3194 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
15 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
İmar değişikliği sonrası kamulaştırmasız el atmada sorumlu idare
Kamulaştırmasız el atma davasında taşınmazın imar planındaki kullanım amacı ve fiilî el atmanın sona ermesi, hangi belediyenin bedelden sorumlu olduğu yönünden tartışıldı. 5. Hukuk Dairesi, aynı taşınmaza ilişkin kesinleşen plan değişikliğini dikkate alarak sorumlu idare ve husumet yönünden verilen hükmü bozdu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/7066, K. 2026/4656, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
Hastane alanında kalan taşınmaz için sorumlu idare
İmar planında hastane alanı olarak ayrılan taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma davası, sorumlu idare olmadığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı yönünden reddedilmişti. 5. Hukuk Dairesi, parselasyon ve taşınmazın durumunu değerlendirerek kamulaştırma sorumluluğunun Bakanlığa ait olduğunu ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/8880, K. 2026/4636, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu08.01.2026
İmar aykırılığında işyeri ruhsatı iptali için ek süre verilmesi
Uyuşmazlık, imara aykırı yapıdaki işyerinin ruhsatının iptali ve kapatılması işlemlerinin, işyeri sahibine ayrıca 15 günlük süre verilmeden tesis edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi, işyeri sahibine Yönetmelik uyarınca bu sürenin verilmediği gerekçesiyle ruhsat iptali ve kapatma işlemlerini iptal etmiş ve kararında ısrar etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, imara aykırılıkların verilen bir aylık sürede giderilmediğini, yıkım kararının kesinleştiğini ve bu nedenle ek 15 günlük sürenin hukuki yarar sağlamayacağını belirterek ısrar kararını bozmuştur. Karşı oy: Temyiz isteminin reddedilerek ısrar kararının onanması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay İDDK, E. 2025/2449, K. 2026/56, T. 08.01.2026İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire23.10.2025
Nazım imar planının iptali davasında dava açma süresi
Uyuşmazlık, 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın süre yönünden reddedilip reddedilemeyeceğine ilişkindir. İdare Mahkemesi davayı esastan reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi, planın son askı tarihi olan 20/02/2018'den başlayan 60 günlük sürenin 24/04/2018'de sona erdiğini ve 19/06/2018'de açılan davanın geç kaldığını belirterek sonucu itibarıyla kararı onamıştır. Karşı oy: Süre gerekçesiyle esasa ilişkin kararın onanması yerine kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 6. D, E. 2022/838, K. 2025/5259, T. 23.10.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire12.06.2025
Parselasyon işleminde eksik dağıtım ve düzenleme belgelerinin tamamlanması
Uyuşmazlık, parselasyon işlemiyle davacıya hisseli parsel tahsis edilmesinin ve önceki terk alanının düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınmasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davayı reddetmiş; Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi, idarenin tüm dağıtım cetvellerini, düzenleme haritasını, ortaklık payı hesabını ve tescil belgelerini sunmadığını, bilirkişi incelemesinin sınırlı verilerle tahmine dayandığını ve küçük parsellerin neden oluşturulduğunun açıklanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2021/10777, K. 2025/3257, T. 12.06.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire20.02.2024
Rezerv yapı alanındaki parsel için imar planı değişiklikleri
Belediye, rezerv yapı alanındaki parsel için konut, ticaret ve turizm kullanımlarını içeren imar planı değişikliklerinin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi planlama gerekçelerinin yetersiz ve plan bütünlüğüne aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bölge İdare Mahkemesi, planların dayanağı rezerv alanı kararının iptaline ilişkin hükmü esas alarak istinafı reddetmiştir. Daire, aynı rezerv alanı kararına ilişkin başka davalardaki bölge mahkemesi kararlarının Danıştayca bozulduğunu belirterek, bu bozma kararları gözetilerek yeniden karar verilmesi için bölge mahkemesi kararını bozmuştur. Karşı oy, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiğini savunmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2023/4730, K. 2024/1046, T. 20.02.2024İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire05.02.2024
Yapılaşma amacıyla kamuya bedelsiz terk edilen alanın iadesi
Taşınmaz sahibi, yapılaşma olanağı sağlanması için imar planındaki yol, yeşil alan ve otoparka isabet eden kısmını kamuya bedelsiz terk ettikten sonra plan değişikliğiyle bu kullanım kaldırılınca alanın iadesini istemiştir. Daire, parselasyon yapılmamış alandaki bu terk işleminin yapılaşma karşılığında düzenleme ortaklık payı işlevi gördüğünü, bağış sayılamayacağını ve sonradan kullanım değişse de iade hakkı doğurmayacağını belirtmiştir. İmar Kanunu'nun kamu taşınmazlarına ilişkin iade hükmünün özel mülkiyet taşınmazlarına genişletilemeyeceğini de açıklayarak, iptal kararını koruyan bölge mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2020/2341, K. 2024/550, T. 05.02.2024İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire24.05.2023
Stabilize yol teknik altyapı bedelinin iadesi başvurusunda dava süresi
Taşınmaz için ödenen stabilize yol teknik altyapı katılım bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurular reddedilince dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, ödemenin vergi olmadığını ve düzeltme-şikâyet başvurusunun geçmiş dava süresini canlandırmayacağını belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir. Daire, iade başvurusunun özünde mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesini isteyen 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi başvurusu olduğunu; ret işlemi tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılan davanın süresinde bulunduğunu belirterek bölge mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2020/11143, K. 2023/5071, T. 24.05.2023İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire23.02.2021
İmar planında yeşil alana ayrılan taşınmaz için kamulaştırmasız el atma tazminatı
Taşınmazın uygulama imar planında yeşil alan olarak ayrıldığı ancak kamulaştırılmadığı gerekçesiyle maliki, taşınmaz değerine karşılık tazminat istemiştir. Mahkeme, bilirkişi incelemesiyle belirlenen 43.559,24 TL'nin 40.025 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve bedelin tapu tescilinde kamulaştırma bedeli sayılmasına karar vermiştir. Daire, kararı hukuka ve usule uygun bularak belediyenin temyiz istemini reddetmiştir. Karşı oy, parselasyonla kamu ortaklık payı oluşturulması ve davacıya kullanılabilir başka bir parsel tahsis edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini savunmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2019/19544, K. 2021/2429, T. 23.02.2021İdare ve Vergi - Danıştay · 4. Daire11.01.2021
Konut yapı kooperatifine yapılan inşaatta indirimli KDV şartları
İnşaat şirketi, kooperatife yaptığı taahhüt işi için yüzde 1 katma değer vergisi (KDV) uygulamış ve indirimli oran nedeniyle aldığı iade hakkında tarhiyat yapılmıştır. Vergi Mahkemesi, mevzuatta indirimli oran için ruhsatın yalnızca hizmet alan kooperatif adına düzenlenmesi şartı bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatı kaldırmıştır. Daire, arsa malikinin taşınmaz ve yapı üzerindeki tasarruf yetkisini, ruhsatın yapı sahibi adına düzenlenmesini ve tapu kayıtlarını birlikte değerlendirerek indirimli oran için inşaatın yapıldığı arsanın tapusunda hizmet alan kooperatifin kayıtlı olması ve ruhsatın kooperatife verilmesi gerektiğini kabul etmiş; kabul kararını bozmuştur.
Danıştay 4. D, E. 2016/9169, K. 2021/40, T. 11.01.2021İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire22.12.2020
Uygulama ve nazım imar planlarında yol kararlarının uyumu
Revizyon imar planlarına göre bazı taşınmazlarda ticaret, konut ve 10 metre genişliğinde yol kullanım kararları belirlenmiştir. Daire, 1/1000 ölçekli uygulama planında gösterilen 10 metrelik yolların dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım planda yer almamasının plan hiyerarşisine ve plan bütünlüğüne aykırı olduğunu; yolların bağlantı ve sürekliliğinin diğer kullanım alanlarını da etkilediğini kabul ederek ret kararını bozmuştur. Karşı oy, tali yolların uygulama planında düzenlenebileceğini, nazım planın ulaşım kararlarını bozup bozmadığının uzman incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2019/20611, K. 2020/13279, T. 22.12.2020İdare ve Vergi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.02.2014
İmar kirliliğinde özel etkin pişmanlık ve HAGB ilişkisi
Ceza Genel Kurulu, ruhsatsız yapıyı imar planına ve ruhsata uygun hâle getirmeye dayalı Türk Ceza Kanunu'ndaki özel etkin pişmanlık düzenlemesinden yararlanmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının (HAGB) ayrıca değerlendirilmesine gerek olmadığına karar vermiştir. İlk derece mahkemesi farklı gerekçeyle HAGB uygulamamış olsa da direnme hükmü sonuç itibarıyla onanmıştır. Karşı oyda, özel etkin pişmanlıktan yararlanmamanın HAGB'ye engel olmadığı ve binanın mutlaka yıkılmasının gerekmediği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2013/691, K. 2014/91, T. 25.02.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.12.2010
İmar planında okul alanına ayrılıp uzun yıllar kamulaştırılmayan taşınmazda el atma
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazın 1978'den beri imar planlarında okul alanı olarak ayrıldığını, kamulaştırılmadığını ve inşaat yapamadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el koyma karşılığının davalı il özel idaresinden tahsilini ve payın davalı adına tescilini istemiştir. Yerel mahkeme fiilen el atılmamış olsa da mülkiyet hakkı engellendiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş; Özel Daire, idarece fiilen el atılmadıkça taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmasının dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle oyçokluğuyla bozmuş, yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uzun yıllar imar programına alınmayan ve kamulaştırma ya da takas yoluna gidilmeyen taşınmazda idarenin pasif kalarak malikin tasarruf hakkını belirsiz süre kullanılamaz hâle getirdiğini, bunun kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli olduğunu ve malikin mülkiyetin bedele çevrilmesini isteyebileceğini kabul etmiştir. Direnme uygun bulunmuş, davalının işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya oyçokluğuyla 5. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/662, K. 2010/651, T. 15.12.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi03.04.2008
2/B ile orman dışına çıkarılan taşınmazda belediye tapusunun iptali ve Hazine adına tescil
Davacı belediye, taşınmazın beyanlar hanesine konulan orman şerhinin silinmesini; Hazine ise kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın belediye adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Yerel mahkeme belediyenin davasını reddetmiş, Hazinenin davasını kabul etmiştir. Yargıtay, davası bulunmayan ve aleyhine açılan dava reddedilen Orman Yönetiminin kararı temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesini reddetmiştir. Belediyenin temyizi yönünden ise uzman orman bilirkişi raporuyla saptanan olgular karşısında kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeki taşınmaz için arazi kadastrosu ya da Orman Yönetimi ile Hazinenin taraf olmadığı mahkeme kararıyla oluşan tapu kayıtlarının hukuki değeri bulunmadığı, orman rejimi dışına çıkarılan yerlerde 2981 ve 3194 sayılı kanunların uygulanacağına dair yasa hükmü bulunmadığı ve Hazinenin bu davasının 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı gözetilerek belediyenin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek yerel mahkeme hükmünü onamıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2008/1564, K. 2008/5261, T. 03.04.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi11.02.2008
İmar para cezasına karşı başvuruda görevli yargı yeri
Sulh ceza mahkemesi, imar mevzuatına aykırılık nedeniyle verilen idari para cezasına yapılan başvuruda görevsizlik kararı vermişti. Yargıtay, karar tarihinde Kabahatler Kanunu uyarınca sulh ceza mahkemesi görevli olsa da sonradan eklenen 27/8. madde ve Anayasa Mahkemesi kararı gereğince para cezası aynı imar işlemi kapsamında verildiğinde uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirledi. Sonuç itibarıyla doğru olan görevsizlik kararı onandı.
Yargıtay 7. CD, E. 2006/3986, K. 2008/908, T. 11.02.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi