6101 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
10 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi10.06.2024
İrtifak hakkı bedelinin sonraki yıllarda endeks uygulanarak belirlenmesi
Davacı, asıl ve birleşen davalarda irtifak hakkı bedellerinin ve bu bedellere kesin teminat farkı eklenemeyeceğinin tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davaları kısmen kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, asıl davada rayiç bedelin %2’si üzerinden hesaplanan irtifak bedelinden eski kiracılık nedeniyle %10 indirim yapılmasını ve kesin teminat istenemeyeceğinin belirlenmesini uygun bularak bu kısmı onamıştır. Birleşen davalarda ise asıl davada belirlenen bedele Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin, 2019 yılından itibaren tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranının uygulanması gerektiğinden bu davalara ilişkin hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/2510, K. 2024/1874, T. 10.06.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2021
Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
Alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz edilmeden kesinleşen aylık %10 faiz yerine icra müdürlüğünce değişen oranlarda avans faizi uygulanarak yapılan dosya hesabının iptalini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takip talebindeki faiz oranına süresinde itiraz edilmezse bu oranın kesinleşeceğini, türü belirtilmeyen ve yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmeyen faizde kesinleşen oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini kabul etmiştir. İcra takibi derdest dava olmadığından 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesi yoluyla TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin kesinleşen takipte uygulanamayacağını belirterek, dosya hesabının yıllık %120 oranı üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 01.07.2012 tarihinden sonraki dönem için TBK'nın 120. maddesindeki tavan sınırı uygulanarak hesap yapılması gerektiği görüşüyle direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması istenmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.05.2018
Kira artış şartı bulunan sözleşmede tespit davasının açılma süresi
Kira bedelinin tespiti davası, yeni kira döneminin başlamasından sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Daire, sözleşmede kira artış şartı bulunduğunda Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca dönem sonuna kadar açılan davada belirlenecek bedelin yeni dönemin başından itibaren uygulanacağını; somut davanın bu süre içinde açıldığını belirtmiştir. Ret hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11632, K. 2018/5902, T. 28.05.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.02.2017
Beş yıl dolmadan hak ve nesafetle tespit yapılamaması
Davacı, 01.12.2011 başlangıç tarihli 1 yıllık sözleşmede kira bedelinin 1250.TL belirlendiğini, ...3. Noterliğinin 31.10.2014 tarih ve 12052 yevmiye nolu ihtarnamesiyle tahliye ve 3500.TL bildirildiğini belirterek 01/12/2015 tarihinden itibaren aylık 3500.TL tespitini istedi. Mahkeme eski kiracılığı dikkate alıp hakkaniyet indirimiyle davayı kısmen kabul ederek 01.12.2015 tarihinden itibaren brüt 1.690,00-TL tespitine karar verdi. Yargıtay, sözleşmede TEFE-ÜFE ortalaması artış şartı bulunduğundan davanın 23.12.2014 tarihinde süresinde açıldığını, 6101 sayılı kanunun 1. maddesi gereği Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağını, 4+1 kuralıyla 5 yıl geçmediğinden Türk Borçlar Kanunu 344/1 maddesine göre endeksle belirleme gerekirken hak ve nesafetle ve indirimle hüküm kurulduğunu kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/1490, K. 2017/1430, T. 15.02.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi15.04.2015
Kesin olmayan raporla ve hatalı vekaletle tespit hükmü
Davacı, 2009 Ekim ayından beri sözlü sözleşmeyle kiralanan taşınmazda halen aylık 880 TL ödendiğini belirterek 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık 1.500 TL tespitini istedi. Mahkeme davayı kısmen kabul etti. Daire, davanın süresinde ve 01.07.2012 tarihinden sonra açıldığını, 6101 sayılı kanunun 1. maddesi gereği Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağını, 4+1 kuralıyla 5 yıl geçtiğinden Türk Borçlar Kanunu 344/3 maddesine göre hak ve nesafetle belirleme gerektiğini, raporda net 1.175-TL denmesine rağmen kesin ifade bulunmadığını ve eski kiracı indirimiyle ek rapor gerektiğini, reddedilen kısımda davalı lehine vekalet gerekirken davacı yararına hükmedildiğini kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/3838, K. 2015/3775, T. 15.04.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi04.03.2015
Belirlenebilir artış şartında hak nesafetle tespit yapılamaması
Davacı, 27/09/2013 tarihinde satın aldığı işyerinde 9 yıllık kiracının 24/11/2013 tarihinde 1.598,07 TL ödediğini, 09/12/2013 tarihli ihtarnameyle yeni dönemde aylık 10.000,00 TL istediğini belirterek 27/07/2013 tarihinden itibaren net 10.000,00 TL tespitini istedi. Davalı 01/03/2005 tarihli 10 yıllık sözleşmede enflasyon artışı kararlaştırıldığını ve son dönem 16.271,19 TL+KDV ödendiğini savunmuş, mahkeme 01/03/2014 tarihinden itibaren brüt 7.630,00 TL tespitine karar vermiştir. Daire, sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde sona ereceğini, belirlenebilir artış şartıyla sonuna dek artışla sınırlı artırım yapılacağını, hak ve nesafetle tespitin mümkün olmadığını, istemin tespit olup uyarlama istemi bulunmadığını, bu yüzden ret gerekirken yanlış nitelendirmeyle hüküm kurulduğunu kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/13828, K. 2015/2161, T. 04.03.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi21.01.2015
Endeks döneminde hak nesafetle tespit yapılamaması
Davacılar, 01/03/2011 başlangıç tarihli bir yıl bir ay süreli sözleşmede aylık 1.500,00 TL ödenen kiranın düşük kaldığını belirterek 31/04/2013 tarihinden itibaren aylık 10.000,00 TL tespitini istedi. Davalı artış şartı bulunmadığını ve 2012 yılı TEFE-TÜFE ortalaması % 9,15 artışla 1.637,25 TL ödendiğini savunmuş, mahkeme hak ve nesafetle 01/04/2013 tarihinden itibaren aylık brüt 6.975,00 TL tespitine karar vermiştir. Daire, davacıların itirazlarını yerinde görmediğini, Türk Borçlar Kanunu 344. maddesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, 01/04/2013 döneminin endeks dönemi olduğunu, Devlet İstatistik Enstitüsü 12 aylık Üretici Fiyat Endeksine göre tespit gerekirken hak ve nesafetle hüküm kurulduğunu kabul etti. Davacıların itirazlarının reddine, davalı yararına hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/13375, K. 2015/558, T. 21.01.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi02.07.2014
Hakimin yanıltmasıyla tasarruf hakkına müdahale edilmesi
Davacı, 01.06.2003 başlangıç tarihli 3 yıllık sözleşmede 04.05.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarla 01.06.2012 tarihinden 1500,00 TL istendiğini belirterek 01.06.2012 tarihinden aylık 1500,00 TL tespitini istedi. Mahkeme, 19.07.2012 dava tarihiyle Türk Borçlar Kanunu 345. maddesindeki 30 günü uygulayıp mehil vermiş, davacı önce 01.06.2012 sonra 01.06.2013 demiş, mahkeme 01.06.2013 tarihinden tespite karar vermiştir. Yargıtay, hakimin kanunu kendiliğinden uyguladığını ve tarafları yanıltamayacağını, artırım dönemi başlangıcının kanun öncesi 01.06.2012 olduğunu, 21/11/1966 gün ve 19/10 sayılı içtihadı birleştirme kararıyla 15 gün önce 04.05.2012 ihtarıyla 01.06.2012 tarihinden tespit hakkı bulunduğunu, ön incelemede yanıltmayla tasarruf hakkına müdahale edildiğini kabul etti. Yargıtay, davacının itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/5312, K. 2014/8818, T. 02.07.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.10.2012
Kaçak elektrik alacağında gecikme zammının faiz sayılması
Kaçak elektrik kullanımından doğan takipte alacaklı, asıl alacakla birlikte gecikme zammı istemiş; yerel mahkeme bu kalem yönünden talebi reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, abonelik sözleşmesine dayanmayan kaçak kullanım alacağında istenen gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olduğunu ve miktarının hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. 6098 sayılı Kanun’un görülmekte olan davalara etkisi de değerlendirilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/502, K. 2012/707, T. 10.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul