5275 sayılı Kanun m. 106
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
10 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 8. Ceza Dairesi21.01.2026
Kurusıkıdan dönüştürülmüş tabanca satışında tek suç, atıfet kuralı ve istinafta duruşma
İlk derece mahkemesi sanıkları 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden suçun sübuta erdiğini kabul etmiş, ancak adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceği ihtarını 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı bularak bu ibareyi çıkarıp hükümleri düzelterek onamıştır. Diğer sanıklardan biri yönünden, hukuki ve fiili kesinti bulunmayan iki eylemin tek suç olduğunu, zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen fazla cezanın atıfet kuralı kapsamında değerlendirilemeyeceğini; üç sanık yönünden ise bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü değiştirerek 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesini uygulayabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açması gerektiğini kabul ederek bu hükümleri bozmuştur. Karşı oy: iki üye, sanığın farklı tarihlerdeki satış eylemlerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu görüşüyle bu sanık hakkındaki bozmaya katılmamıştır.
Yargıtay 8. CD, E. 2022/6082, K. 2026/933, T. 21.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi24.05.2021
Çalıntı çekle dolandırıcılık ve sahtecilik mahkûmiyetlerinde eksik araştırma
Sanık, çalıntı çeki bilerek sahte imzayla ciro edip katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilikten mahkûm edilmişti. Yargıtay, çek üzerindeki yazı ve imzanın sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi ve katılanın başka çeklere ilişkin alışveriş iddiasını belgeleyememesi karşısında eksik inceleme yapıldığını saptadı. Katılanın ticari defterleri ve kayıtları incelenmeli, diğer iki çekin kime verildiği araştırılıp ilgili kişiler dinlenmeli ve çeklerin akıbeti ile bağlantılı davalar belirlenerek sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilmeliydi; ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği yönündeki ihtar da infaz yetkisini kısıtlayamaz. Mahkûmiyet hükümleri bozuldu.
Yargıtay 15. CD, E. 2021/4884, K. 2021/5921, T. 24.05.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi21.01.2021
Tefecilik suçunda katalog dışı suç için yapılan iletişim tespitinin yasak delil sayılması
Asliye Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan CMK'nın 135. maddesi uyarınca elde edilen iletişim tespit tutanaklarının, TCK'nın 220. maddesi kapsamındaki suçtan beraat kararı verilmesi ve tefeciliğin suç tarihi itibarıyla katalog suçlar arasında bulunmaması karşısında yasak delil niteliğinde olduğunu kabul etmiş, diğer delillerle yaptığı incelemede hükümleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun bulmuştur. Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin ihtarı ile TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasının infaz sırasında gözetilebileceğini belirtmiştir. Hükümden sonra öldüğü nüfus kaydından anlaşılan sanık yönünden ise TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca karar verilmesi için hüküm bozulmuş, diğer sanıklar yönünden onanmıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2020/7522, K. 2021/229, T. 21.01.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi29.01.2019
Tefecilikte katalog dışı suç nedeniyle iletişim tespit tutanaklarının yasak delil olması
Asliye ceza mahkemesi, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada sanıkları tefecilik suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgüt kurma suçundan CMK 135. madde uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında elde edilen tutanakların, TCK 220/1 kapsamındaki suçtan beraat edilmesi ve tefeciliğin katalog suçlar arasında bulunmaması nedeniyle yasak delil olduğunu kabul ederek diğer delillere göre inceleme yapmış ve sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükümler bozulmuş, ilgili kısımlar çıkarılarak düzeltilmiş ve onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2016/931, K. 2019/954, T. 29.01.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.04.2018
Adli para cezası hesabı ve infaz ihtaratının düzeltilmesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken yapılan hesap hatası sanık lehine sonuç doğurmuş; ayrıca ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yazılmış, ancak infaz mevzuatı değişmiştir. Ceza Genel Kurulu, yalnız sanık lehine temyiz bulunduğundan eksik cezanın aleyhe düzeltilmesini uygun görmemiş; yeni infaz usulü karşısında ihtar cümlesinin hükümden çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı bu gerekçeyle kabul edilerek önceki onama kaldırılmış, hüküm ilgili ibare çıkarılıp açıklama eklenerek düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2015/873, K. 2018/145, T. 03.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması gerekçesi ve adli para cezası ihtarı
Yerel mahkeme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığı adli para cezasıyla cezalandırmış ve sanığın önceki bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasten yeniden suç işlediği gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 231. maddesini uygulamamıştır. Özel Daire, önceki kararın CMK 231/6-a uyarınca yasal engel olmadığını ve gerekçenin yasal ve yeterli olmadığını belirterek hükmü bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin değerlendirmesinin CMK 231/6-b kapsamında olduğu düşüncesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal engel oluşturmamakla birlikte sanığın suç işleme eğilimini belirlemede değerlendirilebileceğini ve yerel mahkeme gerekçesinin denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde yapılan değişikliğin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, gün para cezası çevrilirken TCK 52/2'nin gösterilmemesinin ise kanuna aykırı olduğunu belirterek itirazı kabul etmiş, bozma kararını kaldırmış ve hükmü bu maddenin eklenebileceği açıklamasıyla onamıştır. Karşı oy: İki üye, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki değişiklikten sonra ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2015/962, K. 2018/16, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Kamyondan düşen yükle yaralamada bilinçli taksir ve adli para cezasında hapis ihtarı
Özel Daire, kamyonla taşınan strafor balyasının motosikletli katılanın üzerine düşmesiyle nitelikli şekilde yaralanmaya neden olan sanık hakkında, yükün düşebileceğini öngöremediğinden bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, straforun emniyetli biçimde bağlanmadığını ve üzerine örtü çekilmediğini, sanığın düşme ihtimalini öngörebileceğini belirterek bilinçli taksir uyguladığı hükmünde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesine aykırı olarak hafif yükün düşmesini önleyecek tedbir alınmadan yola çıkan sanığın neticeyi öngördüğünü ancak istemediğini, olayda Türk Ceza Kanunu (TCK) 22/3 anlamında bilinçli taksir bulunduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin TCK 52/4'teki ihtar hükmünün uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarında isabetsizlik bulunmadığını belirterek direnme kararını onamıştır. Karşı oy: üç üye bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, iki üye ise ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2017/463, K. 2018/20, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi22.06.2016
Suça sürüklenen çocuklar hakkında birden çok suçtan kurulan hükümler
Suça sürüklenen çocuklar hakkında terör örgütü adına suç işleme, direnme, toplantı ve gösteri yürüyüşü, mala zarar verme ve propaganda suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Daire, örgüt adına suç işleme hükümlerini onamış; bazı suçlardan verilen adli para cezalarının toplanması ve ödenmeme hâlinde hapse çevrilmesi yönünden hükümleri düzelterek onamış, kalan suçlarda eksik gerekçe ve ceza hesabı hataları nedeniyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/1725, K. 2016/4550, T. 22.06.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi16.01.2013
Çocuk hakkında seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi
Suç tarihinde çocuk olan sanık hakkında bir yıl veya daha kısa hapis cezası eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırımına çevrilmiş; bu yükümlülüğe uymaması üzerine çocuk mahkemesi hapis cezasının infazına karar vermiştir. Daire, çocuklar için kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğunu ve çocuklara verilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğini düzenleyen hükümler karşısında Türk Ceza Kanunu (TCK) 50/6'nın çocuklar yönünden uygulanamayacağını kabul etmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş, yaptırım 1.000 TL adli para cezasına çevrilmiş ve infazın bu şekilde yapılmasına hükmedilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2012/24704, K. 2013/274, T. 16.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi22.03.2007
Adli para cezasında tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanması
Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunda sanığa hapis ve adli para cezası verilmiş, ayrıca tekerrüre özgü infaz rejimi ile infaz sonrası denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir. Daire, 5275 sayılı Kanun’un 106 ve 108. maddelerinin adli para cezaları için bu infaz sonuçlarını düzenlemediğini, Türk Ceza Kanunu (TCK) 58 uyarınca adli para cezasına tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanamayacağını belirtmiştir. Bu bölüm hükümden çıkarılarak karar düzeltilmiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 2. CD, E. 2006/10559, K. 2007/4396, T. 22.03.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi