6762 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.04.2024
Çekin keşide tarihinde tahrifat iddiasının ciranta borçlu tarafından ileri sürülmesi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ciranta borçlu, çekin keşide tarihinin tahrif edildiğini, paraf imzasının keşideciye ait olmadığını ve çekin kambiyo vasfı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; icra mahkemesi, Özel Dairenin bu itirazın incelenmesi gerektiğine ilişkin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen alacaklının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz istemini reddetmiştir. Borçlunun başvurusunu 2004 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayalı kambiyo vasfına ilişkin şikâyet sayarak tahrifat iddiasının mutlak def'i niteliğinde olduğunu ve ciranta tarafından da ileri sürülebileceğini, keşideci şirket yetkilileri araştırılarak imza incelemesi yapılması ve paraf keşideciye ait değilse ibraz süresinin düzeltme öncesi tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiş, direnme kararını genişletilmiş ilave gerekçeyle bozmuştur. Karşı oy: Hukuk Genel Kurulunun incelemesinin uyuşmazlık konusu ile sınırlı olması ve direnme kararının Özel Daire kararındaki nedenle bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/18, K. 2024/184, T. 17.04.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.01.2024
Ferdi kaza sigortasında ıslahla artırılan tazminatın zamanaşımı
Davacı, trafik kazasında oluşan iş gücü kaybı için ferdi kaza sigortacısından tazminat istemiş ve talebini yargılama sırasında ıslahla artırmıştır. Hukuk Genel Kurulu, zararın 2013 tarihli sağlık kurulu raporuyla öğrenildiğini ve 2015 tarihli ıslahın iki yıllık zamanaşımından sonra yapıldığını kabul ederek ıslah edilen kısım yönünden ret isteyen önceki bozma kararına uyulması gerektiğine karar vermiş ve direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: Zararın sürekli iş göremezlik oranını belirleyen bilirkişi raporuyla öğrenildiği ve ıslahın zamanaşımına uğramadığı görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2022/59, K. 2024/27, T. 31.01.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu22.11.2023
Tüzel kişi ortağın başka bir şirketin vergi borçlarından temsilen sorumluluğu
Holding şirket adına, iştiraki özel hastanenin vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Dava Daireleri Kurulu, olay tarihinde yürürlükteki 6762 sayılı Kanun uyarınca yönetim kurulu üyesi olabilecek kişinin gerçek kişi olduğunu ve tüzel kişi ortağın temsilcisi olarak seçilen gerçek kişinin bu sıfatı taşıdığını belirterek, holdingin kanuni temsilci olarak takip edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Kurul, ödeme emrini iptal eden ısrar kararına yönelik temyiz istemini reddetmiştir. Karşı oy, holdingin kendi temsilcileri aracılığıyla kanuni temsilci sayılması ve diğer temyiz nedenlerinin incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Danıştay VDDK, E. 2022/1650, K. 2023/1352, T. 22.11.2023İdare ve Vergi - Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi14.03.2022
Tescilli markanın benzerinin kullanılmasında marka tecavüzü ve ayrıca haksız rekabet
Davacılar, davalının "BUSTESİN" ibareli ilaç ürünlerinin tescilli "UBISTESIN" markalarına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55. maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men ve önlenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi marka hakkına tecavüzün tespitine karar verip haksız rekabet talebini reddetmiş; bölge adliye mahkemesi davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet olduğunu kabul ederek davanın tamamen kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, mülga 6762 sayılı TTK'nın 57. maddesinde yer alan marka kavramına 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesinde bilinçli olarak yer verilmediğini ve markaların kendi özel yasasıyla korunduğunu belirterek, tescilli markanın benzerinin tescil kapsamındaki ilaçta kullanılmasının ayrıca haksız rekabet sayılmasının yerinde olmadığını kabul etmiştir. Davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı bu yönden davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 11. HD, E. 2019/5189, K. 2022/1852, T. 14.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.02.2020
Miktarı bankanın takdirine bırakılan ticari kredi erken kapama ücretinin denetimi
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken bankanın tahsil ettiği 20.080,20 TL erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 9.000,00 TL'nin iadesini istemiş; mahkeme sözleşmenin 15.6. maddesinin bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bankanın erken kapama talebini kabul yükümlülüğü bulunmasa da bu hakkını kullanırken ve ücreti belirlerken 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uymak zorunda olduğunu, sözleşmede öngörülebilir bir oran belirlenmediğini belirtmiştir. Diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı erken kapama ücreti oranları ve tarafların menfaatleri gözetilerek alınan ücretin bankacılık uygulamalarına ve bu maddeye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/410, K. 2020/189, T. 20.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.01.2020
Şirket adına alınan araçtaki ayıp davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
Davacı limited şirket, adına satın alınan ve ticari olmayan amaçlarla şirket yetkilisince kullanıldığını ileri sürdüğü araçtaki ayıp nedeniyle misliyle değişim, olmazsa onarım bedelinin tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu belirten Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına, tüzel kişinin de ticari olmayan amaçla mal alabileceği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ticaret şirketlerinin tacir olduğunu ve işlemlerinin ticari olmasının asıl olduğunu, ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerde basiretli iş adamı gibi davranmak zorunda olan tacirlerin tüketiciler için düzenlenen hükümler kapsamına alınamayacağını kabul etmiştir. Aracın ruhsatta hususi yazılı olsa da şirket adına kayıtlı ve faturalı olması nedeniyle ticari araç olduğunu, tüketici işlemi bulunmadığını belirterek genişletilmiş gerekçeyle direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1637, K. 2020/13, T. 14.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.12.2019
Ticari kredinin erken kapatılmasında erken kapama ücretinin dürüstlük kuralıyla sınırı
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken davalı bankanın tahsil ettiği 1.558.378,24 Euro erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek istirdadını istemiş; yerel mahkeme %2 oranını hakkaniyete uygun bularak davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin 34.9. maddesinin belirli bir oran öngörmeyip erken kapama tarihindeki faiz oranlarına dayanan bir hesap yöntemi içerdiğini, bu nedenle davacı açısından öngörülemez ve belirsiz olduğunu, bankanın bu hesapla davacının kredilerinden elde etmeyi düşündüğü tüm faizi elde ettiğini saptamıştır. Bankanın erken kapama ücretini serbestçe belirleyebileceğini, ancak bunun sınırının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğunu belirterek diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı oranlar ve tarafların menfaatleri gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki ve ilave gerekçelerle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2019/567, K. 2019/1346, T. 12.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.09.2019
İtirazın iptali davasında incelemenin takibe konu faturalarla sınırlı olması
Davacı, satıp teslim ettiği mallara ilişkin 16 faturaya dayalı takibe itirazın iptalini istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin takibe konu olmayan faturalar ve tüm ilişki değerlendirilerek karar verildiği gerekçeli bozmasına karşı açık hesap ilişkisinin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, itirazın iptali davasının takibe alacağın miktarı ve kaynağı bakımından sıkı sıkıya bağlı olduğunu, iddia, savunma ve delillerin yalnız takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, ödeme defi nedeniyle ispat yükünün davalıda bulunduğunu belirtmiştir. Ödeme belgelerinin takip konusu faturalara ilişkin olup olmadığının 818 sayılı Kanun'un 85 ve 86. maddelerine göre belirlenmesinin tüm ilişkinin değerlendirilmesi anlamına gelmeyeceği kabul edilerek direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: ödeme belgelerinin hangi faturaya ilişkin olduğu ispatlanamadığından açık hesap ilişkisinin başından itibaren değerlendirilmesi gerektiği ve direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2017/824, K. 2019/885, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.05.2015
Sigortalının mükerrer tahsilatında sigortacının rücu hakkı
Sigortacı, benzin istasyonuna araç çarpması nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelini araç malikinden rücuen istemiş; sigortalı ise bu ödemeden sonra sürücüyle zarar için anlaşarak tahsilat yapmıştır. Hukuk Genel Kurulu, sürücünün ödemesiyle müteselsil borcun sona erdiğini ve sigortalının önceki sigorta ödemesinden sonra yaptığı tahsilatla sigortacının halefiyet hakkını ihlal ettiğini; sigortacının iyi niyetli araç malikine rücu edemeyip sigortalıdan talepte bulunması gerektiğini kabul ederek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2267, K. 2015/1352, T. 15.05.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2012
İflas edip sicilden silinen şirketin şikâyet ehliyeti
Bir şirket, icra mahkemesinin hükmettiği icra inkâr tazminatının kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Yargılama sürerken iflas tasfiyesi kapanıp şirket ticaret sicilinden silindiğinden Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişilik ve dava ehliyetinin sicilden silinmeyle sona erdiğini; şikâyetin artık aktif başvuru ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek kabul kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/850, K. 2012/147, T. 14.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.02.2012
İş sonrası rekabet yasağı davasında görevli mahkeme
Hukuk Genel Kurulu (HGK), iş sözleşmesi sona erdikten sonra ihlal edildiği ileri sürülen rekabet yasağından doğan cezai şart talebinin Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında olduğunu belirtti. Bu tür davalar mutlak ticari dava olduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemesidir; iş mahkemesini görevli sayan direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/781, K. 2012/109, T. 29.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.10.2011
Şirket kaşesi altındaki ikinci bonoda imza ve aval
Hukuk Genel Kurulu (HGK), şirket adına imza yetkisi bulunan temsilcinin bononun ön yüzüne şirket kaşesi üzerine attığı iki imzanın da şirketi temsil ettiğini, ikinci imzanın kişisel aval oluşturmadığını kabul etti. Bu nedenle temsilci şahsen sorumlu tutulamayacağından takibin iptaline ilişkin direnme kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2011/480, K. 2011/598, T. 05.10.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2011
İşbölümü ve görev itirazlarının birlikte karara bağlanması
Kooperatif üyesi, kendisine tahsis edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili ile hacizlerin kaldırılmasını istemiş; mahkeme kooperatif yönünden işbölümü itirazını kabul ederken diğer davalılar yönünden ayrıca görevsizlik kararları vermiştir. Hukuk Genel Kurulu, işbölümü itirazı kabul edildiğinde dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesiyle yetinilmesi, diğer davalılar bakımından görev incelemesinin gönderilen mahkemece yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrı görevsizlik kararları verilmesi nedeniyle direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/61, K. 2011/188, T. 15.04.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.11.2009
Müteselsil sorumluların dava arkadaşlığı ve temyizde hukuki yararı
Kooperatif, eski yöneticilerinden uğradığı zararın tazminini istemiş; bazı davalılar yönünden davayı reddeden ilk derece kararı temyiz edilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu, müteselsil sorumlular arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunsa da, bir davalının alacaklıyı tatmin etmesi hâlinde açabileceği rücu davasında sorumluluk davasındaki tespitlerin güçlü delil olabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle diğer davalıların ret kararını temyizde hukuki yararı bulunduğunu, kesinleşmiş ret hükmüne rağmen sorumluluk derecesinin icrai hüküm kurmadan araştırılmasının usuli kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, ayrı davalıların sorumluluğunun bu dosyada yeniden incelenmesine gerek olmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/428, K. 2009/483, T. 04.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.06.2009
Anonim şirket taşınmaz satışında ana sözleşmedeki genel kurul onayı
Şirket taşınmazlarının ana sözleşmede öngörülen genel kurul onayı alınmadan satıldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istenmiş; yerel mahkeme satışın iptal edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ana sözleşmede taşınmaz satışını sermayenin üçte iki çoğunluğuyla alınacak karara bağlayan hüküm bulunduğunu ve davalı alıcının bu sınırlamayı bilmeyen iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağını belirtmiştir. Ancak satışların 2004 genel kurulunda gündeme alınıp alınmadığı ve yönetimin bu satışlar bakımından ibra edilip edilmediği araştırılmalıydı; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/173, K. 2009/247, T. 10.06.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.02.2009
Yönetim kurulu üyesinin şirket prim borçlarından kişisel sorumluluğu
Hukuk Genel Kurulu, şirketin sosyal güvenlik prim borçları için yönetim kurulu üyesinin temsil ve ilzam yetkisinin dönemine göre sorumlu tutulabileceğini belirtti. Davacı, 17 Aralık 1997’den sonra şirketi temsil yetkisini kaybettiğinden sonraki prim borçlarından sorumlu değildi; ancak bu tarihten önce çift imzayla temsil yetkisi varken doğan 1997 Temmuz–Kasım primleri için şirketle birlikte müteselsilen sorumluydu. Bu dönem ayrımı ve ödeme vadesi gözetilmeden kurulan direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/36, K. 2009/82, T. 18.02.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.04.2006
Denizcilik ihtisas mahkemesinin kuruluşundan önce açılan davalar
Yabancı ülkelerde gemilerin alıkonulması ve satılması nedeniyle açılan tazminat davaları, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi faaliyete geçmeden önce Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Hukuk Genel Kurulu, 5136 sayılı Kanun’un derdest davaların yeni ihtisas mahkemesine devrini öngörmediğini ve uyuşmazlığın doğduğu sırada görevli mahkemenin davaya devam etmesi gerektiğini kabul etmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna dair direnme uygun bulunmuş; esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 11. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2006/58, K. 2006/228, T. 19.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul