4857 sayılı Kanun m. 20
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
38 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi22.01.2026
Arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali istenen işe iade davasında kesinlik
Davacı, 24.04.2024 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali ile feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi anlaşma belgesinin geçerliliğini ön sorun olarak inceleyip davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 8/1-(a) ve geçici 1/4 hükümleri uyarınca 25.10.2017 tarihinden sonra verilen işe iade kararlarında bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu, anlaşma belgesinin geçerliliğinin ön sorun olduğunu ve kesinliğin ön soruna göre belirlenemeyeceğini belirtmiştir. Davalının temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2026/241, K. 2026/650, T. 22.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi04.05.2023
İşe iade davasında kesin bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz dilekçesinin reddi
İşe iade davasında ilk derece mahkemesinin kabul kararına karşı davacının istinaf talebi süreden reddedilmiş, bu ek karara karşı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi 15.03.2023 tarihli ek kararla temyiz dilekçesini kesinlik nedeniyle reddetmiştir. Daire, 7036 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında ilk derece mahkemesinin karar tarihi 25.10.2017 tarihinden sonra ise bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğunu kabul etmiştir. Somut davada ilk derece kararı bu tarihten sonra verildiğinden temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararı onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/8643, K. 2023/6674, T. 04.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.12.2020
Kesin işe iade kararına karşı yargılamanın iadesi davasında verilen kararın temyizi
Davacı işveren, sendikal tazminat ve işe iadeye hükmedilen ve istinafta kesinleşen karara karşı, sonradan verilen ceza mahkemesi beraat kararına dayanarak yargılamanın iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararların kesin olduğunu, aleyhine yargılamanın iadesi yoluna başvurulan karar kanundan dolayı kesin ise yargılamanın iadesi üzerine verilen kararın da kesin olup temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2020/8116, K. 2020/17538, T. 07.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.11.2020
Feshin geçerli nedene dayandığı kesinleşince kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılması
Davacı işçi, açtığı işe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığının kesinleştiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Mahkeme, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, feshin geçersizliğinin tespiti davasında feshin geçerli nedene dayandığına ilişkin kesinleşmiş tespitin kesin hüküm oluşturmasa da unsur etkisi nedeniyle kuvvetli delil olarak sonraki tazminat davasında mahkemeyi bağladığını, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacağını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1200, K. 2020/931, T. 24.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.10.2020
İşe başvuru süresinin kesinleşmiş işe iade kararının tebliğinden başlaması
Davacı işçi, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer alacaklarını istemiştir. Mahkeme, Yargıtay onama ilamının 21.05.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini ve on günlük sürede başvurulmadığını kabul ederek yalnız bakiye kıdem tazminatını hüküm altına almış, diğer alacakları reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre on iş günlük başvuru süresinin kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğinden başladığını, kesinleşme şerhi 14.07.2014 olan kararın davacıya kesinleşmiş olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle 01.07.2014 tarihli başvurunun süresinde olduğunu kabul etmiştir. Alacakların buna göre hüküm altına alınması gerektiğinden karar bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/25551, K. 2020/11050, T. 07.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi02.07.2020
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin tebliğ edildiği kabulüyle davayı reddetmiştir. Daire, önceki ilamında alt işverenlik ilişkisi geçerli olduğu hâlde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmamasını maddi hata sayarak o ilamı ortadan kaldırmıştır. Yeniden yapılan incelemede, tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamadığını, iade dönen tebligatın tebliğ edilmiş sayılamayacağını ve 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uyulmamasının feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. İlk derece mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, dört aylık ücret tutarında tazminat ile en çok dört aylık ücretin davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/2536, K. 2020/8635, T. 02.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi20.01.2020
Sendikaya üyelikten kısa süre sonra yapılan feshin sendikal nedene dayanması
Davacı işçi, sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi feshin sendikal nedene dayandığını kabul ederek davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise sendikal nedenin ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır. Yargıtay, davacının 30/07/2016 tarihinde sendikaya üye olduğunu, iş sözleşmesinin 05/08/2016 tarihinde fesih sebebi açık ve kesin gösterilmeden feshedildiğini, tanık beyanları ve Dairenin emsal dosyalarına göre işverenin sendikal örgütlenme istemediğini ve feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiş, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi çerçevesinde sendikal tazminat davacının bir yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6721, K. 2020/680, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi16.01.2020
Beş yıldan fazla kıdemde işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret olarak belirlenmesi
Davacı işçi, iş sözleşmesinin gerekçe gösterilmeden feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş, bozmaya uyan mahkeme feshin işletmesel karar doğrultusunda yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Yargıtay, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden kararı isabetli bularak davalının temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davacının beş yıldan fazla kıdemi gözetilmeden işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret olarak belirlenmesini ve işveren alt işveren olmadığı hâlde hükümde alt işveren feshinden söz edilmesini hatalı bulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca karar bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/9006, K. 2020/499, T. 16.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.01.2020
Belediyenin park bahçe işlerini alt işverene vermesinde muvazaa bulunmaması ve işe iade
Belediyenin alt işvereni olan şirkette park bahçe işlerinde çapacı olarak çalışan davacı, feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek davacının Belediyedeki işine iadesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi Belediyenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, feshin geçerli nedene dayanmadığını ve işe iade kararının isabetli olduğunu, ancak park ve bahçelerin bakım ve onarım işlerinin Belediye Kanunu'nun 67. maddesine göre alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu ve asıl işverenin denetim görevi kapsamındaki bildiriminin muvazaayı göstermediğini belirtmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış; davacının alt işveren şirketteki işine iadesine ve mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/5746, K. 2020/154, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.01.2020
Sık sık kısa süreli rapor alan işçinin feshinde geçerli sebep
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının raporların gerçek bir rahatsızlığa dayanmadığı iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesine dayanan feshin haklı nedene dayanmadığını, ancak farklı sağlık kuruluşlarından sık sık ve kısa süreli istirahat raporu alarak işe gelmeyen işçinin bu davranışının iş akışını bozduğunu ve Kanun'un 18. maddesi anlamında fesih için geçerli sebep oluşturduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış ve 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6197, K. 2020/136, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi11.11.2019
Sendikal nedenin kanıtlanamadığı işe iadede işe başlatmama tazminatı
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini istemiş; bölge adliye mahkemesi Yargıtay bozmasına uyarak davayı kabul etmiş ve bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat belirlemiştir. Yargıtay, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucunu isabetli bulmuş, ancak bozma sonrası toplanan delillere göre feshin sendikal nedene dayandığının kanıtlanamadığını belirtmiştir. İşe başlatmama tazminatının İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken 6356 sayılı Kanun'un 25/4. maddesine göre 1 yıl olarak hüküm altına alınmasını hatalı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7536, K. 2019/20816, T. 11.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi05.11.2019
Askerlik süresince askı hâli ve feshin kim tarafından yapıldığı
Askerlik nedeniyle işten ayrılan işçi, terhis sonrası başvurmasına rağmen sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi sözleşmenin askerlik süresince askıda olduğu gerekçesiyle işe iadeye karar vermiştir. Yargıtay, İş Kanunu'nun 31. maddesinin muvazzaf askerlik süresince askı hâli öngörmediğini, askıdan söz edilebilmesi için tarafların bu yönde açık iradelerinin bulunması gerektiğini kabul etmiştir. Davacının dilekçelerinde ve kurum içi yazışmada askıya alınma iradesi bulunmadığından sözleşmenin 28.09.2015 tarihinde işçi tarafından feshedildiğini, işe başlatılmama tarihinin fesih sayılamayacağını belirlemiştir. Bu nedenle iş güvencesinden yararlanma imkânı bulunmadığını ve davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını saptayarak kararları bozup ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2990, K. 2019/19191, T. 05.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.10.2019
Sendika içi çekişmede feshin sendikal nedene dayandığının işçi tarafından ispatlanamaması
Davacı işçi, sendika temsilcilerinin görevden alınması ve işten çıkarılması üzerine yapılan eylemlere katıldığı için iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi geçersiz bulup sendikal nedeni ispatlanmamış saymış, bölge adliye mahkemesi ise feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükünün işçide olduğunu, işverenin sendika içi çekişmelerde sendika yanında yer alarak olaylara etki ettiğine dair delil bulunmadığını ve davacının bunu ispat edemediğini kabul etmiştir. Kararlar bozularak ortadan kaldırılmış, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2714, K. 2019/18491, T. 21.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi10.10.2019
Fesih bildiriminin usulüne uygun tebliği ispat edilemeyince feshin geçersizliği
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi Dairenin bozma ilamına uyarak tutanak tanıklarını dinlemiş, fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Daire, önceki kararındaki vekâlet ücretine ilişkin maddi hata nedeniyle kararlarını ortadan kaldırarak dosyayı yeniden incelemiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, tanık beyanlarında anlatılan tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul ederek 20/3. madde uyarınca hükmü bozarak ortadan kaldırmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6792, K. 2019/18773, T. 10.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi19.09.2019
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesini istemiş; Yargıtayın fesih bildiriminin tebliğinin araştırılmasına ilişkin bozmasına uyan mahkeme, tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul etmiş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay, iade gelen tebligat yönünden bekleme süresinin bitiminde posta evrakının teslim edilmiş sayılacağı kabulünün yerinde olmadığını, dinlenen tanıkların anlattığı tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğinin ispat edilmediğini belirtmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uymamanın feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. Karar bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6606, K. 2019/16789, T. 19.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.06.2019
Sağlık nedeniyle terhis, askı hâli ve işe başlatmama
Askerlik görevi için işyerinden ayrılan, sağlık durumu elverişli olmadığı için terhis edilen ve süresinde başvurduğu hâlde işe başlatılmayan işçinin işe iade talebi incelendi. Kararda, işverenin terhisten sonra yeniden işe başlatma talebini reddetmesinin işverenin feshi anlamına gelmediği belirtildi.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/4917, K. 2019/14277, T. 26.06.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi27.05.2019
Organizasyon değişikliğine dayalı fesihte eksik araştırma
Yönetici asistanı olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin organizasyon değişikliği gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi feshin son çare ilkesine uygun olmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, işletmesel kararın yerindelik denetimine tabi olmadığını, ancak işverenin istihdam fazlası doğduğunu, kararı tutarlı uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlaması gerektiğini belirtmiştir. Direktörlük pozisyonunun gerçekten kapatılıp kapatılmadığı, fesihten 6 ay önce ve 6 ay sonraki işe giriş ve çıkış listeleri getirtilerek bu pozisyondakilerin çıkarılıp çıkarılmadığı ve davacının çalışabileceği pozisyonlara işçi alınıp alınmadığı gerekirse yerinde inceleme yapılarak belirlenmeden eksik araştırmayla hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/166, K. 2019/12182, T. 27.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi16.05.2019
Yazılı fesih bildiriminin tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin ihalenin feshi sonrasında yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; mahkeme Dairenin bozma ilamına uyduktan sonra davayı reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, davalıların tebliğden imtina tutanağının içeriğini ispata yarar delil sunmadığını ve tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul etmiştir. 20/3. madde uyarınca hüküm bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/3903, K. 2019/11000, T. 16.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.02.2019
İşe iade davasında Özel Daire bozma kararının kesinliği ve direnme yasağı
İşe iade davasında Özel Daire ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını ortadan kaldırarak bozmuş, ilk derece mahkemesi önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesindeki "Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir" hükmüyle Özel Daire kararının kesin olmasının amaçlandığını ve bozma kararına karşı direnme yolunun kapatıldığını belirtmiştir. Yerel mahkemenin Özel Daire bozma kararına uyması gerekirken direnmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2019/90, K. 2019/115, T. 07.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi21.01.2019
Terör örgütü irtibatı şüphesiyle fesihte resen araştırma ve geçerli sebep
Davacı işçi, iş sözleşmesinin terör örgütüyle bağlantı iddiasıyla haksız feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; mahkeme Dairenin bozma ilamına uyduktan sonra davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek işe iade talebini kabul etmiştir. Yargıtay, terör örgütü üyeliği, irtibatı veya iltisakı iddiasıyla yapılan fesihlerde taraflarca hazırlama ilkesi yerine kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanması gerektiğini, şüphe feshinin fesih anındaki objektif vakıa ve emarelere dayanması gerektiğini belirtmiştir. Davacının terör örgütünün finans kuruluşu olan bankaya 31.01.2014 tarihinde 50.000,00 TL yatırdığının anlaşılması karşısında iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini kabul ederek 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca kararı bozarak ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2018/16692, K. 2019/1412, T. 21.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.01.2019
Fona devredilen bankada yönetim kurulunun organizasyon değişikliğiyle avukatın feshi
Davalı bankada avukat olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi feshin son çare olması ilkesine aykırılık gerekçesiyle davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi yalnız harç yönünden kararı kaldırıp davayı yeniden kabul etmiştir. Yargıtay, bankanın ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 5411 sayılı Kanun'un 71. maddesi gereğince Fona devredildiğini, Fonca görevlendirilen yönetim kurulunun kendi belirleyeceği kadrolarla yönetimi gerçekleştirebileceğini ve avukat olan davacının yönetim kurulunun tasarrufuyla organizasyon değişikliği kapsamına girdiğini belirtmiştir. Feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış ve dava reddedilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2018/4803, K. 2019/389, T. 09.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi01.12.2015
Muvazaalı alt işverenlikte işçinin gerçek işverenine iadesi
Davacı işçi, maden galerisi hazırlık işinin alt işverene verilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işe iade istemiş; ilk derece mahkemesi asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu kabul ederek davacıyı şirkete iade etmiştir. Daire, işin asıl işin parçası olduğunu ve yüklenicinin gerekli uzmanlık ve teknolojik altyapıya sahip olmadığını belirterek ilişkiyi muvazaalı saymış, feshin geçersizliğine ve işçinin gerçek işverenin işyerine iadesine karar vererek mahkeme hükmünü bozup ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay 7. HD, E. 2015/39401, K. 2015/23937, T. 01.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi26.10.2015
Askerlik sonrası işe başlatılmamada işe iade davası
İş sözleşmesini zorunlu askerlik nedeniyle fesheden ve terhis sonrası süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını belirten işçinin işe iade talebi değerlendirildi. Kararda, askerlik hizmetinin bitmesinden sonra işe başlatılmama durumunda işe iade davası açılamayacağı belirtildi.
Yargıtay 7. HD, E. 2015/17733, K. 2015/20622, T. 26.10.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi27.11.2014
Güvenlik hizmetinin dışarıdan alınması nedeniyle fesih ve işe iade
Banka, güvenlik hizmetini dışarıdan satın alma kararıyla işçinin sözleşmesini feshetmiş; mahkeme feshi geçersiz sayarak işe iade kararı vermiştir. Yargıtay, dış kaynak kullanımına ilişkin işletme kararının tutarlı uygulandığını, istihdam fazlası doğduğunu ve işçiye uygun başka kadro bulunmadığını kabul ederek mahkeme kararını bozup ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2014/31641, K. 2014/36121, T. 27.11.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (14 karar)
- Yargıtay 9. HD, E. 2014/9686, K. 2014/27726, T. 23.09.2014 — Muvazzaf askerlik dönüşü işe başlatılmama ve işe iade talebi
- Yargıtay 9. HD, E. 2013/8361, K. 2013/31247, T. 28.11.2013 — Muvazzaf askerlik için ayrılan işçinin işe başlatılmaması
- Yargıtay 22. HD, E. 2013/33083, K. 2013/25340, T. 19.11.2013 — İşe iade davasında bir aylık hak düşürücü sürenin başlangıcı
- Yargıtay 9. HD, E. 2012/38287, K. 2013/9900, T. 25.03.2013 — Askerlik sonrası işe alınmama ve işe iade davasında hak düşürücü süre
- Yargıtay 7. HD, E. 2013/2322, K. 2013/1429, T. 21.02.2013 — Fesih geçerliliği ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa
- Yargıtay 22. HD, E. 2011/1609, K. 2011/3808, T. 03.11.2011 — Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması ve işe iade
- Yargıtay HGK, E. 2009/592, K. 2010/35, T. 27.01.2010 — İşe iade davasında Yargıtay bozmasına direnilememesi
- Yargıtay HGK, E. 2008/716, K. 2008/726, T. 03.12.2008 — İşe iade kararında Yargıtay bozmasına direnme olanağı
- Yargıtay HGK, E. 2007/13, K. 2007/17, T. 17.01.2007 — İşe iade kararındaki maddi hatanın başka davada bağlayıcılığı
- Yargıtay HGK, E. 2006/621, K. 2006/673, T. 18.10.2006 — İşe iade kararına karşı direnme yolunun kapalı olması
- Yargıtay HGK, E. 2006/211, K. 2006/195, T. 12.04.2006 — İşe iade kararında direnme yolunun kapalı olması
- Yargıtay 9. HD, E. 2005/34442, K. 2005/37457, T. 28.11.2005 — İş güvencesinde şirketlerin işçi sayısının birlikte hesaplanması
- Yargıtay HGK, E. 2005/579, K. 2005/648, T. 23.11.2005 — İşe iade kararında direnme yolunun kapalı olması
- Yargıtay HGK, E. 2005/474, K. 2005/510, T. 21.09.2005 — İşe iade kararında Yargıtay bozmasına direnilememesi