4857 sayılı Kanun m. 18
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
14 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.09.2023
Anayasa Mahkemesinin sendika hakkı ihlali kararı üzerine işe iade kararının onanması
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istemiş; Mahkeme, yavaşlatma eylemine tüm işçiler katıldığı hâlde yalnız otuz işçinin sözleşmesinin sonlandırıldığını ve işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığını belirterek işe iadeye karar vermiş, sendikal tazminat talebini reddetmiştir. Bu karar kapatılan 22. Hukuk Dairesince bozularak dava reddedilmiş, Anayasa Mahkemesi ise 23.03.2023 tarihli kararla davacının Anayasa'nın 51. maddesindeki sendika hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda kapatılan 22. Hukuk Dairesinin kararını ortadan kaldırmış, Mahkeme kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/13727, K. 2023/11864, T. 13.09.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli sözleşmede işverenin belirsiz süre savunması
Davacı işçi, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücreti ve cezai şart istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirsiz süreli olduğu gerekçesiyle bakiye süre ücreti talebini reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına bu yönden direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olmadığını ve kesinlik sınırını aştığını belirledikten sonra, davacının yaptığı işin süreklilik taşıdığı için objektif koşulların bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak işçiyi koruyan bu kuralın ancak işçi tarafından ileri sürülebileceğini, işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunmasının TMK'nın 2/2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve mahkemenin objektif nedeni re'sen araştıramayacağını belirterek sözleşmeyi belirli süreli saymıştır. Direnme kararı bozulmuş, bozmanın uyulan kısmına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/778, K. 2022/65, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli iş sözleşmesinde bakiye süre ücreti
Bir yıl süreli sözleşmeyle çalışan davacı işçi, sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücretini istemiş; İş Mahkemesi davayı kabul etmiş ve sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif şartların bulunmadığı gerekçesiyle verilen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, somut olayda 4857 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki objektif koşulların bulunmadığını, ancak işçiyi koruyan bu normun yalnız işçi tarafından ileri sürülebileceğini, işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve mahkemenin objektif nedenleri re'sen değerlendiremeyeceğini kabul etmiştir. Direnme değişik gerekçeyle uygun bulunmuş, esasa ve miktara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2903, K. 2021/837, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.03.2021
Emeklilik nedeni gösterilen fesihte işe başlatmama tazminatının miktarı
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, işletme gerekleriyle yapılan fesihte emeklilik nedeni gösterilmesi ve işçinin emekliliğe hak kazanması hâlinde işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenip belirlenmeyeceği konusunda iki hukuk dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir. Yargıtay, en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarındaki işe başlatmama tazminatının miktarını hâkimin 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin gerekçesindeki iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve işe başlatmama sebeplerini dikkate alarak her somut olayın özelliğine göre takdir etmesi gerektiğini, bu nedenle uyuşmazlığın soyut ve genel nitelikte giderilemeyeceğini kabul etmiştir. Uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/1681, K. 2021/6382, T. 18.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.11.2020
Feshin geçerli nedene dayandığı kesinleşince kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılması
Davacı işçi, açtığı işe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığının kesinleştiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Mahkeme, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, feshin geçersizliğinin tespiti davasında feshin geçerli nedene dayandığına ilişkin kesinleşmiş tespitin kesin hüküm oluşturmasa da unsur etkisi nedeniyle kuvvetli delil olarak sonraki tazminat davasında mahkemeyi bağladığını, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacağını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1200, K. 2020/931, T. 24.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi25.02.2020
Sağlık nedeniyle feshte işçiye uygun açık pozisyon araştırmasının yetersizliği
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sağlık sebepleri bahane edilerek feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini istemiş; mahkeme Yargıtay'ın ilk bozma ilamına uyarak bilirkişi heyetiyle keşif yaptırmış ve davayı kabul etmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporunda davacının eğitim durumu, ifa ettiği görev ve sağlık durumu gözetilerek Ankara'daki işyerinde fesih tarihi itibarıyla kendisine teklif edilebilecek uygun bir iş olup olmadığının yeterince irdelenmediğini belirtmiştir. Davacının mesleki eğitimi ve sağlık kurulu raporundaki tespitler birlikte değerlendirilerek ağır ve tehlikeli işler sınıfında olmayan, fesih tarihinde boş ve teklif edilebilecek bir pozisyon olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/928, K. 2020/3430, T. 25.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.01.2020
Psikolojik taciz davasında deliller toplanmadan ret ve hukuki dinlenilme hakkı
Davacı işçi, işyerinde psikolojik tacize (mobbing) uğradığını ileri sürerek manevi tazminat istemiş; mahkeme iddiaların somutlaştırılmadığı ve işe iade davası açılmasının çelişki oluşturduğu gerekçesiyle delil toplamadan davayı reddetmiş, 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uzun sürece yayılan psikolojik tacizde her davranışın yer, zaman ve fail olarak tek tek belirtilmesinin mümkün olmadığını, somutlaştırmanın dava dilekçesindeki vakıalar ve sunulan delillerle birlikte değerlendirilmesi, belirsizlik varsa HMK 31. madde uyarınca süre verilmesi, taraf tanıklarının dinlenmesi ve bilirkişi talebinin değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Deliller toplanmadan karar verilmesinin HMK 27. maddedeki hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği, işe iade davası açılmasının hak arama özgürlüğü kapsamında olup çelişki oluşturmadığı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2019/571, K. 2020/23, T. 16.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.01.2020
Sık sık kısa süreli rapor alan işçinin feshinde geçerli sebep
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının raporların gerçek bir rahatsızlığa dayanmadığı iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesine dayanan feshin haklı nedene dayanmadığını, ancak farklı sağlık kuruluşlarından sık sık ve kısa süreli istirahat raporu alarak işe gelmeyen işçinin bu davranışının iş akışını bozduğunu ve Kanun'un 18. maddesi anlamında fesih için geçerli sebep oluşturduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış ve 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6197, K. 2020/136, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi27.05.2019
Organizasyon değişikliğine dayalı fesihte eksik araştırma
Yönetici asistanı olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin organizasyon değişikliği gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi feshin son çare ilkesine uygun olmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, işletmesel kararın yerindelik denetimine tabi olmadığını, ancak işverenin istihdam fazlası doğduğunu, kararı tutarlı uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlaması gerektiğini belirtmiştir. Direktörlük pozisyonunun gerçekten kapatılıp kapatılmadığı, fesihten 6 ay önce ve 6 ay sonraki işe giriş ve çıkış listeleri getirtilerek bu pozisyondakilerin çıkarılıp çıkarılmadığı ve davacının çalışabileceği pozisyonlara işçi alınıp alınmadığı gerekirse yerinde inceleme yapılarak belirlenmeden eksik araştırmayla hüküm kurulmasını hatalı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararları bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/166, K. 2019/12182, T. 27.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.02.2019
Sigortasız çalışma şikâyeti sonrası feshin kötü niyetli olup olmadığının araştırılması
Bahçe ve villada bekçi olarak sigortasız çalıştırıldığını, işvereni Kuruma şikâyet etmesi üzerine kötü niyetle işten çıkarıldığını ileri süren davacı, kötü niyet tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş; İş Mahkemesi kötü niyet tazminatını kabul etmiş, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden bozan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş güvencesi dışındaki işçinin 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteyebileceğini, işvereni şikâyet ettiği için işten çıkarılmanın kötü niyetli fesih sayılacağını, ancak fesih ile kötü niyet arasında uygun nedensellik bulunması gerektiğini ve TMK'nın 3. maddesi gereğince kötü niyeti işçinin ispat etmesi gerektiğini kabul etmiştir. Şikâyet üzerine düzenlenen sigorta müfettişi raporu ve ekleri ile tebliğ tarihleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/2548, K. 2019/92, T. 07.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi21.01.2019
Terör örgütü irtibatı şüphesiyle fesihte resen araştırma ve geçerli sebep
Davacı işçi, iş sözleşmesinin terör örgütüyle bağlantı iddiasıyla haksız feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; mahkeme Dairenin bozma ilamına uyduktan sonra davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek işe iade talebini kabul etmiştir. Yargıtay, terör örgütü üyeliği, irtibatı veya iltisakı iddiasıyla yapılan fesihlerde taraflarca hazırlama ilkesi yerine kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanması gerektiğini, şüphe feshinin fesih anındaki objektif vakıa ve emarelere dayanması gerektiğini belirtmiştir. Davacının terör örgütünün finans kuruluşu olan bankaya 31.01.2014 tarihinde 50.000,00 TL yatırdığının anlaşılması karşısında iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini kabul ederek 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca kararı bozarak ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2018/16692, K. 2019/1412, T. 21.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.01.2019
Fona devredilen bankada yönetim kurulunun organizasyon değişikliğiyle avukatın feshi
Davalı bankada avukat olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi feshin son çare olması ilkesine aykırılık gerekçesiyle davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi yalnız harç yönünden kararı kaldırıp davayı yeniden kabul etmiştir. Yargıtay, bankanın ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 5411 sayılı Kanun'un 71. maddesi gereğince Fona devredildiğini, Fonca görevlendirilen yönetim kurulunun kendi belirleyeceği kadrolarla yönetimi gerçekleştirebileceğini ve avukat olan davacının yönetim kurulunun tasarrufuyla organizasyon değişikliği kapsamına girdiğini belirtmiştir. Feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış ve dava reddedilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2018/4803, K. 2019/389, T. 09.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi21.02.2013
Fesih geçerliliği ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa
Tıbbi tanıtım temsilcisi, işletmesel nedenle işten çıkarılmasının geçersizliğini ve işe iadesini istemiştir. Daire, işverenin satışlarında artış ve fesih sonrasında aynı işi yapan çok sayıda personel alımı bulunduğundan, feshin geçerli nedene dayandığını kabul eden mahkeme sonucunu yerinde görmüştür. Bununla birlikte davacının gerçek işverenin diğer şirket olduğu ve şirketler arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı kurulduğu iddiası ile tanıtım sözleşmesindeki talimat ve denetim hükümleri araştırılmamıştır. Bu eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuş; taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin araştırılması istenmiştir.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/2322, K. 2013/1429, T. 21.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi10.10.2008
Mevsimlik işte kıdem, yıllık izin ve kötüniyet tazminatı
Aşçı olarak çalışan işçi, kıdem ve kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ve tatil ücretlerini istemiş; mahkeme işi mevsimlik sayarak bazı talepleri kabul etmiştir. Yargıtay, işverenin madencilik faaliyetinin dönemsel olmasının yemekhane işini mevsimlik yapmadığını, işçinin yıllık izne hak kazanabileceğini ve iş güvencesi kapsamında olan işçinin kötüniyet tazminatı isteyemeyeceğini belirterek iş güvencesi koşullarının araştırılması ve izin alacağının değerlendirilmesi için kararı bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2007/27145, K. 2008/26149, T. 10.10.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul