506 sayılı Kanun m. 79
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
24 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2026
Sigorta başlangıcının tespitinde işe giriş bildirgesi ve fiilî çalışma araştırması
Davacı, işe giriş bildirgesindeki tarihte bir günlük çalışmasının ve sigorta başlangıcının tespitini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işe giriş bildirgesinin tek başına fiilî çalışmayı kanıtlamadığını ve kamu düzenine ilişkin bu davada araştırmanın resen genişletilmesi gerektiğini belirtmiştir. İlgili dönem bordrosundaki dinlenmemiş çalışanların dinlenmesi ve tanık çelişkilerinin giderilmesi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/624, K. 2026/260, T. 15.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.04.2026
Hizmet tespitinde çıraklık ile üretime dayalı işçiliğin ayrılması
Davacı, bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş; mahkeme talebi kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, çıraklıkta esas amacın meslek eğitimi olduğunu, üretime katılımın öne çıkıp eğitimin geri planda kaldığı durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğini açıklamıştır. İşe giriş bildirgesi çırak olarak düzenlenen davacının statüsü resmî kayıtlar ve beyanlarla yeterince araştırılmadığından direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/254, K. 2026/222, T. 08.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi25.01.2022
Hizmet tespitinde blok çalışmanın hak düşürücü süresi
İşçi, 1990'dan 1998'e kadar kesintisiz çalıştığını, ancak sigorta girişinin 1997'de bildirildiğini ileri sürmüştür. Yargıtay çoğunluğu, işe giriş bildirgesi ile kısmi prim bildirimlerinin kesintili çalışmaya karine oluşturduğunu; bildirilmeyen 1997 öncesi dönem bakımından beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini kabul etti ve hizmet tespiti kararını bozdu. İki üye, sonradan yapılan bildirimin kesintisiz blok çalışma içindeki dönemi Kuruma duyurduğunu, bu nedenle sürenin blok çalışmanın bittiği tarihten hesaplanması ve kararın onanması gerektiğini savunarak karşı oy kullandı.
Yargıtay 10. HD, E. 2021/10293, K. 2022/1056, T. 25.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.07.2020
Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre ile prime esas kazancın ispatı
Hukuk Genel Kurulu, 1994–2002 dönemindeki hizmet tespiti talebinde, başka işverenden bildirilen çalışma nedeniyle kesilen ve işveren belgeleriyle Kuruma bildirilmeyen önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığını kabul etti. Prime esas kazanç yönünden ise hizmet tespiti davasının kamusal niteliği gereği yazılı delille ispat sınırlamasının uygulanamayacağını; kesinleşmiş işçilik alacağı kararıyla belirlenen son ücretin güçlü delil olduğunu, ancak bu ücretin tüm çalışma dönemine doğrudan taşınamayacağını belirtti. Bu gerekçelerle direnme kararı iki uyuşmazlık yönünden de bozuldu. Ücretin yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunan karşı oy, ikinci uyuşmazlık bakımından ayrıca yer aldı.
Yargıtay HGK, E. 2016/2141, K. 2020/585, T. 16.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.06.2020
Prime esas kazanç tespitinde resen araştırma ve tüm delillerin değerlendirilmesi
İlk derece mahkemesi, kaynak ustası olan işçinin daha yüksek prime esas kazanç aldığına ilişkin banka belgesi ve tanık beyanlarına dayanarak talebi kabul etti; Özel Daire ise yazılı delil şartıyla talebin reddedilmesi gerektiğini savundu. Hukuk Genel Kurulu, bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen araştırma kapsamında senetle ispat kuralıyla bağlı kalınamayacağını belirtti. İşveren yazısı, banka dekontu, tanık anlatımları ve emsal ücret araştırması birlikte değerlendirilerek gerçek kazanç saptanmalıydı; direnme kararı bu farklı gerekçeyle bozuldu. Yazılı delil gerektiğini savunan karşı oy kabul edilmedi.
Yargıtay HGK, E. 2016/376, K. 2020/306, T. 02.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.02.2014
Ev hizmetlerinde çalışmanın sigortalılık için sürekliliğinin araştırılması
Davacı, davalıların evinde uzun süre kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş; mahkeme talebi kabul etmiş, davalılar temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, çalışmanın sürekliliği ve tam zamanlı olup olmadığının; evin ve yapılan işlerin niteliği, banka kayıtları, tanıklar, komşular ve diğer çalışma olasılıkları araştırılarak belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Eksik inceleme üzerine kurulan direnme hükmü bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/2280, K. 2014/65, T. 05.02.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.06.2013
Hizmet tespitinde prime esas ücretin yazılı delillerle doğrulanması
Hizmet tespiti kamu düzenine ilişkin olduğundan çalışma olgusu her türlü delille araştırılabilir; ancak yasal ispat sınırını aşan prime esas ücret iddiası kural olarak yazılı delil gerektirir. İşverenin bankaya gönderdiği ücret yazısı ve tanık anlatımları dışında destekleyici işyeri kayıtları araştırılmadan net ücretin 1.500 TL kabul edilmesi eksik inceleme sayılarak karar bozulmuştur. Azınlık görüşünde, işverenin bankaya bildirdiği ücret yazısının şirketi bağlaması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/1617, K. 2013/850, T. 19.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.03.2013
Hizmet tespiti ve işçilik alacaklarının aynı davada görülmesi
İşçi, sigortalı hizmet süresinin tespiti ile işçilik alacaklarının tahsilini aynı davada istemiştir. Özel Daire, hizmet tespiti davasının kamu düzeni ve re'sen araştırma ilkesine; işçilik alacaklarının ise taraflarca hazırlama ilkesine tabi olması ve taraf yapılarının farklılığı nedeniyle taleplerin ayrılması gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayrı yargılama usullerine tabi istemlerin birlikte görülmesinin yargılamayı güçleştireceğini ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca ayırma kararı verilebileceğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/1079, K. 2013/324, T. 06.03.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.03.2013
Hizmet tespiti ve işçilik alacağı davalarının ayrılması
Davacı, eksik bildirilen sigortalı çalışma süresinin tespitiyle birlikte işçilik alacaklarının tahsilini istemiş; mahkeme talepleri birlikte incelemiştir. Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespitinin kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine, işçilik alacaklarının ise taraflarca hazırlama ilkesine tabi olduğunu; farklı araştırma ve yargılama yöntemlerinin birlikte yürütülemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuş ve davaların ayrılması gerektiğini kabul etmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2012/731, K. 2013/323, T. 06.03.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2013
Hizmet tespiti ve işçilik alacağı taleplerinin ayrılması
İşçi, sigortalı çalışma süresinin tespitiyle birlikte işçilik alacaklarını da istemiş; yerel mahkeme talepleri aynı davada karara bağlamıştır. Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespitinin kamu düzenine ilişkin ve resen araştırmaya tabi, işçilik alacaklarının ise taraflarca hazırlama ilkesine tabi olduğunu; farklı inceleme yöntemleri nedeniyle taleplerin ayrılması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Bazı üyeler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun birden fazla talebin birlikte ileri sürülmesine ilişkin hükmü uyarınca davaların birlikte görülebileceği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2012/746, K. 2013/215, T. 06.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.11.2012
Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre ve kesintisiz çalışma
Davacı, murisinin 1998–2001 dönemindeki bildirilmeyen çalışmalarının ve sigorta başlangıcının tespitini istemiş; mahkeme davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesindeki sürenin uygulanmasında çalışma bildiriminin ve ileri sürülen kesintisiz çalışmanın önem taşıdığını, süre değerlendirmesinden önce devamlılık iddiasının araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Eksik incelemeyle verilen direnme kararı bu nedenle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/735, K. 2012/795, T. 14.11.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2011
Hizmet tespitinde bildirilen süre ve prime esas ücret
Hizmet tespiti davasında bazı çalışmaların Kuruma bildirildiği dönemler yeniden tespit edilmiş, ayrıca banka hesabına yatan 250 TL’nin ücret olduğu kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bildirilen sürelerin yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığını; ücret ve prime esas kazanç için ise işveren ödemeleriyle banka kayıtlarının niteliğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Direnilen kısım bozularak, bozmaya uyulmuş yeni hükme ilişkin temyiz itirazları Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2011/608, K. 2011/649, T. 19.10.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.06.2011
Sigortalılık başlangıcı için fiilî çalışmanın kanıtlanması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), işe giriş bildirgesinin tek başına fiilî çalışmayı kanıtlamaya yetmeyeceğini; sigortalılık başlangıcının tespitinde Kurum kayıtlarının, işyerinin durumunun, bildirge ve sicil bilgilerinin, iş arkadaşları ile çevre işyerlerinden tanıkların birlikte araştırılması gerektiğini benimsedi. Bu incelemeler yapılmadan verilen direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/307, K. 2011/366, T. 01.06.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.04.2011
Apartman görevlisinin tam zamanlı çalışıp çalışmadığının araştırılması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), apartman görevlisinin hizmet tespiti davasında çalışmanın varlığı kabul edilmiş olsa da, devamlı mı kısmi zamanlı mı olduğunun yeterince araştırılmadığını benimsedi. Komşu apartman görevlileri ve çevredeki kişiler dinlenmeli, apartmanın özellikleri incelenmeli; kısmi çalışma saptanırsa günlük ve haftalık süreler üzerinden çalışma günü hesaplanmalıdır. Eksik incelemeye dayalı direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/130, K. 2011/256, T. 29.04.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.10.2010
Hizmet tespitinde bildirilmiş çalışma ve ücretin araştırılması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), Kuruma bildirilmiş çalışma süresinin yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığını; sigorta primine esas gerçek ücret belirlenirken imzalı bordrolar, banka ödemeleri, olası avanslar ve işyeri kayıtlarının karşılaştırılması gerektiğini kabul etti. Eksik araştırmaya dayalı direnme kararı bozuldu; karara uyularak verilen yeni hükmün temyizi incelenmek üzere dosya 10. Hukuk Dairesine gönderildi.
Yargıtay HGK, E. 2010/481, K. 2010/524, T. 20.10.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.10.2010
Hizmet tespitinde bildirilen süre, gerçek ücret ve deliller
Hukuk Genel Kurulu (HGK), Kuruma zaten bildirilmiş çalışma döneminin yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığını; bildirilmeyen dönem ve gerçek ücret için işyeri kayıtları, işe giriş bildirgesi, imzalı bordrolar ve banka ödemelerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Bordro ile banka kayıtları arasındaki çelişki çözümlenmeden ve avansların ücret olup olmadığı saptanmadan verilen direnme kararı bozuldu; uyulan yeni hükme ilişkin temyiz incelemesi için dosya 10. Hukuk Dairesine gönderildi.
Yargıtay HGK, E. 2010/482, K. 2010/525, T. 20.10.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.02.2010
Hizmet tespitinde fiili çalışmanın araştırılması ve ispatı
Davacı, gümrük komisyonculuğu işyerinde 2003–2005 arasında çalıştığının tespitini istemiş; yerel mahkeme telefon kayıtları ve vekâlet belgelerine dayanarak talebi kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 2005 çalışmasının tespitinde uyuşmazlık olmadığını, ancak 2003–2004 dönemi için yalnız sık telefon görüşmelerinin fiili çalışmayı kanıtlamaya yetmediğini belirtmiştir. İşyerinin faaliyeti, yetki belgeleri, şirket ilişkileri ve tanık anlatımları araştırılmalıydı; direnme kararı bu eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2010/72, K. 2010/72, T. 10.02.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.12.2009
Hizmet tespiti davasında fiilî çalışmanın ve sürenin araştırılması
Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve sigortalılığın ancak fiilî çalışmayla oluşacağını vurguladı. Davacının şoförlük iddiası bakımından kayıtlar, sürücü belgesi, araçlar, çalışma arkadaşları ve hal/kooperatif kayıtları araştırılmalı; bildirim dışı çalışma nedenleri ile beş yıllık hak düşürücü süre de çalışma kesintili olup olmadığına göre değerlendirilmelidir. Bu incelemeler yapılmadan verilen direnme kararı bozuldu; yerel mahkeme Anayasa’ya aykırılık iddiasını başka bir dosya için yapılmış başvuruya dayanarak uygulama dışı bırakamaz.
Yargıtay HGK, E. 2009/581, K. 2009/619, T. 30.12.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.06.2008
Kısmen bildirilen hizmetlerde hizmet tespiti hak düşürücü süresi
Miras bırakanın 1955’teki bildirilmeyen çalışmasının tespiti istenmiş ve işveren kayıtlarında aynı dönem için yaşlılık primi kesintileri bulunduğu belirlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sigortalı hizmete ilişkin belgelerden herhangi birinin kuruma verilmesi veya kurumca tespit yapılması hâlinde hizmet tespiti davasında beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını kabul ederek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2008/429, K. 2008/437, T. 18.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.02.2008
Kısmen bildirilen kesintisiz hizmette hak düşürücü süre
Sigortalının çalışmasının bir bölümü kuruma bildirilmiş, devam eden kısmı ise bildirilmemiş ve hizmet tespiti istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işverenin hizmetin bir bölümünü bildirip kayıt altına aldırdığı ve diğer belgelerin bildirilmeyen dönemde aralıksız çalışmayı gösterdiği hâllerde hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını kabul etmiş; direnme kararını uygun bulup dosyayı kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2008/163, K. 2008/207, T. 27.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.10.2007
SGK prim ödeme emrine itirazda yedi günlük süre
İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumunun prim borcu için düzenlediği ödeme emrinin iptalini istemiş; uyuşmazlıkta prim borcuna ve idari para cezalarına ilişkin farklı süreçler birlikte değerlendirilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki yedi günlük sürenin hak düşürücü olduğunu ve itiraz nedenlerinin borç bulunmaması, ödeme veya zamanaşımıyla sınırlı kaldığını; süre içinde açılıp açılma belirlenmeden bilirkişi raporuyla esasa girilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/623, K. 2007/717, T. 03.10.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.09.2007
Yanlış kişi adına bildirilmiş hizmet kayıtlarında hak düşürücü süre
Davacı, çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmiş olmasına rağmen başka bir kişinin kimliği altında görünmesi nedeniyle kaydın kendisine ait olduğunun tespitini istemişti. Hukuk Genel Kurulu, bildirimsiz çalışmanın tespiti için öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin, Kuruma bildirildiği hâlde kimlik bilgileri yanlış kaydedilen çalışmaların aidiyetini belirleme davalarına uygulanamayacağını kabul etti. Bu nedenle direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2007/600, K. 2007/604, T. 19.09.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.07.2005
İşe giriş bildirgesinin fiilî çalışmayı tek başına kanıtlamaması
Davacı, işe giriş bildirgesine dayanarak sigortalılık başlangıcının 7 Mayıs 1980 olduğunun tespitini istemiş; yerel mahkeme yalnız bir günlük çalışma tespit etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bildirgenin işe alınmayı gösterse de fiilî çalışmayı tek başına kanıtlamadığını ve hizmet tespiti niteliğindeki bu davada bordro tanıkları, komşu işyeri çalışanları ve diğer kayıtların araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Eksik incelemeye dayalı direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/437, K. 2005/448, T. 06.07.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.04.2004
Birleştirilen hizmet tespiti ve işçilik alacağı davaları
Hizmet tespiti ile işçilik alacağı davaları farklı ispat kurallarına ve temyiz dairelerine tabi olsa da aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte görülüp sonuçlandırılabilir; yalnız bu farklılık davaların ayrılması için bozma nedeni yapılamaz. Direnme kararı bu gerekçeyle yerinde bulunmuş, davaların esasına ilişkin temyiz incelemesi için dosya Yargıtay 21. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2004/226, K. 2004/223, T. 14.04.2004Özel Hukuk ve Medeni Usul