4857 sayılı Kanun m. 32
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi03.05.2023
Kadroya geçen işçinin asgari ücrete bağlı ücreti, toplu iş sözleşmesi zammı ve art etki
Davacı işçi, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra ücretinin sözleşmede öngörülen asgari ücretin belli oranda fazlası üzerinden ödenmediğini ileri sürerek ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı istemiştir. İlk Derece Mahkemesi arabulucuya başvuru tarihine kadarki talepleri kabul edip sonrasını dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ücretin her ay asgari ücretin belli oranda fazlası olarak ödeneceği hükmünün her asgari ücret artış döneminde işvereni bağladığını, ancak sona eren toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunmadığından Temmuz 2020 ücretinin 01.01.2021 tarihine kadar korunacağını ve 2021 ücretine ayrıca %4 zam uygulanamayacağını; ikramiye farkının 31.10.2020 sonrasını kapsayacak şekilde hesaplanmasının ve bu alacağa en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/3001, K. 2023/6593, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.02.2020
Islah sonrası süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı definin dikkate alınmaması
Davacı işçi, işe iadesini, reddi halinde kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarını istemiş; mahkeme işe iade talebini reddetmiş, kıdem ve ihbar tazminatını kabul etmiş, fazla mesai, ücret ve hafta tatili alacaklarını ıslah tarihine göre zamanaşımına uğramış sayarak kısmen kabul kararı vermiştir. Yargıtay, kapatılan Köylere Hizmet Götürme Birliği hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. HMK 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık sürede zamanaşımı definde bulunulabileceğini, süresinden sonra ileri sürülen defin ancak davacının açık muvafakatiyle dikkate alınabileceğini, somut olayda davalının süre geçtikten sonra def ileri sürdüğünü ve davacının muvafakati bulunmadığını kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2017/17601, K. 2020/3102, T. 26.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi21.01.2020
Belirsiz alacakta hukuki yarar yokluğu, ek süre ve zamanaşımı
İşçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ve kesinleşmişti. Yargıtay, bu ret sonrasında 60 günlük ek süreden yararlanılabileceğini kabul etmekle birlikte sürenin onama kararının tebliğinden değil onama tarihinden başlayacağını belirtti. Yeni dava bu süre geçtikten sonra açıldığından ücret, ikramiye ve sosyal hak alacakları zamanaşımına uğramıştı; zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirdi.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/27790, K. 2020/825, T. 21.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi24.10.2019
Usulden reddedilen davadan sonra zamanaşımı ek süresi
Belirsiz alacak davası olarak açılamadığı için hukuki yarar yokluğundan reddedilen davanın ardından, Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesindeki 60 günlük ek sürede açılan yeni davada zamanaşımı ilk dava tarihi esas alınarak değerlendirilmelidir. İlk davada talep edilen miktar bakımından süre o tarihte, talep artırımındaki fazlalık bakımından ise artırım tarihinde kesilir. Toplu iş sözleşmesi fark ücretlerine işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekir; bu yönler gözetilmediğinden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları kaldırılarak bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7815, K. 2019/19996, T. 24.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi06.06.2013
Uluslararası tır şoförünün işçilik alacaklarında gerçek ücretin belirlenmesi
Daire, uluslararası tır şoförünün asgari ücrete yakın ücretle çalışmasının işin niteliğine uygun olmadığını; emsal ücret araştırması, işçinin beyanı ve işverenin ibraname/makbuzundaki sefer alacağı birlikte değerlendirildiğinde aylık net ücretin 800 Türk lirası kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Yerel mahkemenin ücreti ispatlanamadığı gerekçesiyle asgari ücrete yakın tutar üzerinden hesap yapmasını hatalı bularak kararı bozdu ve bilirkişi raporunun bu ücrete göre hazırlanan seçeneği üzerinden yeniden hüküm kurulmasını istedi.
Yargıtay 9. HD, E. 2011/17648, K. 2013/17351, T. 06.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul