6356 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
18 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.12.2024
Alt işveren işçisinin toplu iş sözleşmesinden yararlanma ve alacak talepleri
Davacı, arıza onarım elemanı olarak çalıştığı işyerinde asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ve çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu dönemde davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğini kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğini, özelleştirme sonrası dönemde ise geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını ve arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliklerin gözetilmediğini belirterek kararları bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/11563, K. 2024/15935, T. 09.12.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi03.07.2024
Devredilen işçinin toplu iş sözleşmesi fark alacaklarında arabuluculuk ve art etki
Belediyenin kapatılması üzerine 5747 sayılı Kanun kapsamında davalıya devredilen işçi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret, ikramiye, ilave tediye ve hizmet zammı farkı alacaklarını istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi yalnız harç yönünden istinafı kabul ederek davanın kabulüne yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, dava tarihinde imzalanmamış olan 10.08.2020 tarihli toplu iş sözleşmesinin uygulanamayacağını ve 6356 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca art etki kapsamında ücret zammı talep edilemeyeceğini kabul etmiştir. Kesin vade bulunmadığından fark alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini de belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/8305, K. 2024/10480, T. 03.07.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi19.06.2023
Toplu iş sözleşmesinden doğan idareci primi alacağında faiz başlangıcı ve arabuluculuk
Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendindeki görevi yaptığını ileri sürerek 52. maddenin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu idareci primi alacağını istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, toplu iş sözleşmesinde idareci primi için ödeme günü belirlenmediğinden ve daha önce temerrüt ispat edilemediğinden faizin arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca bilirkişi hesabının son tutanak tarihinden sonraki 29.01.2020 tarihine kadar yapıldığını, bu arada kalan dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın bu dönem yönünden usulden reddi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/6920, K. 2023/9409, T. 19.06.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.03.2023
Arabuluculuk son tutanağı ile dava tarihi arasındaki dönem için dava şartı yokluğu
Davacı işçi, mevsimlik çalışmaları ve fiilen çalıştığı pozisyon gözetilmeden derece ve kademesinin eksik belirlendiğini ileri sürerek derece ve kademesinin tespiti ile fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının diğer temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak arabuluculuk faaliyetinin 07.08.2018 tarihli son tutanaktan önce muaccel olan alacaklar için yapıldığını, hükme esas raporda hesaplamanın dava tarihine göre yapıldığını ve son tutanak ile dava tarihi arasındaki dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/2788, K. 2023/3884, T. 14.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.10.2022
Belediye şirketi işyerinin işkolunun belirlenmesi
Belediye şirketine ait işyerinde, işverenin diğer işyerlerine yönelik kombine büro yönetimi hizmeti yürütülmesi nedeniyle Bakanlık işyerini ticaret ve büro işkolunda sınıflandırmıştır. Yargıtay, bu hizmetin belediye şirketinin asıl faaliyetine yardımcı iş olduğunu ve yardımcı işin asıl işin girdiği işkolunu izleyeceğini değerlendirdi. Belediye hizmetlerinin Genel işler işkolunda bulunması nedeniyle ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını bozup ortadan kaldırdı; Bakanlığın tespitini iptal ederek işyerinin Genel işler işkolunda olduğuna hükmetti.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/12975, K. 2022/12276, T. 13.10.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2022
Kapatılan belediyenin şirketince imzalanan toplu iş sözleşmesinin onay gerektirmemesi
Davacı işçi, belediye şirketinde çalışırken üyesi olduğu sendika ile şirket arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre işçilik alacaklarını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi, belediyenin 6360 sayılı Kanun'la kapatılmasından iki gün önce imzalanan sözleşmenin katılınan belediyece onaylanmadığı için geçersiz olduğunu kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki onay şartının kapatılan belediyenin kendisinin toplu iş sözleşmesi yapmasına ilişkin olduğunu, belediye şirketi olan davalı şirketin imzaladığı sözleşmenin onaya ihtiyaç duymadığını ve alacakların bu sözleşmeye göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle bozulmuş, bozmaya uyularak kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/906, K. 2022/414, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi19.10.2021
Amatör sendika yöneticisinin işe iade kararı sonrası boşta geçen süre ücreti
Davacı, amatör sendika yöneticisi olarak lehine kesinleşen işe iade kararına dayanarak fesih tarihi ile kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarıyla işe başlatılmadığı dönemin alacaklarını istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının işe davete uymadığını ve yetkili sendikanın temsilcisi olmadığından 6356 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki güvenceden yararlanamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, davacının işe davete uymadığı kabulünü isabetli bulmakla birlikte davacının işyeri sendika temsilcisi değil, işyerinde çalışmaya devam eden amatör sendika yöneticisi olduğunu, bu kişiler için boşta geçen süre ücret ve haklarının işe başvuru şartına bağlı olmadığını kabul etmiştir. Kesinleşme tarihinde yöneticilik görevi süren davacının 10.02.2015 ile 06.02.2017 arasındaki ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/7611, K. 2021/14481, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi23.06.2021
Muvazaalı alt işveren ilişkisi olsa da toplu iş sözleşmesi üyelik şartı aranır
Kömür üretiminde taşeron yanında çalışan işçi, asıl işverenle alt işverenler arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğuna dayanarak kurumun toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklarını istemiştir. Yargıtay, muvazaa kanıtlanmış olsa bile işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanması için sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesi veya dayanışma aidatı talep etmesi gerektiğini belirtti. Bu koşulların hangi tarihte gerçekleştiği araştırılmadan sözleşmeden doğan alacaklara hükmedilmesini hatalı bulup bölge adliye mahkemesi kararını bozarak ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/6396, K. 2021/10706, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.03.2021
İstinafta ileri sürülmeyen sendikal tazminat hesabının temyizde bozma nedeni olmaması
Davacı işçi, kesinleşen işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem, ihbar ve sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davayı kabul etmiş, sendikal tazminatın işe başlatılmama tarihindeki ücrete göre hesaplandığı gerekçesiyle verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bozma kararına karşı, bu hususun istinaf sebebi yapılmadığı ve kamu düzenine ilişkin olmadığı gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK'nın 355 ve 357. maddeleri uyarınca istinaf incelemesinin istinaf sebepleri ve kamu düzeniyle sınırlı olduğunu, istinafta ileri sürülmediği için incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi hâlinde Yargıtay'ın bunu inceleyemeyeceğini belirtmiştir. Davalının istinaf dilekçesinde sendikal tazminata yönelik bir sebep bulunmadığını, hesaba esas ücretin belirlenmesinin kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi kanunun açık hükmüne aykırılık da oluşturmadığını kabul ederek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2020/6, K. 2021/342, T. 25.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.03.2021
Emeklilik nedeni gösterilen fesihte işe başlatmama tazminatının miktarı
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, işletme gerekleriyle yapılan fesihte emeklilik nedeni gösterilmesi ve işçinin emekliliğe hak kazanması hâlinde işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenip belirlenmeyeceği konusunda iki hukuk dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir. Yargıtay, en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarındaki işe başlatmama tazminatının miktarını hâkimin 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin gerekçesindeki iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve işe başlatmama sebeplerini dikkate alarak her somut olayın özelliğine göre takdir etmesi gerektiğini, bu nedenle uyuşmazlığın soyut ve genel nitelikte giderilemeyeceğini kabul etmiştir. Uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/1681, K. 2021/6382, T. 18.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi20.01.2020
Sendikaya üyelikten kısa süre sonra yapılan feshin sendikal nedene dayanması
Davacı işçi, sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi feshin sendikal nedene dayandığını kabul ederek davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise sendikal nedenin ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır. Yargıtay, davacının 30/07/2016 tarihinde sendikaya üye olduğunu, iş sözleşmesinin 05/08/2016 tarihinde fesih sebebi açık ve kesin gösterilmeden feshedildiğini, tanık beyanları ve Dairenin emsal dosyalarına göre işverenin sendikal örgütlenme istemediğini ve feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiş, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi çerçevesinde sendikal tazminat davacının bir yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6721, K. 2020/680, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi11.11.2019
Sendikal nedenin kanıtlanamadığı işe iadede işe başlatmama tazminatı
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini istemiş; bölge adliye mahkemesi Yargıtay bozmasına uyarak davayı kabul etmiş ve bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat belirlemiştir. Yargıtay, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucunu isabetli bulmuş, ancak bozma sonrası toplanan delillere göre feshin sendikal nedene dayandığının kanıtlanamadığını belirtmiştir. İşe başlatmama tazminatının İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken 6356 sayılı Kanun'un 25/4. maddesine göre 1 yıl olarak hüküm altına alınmasını hatalı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7536, K. 2019/20816, T. 11.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi24.10.2019
Usulden reddedilen davadan sonra zamanaşımı ek süresi
Belirsiz alacak davası olarak açılamadığı için hukuki yarar yokluğundan reddedilen davanın ardından, Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesindeki 60 günlük ek sürede açılan yeni davada zamanaşımı ilk dava tarihi esas alınarak değerlendirilmelidir. İlk davada talep edilen miktar bakımından süre o tarihte, talep artırımındaki fazlalık bakımından ise artırım tarihinde kesilir. Toplu iş sözleşmesi fark ücretlerine işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekir; bu yönler gözetilmediğinden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları kaldırılarak bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7815, K. 2019/19996, T. 24.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.10.2019
Sendika içi çekişmede feshin sendikal nedene dayandığının işçi tarafından ispatlanamaması
Davacı işçi, sendika temsilcilerinin görevden alınması ve işten çıkarılması üzerine yapılan eylemlere katıldığı için iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi geçersiz bulup sendikal nedeni ispatlanmamış saymış, bölge adliye mahkemesi ise feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükünün işçide olduğunu, işverenin sendika içi çekişmelerde sendika yanında yer alarak olaylara etki ettiğine dair delil bulunmadığını ve davacının bunu ispat edemediğini kabul etmiştir. Kararlar bozularak ortadan kaldırılmış, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2714, K. 2019/18491, T. 21.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.02.2019
Sigortasız çalışma şikâyeti sonrası feshin kötü niyetli olup olmadığının araştırılması
Bahçe ve villada bekçi olarak sigortasız çalıştırıldığını, işvereni Kuruma şikâyet etmesi üzerine kötü niyetle işten çıkarıldığını ileri süren davacı, kötü niyet tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş; İş Mahkemesi kötü niyet tazminatını kabul etmiş, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden bozan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş güvencesi dışındaki işçinin 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteyebileceğini, işvereni şikâyet ettiği için işten çıkarılmanın kötü niyetli fesih sayılacağını, ancak fesih ile kötü niyet arasında uygun nedensellik bulunması gerektiğini ve TMK'nın 3. maddesi gereğince kötü niyeti işçinin ispat etmesi gerektiğini kabul etmiştir. Şikâyet üzerine düzenlenen sigorta müfettişi raporu ve ekleri ile tebliğ tarihleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/2548, K. 2019/92, T. 07.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi29.11.2018
Sendika aidatı alacağında zamanaşımı ve ek sürenin uygulanması
Sendika aidatları için daha önce açılan belirsiz alacak davaları hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmiştir. Daire, hukuki yararın tamamlanamaz dava şartı olması nedeniyle bu davaların zamanaşımını kesmediğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 158. maddesindeki 60 günlük ek sürenin uygulanamayacağını belirtmiştir. Süresinde ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınarak, takip tarihinden geriye doğru beş yıllık alacak ve faiz hesaplanmalı; bu nedenle karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2018/15434, K. 2018/25756, T. 29.11.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.05.2017
Toplu iş sözleşmesiyle kök ücret değişikliğinde yararlılık karşılaştırması
Davacı, sendikaya üye olduktan sonra toplu iş sözleşmesiyle günlük kök ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek ücret ve ücret eklerini talep etmiş; mahkeme alacakları kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesindeki ücret ve ücret eklerinin grup hâlinde karşılaştırılması gerektiğini ve toplam ücret menfaatlerinin davacı lehine artmış olduğunu belirterek fark alacak talebini kabul etmemiş, direnme kararını bozmuştur. Karşı görüş, toplu iş sözleşmesiyle kök ücretin işçi aleyhine düşürülemeyeceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/887, K. 2017/885, T. 03.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu11.11.2015
Mevsimlik işçilikteki sürenin kadro intibakına eklenmesi
Davacı, daimi kadroya geçirilmeden önce mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürenin derece ve kademe hesabı ile buna bağlı ücret farklarına katılmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, önceki mevsimlik çalışmaların niteliği sonradan değişmese de kıdem hesabında yok sayılamayacağını ve zincirleme iş sözleşmelerinin belirsiz süreli hâle geldiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, kadroya geçiş protokolünün uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1115, K. 2015/2541, T. 11.11.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul