4857 sayılı Kanun m. 21
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
20 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi05.02.2026
İşe iade sonrası işe başlatmada ciddiyet ve fark ihbar tazminatı talebi
Davacı işçi, işe iade kararından sonra işverenin işe başlatma davetinde samimi olmadığını ileri sürerek iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar ile kıdem ve ihbar tazminatı farkı istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, fesih anında ihbar tazminatı ödendiğinden fark ihbar tazminatı talebinin 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereği reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı kaldırıp davayı kısmen kabul etmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, ayrıntılı gerekçe açıklamadan bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/9565, K. 2026/863, T. 05.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.11.2022
İş güvencesi kapsamındaki işçi lehine haksız feshe bağlanan cezai şartın geçersizliği
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshi hâlinde 12 aylık ücret ve menfaatlerin cezai şart olarak ödeneceğine ilişkin sözleşme hükmüne dayanarak kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte cezai şart istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi cezai şartı TBK 438/3 ve 182/son uyarınca altı aylık ücrete indirerek kabul etmiş, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İş Kanunu'nun 21. maddesinin ilk üç fıkrasının son fıkra uyarınca mutlak emredici olduğunu, iş güvencesi kapsamındaki işçi için işe iade yaptırımlarından ayrı olarak süreye bağlanmamış ve yalnız haksız feshin sonucu olarak düzenlenmiş cezai şartın geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Ayrıca kıdem tazminatı tavan esasına göre hesaplandığından cezai şartın mutlak emredici kıdem tazminatı tavanını bertaraf edemeyeceğini ve TBK 438/3'ün cezai şartla ilişkilendirilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: cezai şartın işe iadeden farklı işlevi olduğu, geçerli olduğu ve miktar incelemesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/830, K. 2022/1426, T. 02.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2021
Adi ortaklık işverenin bir ortağına yapılan işe başlama başvurusunun yeterliliği
Davacı işçi, işe iade kararı sonrası adi ortaklık niteliğindeki ortak girişimi oluşturan iki şirkete ihtarname gönderip işe başlatılmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini istemiş; İş Mahkemesi ortaklardan birine tebligat yapılamadığından işverenin işe başlatma yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle davayı reddedip Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işe iade başvurusu için kanunda şekil öngörülmediğini, ticaret sicilindeki adresinden taşınan ortağa tebligat yapılamamasının sorumluluğunun işçiye yüklenemeyeceğini, tebligatın mahkeme kanalıyla yapılmasının da mümkün olmadığını ve ortaklardan birine yapılan tebligatla işe başlama iradesinin samimi şekilde ortaya konduğunu kabul etmiştir. Ortakların Türk Borçlar Kanunu'nun 638 inci maddesine göre müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1257, K. 2021/498, T. 15.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.03.2021
Emeklilik nedeni gösterilen fesihte işe başlatmama tazminatının miktarı
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, işletme gerekleriyle yapılan fesihte emeklilik nedeni gösterilmesi ve işçinin emekliliğe hak kazanması hâlinde işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenip belirlenmeyeceği konusunda iki hukuk dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir. Yargıtay, en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarındaki işe başlatmama tazminatının miktarını hâkimin 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin gerekçesindeki iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve işe başlatmama sebeplerini dikkate alarak her somut olayın özelliğine göre takdir etmesi gerektiğini, bu nedenle uyuşmazlığın soyut ve genel nitelikte giderilemeyeceğini kabul etmiştir. Uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/1681, K. 2021/6382, T. 18.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi01.02.2021
İşçiyi insan kaynaklarına yönlendiren işe davet ve işe başlama başvurusunun samimiyeti
Davacı işçi, lehine sonuçlanan işe iade davası sonrası başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek alacaklarına ilişkin icra takibine itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi, işverenin davacıyı yalnız insan kaynakları departmanıyla iletişime geçmeye çağırıp işyeri ve ücreti belirtmediğinden davetin samimi olmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, anonim şirket olan davalının işe dönmek isteyen davacıyı insan kaynakları birimine yönlendirmesinin tek başına samimiyetsizlik göstermediğini, aksine bu birime başvurmadan ve iş şartlarını öğrenmeden karşı ihtarname gönderen işçinin başvurusunun samimi olmadığını kabul etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/8265, K. 2021/2936, T. 01.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.12.2020
Çelişkili ve açık hataya dayalı bozma kararı ile direnme kararının kaldırılması
Davacı işçi kıdem, ihbar tazminatı yerine kötü niyet tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarını istemiş, İş Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, 9. Hukuk Dairesinin davanın reddi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre iş sözleşmesinin işçinin işe başlatılmadığı tarihte sona ereceğini açıkladıktan sonra, sair temyiz itirazlarını reddedip yıllık izin ücretini bozma kapsamı dışında bırakan bozma kararının aynı zamanda davanın tamamen reddini gerekli görmesini kendi içinde çelişkili ve açık hataya dayalı bulmuştur. Usulüne uygun bir bozma kararı bulunmadığından ona karşı verilen direnme kararının da hüküm ifade etmeyeceğini kabul eden Kurul, bozma ve direnme kararlarını kaldırmış ve dosyayı temyiz itirazlarının incelenmesi için 9. Hukuk Dairesine göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2042, K. 2020/1016, T. 09.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.10.2020
İşe başvuru süresinin kesinleşmiş işe iade kararının tebliğinden başlaması
Davacı işçi, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer alacaklarını istemiştir. Mahkeme, Yargıtay onama ilamının 21.05.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini ve on günlük sürede başvurulmadığını kabul ederek yalnız bakiye kıdem tazminatını hüküm altına almış, diğer alacakları reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre on iş günlük başvuru süresinin kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğinden başladığını, kesinleşme şerhi 14.07.2014 olan kararın davacıya kesinleşmiş olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle 01.07.2014 tarihli başvurunun süresinde olduğunu kabul etmiştir. Alacakların buna göre hüküm altına alınması gerektiğinden karar bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/25551, K. 2020/11050, T. 07.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi17.09.2020
İşe başlatmama tazminatından hatalı gelir vergisi kesintisinde işverenin sorumluluğu
Davacı işçi, işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, prim ve diğer alacaklarını istemiş; mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, bakiye işe başlatmama tazminatını ise işverenin gelir vergisi kesintisini vergi dairesine yatırdığı gerekçesiyle husumetten reddetmiştir. Yargıtay, davalının temyiz istemini sekiz günlük süre geçirildikten sonra yapıldığı için süre aşımından reddetmiştir. Davacının temyizinde, 5904 sayılı Kanun ile işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden istisna edildiği 16.06.2009 tarihinden sonra işverenin hatasıyla yapılan vergilendirme nedeniyle vergi dairesinden iade isteyecek olanın işveren olduğunu, bakiye tazminatın kabulü gerekirken husumetten reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Karar bu yönden bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/34823, K. 2020/8167, T. 17.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi02.07.2020
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin tebliğ edildiği kabulüyle davayı reddetmiştir. Daire, önceki ilamında alt işverenlik ilişkisi geçerli olduğu hâlde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmamasını maddi hata sayarak o ilamı ortadan kaldırmıştır. Yeniden yapılan incelemede, tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamadığını, iade dönen tebligatın tebliğ edilmiş sayılamayacağını ve 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uyulmamasının feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. İlk derece mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, dört aylık ücret tutarında tazminat ile en çok dört aylık ücretin davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/2536, K. 2020/8635, T. 02.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi30.06.2020
İşe başlatma başvurusu süresinin kesinleşme şerhli kararın tebliğinden başlaması
İşe iade kararı sonrası işe başlatılmayan davacı, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı için başlattığı takibe davalının itirazının iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise işe iade başvurusunun gerekçeli kararın tebliğine göre on günlük süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle kararı kaldırıp davayı reddetmiştir. Daire, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrası gereğince işverene başvuru için öngörülen sürenin kesinleşmeden itibaren değil, kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren başladığını, işçinin kesinleşen kararı kendi olanaklarıyla öğrenmesinin yeterli olmadığını kabul etmiştir. Kesinleşme şerhli kararın 30.11.2015 tarihinde tebliğinden sonra 01.12.2015 tarihinde yapılan başvuru süresinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/36274, K. 2020/8139, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi20.01.2020
Sendikaya üyelikten kısa süre sonra yapılan feshin sendikal nedene dayanması
Davacı işçi, sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi feshin sendikal nedene dayandığını kabul ederek davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise sendikal nedenin ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır. Yargıtay, davacının 30/07/2016 tarihinde sendikaya üye olduğunu, iş sözleşmesinin 05/08/2016 tarihinde fesih sebebi açık ve kesin gösterilmeden feshedildiğini, tanık beyanları ve Dairenin emsal dosyalarına göre işverenin sendikal örgütlenme istemediğini ve feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiş, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi çerçevesinde sendikal tazminat davacının bir yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6721, K. 2020/680, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.12.2019
İşe başlatılmayan işçinin tazminat ve alacaklarının belirsiz alacak sayılması
İşe iade kararı sonrası işe başlatılmayan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer işçilik alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; Mahkemenin kısmen kabul kararını Özel Daire, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı gerekçesiyle bozmuş, Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK'nın 107. maddesi kapsamında belgeye bağlama görev ve yetkisinin işverende olduğunu, işçilik alacaklarının belirli olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İki yılı aşkın süre iş yerinden ayrı kalan davacının bu dönemde yapılan ücret artışlarını ve sağlanan sosyal hakları bilmesinin mümkün olmadığını, hesaba esas ücret belirsiz olduğundan alacakların belirsiz olduğunu kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Davalının esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/166, K. 2019/1414, T. 19.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi11.11.2019
Sendikal nedenin kanıtlanamadığı işe iadede işe başlatmama tazminatı
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini istemiş; bölge adliye mahkemesi Yargıtay bozmasına uyarak davayı kabul etmiş ve bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat belirlemiştir. Yargıtay, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucunu isabetli bulmuş, ancak bozma sonrası toplanan delillere göre feshin sendikal nedene dayandığının kanıtlanamadığını belirtmiştir. İşe başlatmama tazminatının İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken 6356 sayılı Kanun'un 25/4. maddesine göre 1 yıl olarak hüküm altına alınmasını hatalı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7536, K. 2019/20816, T. 11.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.10.2019
Sendika içi çekişmede feshin sendikal nedene dayandığının işçi tarafından ispatlanamaması
Davacı işçi, sendika temsilcilerinin görevden alınması ve işten çıkarılması üzerine yapılan eylemlere katıldığı için iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi geçersiz bulup sendikal nedeni ispatlanmamış saymış, bölge adliye mahkemesi ise feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükünün işçide olduğunu, işverenin sendika içi çekişmelerde sendika yanında yer alarak olaylara etki ettiğine dair delil bulunmadığını ve davacının bunu ispat edemediğini kabul etmiştir. Kararlar bozularak ortadan kaldırılmış, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2714, K. 2019/18491, T. 21.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi10.10.2019
Fesih bildiriminin usulüne uygun tebliği ispat edilemeyince feshin geçersizliği
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi Dairenin bozma ilamına uyarak tutanak tanıklarını dinlemiş, fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Daire, önceki kararındaki vekâlet ücretine ilişkin maddi hata nedeniyle kararlarını ortadan kaldırarak dosyayı yeniden incelemiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, tanık beyanlarında anlatılan tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul ederek 20/3. madde uyarınca hükmü bozarak ortadan kaldırmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6792, K. 2019/18773, T. 10.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi19.09.2019
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesini istemiş; Yargıtayın fesih bildiriminin tebliğinin araştırılmasına ilişkin bozmasına uyan mahkeme, tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul etmiş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay, iade gelen tebligat yönünden bekleme süresinin bitiminde posta evrakının teslim edilmiş sayılacağı kabulünün yerinde olmadığını, dinlenen tanıkların anlattığı tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğinin ispat edilmediğini belirtmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uymamanın feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. Karar bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6606, K. 2019/16789, T. 19.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi16.05.2019
Yazılı fesih bildiriminin tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin ihalenin feshi sonrasında yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; mahkeme Dairenin bozma ilamına uyduktan sonra davayı reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, davalıların tebliğden imtina tutanağının içeriğini ispata yarar delil sunmadığını ve tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul etmiştir. 20/3. madde uyarınca hüküm bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/3903, K. 2019/11000, T. 16.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.12.2017
İşe iade sonrası başvuru ve fazla çalışma alacaklarının ispatı
İşe iade kararından sonra işverenine süresinde başvurduğunu ileri süren işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve tatil ücretlerini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK), dosyadaki noter ihtarının zamanında başvuruyu gösterdiğini, işe başlatıldığına dair delil sunulmadığını ve mahkemenin tarafların dayanmadığı belgeleri re'sen toplamak zorunda olmadığını kabul ederek direnme kararını uygun bulmuştur. İşçilik alacaklarının miktarına ilişkin kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya özel daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/1315, K. 2017/1542, T. 06.12.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi08.12.2011
Askerlik ve terhis tarihlerinin araştırılması için geri çevirme
Dosya, işçinin askerlik hizmetini yapıp yapmadığının, yapmışsa başlangıç ve terhis tarihlerinin ve terhis mahiyetinde izin kullanıp kullanmadığının Askerlik Şubesinden sorulması; ayrıca işe iade kararı doğrultusunda süresinde başvuru yapılıp yapılmadığının ilgili başkanlıktan sorulması için geri çevrildi. Kararın sınırı: Ara karardır; uyuşmazlığın esası incelenmemiştir.
Yargıtay 21. HD, E. 2011/10403, K. 2011/12662, T. 08.12.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2010
İşe iade davasında Yargıtay bozmasına direnilememesi
Hukuk Genel Kurulu, feshin geçersizliği ve işe iade davalarında İş Kanunu uyarınca Yargıtayın vereceği kararın kesin olduğunu, bu nedenle iş mahkemesinin bozma kararına direnemeyeceğini belirtti; sendikal nedenle fesih iddiasına bağlı tazminat da aynı kesin inceleme rejimine tabidir. Mahkeme önceki bozma ilamına uymak yerine direnmiş olduğundan, direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/592, K. 2010/35, T. 27.01.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul