5320 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
51 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi04.02.2026
Kredi teminatı bononun veriliş tarihi araştırılmadan nitelikli dolandırıcılık hükmü
Sanık, katılan bankadan kullandığı krediye teminat olarak borçlu imzaları kendisine ait olmayan bir bono verdiği iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanmıştır. Yargıtay, sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itiraza tabi olduğunu belirterek dosyayı bu yönden incelemeksizin iade etmiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden bononun kredinin kullanımı sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, banka kayıtlarına geçiş tarihi, başka teminat alınıp alınmadığı ve kredi borcuna ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5710, K. 2026/1186, T. 04.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi02.02.2026
Kaçakçılık suçunda kesinleşmiş araç iadesi hakkında yeniden karar verilmesi
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan bozma üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, müsadereye ve nakil aracı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararlar temyiz edilmiştir. Yargıtay, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle kararların temyiz edilebilir olduğunu belirlemiş, diğer temyiz sebeplerini yerinde görmemiştir. Nakil aracının iadesine ilişkin kararın Dairenin 20.05.2024 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiğini, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir. Bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle ilgili ibare hüküm fıkrasından çıkarılarak kararlar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2025/5988, K. 2026/651, T. 02.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi08.01.2026
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta açıklanan hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulması
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılıktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işlediğinin ihbarı üzerine açıklanmış ve Asliye Ceza Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesindeki suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.04.2013 tarihli sorgudan itibaren bu sürenin durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce dolduğunu belirlemiştir. Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/580, K. 2026/220, T. 08.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.01.2026
Yargıtay bozmasından sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında kanun yolu
Sahte fatura düzenleme suçundan verilen ilk hüküm Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozulmuş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi 09.07.2024 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, Özel Daire bu kararın istinafa tabi olduğunu belirterek dosyayı incelemeksizin iade etmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı buna itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, usul kanunlarının derhal uygulanması ilkesini, 7499 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. fıkrasını ve geçiş hükmü olan geçici 6. maddeyi esas almış; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 223/1. maddede sayılan hükümlerden olmadığını, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 307/3. fıkrasının hüküm niteliğindeki kararlara ilişkin olduğunu belirterek 15.10.2025 tarihli ve 2025/169 Esas, 2025/381 Karar sayılı önceki kararından dönmüştür. Buna göre Özel Dairenin bozma kararı sonrasında 09.07.2024 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyizen incelenemeyeceği, istinaf kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek itiraz oy çokluğuyla reddedilmiştir. Karşı oy: Karşı oydaki üyeler, hükümler daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçtiğinden kanun yolunun temyiz olduğunu ve itirazın kabulü gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2025/201, K. 2026/20, T. 07.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi13.10.2025
HAGB kararının usule aykırı tebliği ve mahkûmiyet hükmü
Sanık hakkında basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, HAGB kararının kesinleşmediği durumda hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı kurmuştur. Yargıtay, HAGB kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediğini, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağını ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığını belirterek kararı bozmuştur. Sonuç olarak, mahkûmiyet hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/6260, K. 2025/12884, T. 13.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi18.09.2025
Çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyizi ve zamanaşımı
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğunu belirterek bu kararlara yönelik dilekçeleri itiraz saymış ve dosyayı itirazın merciince incelenmesi için mahalline iade etmiştir. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmünü, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçtiğinden bozmuş ve kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Hırsızlık suçundan kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerini ise onamıştır.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/6045, K. 2025/15871, T. 18.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi08.07.2025
Zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetim süresinde uyuşturucu bulundurma
Sanık, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca yargılanmış ve 6.000,00 TL adli para cezasıyla mahkûm edilmiştir. Yargıtay, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarıyla benzer sonuç doğurduğunu, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca denetim süresindeki eylemin ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını ve yalnız önceki kararın ihlali sayılabileceğini kabul etmiştir. Mahkemenin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verip önceki kararı veren mahkemeye ihbarda bulunması gerekirken mahkûmiyet kurması kanuna aykırı bulunmuştur. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş ve CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine ve önceki mahkemeye ihbarda bulunulmasına doğrudan hükmedilmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/307, K. 2025/7656, T. 08.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi19.06.2025
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikte beraat kararları
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik yönünden dava zamanaşımı gerçekleştiğinden hükmün düşmesine karar verilmiştir. Dolandırıcılık yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verildiği, dosyaların birleştirilmesi ve ek delil toplanması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Her iki suç yönünden de katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmüştür.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/17122, K. 2025/7599, T. 19.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2025
Beraat eden sanığa zorunlu müdafi ücreti düşüldükten sonra vekâlet ücreti verilmesi
Beraat eden ve baroca görevlendirilen zorunlu müdafiyle temsil edilen sanık lehine, ödenen müdafi ücreti mahsup edilerek kalan maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınmasına karar verilmiş; Cumhuriyet Başsavcılığı bu uygulamaya itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olduğunu ve mahsup sonrası bakiye vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını kabul ederek itirazı reddetmiştir. Karşı oy: Dört üye itirazın kabul edilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2025/67, K. 2025/184, T. 22.04.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi13.09.2023
Uyuşturucu kullanma dosyalarında erteleme kararının kesinleşmesi ve ihlal
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı temyiz edilmiştir. Yargıtay, bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz yolunun ve süresinin bildirilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği ihtimalini ve sanık hakkındaki diğer soruşturma ve kovuşturmaları incelemeden hüküm kurulamayacağını belirtmiştir. Dosyaların getirtilerek eylemlerin tek suç, ayrı suç, ihlal veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmek üzere hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/303, K. 2023/7673, T. 13.09.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi29.09.2022
Denetim süresi dışında işlenen suçla hükmün açıklanması ve dava zamanaşımı
Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli mala zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarından açıklanan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Daire, nitelikli mala zarar verme yönünden sonradan uzlaştırma nedeniyle hükümsüz hâle gelebilecek mahkûmiyetin yok hükmünde sayılamayacağını belirtmiş; dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle hükmü bozup kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Nitelikli hırsızlık yönünden, hükmün açıklanmasına dayanak gösterilen 09.05.2013 tarihli suçun üç yıllık denetim süresi bittikten sonra işlendiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. CD, E. 2021/16147, K. 2022/12752, T. 29.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi14.06.2022
Denetimli serbestlik çağrısının usulsüz tebliği üzerine hükmün açıklanması
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince açıklanmış ve sanık temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki dava ve tedbirler araştırılmadan TCK'nın 191 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu ve CMK'nın 251 inci maddesindeki basit yargılama usulünün sanık lehine yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de, adresten taşındığı saptanan sanığa çağrı yazısının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki usule göre tebliğ edilmediğini, ısrar uyarısını içeren ikinci davetiye tebliğ edilmeden hükmün açıklandığını, açıklanan hükümde TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmadığını ve TCK'nın 53 üncü maddesi yönünden durumun yeniden belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/9229, K. 2022/7797, T. 14.06.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi13.01.2022
Kullanma suçunda denetimli serbestlik ihlali ve HAGB
Sanık hakkında uyuşturucu kullanma suçundan önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış, ihlal üzerine 2014'te mahkûmiyet cezası belirlenmeden yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Yargıtay, açıklanması mümkün bir hüküm bulunabilmesi için önce Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 232/6 uyarınca denetime elverişli bir hüküm kurulması, ardından 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek HAGB koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sonraki kasıtlı suç ihbarında ilk derece mahkemesinin açıklanacak hüküm olmadığı yönündeki ek kararı yerindeydi; ağır ceza mahkemesi, önceki mahkûmiyet bulunmadığından sonradan ceza belirlenemeyeceği için savcı itirazını reddetmeli ve ilk karar hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunmalıydı.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/14513, K. 2022/341, T. 13.01.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi25.11.2021
Kooperatif yöneticileri zimmetinde eksik bilirkişi incelemesi
Kooperatifin önceki yöneticilerinin devretmeleri gereken parayı zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan davada beraat kararlarını yalnızca katılan Hazine temyiz etti. Yargıtay, kooperatif inşaatının fiziki gerçekleşme ve maliyetinin teknik keşifle belirlenmesini; tüm gelir, gider, banka ve kasa kayıtlarının toplanmasını ve belgeli-belgesiz ödemeler ile malzeme fiyatlarının Sayıştay emekli uzmanlarından oluşan yeni kurulca birlikte incelenmesini istedi. Mevcut raporlar yeterli olmadığından sanıkların hukuki durumları ayrı ayrı yeniden belirlenmeli ve tek vekille temsil edilen beraat edenler lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmeliydi. Kooperatif başkanının katılma talebi olmadığı için temyiz hakkı bulunmazken Hazine davaya katılan kabul edildi.
Yargıtay 5. CD, E. 2018/525, K. 2021/5857, T. 25.11.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi02.06.2021
Zorunlu HAGB denetimindeki uyuşturucu eyleminin ayrı soruşturulması
Sanık hakkında, daha önce aynı tür suç nedeniyle zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde yeniden uyuşturucu kullanma eylemi nedeniyle ayrı dava açılmış ve mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesine göre verilen önceki kararın denetim süresindeki eyleminin ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını, ilk dosyadaki kararın ihlali sayılması gerektiğini belirtti. Bu dosyada düşme kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulmasını kanun yararına bozma nedeni kabul etti.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2564, K. 2021/6714, T. 02.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi21.01.2021
Tefecilik suçunda katalog dışı suç için yapılan iletişim tespitinin yasak delil sayılması
Asliye Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan CMK'nın 135. maddesi uyarınca elde edilen iletişim tespit tutanaklarının, TCK'nın 220. maddesi kapsamındaki suçtan beraat kararı verilmesi ve tefeciliğin suç tarihi itibarıyla katalog suçlar arasında bulunmaması karşısında yasak delil niteliğinde olduğunu kabul etmiş, diğer delillerle yaptığı incelemede hükümleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun bulmuştur. Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin ihtarı ile TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasının infaz sırasında gözetilebileceğini belirtmiştir. Hükümden sonra öldüğü nüfus kaydından anlaşılan sanık yönünden ise TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca karar verilmesi için hüküm bozulmuş, diğer sanıklar yönünden onanmıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2020/7522, K. 2021/229, T. 21.01.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi02.11.2020
Denetimli serbestlik çağrısının doğrudan MERNİS adresine tebliği ve mahkûmiyetin bozulması
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, önce TCK 191/5 ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanabilirliği için sanık hakkında önceki dava ve infazdaki tedbir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, CMK 251. maddedeki basit yargılama usulü yönünden sanık lehine olan uygulamanın TCK 7. madde gözetilerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının önce bilinen en son adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan Tebligat Kanunu 21/2. madde gereği MERNİS adresine tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, tedbirin infazına devam edilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulduğunu ve adli para cezasında TCK 52/2. maddenin gösterilmediğini saptayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/6984, K. 2020/6381, T. 02.11.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi22.09.2020
Doğrudan MERNİS adresine yapılan gerekçeli karar tebliğinin geçersizliği
Sanık, hırsızlık ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından mahkûmiyet hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesine göre önce bilinen en son adrese 21/1. madde uyarınca normal tebligat çıkarılması gerekirken gerekçeli kararın doğrudan MERNİS adresiyle aynı olan son adrese 21/2. madde uyarınca tebliğinin geçersiz olduğunu, bu nedenle temyizin öğrenme üzerine ve süresinde yapıldığını kabul etmiştir. Kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hüküm onanmış; hırsızlık suçunda TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı 17/08/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğundan hüküm bozulmuş ve CMUK'un 322. maddesi uyarınca kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2020/17567, K. 2020/9154, T. 22.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi18.06.2020
Sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaştırmanın olumsuz sonlandırılması
Sanık, iki kişiyi işe yerleştireceğinden bahisle aldatıp para almaktan dolandırıcılık suçundan iki kez mahkûm edilmiş, Dairenin önceki bozması üzerine dosya uzlaştırmaya gönderilmiş ve uzlaşma sağlanamadığı belirlenmiştir. Yargıtay, katılana karşı suça ilişkin hükmü onamış, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Şikâyetçiye karşı suç yönünden ise şikâyetçi uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığa iletişim araçlarıyla ulaşılmaya çalışılmadan ve 7201 sayılı Kanun ile uzlaştırma yönetmeliğine uygun biçimde uzlaşma teklifi tebliğ edilmeden işlemlerin olumsuz sonlandırıldığını, usulsüz uzlaştırma raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının CMK 253. maddeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2018/7486, K. 2020/6030, T. 18.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (27 karar)
- Yargıtay 11. CD, E. 2017/13956, K. 2020/1976, T. 02.03.2020 — Reçete ve raporlar incelenmeden kurulan sahtecilik mahkûmiyeti
- Yargıtay CGK, E. 2017/1053, K. 2020/131, T. 25.02.2020 — Katılanın temyizine ilişkin ek tebliğname düzenlenmeden direnme incelemesi yapılamaması
- Yargıtay 5. CD, E. 2017/6873, K. 2020/7184, T. 20.02.2020 — Katalog dışı suçta tesadüfi iletişim tespiti delilinin kullanılamaması ve lehe yasa
- Yargıtay 15. CD, E. 2017/9805, K. 2020/1000, T. 27.01.2020 — Sahte ruhsat ve ehliyetle kiralık araç satışında nitelikli dolandırıcılık
- Yargıtay 11. CD, E. 2019/4751, K. 2020/117, T. 14.01.2020 — Sahte fatura kullanmada usulsüz tebliğ nedeniyle süresinde temyiz ve eksik araştırma
- Yargıtay 13. CD, E. 2019/8433, K. 2019/19226, T. 25.12.2019 — Katalog dışı hırsızlıkta iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay 13. CD, E. 2019/9073, K. 2019/15761, T. 31.10.2019 — Çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının gerekçelendirilmesi
- Yargıtay 12. CD, E. 2019/444, K. 2019/6846, T. 29.05.2019 — Arama kararını sızdıran polis memuru hakkında soruşturma izni araştırılmaması
- Yargıtay 19. CD, E. 2019/7672, K. 2019/7818, T. 02.05.2019 — Gümrük kaçakçılığında kast yokluğu ve zincirleme suç için dosyaların birleştirilmesi
- Yargıtay 7. CD, E. 2015/15595, K. 2018/14823, T. 25.12.2018 — Kaçak sigara suçunda fazla ceza ve iletişim tespiti kararlarının getirtilmemesi
- Yargıtay 18. CD, E. 2016/8862, K. 2018/15345, T. 20.11.2018 — Fuhuşta katalog dışı suç için iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
- Yargıtay 11. CD, E. 2016/5789, K. 2018/7342, T. 27.09.2018 — Sahte fatura suçunda VUK 142'ye aykırı arama ve katalog dışı suçta iletişim tespiti
- Yargıtay 10. CD, E. 2018/1651, K. 2018/5223, T. 26.06.2018 — Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık ve tedbir ihlalinin sonucu
- Yargıtay 20. CD, E. 2017/2699, K. 2018/681, T. 08.02.2018 — HAGB ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2013/213, K. 2014/522, T. 25.11.2014 — Adli para cezası hükmünde temyiz kesinlik sınırı ve fikri içtima
- Yargıtay CGK, E. 2013/834, K. 2014/321, T. 10.06.2014 — Cumhuriyet savcısının asliye ceza hükmünü temyiz süresinin başlangıcı
- Yargıtay CGK, E. 2014/141, K. 2014/229, T. 06.05.2014 — Haksız tutuklama tazminatında azami başvuru süresi
- Yargıtay CGK, E. 2012/1384, K. 2013/68, T. 26.02.2013 — Haksız tutuklama tazminatı davasında süre ve temyiz
- Yargıtay CGK, E. 2009/256, K. 2010/57, T. 23.03.2010 — Haksız tutuklama tazminatında üç aylık dava açma süresinin başlangıcı
- Yargıtay CGK, E. 2009/43, K. 2009/56, T. 10.03.2009 — Hapis cezasının hukuka aykırı biçimde para cezasına çevrilmesinde temyiz edilebilirlik
- Yargıtay CGK, E. 2008/148, K. 2008/169, T. 10.06.2008 — Görevini yapmayan müdafi ve cezaevindeki sanığın duruşmaya katılması
- Yargıtay CGK, E. 2008/18, K. 2008/78, T. 08.04.2008 — Başsavcılık iadesinden sonra aleyhe hüküm ve 4959 sayılı Kanun'da önceki beyanın reddi
- Yargıtay CGK, E. 2008/9, K. 2008/15, T. 05.02.2008 — Ölenin annesinin temyiz yetkisi ve katılma talebi
- Yargıtay CGK, E. 2007/167, K. 2007/222, T. 06.11.2007 — Üst Cumhuriyet savcısının mülhakat asliye ceza kararlarına karşı temyiz süresi
- Yargıtay CGK, E. 2006/172, K. 2006/168, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra temyiz hakkı
- Yargıtay CGK, E. 2006/173, K. 2006/169, T. 27.06.2006 — Uyarlama sonrası hükmün ayrıca temyiz edilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2006/177, K. 2006/173, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra yeniden temyiz gereği