6101 sayılı Kanun m. 7
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2021
Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
Alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz edilmeden kesinleşen aylık %10 faiz yerine icra müdürlüğünce değişen oranlarda avans faizi uygulanarak yapılan dosya hesabının iptalini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takip talebindeki faiz oranına süresinde itiraz edilmezse bu oranın kesinleşeceğini, türü belirtilmeyen ve yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmeyen faizde kesinleşen oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini kabul etmiştir. İcra takibi derdest dava olmadığından 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesi yoluyla TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin kesinleşen takipte uygulanamayacağını belirterek, dosya hesabının yıllık %120 oranı üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 01.07.2012 tarihinden sonraki dönem için TBK'nın 120. maddesindeki tavan sınırı uygulanarak hesap yapılması gerektiği görüşüyle direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması istenmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi04.03.2015
Belirlenebilir artış şartında hak nesafetle tespit yapılamaması
Davacı, 27/09/2013 tarihinde satın aldığı işyerinde 9 yıllık kiracının 24/11/2013 tarihinde 1.598,07 TL ödediğini, 09/12/2013 tarihli ihtarnameyle yeni dönemde aylık 10.000,00 TL istediğini belirterek 27/07/2013 tarihinden itibaren net 10.000,00 TL tespitini istedi. Davalı 01/03/2005 tarihli 10 yıllık sözleşmede enflasyon artışı kararlaştırıldığını ve son dönem 16.271,19 TL+KDV ödendiğini savunmuş, mahkeme 01/03/2014 tarihinden itibaren brüt 7.630,00 TL tespitine karar vermiştir. Daire, sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde sona ereceğini, belirlenebilir artış şartıyla sonuna dek artışla sınırlı artırım yapılacağını, hak ve nesafetle tespitin mümkün olmadığını, istemin tespit olup uyarlama istemi bulunmadığını, bu yüzden ret gerekirken yanlış nitelendirmeyle hüküm kurulduğunu kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/13828, K. 2015/2161, T. 04.03.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.10.2012
Kaçak elektrik alacağında gecikme zammının faiz sayılması
Kaçak elektrik kullanımından doğan takipte alacaklı, asıl alacakla birlikte gecikme zammı istemiş; yerel mahkeme bu kalem yönünden talebi reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, abonelik sözleşmesine dayanmayan kaçak kullanım alacağında istenen gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olduğunu ve miktarının hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. 6098 sayılı Kanun’un görülmekte olan davalara etkisi de değerlendirilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/502, K. 2012/707, T. 10.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul