4857 sayılı Kanun m. 2
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
21 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.02.2023
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaanın emsal kararlarla kabulü ve eksik inceleme
Davacı işçi, Türkiye Taşkömürü Kurumu ile alt işveren şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; İlk Derece Mahkemesi, emsal kararlar ve başka dosyada alınan bilirkişi raporuna dayanarak muvazaayı kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının İş Kanunu'nun 2. maddesi, Alt İşverenlik Yönetmeliği ve Kurum Ana Statüsü birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu kabul etmiştir. Verilen işin kapsamı ile asıl iş mi yardımcı iş mi olduğu, davacının sözleşme ve şartnamelerdeki iş kapsamında çalışıp çalışmadığı ve çalıştığı sahada Kurumun aynı işi yapan işçisi bulunup bulunmadığı gerekirse tanık ve keşifle araştırılmalıdır. Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2022/547, K. 2023/56, T. 08.02.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi20.09.2022
Kesinleşen tespit hükmünün iş kazası olmadığını göstermesi ve görev
Bir trafik kazasında ölen sigortalının yakınları, olayın iş kazası olduğunu ileri sürerek işveren aleyhine İş Mahkemesinde tazminat istemiştir. Ayrı bir davada kazanın iş kazası olmadığına ilişkin karar kesinleştiğinden Yargıtay, uyuşmazlığın iş ve sosyal güvenlik mevzuatından doğmadığını, haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini belirtmiştir. İş Mahkemesinin esasa girerek verdiği hükmü, görev yönünden bozmuştur.
Yargıtay 10. HD, E. 2022/3466, K. 2022/10875, T. 20.09.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.03.2021
Muvazaalı alt işverenlik tespitinin işe iade kararından işçilik alacağı davasına etkisi
Sigara fabrikasında alt işveren işçisi olarak forklift operatörlüğü yapan davacı, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek fark işçilik alacakları ile ayrımcılık tazminatını istemiş; İş Mahkemesi alt işverene verilen işin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ham ve yarı mamul malzemelerin forkliftlerle taşınması, istiflenmesi ve depolanmasının asıl işin uzmanlık gerektirmeyen bölünemez bir parçası olduğunu, alt işverenlerin bağımsız bir organizasyona sahip olmadığını ve sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğunu kabul etmiştir. Aynı vakalara dayanan işe iade davasında muvazaaya ilişkin kesinleşen tespitin eldeki alacak davasında kuvvetli delil oluşturduğunu, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılarak emsal işçi ücretlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1900, K. 2021/324, T. 23.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Sigara fabrikasında forkliftle taşıma ve depolama işlerinin alt işverene verilmesi
Forklift operatörü olarak çalışan davacı, alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek eksik ödenen işçilik alacakları ile ayrımcılık tazminatı istemiş; İş Mahkemesi alt işverene verilen işlerin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ham ve yarı mamul malzemelerin forkliftlerle taşınması, istiflenmesi ve depolanması işlerinin asıl işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeyen bölünemez bir parçası olduğunu kabul etmiştir. Davacının emir ve talimatları davalı işveren yetkililerinden alması, işe alım ve işten çıkarmada onların söz sahibi olması ve forkliftlerin davalıca temin edilmesi karşısında dava dışı şirketlerin bağımsız bir organizasyona sahip olmadığını, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayıp muvazaa söz konusu olduğunu belirtmiştir. Emsal işçilere ödenen ücretlerin tespitiyle karar verilmesi gerektiğinden direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/2600, K. 2020/903, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi30.06.2020
İşe başlatmama tazminatında asıl işverenin birlikte sorumluluğu
Alt işveren işçisi olarak çalışırken askerlik nedeniyle ayrılan işçi, dönüşte başvurduğu hâlde işe alınmadığını ileri sürerek üç aylık ücret tutarında tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, başvuru tarihinde alt işveren işçisi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, asıl işverenin birlikte sorumluluğu için işçinin başvuru tarihinde hâlâ alt işverenin işçisi olmasının gerekmediğini, aranan koşulların yükümlülüğün o işyeriyle ilgili olması ve kanundan, iş sözleşmesinden ya da toplu iş sözleşmesinden doğması olduğunu kabul etmiştir. İşe alma yükümlülüğünün İş Kanunu'nun 31. maddesinden doğduğunu ve başvuru tarihinde asıl işveren ile alt işveren ilişkisinin sürdüğünü belirlemiştir. Diğer koşullar gerçekleştiği takdirde asıl işverenin bu tazminattan alt işverenle birlikte sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/11884, K. 2020/8226, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.02.2020
Alt işveren değişiminde başka iş yerine nakledilen işçinin kıdem ve ihbar istemi
İhale süresi biten önceki alt işverenin işçisi olan davacı, iş yerini yeni alt işverenin devraldığını ileri sürerek asıl işveren ve yeni alt işveren adi ortaklıktan kıdem ve ihbar tazminatı istemiş; Mahkemenin ret kararını Özel Daire iş yeri devrinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozmuş, Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, önceki alt işverenin davacının çıkışını "16" koduyla aynı işverene ait başka iş yerine nakil olarak bildirdiğini ve ertesi gün başka bir iş yerinde işe girişini yaptığını, bu nedenle çıkış işleminin fesih sayılamayacağını belirtmiştir. Davacının yeni alt işveren nezdinde hiç çalışmadığını, alt işverenler arasında hukuki ilişki ve 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında iş yeri devri bulunmadığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanma koşullarının oluşmadığını kabul ederek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2016/368, K. 2020/232, T. 26.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi13.01.2020
Belediyeye yetkili temsilci dışında yapılan geçersiz tebligatla hüküm kurulması
Davacı, belediye bünyesinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretini istemiş; cevap dilekçesi sunmayan davalı aleyhine mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay, dava dilekçesi, duruşma günü ve bilirkişi raporuna ilişkin tebligat parçalarında yalnız imza bulunduğunu, kimin imzaladığının anlaşılamadığını, bazılarında tebliğ memurunun imzası ve mühür dahi olmadığını saptamıştır. Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca tüzel kişilere tebliğin yetkili temsilcilerine yapılması gerektiğinden tebligatların geçersiz olduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğ edilip edilmediğinin de anlaşılamadığını ve savunma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/22963, K. 2020/87, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.01.2020
Belediyenin park bahçe işlerini alt işverene vermesinde muvazaa bulunmaması ve işe iade
Belediyenin alt işvereni olan şirkette park bahçe işlerinde çapacı olarak çalışan davacı, feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek davacının Belediyedeki işine iadesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi Belediyenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, feshin geçerli nedene dayanmadığını ve işe iade kararının isabetli olduğunu, ancak park ve bahçelerin bakım ve onarım işlerinin Belediye Kanunu'nun 67. maddesine göre alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu ve asıl işverenin denetim görevi kapsamındaki bildiriminin muvazaayı göstermediğini belirtmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış; davacının alt işveren şirketteki işine iadesine ve mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/5746, K. 2020/154, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.10.2019
İşçilik alacağı davasında muvazaa davasının bekletici mesele olması
Belediyede alt işveren işçisi olarak çalışan zabıta destek personelinin işçilik alacağı davasında, hizmet alımının muvazaalı olup olmadığına ilişkin ayrı davanın bekletici mesele yapılması tartışılmıştır. Bu davadaki muvazaa tespitine itiraz dosyası kesinleştiğinden bekletici mesele yapılmasına artık gerek kalmamıştır; direnme sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür. Esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması için dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2018/496, K. 2019/1017, T. 08.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi09.06.2016
Kamu kurumunun alt işveren ilişkisi ve muvazaa denetimi
İşçi, kurum işyerinde değişen taşeronlar yanında çalıştırılmasının muvazaalı olduğunu ileri sürerek işçilik alacakları istemiş; mahkeme talepleri kısmen kabul etmiştir. Daire, ilave tediye kabulünün asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı sayıldığı anlamına geldiğini, ancak her ihale sözleşmesinin kendi dönemi ve şartlarıyla ayrı incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri ve işin devredilebilirliği yeterince araştırılmadığından karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/14467, K. 2016/17319, T. 09.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi01.12.2015
Muvazaalı alt işverenlikte işçinin gerçek işverenine iadesi
Davacı işçi, maden galerisi hazırlık işinin alt işverene verilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işe iade istemiş; ilk derece mahkemesi asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu kabul ederek davacıyı şirkete iade etmiştir. Daire, işin asıl işin parçası olduğunu ve yüklenicinin gerekli uzmanlık ve teknolojik altyapıya sahip olmadığını belirterek ilişkiyi muvazaalı saymış, feshin geçersizliğine ve işçinin gerçek işverenin işyerine iadesine karar vererek mahkeme hükmünü bozup ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay 7. HD, E. 2015/39401, K. 2015/23937, T. 01.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2015
Alt işverenlikte muvazaa ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma
Davacı, Seyitömer Termik Santrali’nde alt işveren işçisi gösterilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) işçisi sayılmasını ve toplu iş sözleşmesi alacaklarını istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Hukuk Genel Kurulu önüne direnme kararı gelmiştir. Kurul çoğunluğu, elektrik üretimi işlerinin alt işverene verilebilmesine ilişkin düzenlemenin bulunmasının somut sözleşmelerdeki muvazaayı ortadan kaldırmadığını; işverenin kendi muvazaasına dayanarak işçiyi toplu iş sözleşmesinden yoksun bırakamayacağını kabul ederek direnmenin uygun olduğuna karar vermiştir. Kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: Alt işverenlik ilişkisinin 4628 sayılı Kanun uyarınca geçerli olduğu ve muvazaa bulunmadığı görüşüyle direnmenin bozulması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1895, K. 2015/1779, T. 30.09.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi30.03.2015
Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının araştırılması
İşçi, asıl işverenin kadrolu çalışanlarıyla aynı işi yaptığını ileri sürerek ücret ve sosyal yardım farklarını talep etmiş, mahkeme yaptığı işin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, emsal karara dayanılarak sonuca gidilemeyeceğini; şirket kayıtları, hizmet alım sözleşmesi, tarafların faaliyet alanları ve işçinin fiilen yaptığı işin iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2014/934, K. 2015/12261, T. 30.03.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi17.12.2013
Elektrik üretim tesisinde hizmet alımıyla verilen işte muvazaa ve fark alacakları
Davacı işçi, davalıya ait termik santral işletmesinde yüklenici firmalar aracılığıyla çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek başlangıçtan itibaren davalının işçisi sayılmasını ve eşit davranma ilkesine göre ücret ve sosyal hak farklarının tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, muvazaalı işlemle işçi temin edildiği ve işçilerin baştan itibaren davalının işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15. maddesine göre elektrik üretim tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alımıyla yaptırılabileceğini, davalının kömür konveyörlerinin işletilmesi, bakım onarımı ve temizliği işlerini bu yolla dava dışı şirketlere verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, davalı ile dava dışı işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gözetilmeden muvazaadan söz edilerek fark alacaklarına hükmedilmesini hatalı bulup kararı bozmuştur.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/23916, K. 2013/22377, T. 17.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.10.2013
Alt işverene dava açılması asıl işveren yönünden zamanaşımını kesmez
Hukuk Genel Kurulu, işçinin alt işverene karşı açtığı davanın asıl işveren yönünden zamanaşımını kesmediğini kabul etmiştir. Alt işverenin sorumluluğu iş sözleşmesine, asıl işverenin sorumluluğu kanuna dayandığından aralarındaki ilişki eski Borçlar Kanunu anlamında eksik teselsüldür; bu nedenle fazla çalışma ve genel tatil alacakları için beş yıllık zamanaşımı ayrıca değerlendirilerek karar verilmelidir.
Yargıtay HGK, E. 2013/1559, K. 2013/1461, T. 09.10.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi25.06.2013
Kooperatif çalışmasında gerçek işverenin araştırılması
Vinç operatörünün kooperatif ortağı olarak mı, yoksa iş sözleşmesiyle mi çalıştığı ve işverenin kooperatif ya da liman işletmesi olup olmadığı açıklığa kavuşmamıştır. Daire, vincin mülkiyeti ile olası asıl işveren-alt işveren ilişkisinin araştırılmasını; muvazaa saptanırsa davacının gerçek işverene yönelmesi için süre verilmesini isteyerek kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2013/13693, K. 2013/15578, T. 25.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi21.02.2013
Fesih geçerliliği ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa
Tıbbi tanıtım temsilcisi, işletmesel nedenle işten çıkarılmasının geçersizliğini ve işe iadesini istemiştir. Daire, işverenin satışlarında artış ve fesih sonrasında aynı işi yapan çok sayıda personel alımı bulunduğundan, feshin geçerli nedene dayandığını kabul eden mahkeme sonucunu yerinde görmüştür. Bununla birlikte davacının gerçek işverenin diğer şirket olduğu ve şirketler arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı kurulduğu iddiası ile tanıtım sözleşmesindeki talimat ve denetim hükümleri araştırılmamıştır. Bu eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuş; taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin araştırılması istenmiştir.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/2322, K. 2013/1429, T. 21.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi03.11.2011
Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması ve işe iade
Çağrı merkezi çalışanı, Türk Telekom’un asıl işinin muvazaalı alt işveren ilişkisiyle bölündüğünü ileri sürerek işe iade istemiştir. Daire, müşteri hizmetlerinin asıl iş kapsamında olduğunu, işçinin gerçek işvereninin Türk Telekom olduğunu ve fesih için geçerli neden bulunmadığını kabul etmiştir. Yerel mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2011/1609, K. 2011/3808, T. 03.11.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi16.12.2008
Kamyon şoförünün geçici iş ilişkisinde birden fazla işverenin sorumluluğu
Daire, işçinin kamyonuyla birlikte kiralandığı ilişkide araç sahibi ile taşımacılık şirketinin birlikte istihdam sağlayıp sağlamadığının ve asıl işveren–alt işveren ilişkisinin unsurlarının araştırılması gerektiğini belirtti. Birlikte istihdam varsa işçilik alacakları toplam ücret üzerinden hesaplanır ve iki işveren birlikte sorumlu olur; alt işverenlik ya da muvazaa varsa sorumluluk bu ilişkiye göre değerlendirilmelidir. Eksik incelemeyle husumet yokluğundan davanın reddi hatalı bulundu ve karar bozuldu.
Yargıtay 9. HD, E. 2007/26179, K. 2008/33761, T. 16.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.12.2008
Asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu
Belediyenin temizlik işinde çalışan işçi, işçilik alacaklarının belediye ile yüklenici şirketten birlikte tahsilini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, fiilen işçiyi çalıştıran şirketin de alacakların korunması ve tahsili bakımından sorumlu olduğu gerekçesiyle belediye ile şirketin müteselsil sorumluluğuna ilişkin direnme kararını uygun bulmuş ve dosyayı diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye göndermiştir; karşı oy şirketin işveren sıfatı bulunmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/704, K. 2008/730, T. 03.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.05.2004
İş kazasında asıl işverenin rücu sorumluluğu
Fabrika sahibi, tekstil üretiminden ayrı nitelikteki inşaat işini bağımsız bir yükleniciye anahtar teslimi vermiş ve bu işte sigortalı çalıştırmamıştır; bu nedenle 506 sayılı Kanun anlamında asıl işveren sayılamaz. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, fabrika sahibinin Kurumun rücu alacağından sorumlu tutulamayacağı yönündeki direnme kararını bozmuştur. Karşı oyda, fabrika sahasındaki kuyunun güvenli biçimde kapatılmamasından kaynaklanan zarardan fabrika sahibinin de sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2004/233, K. 2004/262, T. 05.05.2004Özel Hukuk ve Medeni Usul