6831 sayılı Kanun m. 2
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.06.2011
2/B ile orman dışına çıkarılan taşınmazlarda hak düşürücü süre
Hukuk Genel Kurulu (HGK), Hazine’nin orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına dayanarak açtığı tapu iptali davasında, uygulanacak 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla değiştiğini dikkate aldı. Önceki bozmanın taşınmazın niteliğine dayalı esas değerlendirmesi hükümden çıkarıldı; yeni yasal metin uyarınca on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı yeniden incelenmek üzere direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/231, K. 2011/425, T. 15.06.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi27.06.2008
Kesinleşmiş orman sınırında kalan 2/B alanında ikinci kadastro ile oluşan tapunun iptali
Hazine, kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürdüğü ve 1984 yılındaki genel arazi kadastrosunda gerçek kişi adına tespit edilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmazın 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırı içinde kalıp Hazine adına orman niteliğiyle tescil edildiğini, 1984 yılındaki arazi kadastrosunun 766 sayılı Kanun'un 46. ve 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince ikinci kadastro olarak hükümsüz sayılacağını, aslı orman olan taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının malikine mülkiyet kazandırmayacağını kabul etmiştir. Taraflar arasında daha önce görülen davanın dava sebebi farklı olduğundan kesin hüküm oluşturmayacağını, orman niteliğindeki yerleri edinenlerin tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağını ve Hazinenin 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan dava açabileceğini belirtmiştir. Bu gerekçelerle hüküm oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2008/4257, K. 2008/9287, T. 27.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi03.04.2008
2/B ile orman dışına çıkarılan taşınmazda belediye tapusunun iptali ve Hazine adına tescil
Davacı belediye, taşınmazın beyanlar hanesine konulan orman şerhinin silinmesini; Hazine ise kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın belediye adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Yerel mahkeme belediyenin davasını reddetmiş, Hazinenin davasını kabul etmiştir. Yargıtay, davası bulunmayan ve aleyhine açılan dava reddedilen Orman Yönetiminin kararı temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesini reddetmiştir. Belediyenin temyizi yönünden ise uzman orman bilirkişi raporuyla saptanan olgular karşısında kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeki taşınmaz için arazi kadastrosu ya da Orman Yönetimi ile Hazinenin taraf olmadığı mahkeme kararıyla oluşan tapu kayıtlarının hukuki değeri bulunmadığı, orman rejimi dışına çıkarılan yerlerde 2981 ve 3194 sayılı kanunların uygulanacağına dair yasa hükmü bulunmadığı ve Hazinenin bu davasının 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı gözetilerek belediyenin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek yerel mahkeme hükmünü onamıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2008/1564, K. 2008/5261, T. 03.04.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.11.2007
Orman dışına çıkarılan taşınmazda kadastro mahkemesinin görevi
Davacı, orman sınırı dışına çıkarılmış taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemişti; ancak taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş, yalnızca orman parseli olarak tapuya aktarılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, kadastro mahkemesinin görevinin taşınmaz için tespit tutanağı düzenlenmesiyle başlayacağını belirterek uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiği sonucuna vardı ve direnme kararını görev yönünden bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2007/909, K. 2007/891, T. 28.11.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi20.12.2006
Kesinleşmiş orman kadastrosu içinde makiye ayırmanın yok hükmünde olması ve zilyetlik
Davacılar, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın 1957 yılında makiye ayrıldığını ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesini istemiş; yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm esas yönünden davacılarca, avukatlık ücreti ve beyanlar hanesine davacılar yararına şerh konulması yönünden Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde yasaya aykırı kurulan ve yasal dayanağı bulunmayan komisyonlarca yapılan makiye ayırma işleminin yok hükmünde olduğunu, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2. maddesi uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarılarak Hazine adına tespit edildiğini ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 ve 18. maddeleri karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağını belirterek tescil isteminin reddini isabetli bulmuştur. Daire, 2924 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre kullananın beyanlar hanesinde gösterilebilmesi için taşınmazın orman köyü sınırları içinde olması gerektiğini, beldenin mahallesindeki taşınmazda şerhin değiştirilmesinin yasaya aykırı olduğunu ve davalı Hazine yararına nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden şerhe ilişkin paragraf hükümden çıkarılmış, avukatlık ücreti düzeltilmiş ve hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2006/14641, K. 2006/17945, T. 20.12.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul