4077 sayılı Kanun m. 22
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
Davacı banka, hakem heyeti kararları öncesinde iade ettiği dosya masraflarının davalı tüketicinin başlattığı icra takipleri nedeniyle mükerrer ödendiğini ileri sürerek menfi tespit başvurusunu görevsizlikle reddeden hakem heyeti kararının iptalini ve mükerrer ödemenin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi davayı kabul ederek hakem heyeti kararını iptal etmiş ve 549,25 TL'nin iadesine kesin olarak karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, itiraz edilmeksizin kesinleşen hakem heyeti kararlarının ilam niteliği taşıdığını ve tarafları bağladığını, İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit uyuşmazlığının tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini kabul ederek Bakanlığın istemini yerinde görmüştür. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.09.2020
Su abonesi olmayan iş yerinden istenen evsel katı atık bedeline ilişkin davada yargı yolu
Kiracı davacı, belediyenin iş yeri için evsel katı atık bedeli tahakkuk ettireceğini bildirmesi üzerine başvurduğu tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptalini ve davalının bu bedeli talep etme hakkı bulunmadığının tespitini istemiş; yerel mahkeme yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tarifenin iptalini istemediğini, abonelik sözleşmesi kurulmamış olsa da davacının Yönetmelikteki abone tanımı kapsamında olduğunu ve tarifede su abonesi olmayanlardan alınacak bedelin de belirlendiğini belirtmiştir. Davanın adli yargıda ve mülga 4077 sayılı Kanun'un 22/5. maddesine göre tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, hakem heyeti kararlarına karşı itiraz merciinin münhasıran tüketici mahkemesi olduğu kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1511, K. 2020/665, T. 23.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi16.04.2019
Hakem heyeti sınırındaki alacakta itirazın iptali davasına tüketici mahkemesinin bakması
Elektrik dağıtım şirketi, mesken aboneliğinden doğan 594,74 TL asıl alacak için başlattığı takibe itiraz üzerine itirazın iptalini istemiş, tüketici mahkemesi uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin görevinde olduğu gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiştir. Yargıtay, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür. Daireye göre tüketici hakem heyetleri mahkeme niteliği taşımadığından itirazın iptali davasına bakmak onların görevinde değildir; 7063 sayılı Kanun'la değişik 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca taraflar zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıklarda da icra takibi yapabilir ve itiraz hâlinde İİK 67. madde uyarınca tüketici mahkemesinde itirazın iptali davası açabilir. Esasa girilmeden davanın görev yönünden reddi hatalı bulunmuş ve karar sonucu etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/9990, K. 2019/3427, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2014
Elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi ve hakem heyeti kararı
Davacı elektrik kurumu, 26,64 TL kayıp-kaçak bedelinin davalı aboneye iadesine hükmeden tüketici sorunları hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Yerel mahkeme, bedelin tebliğ gereğince tahsil edildiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetmiş; Özel Daire, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararı idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağladığı gerekçesiyle bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önsorun olarak, hakem heyeti kararının tespit hükmü taşıyıp ileriki dönemlere etkili olduğundan yerel mahkeme kararının kesin olmadığını ve 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararının delil niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Esas yönünden Genel Kurul, 4628 sayılı Kanun'un 4. maddesinin EPDK'ya sınırsız fiyat belirleme yetkisi vermediğini, nakil kaybı ile hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsilinin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: kayıp-kaçak bedeli EPDK'nın kanuni yetkisiyle belirlediği, idari yargıda iptal edilmedikçe bağlayıcı bir bedel olduğundan haksız şart sayılamaz ve direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2454, K. 2014/679, T. 21.05.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Telefon sabit ücretinin hukuka uygunluğu ve kararın temyiz edilebilirliği
Tüketici hakem heyeti, telefon abonelerinden alınan sabit ücretin alınmamasına karar vermiş; işletmeci bu kararın iptalini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın miktar sınırını aşan ve sonraki yılları da etkileyen nitelikte olduğu için temyiz incelemesine açık bulunduğunu belirtmiştir. Sabit ücretin hattı ve altyapıyı hazır bulundurma, teknik bakım ve işletim giderlerini karşıladığını; tarife Kurumca onaylandığından ve abonelere eşit uygulandığından hukuka uygun olduğunu kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/122, K. 2009/189, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul