5395 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
10 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 6. Ceza Dairesi29.09.2022
Denetim süresi dışında işlenen suçla hükmün açıklanması ve dava zamanaşımı
Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli mala zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarından açıklanan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Daire, nitelikli mala zarar verme yönünden sonradan uzlaştırma nedeniyle hükümsüz hâle gelebilecek mahkûmiyetin yok hükmünde sayılamayacağını belirtmiş; dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle hükmü bozup kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Nitelikli hırsızlık yönünden, hükmün açıklanmasına dayanak gösterilen 09.05.2013 tarihli suçun üç yıllık denetim süresi bittikten sonra işlendiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. CD, E. 2021/16147, K. 2022/12752, T. 29.09.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi26.05.2022
Cezaevindeki babaya mernis adresinde tebligat ve korunma kararında görevli mahkeme
Aile mahkemesinin korunma kararının kaldırılmasına ilişkin kararını, hakkındaki korunma kararı kaldırılan kişi temyiz etmiş ve adli yardım istemiştir. Yargıtay, adli yardım talebini kabul etmiş; babanın o tarihte cezaevinde olduğu sosyal inceleme raporundan anlaşılırken kararın doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu 21/2'ye göre tebliğinin usulsüz olduğunu, bu nedenle kararın kesinleştiğinden bahisle verilen temyizin reddine ilişkin ek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Esasa ilişkin olarak, 5395 sayılı Kanun uyarınca 2828 sayılı Kanun'a göre korunma kararı alma ve kaldırma görevinin çocuk mahkemelerine ait olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin bulunduğunu kabul etmiş; kabule göre de davanın korunma altındaki kişiye ya da yasal temsilcisine yöneltilmemesini eksik hasım olarak değerlendirmiştir. Ek karar kaldırılmış ve hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/4008, K. 2022/4911, T. 26.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 18. Ceza Dairesi10.06.2020
Askerdeki katılana usulsüz tebliğ nedeniyle denetim süresinin başlamaması
Hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde nitelikli hırsızlık suçundan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine mahkeme hükmü açıklamıştır. Yargıtay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusundaki tebliğnamedeki düşünceyi yerinde görmüştür. Katılanın yokluğunda verilen kararın, tebliğ tarihinde askerde olduğu anlaşıldığı hâlde Tebligat Kanunu'nun 14. maddesine uyulmadan doğrudan mernis adresine 21/2. maddeye göre tebliğ edildiğini, bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediğini, denetim süresinin işlemeye başlamadığını ve hükümlerin açıklanamayacağını kabul etmiştir. Karar CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 18. CD, E. 2019/23597, K. 2020/6877, T. 10.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu12.03.2020
Çocuk sanık ve yetişkin sanığın davalarının birleştirilmesi
Çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin direnme dosyasında, aynı olayla bağlantılı yetişkin sanığın davasının başka mahkemede görüldüğü anlaşılmıştır. Ceza Genel Kurulu, iştirak ve sanıkların hukuki durumunun birlikte değerlendirilmesi için çocuk ile yetişkin sanık hakkındaki davaların birleştirilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğini belirterek eksik araştırmaya dayanan direnme kararını bozdu.
Yargıtay CGK, E. 2018/337, K. 2020/176, T. 12.03.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi31.10.2019
Çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının gerekçelendirilmesi
Çocuk sanığın aracı camını kırarak çalması nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümler kuruldu. Yargıtay, mala zarar verme suçundan verilen 1.320 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle bu hükme yönelik temyiz başvurusunu reddetti; aynı eşyaya ilişkin hırsızlık yanında ayrıca mala zarar verme suçu oluşmayacağına dair hukuka aykırılığın bu aşamada giderilemeyeceğini belirtti. Hırsızlık yönünden ise çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmamasının veya alınmama nedeninin kararda açıklanmamasının bozma nedeni olduğuna karar verdi.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/9073, K. 2019/15761, T. 31.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.11.2018
Suça sürüklenen çocukta sosyal inceleme yaptırılmama gerekçesinin gösterilmesi
Nitelikli yağma suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve suç tarihinde 17 yaşında olan sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamış, alınmama nedeni de gerekçeli kararda tartışılmamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, başka bozma nedeni bulunmayan hükümde sosyal inceleme raporu alınmamasının münhasıran bozmayı gerektirmediği görüşüyle itiraz etmiş, Özel Daire itirazı yerinde görmemiştir. Ceza Genel Kurulu, 15-18 yaş grubundaki sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmasının zorunlu olmadığını, ancak aynı maddenin 3. fıkrası gereği yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunu kabul etmiştir. Kurul, bu gerekçenin gösterilmemesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 289/1-g maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık oluşturduğunu ve başka bozma nedeni bulunmasa da tek başına bozma nedeni olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir. Karşı oy: bir üye yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olmadığı, üç üye bunun tek başına bozma nedeni yapılamayacağı görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2016/986, K. 2018/554, T. 20.11.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.03.2013
Ceza sorumluluğu bulunan çocuğa koruyucu tedbir uygulanması
Yerel mahkeme, suç tarihinde 12–15 yaş grubunda olan ve ceza sorumluluğu bulunduğunu kabul ettiği çocuk sanıklara para cezasının yanında çocuk koruma tedbiri de uygulamıştır. Ceza Genel Kurulu, ceza sorumluluğu saptanan çocuk hakkında “suça sürüklenen çocuk” sıfatıyla Çocuk Koruma Kanunu’ndaki bu tedbirlere hükmedilemeyeceğini, ancak çocuğun ayrıca korunma ihtiyacı varsa bu sıfatla tedbir kararı verilebileceğini belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiş; on dört üye karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1468, K. 2013/101, T. 26.03.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.06.2008
Çocuk sanık hakkında seçenek yaptırıma çevrilmiş hüküm ve HAGB
Suç tarihinde çocuk olan sanığa verilen kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilmiş, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları değerlendirilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, suç tarihinde yürürlükte bulunan çocuklara özgü düzenlemede seçenek yaptırımın geri bırakmaya engel olmadığını ve koşulların hâkimce istem aranmaksızın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, Özel Dairenin onama kararını kaldırıp yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/149, K. 2008/163, T. 03.06.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.03.2008
Yağmada yanlış değer azlığı indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel mahkeme, geceleyin mağdura arkadan tekme ile vurup cüzdanını alan sanığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 149/1-h, 150/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Özel Daire, değer azlığı indiriminin koşulları bulunmadığını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmayıp eleştirmiş, hükmü 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın gerçekte alması gereken cezanın 4 yıl 2 ay olduğunu ileri sürerek bozmanın kaldırılması ve hükmün onanması istemiyle itiraz etmiştir. Genel Kurul, ölçüye konu değerin eylem kastına dâhil edilen değer olduğunu, mağdurun üzerinde ne bulursa alma kastıyla hareket eden sanığa indirim yapılamayacağını ve asıl cezası 4 yıl 2 ay olan sanığın yanılgılı uygulamayla düşen cezadan ikinci kez yararlandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilemeyeceğini kabul etmiş; itirazı kabul ederek bozma kısmını kaldırmış ve yerel mahkeme hükmünü eleştiri bölümü saklı kalmak koşuluyla onamıştır. Karşı oy: Bir kısım üye, değer azlığının objektif olarak takdir edilmesi gerektiğini ve yerel mahkeme uygulamasının bu yönüyle isabetli olduğunu belirterek birinci sorunda itirazın reddi görüşündedir; ikinci sorunda karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/47, K. 2008/43, T. 04.03.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi07.02.2008
Korunmaya muhtaç çocuk hakkındaki kararın görevli mahkemesi
Korunma altındaki çocuğa ilişkin tedbir, kurumun başvurusu üzerine dosya üzerinden kaldırılmış; çocuğa veya yasal temsilcisine husumet yöneltilmemişti. Yargıtay, sonradan yürürlüğe giren düzenlemelerle bu kararların aile mahkemesinin görev alanına girdiğini belirtti. Ayrıca çocuğun taraf gösterilmesi, savunma ve delillerinin alınması gerektiğini açıklayarak kararı bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2007/861, K. 2008/1119, T. 07.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul