6183 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
10 karar, yeniden eskiye
- Danıştay · 3. Daire12.04.2023
Eski limited şirket ortağının şirketin kamu borçlarından sorumluluğu
Limited şirkette ortak olduğu döneme ilişkin katma değer vergisi (KDV) borçları için, pay devrinden sonra şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı nedeniyle eski ortağa ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Dava Dairesi, asıl borçlu şirkete ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek emri iptal eden kararı korumuştur. Daire ise, eski ortağın şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme fiiline erişimi veya müdahale imkânı bulunmadığını; bu sonraki fiil nedeniyle doğan vergi ve cezalardan sorumlu tutulmasının ölçüsüz olacağını açıklayıp kararı bu gerekçeyle onamış, idarenin temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 3. D, E. 2022/1964, K. 2023/1375, T. 12.04.2023İdare ve Vergi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.06.2020
SGK ödeme emrinin iptali davasının süresinde açılması ve harç yatırma tarihi
Davacı, şirket ortağı sıfatıyla kendisine 02.03.2004 tarihinde tebliğ edilen Sosyal Güvenlik Kurumu ödeme emrinin iptalini istemiş; İş Mahkemesi davayı kabul etmiş, davanın 10.03.2004 tarihinde açıldığı ve yedi günlük hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin irdelenmediği gerekçesiyle verilen 10. Hukuk Dairesi bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki yedi günlük sürenin hak düşürücü olduğunu, harca tabi davalarda davanın harcın yatırıldığı tarihte açılmış sayılacağını ve başka mahkemeye gönderilmek üzere verilen dilekçede ilk verildiği mahkemede harcın yatırıldığı tarihin esas alınacağını belirtmiştir. Dilekçe 08.03.2004 tarihinde İstanbul 4. İş Mahkemesine verilip harcı aynı gün yatırıldığından davanın süresinde açıldığını kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 10. Hukuk Dairesine göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2018/1022, K. 2020/496, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.05.2020
Elektrikli bisiklet kilidi ve yargılama giderlerinin yükletilmesi
Ceza Genel Kurulu, sabit bir yere bağlanmadan açık alana bırakılan elektrikli bisikletin kendi direksiyon kilidiyle çalışmasının engellenmesinin onu hırsızlık bakımından muhafaza altına alınmış eşya yapmadığını belirtti; bu eylem kilitli eşya hırsızlığı değil, kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya hırsızlığıdır. Ayrıca çocuk sanık için alınan sosyal inceleme raporu ücreti zorunlu kamu masrafı olduğundan ve kalan yargılama gideri kanuni terkin sınırının altında kaldığından sanığa yükletilemez. Başsavcılık itirazı kabul edilip Dairenin bozma kararı kaldırıldı; gider hükmü düzeltilerek onandı. Karşı oy itirazın reddini savundu.
Yargıtay CGK, E. 2019/632, K. 2020/212, T. 21.05.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi19.03.2014
Çelişkili bilirkişi raporlarıyla kira indirimi kararı verilmesi
Kira indirimi ve birleşen alacak ile tazminat davalarında verilen hüküm kiraya veren tarafından temyiz edilmiştir. Hasta sayısındaki değişime ilişkin belgelere dayanmayan ve birbirleriyle çelişen bilirkişi raporları giderilmeden kira indirimi yapılması nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/10232, K. 2014/3317, T. 19.03.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.06.2011
Eski TCK döneminde hırsızlık cezasının düzeltilmesi
Hırsızlık mahkûmiyetinde eşya değeri, lehe kanun, ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve gecikme zammı uygulanması yönlerinden hukuka aykırılıklar bulunduğu değerlendirilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Başsavcılık itirazını kabul edip Dairenin düzelterek onama kararını kaldırmış; ceza miktarını ve infaz koşullarını 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile ilgili sonraki düzenlemelere göre yeniden belirlemiştir. Hüküm bu düzeltmeler yapılarak onanmıştır. Zamanaşımı konusunda karşı oy, itiraz incelemesinde geçen sürenin hesaba katılıp davanın düşmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/94, K. 2011/133, T. 21.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.02.2008
İdari yargıdaki görevsizlikten sonra adli yargıda dava açma süresi
6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emrinin iptali için açılan dava önce idari yargıda görülmüş ve yargı yolu nedeniyle görevsizlikle sonuçlanmıştı. Hukuk Genel Kurulu, hak arama özgürlüğü için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) görevsiz mahkemeye başvuruya ilişkin on günlük süresini yargı kolları arasındaki görevsizlik kararına da kıyasen uyguladı; koşulları varsa adli yargıda on gün içinde açılan davanın ilk başvuru tarihi itibarıyla süresinde sayılacağını belirtti. Bu nedenle direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2008/139, K. 2008/204, T. 27.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.11.2007
Suç unsuru yoksa sanığın sorgusu olmadan beraat
Vergi borcu nedeniyle araçları yalnızca trafik siciline kayden haczedilen sanık, araçları idareye teslim etmediği için kamu alacağının tahsiline engel olmakla suçlanmıştır. Ceza Genel Kurulu, 6183 sayılı Kanun’daki suçun oluşması için araçlara fiilî haciz uygulanmış olması gerektiğini ve bu unsurun yokluğunun dosyadan açıkça anlaşıldığını belirterek sanık sorgulanmadan verilen beraate yönelik Başsavcılık itirazını reddetmiştir; karşı oy delillerin değerlendirilmesi için sanığın sorgusunu gerekli görmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2007/248, K. 2007/251, T. 27.11.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.10.2007
SGK prim ödeme emrine itirazda yedi günlük süre
İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumunun prim borcu için düzenlediği ödeme emrinin iptalini istemiş; uyuşmazlıkta prim borcuna ve idari para cezalarına ilişkin farklı süreçler birlikte değerlendirilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki yedi günlük sürenin hak düşürücü olduğunu ve itiraz nedenlerinin borç bulunmaması, ödeme veya zamanaşımıyla sınırlı kaldığını; süre içinde açılıp açılma belirlenmeden bilirkişi raporuyla esasa girilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/623, K. 2007/717, T. 03.10.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.09.2006
Sigorta prim alacaklarında tahsil zamanaşımı ve yasa değişikliğinin zamanı
İşveren, eksik işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme zammının bulunmadığının tespitini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş, Kurumun temyizi üzerine direnme kararı verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinde 5198 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden sonra muaccel olan alacaklara uygulanacağını, daha önce muaccel olan prim borcunun tahsil zamanaşımının 6183 sayılı Kanun’un 102. maddesine tabi olduğunu kabul etmiştir. Kasım 1997 dönemine ait borç bakımından direnme kararı onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2006/546, K. 2006/565, T. 20.09.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.04.2006
Kesinleşen prim borcu ödeme emrine karşı dava yolu
Kamu alacağı borçlusu, ödeme emrine karşı süresinde dava açmayıp takip kesinleştikten sonra menfi tespit davasıyla borçsuzluğunu ileri süremez. Yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesi, koşulları varsa 506 sayılı Kanun’un 84. maddesine göre ayrıca istenebilir; direnme kararı bu gerekçeyle onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2006/198, K. 2006/249, T. 26.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul