4721 sayılı Kanun m. 706
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi19.01.2026
Resmî şekilde yapılmayan devre mülk satış vaadi sözleşmesinde ödenen bedelin iadesi
Davacı, davalı şirketle imzaladığı devre mülk satış vaadi sözleşmelerinden cayma hakkını kullandığını ileri sürerek sözleşmelerin iptalini ve ödediği bedel ile masrafların iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sözleşmenin iptaline ve 96.486,31 TL'nin 07.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, devre mülk hakkının gayrimenkul hisse devri vaadi içerdiğinden 634 sayılı Kanun'un 57. maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 706, 6098 sayılı Kanun'un 237, 2644 sayılı Kanun'un 26 ve 1512 sayılı Kanun'un 89. maddeleri gereği resmî şekilde yapılması gerektiğini, haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu ve 6502 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi gereğince mülkiyet payına bağlı ayni hak tanıyan devre tatil sözleşmesi yapılamayacağını kabul etmiştir. Davacının ödediği bedelin ve noter ihtarname masraflarının iadesini isteyebileceğini, dosyada konaklamaya ilişkin belge bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3069, K. 2026/216, T. 19.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.05.2022
Hisseli devre tatil satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, harici olarak imzalanan devre mülk ve hisseli gayrimenkul satış sözleşmelerinin iptalini, ödediği bedellerin iadesi için başlattığı takibe yapılan itirazların iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tapu devriyle sözleşmenin geçerli hâle geldiği ve davacının gösterilen tesiste konaklamasıyla teslimin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, temyiz dilekçesini de miktar yönünden ek kararla reddetmiştir. Yargıtay, taleplere göre kararın kesin olmadığını belirterek ek kararı kaldırmış ve esasa ilişkin incelemede, sözleşmenin feshine ilişkin haklı sebep bulunmasa da Yönetmeliğin 15/3. maddesi uyarınca teslim için zilyetliğin devri gerektiğini, davacının dava konusu taşınmaz dışında başka bir tesiste 11.06.2017-18.06.2017 tarihlerindeki konaklamasının zilyetliğin devri anlamı taşımadığını kabul etmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 50/9. maddesi ve Yönetmeliğin 15/3. maddesi değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/3054, K. 2022/4884, T. 23.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi29.03.2022
Muris muvazaasında tanıkların tamamı dinlenip gerçek iradenin belirlenmesi
Mirasçılar, çok sayıda taşınmazın mirasbırakan tarafından satış gösterilerek davalıya devredildiğini ve işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. İlk bozma üzerine bütün tanıklar dinlenmiş; mahkeme, davalının alım gücü ve mirasbırakanın bakımına ilişkin anlatımları değerlendirerek devirlerin gerçekte bağış olduğu sonucuna varmıştır. Yargıtay, toplanan delillerin takdirinde ve bozma gereklerine uyulmasında hata bulunmadığını belirterek kısmen kabul kararını onamıştır.
Yargıtay 1. HD, E. 2021/8375, K. 2022/2568, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2022
Harici satışla alınan bağımsız bölümü görmeden satın alan kayıt malikinin iyi niyeti
Davacı, yüklenici şirketten harici sözleşmeyle satın alıp bedelini ödediği ve teslim alarak kullandığı bağımsız bölümün tapu devri yapılmadan üçüncü kişiye satılması üzerine tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kabul etmiş, kapatılan 14. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ön sorunlarda, TK'nın 21/1. maddesine aykırı tebligat nedeniyle temyizin süresinde olduğunu ve tüketici mahkemesi kurulduktan sonra görevi sona eren genel mahkemenin verdiği uyma kararının usulî kazanılmış hak doğurmadığını kabul etmiştir. Esasta, taşınmazı görmeden satın aldığını kabul eden kayıt malikinin tutumunun hayatın olağan akışına uymadığını, üzerine düşen özeni göstermediğini ve TMK'nın 1024. maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi olarak 1023. maddenin korumasından yararlanamayacağını belirtmiştir. Direnme kararı, gerekçesinden bazı bentler çıkarılarak düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2018/402, K. 2022/391, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi17.02.2022
Muris muvazaası davasında nispi harcın dava değeri üzerinden hesaplanması
Muris muvazaasına dayalı asıl ve birleştirilen tapu iptali davalarında bölge adliye mahkemesinin esasa ilişkin kabul kararı Yargıtayca yerinde bulunmuştur. Yargıtay, harcın her dava bakımından temlik edilen payın dava tarihindeki değeri üzerinden davacı mirasçıların payına göre hesaplanması gerektiğini; harç kamu düzenine ilişkin olduğundan bunu temyiz edenin sıfatından bağımsız olarak gözetti. Fazla harca hükmedilmesini yeniden yargılama gerektirmeyen hata sayarak ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını harç miktarını değiştirip düzelterek onadı.
Yargıtay 1. HD, E. 2021/6634, K. 2022/1321, T. 17.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi25.04.2018
Muris muvazaası iddiasında eksik araştırma ve tazminatın hesabı
Mirasbırakanın taşınmaz payını davalıya devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla açılan tazminat ve tenkis davasında ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermiştir. Daire, mirasbırakanın gerçek iradesinin; devir nedeni, tarafların ekonomik gücü ve ilişkileri ile satış bedeli ve taşınmazın gerçek değeri gibi olgular birlikte araştırılarak belirlenmesi, ayrıca davacının başka taşınmaz edinip edinmediğinin incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Muvazaa saptanırsa tazminatın dava tarihindeki taşınmaz değeri ve bu tarihten işleyecek faiz üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2018/1703, K. 2018/9465, T. 25.04.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul