4077 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
20 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2025
Tüketici kredisinde takas-mahsup talimatıyla emekli maaşına banka blokesi
Malulen emekli olan davacı, kullandığı tüketici kredileri nedeniyle davalı bankanın emekli maaşına koyduğu blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iadesini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi blokenin kaldırılmasına, alacak talebinin reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilmiş olan davacının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz başvurusunu reddetmiştir. Davalının temyizi yönünden, kredi sözleşmeleri ve ek taahhütnamelerle verilen virman-takas-mahsup muvafakatinin haksız şart sayılamayacağını, somut olayda cebri icra işlemi değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, blokenin kaldırılmasının istenmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve bu yönde 21.03.2025 tarihli, 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: emekli maaşının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine ilişkin hükümlerin emredici olduğu, takas-mahsup yetkisi veren sözleşme hükümlerinin 2004 sayılı Kanun'un 83/a ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine aykırı olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.10.2025
Yağ yakan araçta ayıpsız misli ile değişim talebi ve orantısızlık savunması
Davacı tüketici, satın aldığı sıfır km aracın motorundaki yağ eksiltme ayıbı nedeniyle öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş; yerel mahkeme, aracın model yılı, km'si ve hasar kaydı ile ayıbın motor değişimiyle giderilebileceğini gözeterek misli ile değişimin orantısız olacağı gerekçesiyle motorun ücretsiz yenisiyle değiştirilmesine karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayıbın varlığı hâlinde tüketicinin seçimlik haklarından istediğini tercih edebileceğini, yargılama sırasında artan km'nin tüketici aleyhine yorumlanamayacağını, motor değişimiyle giderilse de aracın değer kaybına uğrayacağını ve talebin orantısız ya da hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı görüş: aracın 180.000 km kadar kullanıldığı, misli ile değişim isteminin hakkın kötüye kullanımı olduğu ve direnmenin yerinde olduğu ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2025/259, K. 2025/594, T. 01.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2025
Sosyal donatıların site dışındaki araziye yapılması: ayıp değil eksik ifa
Davacı tüketici, davalıdan satın aldığı taşınmazın sosyal donatı ve yeşil alanlarının siteye ait olmadığının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemiş, İlk Derece Mahkemesi durumu açık ayıp sayarak nispi metotla hesaplanan 248.000,00 TL'ye hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi eksik ifa gerekçesiyle kısmen kabul kararı vermiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sosyal donatı alanları yönünden sözleşmeye aykırılığın ayıp değil eksik ifa niteliği taşıdığını kabul ederek direnmeyi bu yönden yerinde bulmuştur. Davalının bilirkişi raporuna aşamalarda itiraz ettiğini, bu nedenle miktar yönünden davacı lehine usulî kazanılmış hak doğmadığını belirterek, zararın TBK'nın 112. maddesi çerçevesinde eksik ifaya göre yeniden bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi için kararı bu yönden bozmuştur. Karşı oy: Birinci görüşmede azınlık, uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında ayıp olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/527, K. 2025/323, T. 21.05.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.01.2024
Emekli maaş hesabından kredi taksiti kesilmesine verilen muvafakatin geçerliliği
Davacı, kredi kullandığı davalı bankanın emekli maaş hesabına bloke koyarak kesinti yaptığını ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesintilerin durdurulmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi haczi yasak haklara ilişkin önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının üç kredide de ilk taksitten itibaren maaş hesabından virman yoluyla ödemeyi tercih ettiğini, hesapta tasarrufuna engel bir bloke bulunmadığını, bu nedenle muvafakat hükümlerinin haksız şart sayılamayacağını belirtmiştir. İİK ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki haczedilemezlik kurallarının cebri icraya ilişkin olduğunu, somut olayda cebri icra değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, düzenli kesintilere itiraz etmeyen davacının sonradan kesintilerin iptalini ve iadesini istemesinin TMK'nın 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki devir ve temlik yasağı emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan bankanın aldığı muvafakat geçersizdir.
Yargıtay HGK, E. 2023/52, K. 2024/29, T. 31.01.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Konut teslim tutanağına düşülen genel ihtirazi kaydın açık ayıp ihbarı sayılmaması
Davacı tüketici, satın aldığı konutun önüne otopark yerine istinat duvarı yapılması nedeniyle oluşan değer kaybının tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi teslim tutanağına düşülen notu süresinde ayıp ihbarı sayarak davayı kabul etmiş ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, açık ayıplarda 4077 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca teslimden itibaren otuz gün içinde ihbar gerektiğini, ihbarda tespit edilen ayıpların somutlaştırılarak tek tek açıklanması gerektiğini ve teslim tutanağındaki genel ihtirazi kaydın ihbar külfetinin gerektirdiği açıklık ve somutluğu taşımadığını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı görüş: ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı ve ihtirazi kaydın ihbar iradesini gösterdiği ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2019/470, K. 2022/66, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
Davacı banka, hakem heyeti kararları öncesinde iade ettiği dosya masraflarının davalı tüketicinin başlattığı icra takipleri nedeniyle mükerrer ödendiğini ileri sürerek menfi tespit başvurusunu görevsizlikle reddeden hakem heyeti kararının iptalini ve mükerrer ödemenin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi davayı kabul ederek hakem heyeti kararını iptal etmiş ve 549,25 TL'nin iadesine kesin olarak karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, itiraz edilmeksizin kesinleşen hakem heyeti kararlarının ilam niteliği taşıdığını ve tarafları bağladığını, İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit uyuşmazlığının tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini kabul ederek Bakanlığın istemini yerinde görmüştür. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.05.2021
Devre tatil sözleşmesinde teslim ispatlanmadıkça cayma süresinin askıda kalması
Davacı tüketici, devre tatil sözleşmesinin feshini ve ödenen bedelin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi yönetmelikteki on günlük cayma süresinin geçtiği ve genel hükümlere göre fesih koşullarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 4077 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen cayma hakkını on günle sınırlayan yönetmelik hükmüne değer verilemeyeceğini, tüketicinin kapıdan satış hükümlerinden yararlanacağını ve cayma süresinin başlaması için tüketicinin tahsis edilen bölümü fiilen görmesi suretiyle teslimin ispatlanması gerektiğini kabul etmiştir. Sözleşmeden kaynaklanan hakkını hiç kullanmayan davacı yönünden teslim ispatlanamadığından cayma süresi askıda kalmış, direnme kararı bozulmuştur. Karşı oy: yıllar sonra cayma hakkının kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu ve kararın gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2517, K. 2021/628, T. 27.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.09.2020
Su abonesi olmayan iş yerinden istenen evsel katı atık bedeline ilişkin davada yargı yolu
Kiracı davacı, belediyenin iş yeri için evsel katı atık bedeli tahakkuk ettireceğini bildirmesi üzerine başvurduğu tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptalini ve davalının bu bedeli talep etme hakkı bulunmadığının tespitini istemiş; yerel mahkeme yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tarifenin iptalini istemediğini, abonelik sözleşmesi kurulmamış olsa da davacının Yönetmelikteki abone tanımı kapsamında olduğunu ve tarifede su abonesi olmayanlardan alınacak bedelin de belirlendiğini belirtmiştir. Davanın adli yargıda ve mülga 4077 sayılı Kanun'un 22/5. maddesine göre tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, hakem heyeti kararlarına karşı itiraz merciinin münhasıran tüketici mahkemesi olduğu kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1511, K. 2020/665, T. 23.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.02.2020
Konut kredisinin yeniden finansmanında yapılandırma komisyonu tahsili
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle kesilen dosya masrafı ile kredinin yapılandırılması sırasında kesilen 2.400 TL yapılandırma ücretinin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi yapılandırma ücretine ilişkin talebi reddetmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erken ödeme ile yeniden finansmanın farklı kavramlar olduğunu, yeniden finansmanda 4077 sayılı Kanun'un 10/B maddesi çerçevesinde erken ödeme ücreti istenemeyeceğini, bankanın masraf talep edebilmesi için tüketicinin mevzuata uygun bilgilendirilmesi, karşılıklı mutabakat ve açık yazılı onay gerektiğini, uyuşmazlıkta ispat yükünün bankada olduğunu kabul etmiştir. Somut olayda yeniden finansman sözleşmesinde masraf ve komisyon miktarına ilişkin açıklama bulunmadığını, sözleşme anında alınan rıza belgesinin tüketici için bağlayıcı olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/583, K. 2020/137, T. 13.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.01.2020
Şirket adına alınan araçtaki ayıp davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
Davacı limited şirket, adına satın alınan ve ticari olmayan amaçlarla şirket yetkilisince kullanıldığını ileri sürdüğü araçtaki ayıp nedeniyle misliyle değişim, olmazsa onarım bedelinin tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu belirten Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına, tüzel kişinin de ticari olmayan amaçla mal alabileceği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ticaret şirketlerinin tacir olduğunu ve işlemlerinin ticari olmasının asıl olduğunu, ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerde basiretli iş adamı gibi davranmak zorunda olan tacirlerin tüketiciler için düzenlenen hükümler kapsamına alınamayacağını kabul etmiştir. Aracın ruhsatta hususi yazılı olsa da şirket adına kayıtlı ve faturalı olması nedeniyle ticari araç olduğunu, tüketici işlemi bulunmadığını belirterek genişletilmiş gerekçeyle direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1637, K. 2020/13, T. 14.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.06.2019
Sınırlı üretim araçta orijinal boya kalınlığı farkı: gizli ayıp ve bedel indirimi
Davacı tüketici, 500 adetle sınırlı üretilen aracın boya kalınlıklarının farklı olduğunu ve navigasyon donanımı bulunmadığını ileri sürerek aracın iadesi ile bedelinin tahsilini istemiş, mahkeme davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, özel üretim ve sertifikalı araçta boyanın orijinal olsa da çeşitli bölgelerde farklılık göstermesinin titizlikle üretilmediğini gösterdiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında gizli ayıp kabul edilmesi gerektiğini, ancak bu durumun aracın kullanımında eksiklik yaratmadığını belirtmiştir. Bu nedenle bedel iadesi yerine 4077 sayılı Kanun'un 4. ve 818 sayılı Kanun'un 202. maddesi uyarınca bedelden indirim yönünde inceleme yapılması gerektiğinden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşı oy: Boyanın orijinal olup standart sınırlar içinde kaldığı ve davalının boya kalınlığına ilişkin taahhüdü bulunmadığından gizli ayıptan söz edilemeyeceği görüşü Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/618, K. 2019/792, T. 27.06.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.04.2019
Konut satışından dönen tüketicide bağlı kredi ve matbu taahhütnamenin haksız şart olması
Konut satış sözleşmesinden dönen davacı tüketici, satış bedelini finanse etmek için kullandığı konut kredisinde bankanın erken kapama işlemi yaparak iade etmediği 19.301,46 TL'nin tahsilini istemiş; yerel mahkeme davacının taahhütname vererek sözleşmeden caydığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, müzakere edilmeden önceden hazırlanmış, matbu, boşlukları dahi doldurulmamış ve tüketici aleyhine açık dengesizlik yaratan taahhütnamelerin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında haksız şart olduğunu ve tüketici yönünden geçerli sayılamayacağını belirtmiştir. Banka ile yüklenici arasındaki protokol ve proje tanıtımları gözetilerek kredinin 10/5. madde uyarınca bağlı kredi olduğu, mahkemece feshin haklı olup olmadığı tartışılarak bankanın sorumlu olacağı miktarın belirlenmesi gerektiği kabul edilmiş; direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/623, K. 2019/488, T. 18.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi16.04.2019
Hakem heyeti sınırındaki alacakta itirazın iptali davasına tüketici mahkemesinin bakması
Elektrik dağıtım şirketi, mesken aboneliğinden doğan 594,74 TL asıl alacak için başlattığı takibe itiraz üzerine itirazın iptalini istemiş, tüketici mahkemesi uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin görevinde olduğu gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiştir. Yargıtay, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür. Daireye göre tüketici hakem heyetleri mahkeme niteliği taşımadığından itirazın iptali davasına bakmak onların görevinde değildir; 7063 sayılı Kanun'la değişik 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca taraflar zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıklarda da icra takibi yapabilir ve itiraz hâlinde İİK 67. madde uyarınca tüketici mahkemesinde itirazın iptali davası açabilir. Esasa girilmeden davanın görev yönünden reddi hatalı bulunmuş ve karar sonucu etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/9990, K. 2019/3427, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.12.2015
Konut projesindeki ortak tesis vaatlerinde açık ayıp ihbarı
Davacı, konut projesinin tanıtımında vaat edilen çevre düzeni, güvenlik ve spor tesislerinin eksikliği nedeniyle taşınmaz değerindeki kaybın tazminini istemiş; mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, teslim edilen konuta ilişkin bu eksikliklerin gizli ayıp değil, tüketicinin kolayca görebileceği açık ayıp olduğunu ve 30 günlük sürede ihbar edilmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oyda, site sakinlerine vaat edilen spor kompleksinin başka alanda yapılıp kamuya açılmasının eksik ifa olduğu ve genel hükümlere göre tazminat istenebileceği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1581, K. 2015/2792, T. 04.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2014
Elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi ve hakem heyeti kararı
Davacı elektrik kurumu, 26,64 TL kayıp-kaçak bedelinin davalı aboneye iadesine hükmeden tüketici sorunları hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Yerel mahkeme, bedelin tebliğ gereğince tahsil edildiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetmiş; Özel Daire, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararı idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağladığı gerekçesiyle bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önsorun olarak, hakem heyeti kararının tespit hükmü taşıyıp ileriki dönemlere etkili olduğundan yerel mahkeme kararının kesin olmadığını ve 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararının delil niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Esas yönünden Genel Kurul, 4628 sayılı Kanun'un 4. maddesinin EPDK'ya sınırsız fiyat belirleme yetkisi vermediğini, nakil kaybı ile hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsilinin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: kayıp-kaçak bedeli EPDK'nın kanuni yetkisiyle belirlediği, idari yargıda iptal edilmedikçe bağlayıcı bir bedel olduğundan haksız şart sayılamaz ve direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2454, K. 2014/679, T. 21.05.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.11.2011
Konut projesindeki açık ayıp ve ihbar süresi
Tüketici, satın aldığı konutun tanıtımında vaat edilen spor ve sosyal alanların eksik yapıldığı gerekçesiyle değer kaybı istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, spor kompleksinin mülkiyeti ve halka açık kullanımıyla ilgili eksikliğin satın alma sırasında bilinebilen açık ayıp olduğunu, 4077 sayılı Kanun’daki beş yıllık zamanaşımının yanında otuz günlük ihbar süresinin de uygulanacağını kabul etmiştir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmadığından direnme kararı onanmıştır. Karşı oylar, ortak alanlara ilişkin taahhüdün eksik ifa olduğunu ve dava hakkının düşmediğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/453, K. 2011/651, T. 02.11.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.04.2011
Konut projesinde ortak alanlardaki eksiklik ve ayıp ihbarı
Konut alıcısı, satışta vaat edilen sosyal ve spor alanlarının eksik yapılması nedeniyle değer kaybı tazminatı istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, vaat edilen kompleksin projede bulunmasına rağmen ortak alana ilişkin eksikliklerin 4077 sayılı Kanun kapsamında ayıp sayılabileceğini ve açık ayıplar için konut satışında da otuz günlük ihbar süresinin uygulanacağını kabul etmiştir. İhbar süresi geçirilmiş olduğundan direnme kararı onanmıştır. Karşı oylar, vaat edilen ortak tesislerin teslim edilmemesinin eksik ifa olduğunu ve kısa ayıp ihbar süresinin uygulanmaması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/4, K. 2011/230, T. 27.04.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.10.2010
Onaylı telekom tarifesindeki sabit ücretin denetimi
Telekom işletmecisi, tüketici hakem heyetinin aylık sabit ücreti iptal eden kararının kaldırılmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, telekom tarifelerinin mevzuata uygunluğunu belirleme ve onaylama yetkisinin ilgili düzenleyici kuruma ait olduğunu; tüketici hakem heyeti ve mahkemelerin onaylı tarife miktarını haksız şart sayarak yeniden belirleyemeyeceğini kabul etmiştir. Sabit ücret uygulamasına ilişkin direnme kararı bu gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2010/406, K. 2010/503, T. 13.10.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Telefon sabit ücretinin hukuka uygunluğu ve kararın temyiz edilebilirliği
Tüketici hakem heyeti, telefon abonelerinden alınan sabit ücretin alınmamasına karar vermiş; işletmeci bu kararın iptalini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın miktar sınırını aşan ve sonraki yılları da etkileyen nitelikte olduğu için temyiz incelemesine açık bulunduğunu belirtmiştir. Sabit ücretin hattı ve altyapıyı hazır bulundurma, teknik bakım ve işletim giderlerini karşıladığını; tarife Kurumca onaylandığından ve abonelere eşit uygulandığından hukuka uygun olduğunu kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/122, K. 2009/189, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul