4857 sayılı Kanun m. 19
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi02.07.2020
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin tebliğ edildiği kabulüyle davayı reddetmiştir. Daire, önceki ilamında alt işverenlik ilişkisi geçerli olduğu hâlde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmamasını maddi hata sayarak o ilamı ortadan kaldırmıştır. Yeniden yapılan incelemede, tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamadığını, iade dönen tebligatın tebliğ edilmiş sayılamayacağını ve 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uyulmamasının feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. İlk derece mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, dört aylık ücret tutarında tazminat ile en çok dört aylık ücretin davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/2536, K. 2020/8635, T. 02.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2020
Tarihsiz ibraname ve nakden ödeme bordrosunun kıdem tazminatından mahsup edilememesi
Davacı işçi, işe girerken imzalatılan boş bononun kullanılacağı tehdidiyle ibraname imzalatıldığını ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş, mahkeme ibranameyi tarihsiz ve matbu olduğu için geçersiz sayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Özel Dairenin ibranamenin miktar içerdiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına karşı mahkeme direnmiş, Hukuk Genel Kurulu emsal dosyaya atıfla verilen kararın yeni hüküm olmadığını belirterek esasa girmiştir. Kurul, 01.07.2012 öncesi ibranamelerin 818 sayılı Kanun'un irade fesadı hükümleri ve yerleşik ilkeler çerçevesinde değerlendirileceğini, davacının şikâyet beyanı ve davalı tanığının anlatımına göre kıdem tazminatının ödenmediğini, belgelerdeki miktarın mahsubunun mümkün olmadığını kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Alacak miktarına ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2016/570, K. 2020/92, T. 06.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi10.10.2019
Fesih bildiriminin usulüne uygun tebliği ispat edilemeyince feshin geçersizliği
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi Dairenin bozma ilamına uyarak tutanak tanıklarını dinlemiş, fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Daire, önceki kararındaki vekâlet ücretine ilişkin maddi hata nedeniyle kararlarını ortadan kaldırarak dosyayı yeniden incelemiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, tanık beyanlarında anlatılan tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul ederek 20/3. madde uyarınca hükmü bozarak ortadan kaldırmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6792, K. 2019/18773, T. 10.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi19.09.2019
Yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesini istemiş; Yargıtayın fesih bildiriminin tebliğinin araştırılmasına ilişkin bozmasına uyan mahkeme, tutanak tanıklarını dinleyerek fesih bildiriminin davacıya bildirildiğini kabul etmiş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay, iade gelen tebligat yönünden bekleme süresinin bitiminde posta evrakının teslim edilmiş sayılacağı kabulünün yerinde olmadığını, dinlenen tanıkların anlattığı tebliğ usulüne göre açık ve kesin fesih sebebini içeren bildirimin davacıya usulüne uygun tebliğinin ispat edilmediğini belirtmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki yazılı şekil şartına uymamanın feshi geçersiz kıldığını kabul etmiştir. Karar bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/6606, K. 2019/16789, T. 19.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi16.05.2019
Yazılı fesih bildiriminin tebliğinin ispatlanamaması ve işe iade
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin ihalenin feshi sonrasında yazılı fesih bildirimi olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesini istemiş; mahkeme Dairenin bozma ilamına uyduktan sonra davayı reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı ve sebebi açık, kesin olması gerektiğini, davalıların tebliğden imtina tutanağının içeriğini ispata yarar delil sunmadığını ve tanık beyanlarındaki tebliğ usulüne göre fesih bildiriminin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispat edilmediğini kabul etmiştir. 20/3. madde uyarınca hüküm bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/3903, K. 2019/11000, T. 16.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul