6217 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi12.03.2025
Kira artışı bildirimi yapılmadan açılan tespit davasının reddi
Davacılar, 01.07.2016 tarihinden itibaren kira bedelinin tespitini istemiş; İlk Derece Mahkemesi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, dava açılmadan önce kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirim yapılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/2514, K. 2025/1571, T. 12.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi25.11.2024
Kira tespitinde karar ve ilam harcına esas aylık kira farkı
Bölge adliye mahkemelerinin kira tespit davalarında karar ve ilam harcının aylık veya yıllık kira farkından alınmasına ilişkin kesin kararları arasında uyuşmazlık doğmuştur. Yargıtay, aylık kira bedelinin tespiti davalarında harcın hükmedilen aylık bedel ile önceki aylık bedel arasındaki fark üzerinden alınması gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/969, K. 2024/3820, T. 25.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.05.2018
Kira artış şartı bulunan sözleşmede tespit davasının açılma süresi
Kira bedelinin tespiti davası, yeni kira döneminin başlamasından sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Daire, sözleşmede kira artış şartı bulunduğunda Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca dönem sonuna kadar açılan davada belirlenecek bedelin yeni dönemin başından itibaren uygulanacağını; somut davanın bu süre içinde açıldığını belirtmiştir. Ret hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11632, K. 2018/5902, T. 28.05.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.04.2013
Mal rejimi davasında temyiz harcının tamamlatılması
Mal rejimi sözleşmesinin iptali davasında kabul kararına karşı temyiz yoluna başvuran davalının ödediği maktu harçlar yeterli bulunmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, kararda hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak nispi temyiz karar harcının dörtte biri ile temyiz başvuru harcının tamamlanması gerektiğini belirterek dosyanın eksikliğin giderilmesi için mahkemeye geri çevrilmesine karar vermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2012/1496, K. 2013/505, T. 10.04.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.03.2013
Sulh hukuk kararında yanlış temyiz süresi gösterilmesi
Sulh hukuk mahkemesi direnme kararında kanuni sekiz günlük temyiz süresini yanlışlıkla iki hafta olarak göstermiş; davalı bu bildirime göre on bir gün sonra temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kanuni kesin sürenin mahkemece uzatılamayacağını ve sürenin re’sen gözetileceğini belirterek temyiz başvurusunu süre aşımından reddetmiştir; karşı görüşte mahkemenin yanlış bildiriminin yarattığı hak kaybının önlenmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/779, K. 2013/355, T. 13.03.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.03.2012
TCK 191/2 tedavi ve denetimli serbestlik kararına karşı kanun yolunun itiraz olması
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan yargılanan sanık hakkında yerel mahkeme 14.02.2008 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiş, Yargıtay 10. Ceza Dairesi sanık müdafiinin temyizi üzerine bu kararı bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğunu ileri sürerek Özel Daire bozma kararının kaldırılması istemiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, cezaya hükmedilmeden önce verilen bu kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 223. maddesinde hüküm olarak sayılmadığını, kanun gerekçesine göre davanın derdest olmaya devam ettiğini ve tedbirin TCK 53-60. maddelerinde sayılan güvenlik tedbirleri arasında yer almadığını belirterek, 6217 sayılı Kanunla eklenen cümle yürürlüğe girmeden önce verilen kararların da itiraz kanun yoluna tabi olduğunu kabul etmiştir. Genel Kurul itirazı kabul ederek Özel Daire kararını kaldırmış ve dosyanın itiraz merciince incelenmesi için yerel mahkemeye gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine karar vermiştir. Karşı oy: Dört üye, tedbir kararının hüküm niteliğinde olduğunu, kanun yolunun hüküm tarihindeki kurallara göre belirleneceğini ve 14.04.2011 tarihinden önce verilen kararın temyize tabi olduğunu belirterek itirazın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/785, K. 2012/101, T. 20.03.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi