katalog suçlar arasında bulunmaması karşısında yasak delil niteliğinde olduğunu kabul etmiş, diğer delillerle yaptığı incelemede hükümleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun bulmuştur. Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin ihtarı ile TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasının infaz sırasında gözetilebileceğini belirtmiştir. Hükümden sonra öldüğü nüfus kaydından anlaşılan sanık yönünden ise TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca karar verilmesi için hüküm bozulmuş, diğer sanıklar yönünden onanmıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2020/7522, K. 2021/229, T. 21.01.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi18.11.2019
Firar sonrası geç başlatılan disiplin soruşturması ve hücre cezası
Hükümlü, firar olayından aylar sonra başlatılan disiplin soruşturması sonucunda verilen hücre cezasının iptal edilmesine ilişkin karara karşı kanun yararına bozma başvurusuna konu olmuştu. Yargıtay, 5275 sayılı Kanun’daki soruşturmaya başlama ve tamamlama sürelerini düzenleyici nitelikte değerlendirerek, gecikmenin tek başına disiplin cezasını geçersiz kılmadığını kabul etti. Ceza iptalini uygun bulan karara karşı kanun yararına bozma istemi reddedildi.
Yargıtay 1. CD, E. 2018/1821, K. 2019/4965, T. 18.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi16.04.2019
Hırsızlıkta teknik takip ve iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
Sanıklar hırsızlık suçundan mahkûm edilmiş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri yönünden mükerrir olduğu hâlde TCK'nın 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamasını bozma nedeni saymış, ancak bu aykırılığı CMUK'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri ekleyerek düzeltmiş ve hükmü düzelterek onamıştır. Diğer sanık yönünden, suç tarihi olan 02/01/2012'de hırsızlığın CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmaması nedeniyle teknik takip ve iletişimin tespiti kayıtlarının 138/2. madde gereğince delil olarak kullanılamayacağını, kabule göre de denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesinin hatalı olduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2018/1699, K. 2019/7365, T. 16.04.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi21.02.2019
Uyuşturucu madde ticaretinde beraat eden sanığın eyleminin sabit görülmesi
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan bölge adliye mahkemesince verilen hükümler Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, mahkûm edilen sanıklar yönünden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi ve tekerrüre esas ilamın yanlış seçilmesi hatalarını karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapmamış, CMK'nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında hukuka aykırılık görmeyerek temyiz istemlerini CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddetmiştir. Beraat eden sanık yönünden ise parmak izlerinin uyuşturucu maddenin iç ambalajları üzerinde çıkması, diğer sanığın beyanı ve iletişimin tespiti kararı bulunan sanıkla yaptığı telefon görüşmelerinin içeriği birlikte değerlendirildiğinde, esrarı diğer sanıklara temin ettiğinin sabit olduğunu ve TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğini kabul etmiştir. Bu sanık hakkındaki hüküm CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2019/497, K. 2019/1095, T. 21.02.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi29.01.2019
Tefecilikte katalog dışı suç nedeniyle iletişim tespit tutanaklarının yasak delil olması
Asliye ceza mahkemesi, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada sanıkları tefecilik suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgüt kurma suçundan CMK 135. madde uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında elde edilen tutanakların, TCK 220/1 kapsamındaki suçtan beraat edilmesi ve tefeciliğin katalog suçlar arasında bulunmaması nedeniyle yasak delil olduğunu kabul ederek diğer delillere göre inceleme yapmış ve sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükümler bozulmuş, ilgili kısımlar çıkarılarak düzeltilmiş ve onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2016/931, K. 2019/954, T. 29.01.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi10.12.2018
Koşullu salıverilmenin geri alınmasında uygulanacak infaz hükümleri
Hükümlünün koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihinden önce kasıtlı suçtan hapis cezası alması üzerine, itiraz mercii denetim süresinin daha önce bittiği gerekçesiyle geri alma kararını kaldırmıştır. Daire, koşullu salıverilme ve geri alma hesabında eski ve yeni infaz kanunlarının lehe hükümlerinin birleştirilemeyeceğini; infazın bihakkın tahliyeye kadar sürdüğünü ve olayda geri alma kararının yerinde olduğunu belirtmiştir. İtirazın reddi gerekirken kabul edilmesi kanun yararına bozma nedeni sayılmıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2018/2219, K. 2018/5254, T. 10.12.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.04.2018
Adli para cezası hesabı ve infaz ihtaratının düzeltilmesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken yapılan hesap hatası sanık lehine sonuç doğurmuş; ayrıca ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yazılmış, ancak infaz mevzuatı değişmiştir. Ceza Genel Kurulu, yalnız sanık lehine temyiz bulunduğundan eksik cezanın aleyhe düzeltilmesini uygun görmemiş; yeni infaz usulü karşısında ihtar cümlesinin hükümden çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı bu gerekçeyle kabul edilerek önceki onama kaldırılmış, hüküm ilgili ibare çıkarılıp açıklama eklenerek düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2015/873, K. 2018/145, T. 03.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması gerekçesi ve adli para cezası ihtarı
Yerel mahkeme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığı adli para cezasıyla cezalandırmış ve sanığın önceki bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasten yeniden suç işlediği gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 231. maddesini uygulamamıştır. Özel Daire, önceki kararın CMK 231/6-a uyarınca yasal engel olmadığını ve gerekçenin yasal ve yeterli olmadığını belirterek hükmü bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin değerlendirmesinin CMK 231/6-b kapsamında olduğu düşüncesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal engel oluşturmamakla birlikte sanığın suç işleme eğilimini belirlemede değerlendirilebileceğini ve yerel mahkeme gerekçesinin denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde yapılan değişikliğin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, gün para cezası çevrilirken TCK 52/2'nin gösterilmemesinin ise kanuna aykırı olduğunu belirterek itirazı kabul etmiş, bozma kararını kaldırmış ve hükmü bu maddenin eklenebileceği açıklamasıyla onamıştır. Karşı oy: İki üye, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki değişiklikten sonra ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2015/962, K. 2018/16, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Kamyondan düşen yükle yaralamada bilinçli taksir ve adli para cezasında hapis ihtarı
Özel Daire, kamyonla taşınan strafor balyasının motosikletli katılanın üzerine düşmesiyle nitelikli şekilde yaralanmaya neden olan sanık hakkında, yükün düşebileceğini öngöremediğinden bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, straforun emniyetli biçimde bağlanmadığını ve üzerine örtü çekilmediğini, sanığın düşme ihtimalini öngörebileceğini belirterek bilinçli taksir uyguladığı hükmünde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesine aykırı olarak hafif yükün düşmesini önleyecek tedbir alınmadan yola çıkan sanığın neticeyi öngördüğünü ancak istemediğini, olayda Türk Ceza Kanunu (TCK) 22/3 anlamında bilinçli taksir bulunduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin TCK 52/4'teki ihtar hükmünün uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarında isabetsizlik bulunmadığını belirterek direnme kararını onamıştır. Karşı oy: üç üye bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, iki üye ise ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2017/463, K. 2018/20, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi03.07.2017
Ceza infaz kurumunda gerçekleşmeyen hakaret için hücre cezası
Hükümlüye, hastaneye götürülmek üzere kabul birimine getirildiği sırada jandarma görevlilerine hakaret ettiği gerekçesiyle hücre cezası verilmiş; infaz hâkimliğinin cezayı kaldıran kararına yapılan itiraz kabul edilmiştir. Kanun yararına bozma isteminde, eylemin kurum içinde gerçekleşmediği ve 5275 sayılı Kanun'da hücre cezasını gerektiren eylemlerden olmadığı belirtilmiştir. Daire, tebliğnamedeki bozma istemini yerinde bularak ağır ceza mahkemesinin kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2017/1460, K. 2017/2495, T. 03.07.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi08.05.2017
Resmî makama gönderilen dilekçeler nedeniyle hücre cezası
Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği iki dilekçenin örgüt propagandası içerdiği gerekçesiyle hücre cezaları verilmiş; infaz hâkimliği şikâyetleri reddetmiş ve ağır ceza mahkemesi itirazları reddetmiştir. Kanun yararına bozma isteminde, resmî makama gereğinin yapılması için verilen dilekçelerin aleniyet taşımadığı ve belirtilen eylemlerin propaganda sayılamayacağı ileri sürülmüştür. Daire, tebliğnamedeki bozma istemini yerinde bularak iki ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2017/420, K. 2017/1489, T. 08.05.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi22.06.2016
Suça sürüklenen çocuklar hakkında birden çok suçtan kurulan hükümler
Suça sürüklenen çocuklar hakkında terör örgütü adına suç işleme, direnme, toplantı ve gösteri yürüyüşü, mala zarar verme ve propaganda suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Daire, örgüt adına suç işleme hükümlerini onamış; bazı suçlardan verilen adli para cezalarının toplanması ve ödenmeme hâlinde hapse çevrilmesi yönünden hükümleri düzelterek onamış, kalan suçlarda eksik gerekçe ve ceza hesabı hataları nedeniyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/1725, K. 2016/4550, T. 22.06.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi07.04.2014
Hastanede cep telefonu bulundurulmasına cezaevi disiplin cezası verilmesi
Hükümlü, tedavi gördüğü hastane odasında cep telefonu bulunması nedeniyle verilen hücre cezasına karşı yaptığı itirazda haklı bulunmuş; Bakanlık bu karara karşı kanun yararına bozma istemiştir. Daire, hastane odasının ceza infaz kurumu olmadığını ve 5275 sayılı Kanun’un kurumda cep telefonu bulundurmaya ilişkin disiplin hükmünün burada uygulanamayacağını kabul ederek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2014/2918, K. 2014/2406, T. 07.04.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi17.03.2014
Denetimli serbestlikte geçirilen sürenin cezadan mahsubu
Kanun yararına bozma istemi, hükümlünün denetimli serbestlikle dışarıda geçirdiği sürenin içtima edilen hapis cezasından mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Daire, denetimli serbestlik süresinin cezanın infazı kapsamında geçtiğini ve mahsup edilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur.
Yargıtay 8. CD, E. 2014/915, K. 2014/6613, T. 17.03.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi24.02.2014
Mükerrirlikte denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi
Kanun yararına bozma istemi, mükerrirlere özgü infaz rejiminde koşullu salıverme kararını veren mahkemenin denetimli serbestlik süresini belirlemesi gerektiği iddiasına dayanmıştır. Daire, ihbarnamedeki bu gerekçeyi yerinde bularak itirazın reddine ilişkin kararı bozmuş ve sonraki işlemleri mahkemesine bırakmıştır.
Yargıtay 15. CD, E. 2014/2207, K. 2014/3249, T. 24.02.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (16 karar)
- Yargıtay 11. CD, E. 2013/20450, K. 2013/17234, T. 20.11.2013 — Denetimli serbestlik için açık kuruma ayrılma koşullarının aranması
- Yargıtay CGK, E. 2012/1351, K. 2013/328, T. 18.06.2013 — Tekerrürde önceki mahkûmiyetin kararda gösterilmesi zorunlu değil
- Yargıtay CGK, E. 2012/1444, K. 2013/305, T. 18.06.2013 — Tekerrüre esas ilamın belirlenmesi ve aleyhe değiştirme yasağı
- Yargıtay CGK, E. 2013/151, K. 2013/304, T. 18.06.2013 — Tekerrür için geçmiş ilamın hükümde gösterilmesi ve infazda esas alınması
- Yargıtay CGK, E. 2012/1438, K. 2013/53, T. 12.02.2013 — Tekerrüre esas mahkûmiyetin hükümde gösterilmesi
- Yargıtay 13. CD, E. 2011/26646, K. 2013/2467, T. 11.02.2013 — Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal hükümleri
- Yargıtay CGK, E. 2012/1431, K. 2013/18, T. 22.01.2013 — Tekerrüre esas ilamın hükümde gösterilmesi
- Yargıtay 2. CD, E. 2012/24704, K. 2013/274, T. 16.01.2013 — Çocuk hakkında seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi
- Yargıtay CGK, E. 2011/60, K. 2011/126, T. 14.06.2011 — Tekerrürde aleyhe değiştirme ve eski hükmün uyarlanması
- Yargıtay CGK, E. 2011/88, K. 2011/116, T. 07.06.2011 — Tekerrüre esas kararın belirlenmesi ve infaz hesabı
- Yargıtay CGK, E. 2011/66, K. 2011/96, T. 17.05.2011 — Orman Kanunu değişikliği sonrası uyarlama yargılamasında verilen kararın kanun yolu
- Yargıtay 1. CD, E. 2010/4826, K. 2010/6884, T. 22.10.2010 — Disiplin soruşturma süresinin aşılması ve koşullu salıverme
- Yargıtay CGK, E. 2008/250, K. 2009/13, T. 03.02.2009 — Kesinleşmiş hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve yasa yolu
- Yargıtay CGK, E. 2007/32, K. 2007/97, T. 17.04.2007 — Cezaların içtimaı ve yağmada aracın değerinin esas alınması
- Yargıtay 2. CD, E. 2006/10559, K. 2007/4396, T. 22.03.2007 — Adli para cezasında tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanması
- Yargıtay CGK, E. 2006/317, K. 2006/319, T. 26.12.2006 — Birden çok suçtan verilen cezaların kesinleşmeden toplanması