4721 sayılı Kanun m. 6
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
8 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.09.2025
Muris muvazaasında mirasçıdan mal kaçırma amacının ispatı
Davacı, mirasbırakanın taşınmazı eşine ve ardından davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesinin davayı reddeden kararı direnme üzerine Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taşınmazın mirasbırakanın tek malvarlığı olması, el değiştirme süreci, kullanım ve kira ödemelerine ilişkin olgular birlikte değerlendirildiğinde mal kaçırma amacının kanıtlandığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/400, K. 2025/554, T. 24.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi15.02.2024
Süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki delillerin hükme esas alınamaması
Davacı, mirasbırakandan intikal eden taşınmazların kadastroda hatalı olarak başkaları adına tespit edildiğini ileri sürerek kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil istemiş; ilk derece mahkemesi davacının miras payını davalıya devrettiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, dava dilekçesi Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca 13.04.2018 tarihinde tebliğ edilen davalının savunmasını 21.11.2018 tarihli dilekçeyle sunduğunu, HMK'nın 317. maddesindeki süreden sonra sunulan dilekçedeki vakıa ve delillerin davacının açık muvafakati olmadan hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre taksim ya da miras payı devrinin kanıtlanamadığını belirterek davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2022/1033, K. 2024/1245, T. 15.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.09.2023
Taşınmazların oğullara devrinde mirasçılardan mal kaçırma amacı
Davacı, mirasbırakanın iki daireyi oğullarına satış göstererek devretmesinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesinin davayı kabul eden kararı direnme üzerine Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu, satış bedelinin gerçek değer karşısında çok düşük olduğunu, ödemenin ve haklı bir devir nedeninin gösterilmediğini, taşınmazların intifa hakkı saklı tutularak oğullara geçirildiğini değerlendirerek muvazaa iddiasını sabit görmüş ve direnmenin uygun olduğuna karar vermiştir. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 1. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2022/867, K. 2023/836, T. 20.09.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.07.2023
Ziynet alacağında tanık delili ve ispat
Ziynet alacağı davasında ilk derece mahkemesi, davacının ziynetlerin elinden alındığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise tanık anlatımlarının ziynetlerin güvenlik gerekçesiyle alınıp iade edilmediğini kanıtladığını belirterek bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının temyize açık olduğu yönündeki ön sorun değerlendirmesinden sonra, tanık anlatımlarıyla ziynetlerin davalı tarafça alındığının ispatlandığını ve talebin kabulü gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, direnme kararının miktar itibarıyla temyiz edilemeyeceği görüşüyle ön sorunun temyiz isteminin reddi biçiminde çözülmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/191, K. 2023/703, T. 05.07.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.03.2022
İmzası inkâr edilen kira sözleşmesinde kira ilişkisinin ispatı ve delil başlangıcı
Davacı, taşınmazında oturan davalının 2013 yılına ait üç aylık 1.800 TL kira borcunu ödemediğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkâr tazminatını ve tahliyeyi istemiş; davalı kira sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Sulh hukuk mahkemesi, davalının duruşmada taşınmazda hâlen oturduğunu beyan etmesini HMK'nın 202. maddesi anlamında delil başlangıcı sayıp tanık beyanlarıyla kira ilişkisini kabul ederek Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığının saptandığını, kira bedellerinin bir kısmının davalının kocasınca ödendiğini, davalının beyanının kira ilişkisine dair ikrar niteliğinde olmadığını ve delil başlangıcı sayılamayacağını, bu nedenle tanık dinlenemeyeceğini ve davacının iddiasını HMK'nın 200. maddesi kapsamında yazılı olarak kanıtlayamadığını kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: davalının beyanının kira ilişkisinin ikrarı niteliğinde olduğu ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/2, K. 2022/242, T. 03.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2020
Menfi tespitte icra mahkemesi ve soruşturmadaki imza raporlarıyla yetinilmesi
Davacı, icra takibine konu 55.000 TL bedelli bonodaki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödemelerin istirdadını istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, imzanın davacıya ait olduğuna dair açık görüş içermeyen bilirkişi raporu nedeniyle yeni rapor alınmasını gerekli gören 19. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesine göre Adli Tıp Kurumuna yaptırılan inceleme ile sahtecilik soruşturmasında alınan Kriminal Polis Laboratuvarı raporunun imzanın davacının eli ürünü olduğunu belirlediğini, yerel mahkemenin aldığı raporun bunlarla çelişmediğini kabul etmiş ve yeniden rapor alınmasını istemenin HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağını belirtmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: icra mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmadığından orada alınan raporun genel mahkemede doğrudan hükme esas alınamayacağı ve yeni rapor alınması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/931, K. 2020/700, T. 30.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.03.2008
İşe giriş bildirgesinin zamanında verildiğini ispat yükü
İş kazasında ölen işçinin işe giriş bildirgesinin kazadan önce kuruma gönderilip gönderilmediği ve işverenin Kuruma karşı rücu sorumluluğu tartışılmıştır. Hukuk Genel Kurulu, bildirge verme yükümlülüğü işverene ait olduğundan süresinde gönderildiğini kanıtlama yükünün de işverende olduğunu; posta kaydının ve kaza zamanının araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/254, K. 2008/266, T. 19.03.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul