5510 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
33 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.04.2026
Yetim aylığında boşanılan eşle fiilî birlikteliğin araştırılması
Davacı, eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasını istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, boşanma iradesinin samimiyetinin değil fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığının araştırılması gerektiğini açıklamıştır. Aynı adres kayıtlarıyla tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeden, komşular ve ihbarcı araştırılıp dinlenmeden karar verilmesini yetersiz inceleme sayarak direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/20, K. 2026/206, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.04.2026
SGK ödeme emrinde kısmen silinen prim borcu ve kalan borcun ayrıştırılması
Ev hizmetlerinde çalışan kişinin işten ayrılışı bildirilmediği için düzenlenen ödeme emrinin iptali istenmiş; Kurum yargılama sırasında borcun bir bölümünü silmesine rağmen mahkeme ödeme emrinin tamamını iptal etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, çalışmanın sona erdiği tarih tartışmalı olmadığından ayrıca hizmet tespiti araştırmasına gerek görmemiştir. Ayrıntılı borç dökümü alınarak silinen kısım yönünden davanın konusuz kaldığına, kalan borçlar yönünden davacının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/252, K. 2026/202, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2025
Tüketici kredisinde takas-mahsup talimatıyla emekli maaşına banka blokesi
Malulen emekli olan davacı, kullandığı tüketici kredileri nedeniyle davalı bankanın emekli maaşına koyduğu blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iadesini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi blokenin kaldırılmasına, alacak talebinin reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilmiş olan davacının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz başvurusunu reddetmiştir. Davalının temyizi yönünden, kredi sözleşmeleri ve ek taahhütnamelerle verilen virman-takas-mahsup muvafakatinin haksız şart sayılamayacağını, somut olayda cebri icra işlemi değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, blokenin kaldırılmasının istenmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve bu yönde 21.03.2025 tarihli, 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: emekli maaşının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine ilişkin hükümlerin emredici olduğu, takas-mahsup yetkisi veren sözleşme hükümlerinin 2004 sayılı Kanun'un 83/a ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine aykırı olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.06.2025
Takibin kesinleştiği gün aynı dilekçeyle verilen aylık haczi muvafakatinin geçersizliği
Borçlu, ödeme emrini tebliğ aldığı gün aynı dilekçeyle sürelerden feragat edip SGK'dan aldığı aylığın haczine muvafakat ettiğinden, takip kesinleşmeden verilen muvafakatin geçersiz olduğunu ileri sürerek şikâyette bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise muvafakatin takibin kesinleşmesinden sonra verildiği gerekçesiyle şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 5838 sayılı Kanun'la değişik 5510 sayılı Kanun'un 93/1. maddesinin İİK 83/a karşısında özel hüküm olduğunu ve muvafakatin takibin kesinleşmesinden sonra verilmesi gerektiğini, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede ve takibin kesinleşmesiyle aynı anda yapılmasının bu koşulu karşılamadığını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/784, K. 2025/393, T. 25.06.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.01.2024
Emekli maaş hesabından kredi taksiti kesilmesine verilen muvafakatin geçerliliği
Davacı, kredi kullandığı davalı bankanın emekli maaş hesabına bloke koyarak kesinti yaptığını ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesintilerin durdurulmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi haczi yasak haklara ilişkin önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının üç kredide de ilk taksitten itibaren maaş hesabından virman yoluyla ödemeyi tercih ettiğini, hesapta tasarrufuna engel bir bloke bulunmadığını, bu nedenle muvafakat hükümlerinin haksız şart sayılamayacağını belirtmiştir. İİK ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki haczedilemezlik kurallarının cebri icraya ilişkin olduğunu, somut olayda cebri icra değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, düzenli kesintilere itiraz etmeyen davacının sonradan kesintilerin iptalini ve iadesini istemesinin TMK'nın 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki devir ve temlik yasağı emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan bankanın aldığı muvafakat geçersizdir.
Yargıtay HGK, E. 2023/52, K. 2024/29, T. 31.01.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi18.10.2023
Kamu idaresi vekiline e-tebligat yapılması ve temyiz süresi
Davacı, bildirilen çalışmalarının fiilî ve gerçek olduğunun tespitini ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve davalı Kurumun temyiz dilekçesini süresinde verilmediği gerekçesiyle ek kararla reddetmiştir. Yargıtay, davalı Kurumun 5018 sayılı Kanun'a ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden olduğunu, kararın vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilerek Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan vekilin e-tebligat adresine tebliğinin hatalı olduğunu, temyiz dilekçesinin öğrenme tarihine göre süresinde sunulduğunu kabul etmiştir. Ek karar kaldırılmış, esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargıtay 10. HD, E. 2023/10311, K. 2023/9902, T. 18.10.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.07.2023
Emekli aylığında destek primine tabi bildirilmeyen hizmetin tespiti
Davacı, yaşlılık aylığı alırken bildirilmeyen sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma döneminin tespitini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu çalışmalar sigortalılık süresinden sayılmadığı için davacının hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiş ve direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, destek primine tabi çalışmanın iş kazası, meslek hastalığı ve işçilik alacakları bakımından sonuç doğurduğunu; bu nedenle davacının çalışmanın tespitinde güncel hukuki yararı bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, kısa vadeli sigorta kolları ve işçilik alacakları bakımından ayrı dava imkânlarını esas alıp hukuki yarar bulunmadığı görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/403, K. 2023/712, T. 05.07.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.02.2022
Takip öncesi emekli maaşına kredi için bloke konulmasına muvafakatin geçersizliği
Davacı emekli, davalı bankanın kredi sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatmadan emekli maaşına bloke koyduğunu ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarın iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kabul etmiş ve Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak talep aşımı bulunmadığını kabul etmiş; esasta, İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesine eklenen muvafakat hükmünün icra takibinin kesinleşmesinden sonraki aşamaya ilişkin olup kredinin alınması sırasında verilen takas ve virman muvafakatine uygulanamayacağını belirterek direnmeyi yerinde bulmuştur. Direnme uygun bulunarak davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: kararın talep aşımı nedeniyle, ayrıca sözleşme hükümlerinin haksız şart olmadığı ve talebin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/144, K. 2022/164, T. 22.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi13.10.2021
İptal edilen sigortalılıkta yersiz sağlık giderlerinin tahsili
Kurum, fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilen sigortalılık döneminde yapılan sağlık harcamalarını sigortalıdan istemiştir. İlk derece mahkemesi, başka sigortalılık bulunmasa bile kişinin genel sağlık sigortalısı sayılabileceği gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, önceki bozma doğrultusunda kişinin kendisinin veya aile bireylerinin başka bir sigortalılığı üzerinden sağlık yardımı alma hakkının ayrıca araştırılması gerektiğini belirtti. Bu inceleme yapılmadan ret kararı verilmesini eksik bulup bozdu. Bir üye, 5510 sayılı Kanun kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılan kişiden giderlerin tahsil edilemeyeceği görüşüyle karşı oy kullandı.
Yargıtay 10. HD, E. 2021/7554, K. 2021/12160, T. 13.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi07.10.2021
Boşandığı eşle fiilen birlikte yaşayan kız çocuğunun yetim aylığının kesilmesi
Dava, Kurum işleminin iptali ve kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ayrı bir gerekçe açıklamadan hükmün gerekçelerini benimseyerek oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy: davacı 506 sayılı Kanun döneminde boşandığından 5510 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca aylığın kesilmesinde boşanılan eşle birlikte yaşamayı kesme nedeni saymayan 506 sayılı Kanun uygulanmalı, 56. maddenin 01.10.2008 öncesindeki boşanmaya uygulanması önceye etki yasağına aykırı olduğundan hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. HD, E. 2021/7072, K. 2021/11762, T. 07.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Tüketici kredisi için emekli maaşından takas ve mahsuba önceden verilen muvafakat
Davacı, davalı bankanın tüketici kredisine dayanarak emekli maaşının dörtte birine koyduğu blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarın iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kabul etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine eklenen muvafakat hükmünün icra takibinin kesinleşmesinden sonraki aşamaya ilişkin bulunduğunu ve takip öncesi sözleşmelerle verilen muvafakatlere kıyasen uygulanamayacağını kabul etmiştir. Kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat geçerli sayılmamış, direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: sözleşme hükümlerinin haksız şart teşkil etmediği ve direnme kararının bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/1980, K. 2021/829, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.07.2020
Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre ile prime esas kazancın ispatı
Hukuk Genel Kurulu, 1994–2002 dönemindeki hizmet tespiti talebinde, başka işverenden bildirilen çalışma nedeniyle kesilen ve işveren belgeleriyle Kuruma bildirilmeyen önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığını kabul etti. Prime esas kazanç yönünden ise hizmet tespiti davasının kamusal niteliği gereği yazılı delille ispat sınırlamasının uygulanamayacağını; kesinleşmiş işçilik alacağı kararıyla belirlenen son ücretin güçlü delil olduğunu, ancak bu ücretin tüm çalışma dönemine doğrudan taşınamayacağını belirtti. Bu gerekçelerle direnme kararı iki uyuşmazlık yönünden de bozuldu. Ücretin yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunan karşı oy, ikinci uyuşmazlık bakımından ayrıca yer aldı.
Yargıtay HGK, E. 2016/2141, K. 2020/585, T. 16.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.06.2020
SGK ödeme emrinin iptali davasının süresinde açılması ve harç yatırma tarihi
Davacı, şirket ortağı sıfatıyla kendisine 02.03.2004 tarihinde tebliğ edilen Sosyal Güvenlik Kurumu ödeme emrinin iptalini istemiş; İş Mahkemesi davayı kabul etmiş, davanın 10.03.2004 tarihinde açıldığı ve yedi günlük hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin irdelenmediği gerekçesiyle verilen 10. Hukuk Dairesi bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki yedi günlük sürenin hak düşürücü olduğunu, harca tabi davalarda davanın harcın yatırıldığı tarihte açılmış sayılacağını ve başka mahkemeye gönderilmek üzere verilen dilekçede ilk verildiği mahkemede harcın yatırıldığı tarihin esas alınacağını belirtmiştir. Dilekçe 08.03.2004 tarihinde İstanbul 4. İş Mahkemesine verilip harcı aynı gün yatırıldığından davanın süresinde açıldığını kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 10. Hukuk Dairesine göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2018/1022, K. 2020/496, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.03.2019
Fiilen birlikte yaşarken ölüm aylığı almak için boşanma hakkın kötüye kullanılmasıdır
Davalı kadın, eski eşiyle fiilen birlikte yaşamayı sürdürdüğü hâlde hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı ve sağlık yardımı almış; Kurum sağlık giderlerini icra yoluyla istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, sağlık hizmeti giderlerinin bir kısmı için 5510 sayılı Kanun’un Geçici 45. maddesindeki tahsil etmeme kuralı bulunsa da, aylık hakkını elde etmek amacıyla yapılan boşanma sonrası eski eşle yaşamaya devam etmenin Türk Medeni Kanunu (TMK) 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul etti. Bu nedenle Geçici 45. madde korumasından yararlanılamaz ve sağlık giderleri iade edilmelidir; direnme kararı bozuldu. Karşı görüş, kişinin genel sağlık sigortalısı olarak kapsama girdiği ve sağlık giderlerinin tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle direnmenin onanmasını savundu.
Yargıtay HGK, E. 2015/2743, K. 2019/275, T. 12.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi03.07.2018
İş kazası tazminatı ile işçilik alacaklarının ayrılması ve inceleme
Davacılar, murislerinin çalışırken geçirdiği kalp krizi nedeniyle iş kazasından doğan tazminatları ile işçilik alacaklarını birlikte istemiş; mahkeme talepleri kabul etmiştir. Daire, iki dava türünün farklı inceleme ve hesaplama ölçütlerine tabi olduğunu belirterek davaların ayrılmasını; önce olayın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından iş kazası sayılıp sayılmadığının belirlenmesini, kabul hâlinde kusur ve tazminatın sağlık kayıtları, çalışma süreleri ve ilgili diğer verilerle incelenmesini istemiş ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay 21. HD, E. 2016/19961, K. 2018/5961, T. 03.07.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.05.2017
Bağ-Kur sigorta başlangıcının tespitinde hukuki yarar
Davacı, Bağ-Kur sigortalılık başlangıcının 15.10.1983 olarak bir gün tespitini istemiş; mahkeme davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 1479 ve 2926 sayılı kanunlarda yaşlılık aylığı hakkının sigortalılık süresine değil ödenmiş prim günlerine bağlandığını, istenen başlangıç tarihinin aylığa etkisi olmadığından davacının bu talepte hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek direnme kararını onamıştır. Karşı görüş, davacının vergi kaydına dayalı daha uzun hizmet dönemini isteyebileceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/840, K. 2017/1042, T. 31.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.04.2017
Beş puanlık prim teşviki davasında SGK’ya husumet yöneltilmesi
Şirket, ihale kapsamında çalıştırdığı sigortalılar için beş puanlık prim teşvikinden yararlandırılmadığını ileri sürerek fazla ödediği primleri Sosyal Güvenlik Kurumundan istemiş; mahkeme talebi kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, teşvik koşullarını inceleyip yararlanma durumunu belirleme ve primleri tahsil etme görevinin Kuruma ait olduğunu, bu nedenle Kurumun davada taraf sıfatı bulunduğunu kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuş; esas temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 21. Hukuk Dairesine göndermiştir. Karşı görüş, uyuşmazlığın Hazine ile şirket arasında olduğunu savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/2693, K. 2017/656, T. 05.04.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.04.2017
Yüzde 5 prim teşvikinde SGK'ya husumet yöneltilmesi
İşveren şirket, ihale işi nedeniyle ödediği primlerde yüzde 5 teşvikinden yararlandırılmadığını belirterek Sosyal Güvenlik Kurumundan iade istemiş; mahkeme talebi kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, teşvik koşullarını ve işverenin yararlanma hakkını inceleyip karara bağlama görevinin Kurumda olduğunu, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'dan doğduğunu ve Kuruma husumet yöneltilebileceğini kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuştur. İşin esasına ilişkin incelenmeyen temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosya 21. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/387, K. 2017/657, T. 05.04.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.06.2015
Yurt dışı sigortalılık süresinin borçlanılması ve başlangıç tarihi
Davacı, Almanya’daki rant sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı sayılmasını ve yurt dışı çalışma süresini borçlanmayı istemiş, ilk derece mahkemesi başlangıç tarihinin tespitine karar vermiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, Alman sigortasına giriş tarihinin Türk sigortası başlangıcı sayılabilmesi için ilgili yurt dışı sürenin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, sosyal güvenlik sözleşmesindeki başlangıç tarihi kuralı için borçlanmanın aranmayacağını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/2279, K. 2015/1726, T. 19.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi12.03.2014
Hizmet alım sözleşmesinden doğan alacakta on yıllık zamanaşımı
Hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki hak edişlerden prim teşviki kesintisi yapıldığı iddiasıyla açılan davada mahkeme alacağı kabul etmiş, davalı zamanaşımı ve sözleşme hükümlerine dayanarak temyiz etmiştir. Daire, taraflar arasındaki ilişkinin sebepsiz zenginleşmeye değil hizmet temini sözleşmesine dayandığını ve özel zamanaşımı hükmü bulunmadığından Borçlar Kanunu’nun genel on yıllık süresinin uygulanacağını kabul etmiştir. Temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 23. HD, E. 2013/8037, K. 2014/1827, T. 12.03.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi24.02.2014
Hizmet tespiti davasında resen araştırma ve adli yardım
Hizmet tespiti davasını reddeden hüküm temyiz edilmiştir; davacının adli yardım talebi, mali durumunu ve haklılığını destekleyen belge sunulmaması nedeniyle reddedilmiştir. Daire, kamu düzenine ilişkin hizmet tespiti davalarında mahkemenin taraf delilleriyle yetinmeyip işyeri kayıtlarını ve dönem bordrolarını toplamasını, gerektiğinde işyeri çalışanlarını dinlemesini ve çalışmanın niteliğini araştırmasını gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. HD, E. 2013/13339, K. 2014/3487, T. 24.02.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.11.2013
Fiilî birliktelik sürerken geçerli boşanmaya dayalı aylık başvurusu
Ceza Genel Kurulu, eşlerin geçerli boşanma kararından sonra birlikte yaşamayı sürdürerek ölen sigortalı babadan aylık bağlanması için başvurmasını, mevcut karar hukuki sonuç doğurduğu için tek başına dolandırıcılıkta aranan hileli davranış saymamıştır. Yersiz ödemelerin Sosyal Güvenlik Kurumunca geri alınması mümkündür; beraatleri onayan karara yönelik Başsavcılık itirazı reddedilmiştir. On üç üye karşı oyda, eşlerin birlikte yaşamayı gizleyerek Kurumu aldattığını ve nitelikli dolandırıcılığın oluştuğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2012/1363, K. 2013/533, T. 26.11.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.06.2013
Yurtdışı hizmet borçlanmasının 4/1-b kapsamında değerlendirilmesi
Davacı, Almanya’daki ilk sigortalılık tarihinin Türkiye’de başlangıç sayılmasını ve yurtdışı hizmet borçlanmasının 4/1-a kapsamında değerlendirilmesini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sosyal güvenlik sözleşmesinin başlangıç tarihini belirlese de borçlanılan sürenin hangi sigortalılık statüsünde sayılacağını düzenlemediğini, Türkiye’de sigortalı çalışması bulunmayanların sürelerinin 3201 sayılı Kanun gereği 4/1-b kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul ederek direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/1618, K. 2013/821, T. 12.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi14.05.2013
Kesinleşen iş kazası tespitiyle maluliyet oranının belirlenmesi
İş kazası tazminatı davasında, aynı işyerindeki çalışmayı ve olayın iş kazası olduğunu ortaya koyan kesinleşmiş iş mahkemesi kararı güçlü delil niteliğindedir. Daire, bu delile göre olayın iş kazası kabul edilmesini ve davacıya Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvurarak sürekli iş göremezlik oranını ve gelir hakkını belirletmesi için süre verilmesini; ardından sonuca göre hüküm kurulmasını isteyerek kararı bozmuştur.
Yargıtay 21. HD, E. 2013/1704, K. 2013/9754, T. 14.05.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (9 karar)
- Yargıtay HGK, E. 2012/1156, K. 2013/339, T. 13.03.2013 — Trafik kazası tedavi giderlerinde SGK'nın rücu hakkı
- Yargıtay HGK, E. 2012/1153, K. 2013/245, T. 13.02.2013 — SGK'nın iş kazası giderleri için açtığı davada yetki
- Yargıtay HGK, E. 2012/196, K. 2012/396, T. 15.06.2012 — Yersiz yaşlılık aylığının iadesi ve sigortalının iyiniyeti
- Yargıtay HGK, E. 2012/20, K. 2012/235, T. 21.03.2012 — Kamu görevine başlayan emeklinin aylığının kesilmesi
- Yargıtay HGK, E. 2012/6, K. 2012/222, T. 21.03.2012 — Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki itibari hizmet
- Yargıtay HGK, E. 2011/804, K. 2012/152, T. 14.03.2012 — Başka kanuna tabi sigortalılık sonrası tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması
- Yargıtay HGK, E. 2011/769, K. 2012/107, T. 29.02.2012 — Başka kurum kapsamında makul süreyi aşan çalışmanın tarım Bağ-Kur sigortalılığına etkisi
- Yargıtay HGK, E. 2011/476, K. 2011/584, T. 05.10.2011 — Çalışırken alınan yaşlılık aylıklarının geri alınması
- Yargıtay HGK, E. 2010/726, K. 2011/68, T. 06.04.2011 — Kamu görevine başlayan emeklinin aylığının geri alınması