1136 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2025
Beraat eden sanığa zorunlu müdafi ücreti düşüldükten sonra vekâlet ücreti verilmesi
Beraat eden ve baroca görevlendirilen zorunlu müdafiyle temsil edilen sanık lehine, ödenen müdafi ücreti mahsup edilerek kalan maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınmasına karar verilmiş; Cumhuriyet Başsavcılığı bu uygulamaya itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olduğunu ve mahsup sonrası bakiye vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını kabul ederek itirazı reddetmiştir. Karşı oy: Dört üye itirazın kabul edilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2025/67, K. 2025/184, T. 22.04.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.09.2023
696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçinin fark ücret alacağı ve arabuluculuk dönemi
696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı, kadroya geçişte imzalanan sözleşmede ücretin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ileri sürerek fark ücret, ilave tediye, ikramiye, bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti istemiş; ilk derece mahkemesi bozmaya uyduktan sonra davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, arabuluculuk son tutanağının 21.12.2020 tarihli olmasına karşın ücret farkının 31.12.2020 tarihine kadar hesaplandığını, bu ara dönem için dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Yüksek Hakem Kurulu kararına bağlanan toplu sözleşmeye göre ikramiyenin yılda 10 gün üzerinden hesaplanması gerekirken 2019 ve 2020 yılları için 15 gün üzerinden hesaplandığını, bayram ve genel tatil ücretinde yevmiyelerin hatalı alındığını, vekâlet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak oluşmayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/12356, K. 2023/11888, T. 13.09.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.03.2021
Beraat eden sanıklara aynı müdafi için ayrı vekâlet ücreti
Kooperatifin genel kurulunu olağan toplantıya çağırmama suçundan beraat eden üç sanık lehine, aynı müdafi tarafından temsil edilmelerine rağmen ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, beraat eden her sanığın kendisini vekille temsil ettirmesi hâlinde tarife uyarınca kendi lehine maktu ücret verilmesi gerektiğini kabul ederek Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etti; önceki düzelterek onama kararını kaldırıp yeniden karar verilmesi için dosyayı daireye gönderdi. Karşı oy: Aynı müdafiyle temsil edilen sanıklara ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmemesi gerektiği görüşüyle itirazın reddi savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2021/11, K. 2021/128, T. 18.03.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.03.2021
Boşanmanın eki taleplerinde bozma sonrası vekâlet ücretinin yeniden belirlenmesi
Karşılıklı boşanma davalarında Hukuk Genel Kurulu (HGK), ilk derece mahkemesinin tarafların haklılık durumuna göre hükmettiği vekâlet ücretlerinin boşanma hükmü kesinleşince kesinleştiğini belirtti. Yargıtay bozmasından sonra bölge adliye mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 373/3 uyarınca temyiz bozmasına uyup maddi tazminat miktarını yeniden karara bağlamak için duruşma yapmıştı. Bu işlem istinaf incelemesi değil, alt derece hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyma yargılamasıdır; bu nedenle istinaf duruşması ücreti doğmaz. Boşanmanın eki talepler hakkındaki bu yargılamada yeniden vekâlet ücreti belirlenmesini gerektiren bir neden bulunmadığından direnme kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2021/96, K. 2021/205, T. 04.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi28.02.2020
Delil takdirindeki yanılgı iddiasıyla kanun yararına bozma yoluna gidilememesi
Ağır ceza mahkemesi, adliye koridorunda slogan attıkları iddia edilen avukat sanıklar hakkında sloganların 5237 sayılı Kanun'un 301/3. maddesi anlamında eleştiri amaçlı düşünce açıklaması olduğu ve suç oluşturmadığı gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar vermiş; karar kesinleşince Adalet Bakanlığı istemiyle kanun yararına bozma talep edilmiştir. Daire, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki kanun yararına bozmanın olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olduğunu, olaya ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmişse delil takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle bu yola gidilemeyeceğini belirtmiştir. Delillerin takdiri yapılarak verilen ve esas itibarıyla hukuka aykırılık içermeyen karar yönünden tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmemiş, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/11433, K. 2020/1791, T. 28.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi02.04.2018
Beraat eden sanık lehine vekâlet ücretinin yükletileceği taraf
Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş, ancak ücretin katılandan alınmasına karar verilmiştir. Ceza Dairesi, bu ücretin hazine aleyhine yükletilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir. Hüküm, ücretin katılan yerine hazineden alınacağı biçimde düzeltilmiş; diğer kısımlar korunmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2018/2629, K. 2018/2195, T. 02.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.06.2010
Menfaat çatışmasında sanıkların ayrı müdafilerle temsil edilmesi
Sanıklar hakkında kasten öldürme yargılamasında, Ceza Genel Kurulu (CGK) kovuşturma aşamasında menfaatleri çatışan sanıkların aynı müdafiyle savunulmasını ön sorun olarak incelemiştir. Bir sanığın suçu tek başına işlediği yönündeki savunmasının diğer sanıkların savunmasına zarar verebileceğini belirten Kurul, ayrı müdafiler görevlendirilmeden hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması saymış ve direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2010/35, K. 2010/140, T. 08.06.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.10.2009
Suçu üstlenen sanık ile diğer sanıkların aynı müdafice savunulmasında menfaat çatışması
Kasten öldürme suçundan bir sanık müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmış, diğer iki sanık beraat etmiş; Özel Daire, üç sanığın aynı müdafilerce savunulmasının sanıklar arasındaki menfaat çatışması nedeniyle savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, sanıkların birbirine suç atmadığını ve müdafilerin savunmasının suçu üstlenen sanığın savunmasıyla çelişmediğini belirterek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 5271 sayılı Kanun'un 152. maddesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesi ve avukatlık meslek kurallarına dayanarak menfaat zıtlığının dar yorumlanmaması gerektiğini, suçun yalnız bir sanıkça üstlenildiği durumda diğer sanıkların suçu işlemediğinin savunulmasının suçu ikrar eden sanık yönünden savunmada zafiyet yaratacağını kabul etmiş ve direnme hükmünü usul yanılgısı nedeniyle bozmuştur. Karşı oy: Azınlıktaki üyeler, yerel mahkemenin direnme gerekçelerinin isabetli olduğu ve hükmün onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2009/85, K. 2009/242, T. 20.10.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu13.05.2008
Uyarlama ek kararının eski müdafie tebliği ve yeni müdafiin temyiz süresi
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra yerel mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi üzerine yaptığı uyarlama incelemesinde eski hükmün aynen infazına karar vermiş; ek karar, hükümlünün adresi tespit edilemediğinden kesinleşen yargılamadaki müdafiine tebliğ edilmiştir. Hükümlünün sonradan vekaletname verdiği yeni müdafiin temyiz istemini Yargıtay 10. Ceza Dairesi, süre geçtiği gerekçesiyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatlık sözleşmesinin kararın kesinleşmesiyle sona erdiğini ve eski müdafie yapılan tebligatın geçersiz olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesi karşısında avukatlık sözleşmesinin hükmün kesinleşmesiyle sona erdiğini, uyarlama yargılaması için yeni bir sözleşme ya da talimat bulunmadığını, hükümlünün yeni müdafi tayin edip eskisini azlettiğini belirterek eski müdafie yapılan tebligatı geçersiz saymıştır. İtiraz kabul edilmiş, Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmış ve süresinde verilen dilekçe nedeniyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi için Başsavcılığa tevdiine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/101, K. 2008/113, T. 13.05.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.09.2005
Haksız tutuklama tazminatında faiz ve vekâlet ücreti
Haksız tutuklama nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminata, talep edilmişse zarara yol açan işlem tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir. Davacı lehine vekâlet ücreti de dilekçe yazma tutarıyla sınırlanamaz; hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca hesaplanmalıdır. Bu iki konuda direnme kararı bozulmuştur; vekâlet ücreti yönünden iki üye karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2005/88, K. 2005/98, T. 20.09.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi