4721 sayılı Kanun m. 4
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi04.02.2026
Boşanmada iştirak nafakası ve tazminat miktarları
Karşılıklı boşanma davasında taraflar kusur, nafaka, tazminat ve ziynet alacağı yönlerinden temyize başvurmuştur. Yargıtay, ziynet alacağı tutarının kesinlik sınırının altında kaldığı için erkeğin bu yöndeki temyizini reddetmiş; kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile çocuklar için iştirak nafakasını düşük bularak bu bölümleri bozmuş, kalan bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/6302, K. 2026/1130, T. 04.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi08.04.2025
Karşılıklı boşanmada kusur, tazminat ve iştirak nafakası
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak boşanmaya karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, erkeğin daha ağır kusurlu olduğunu belirleyerek kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden kararı bozmuş, kalan temyiz itirazlarını reddederek diğer bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/6651, K. 2025/3406, T. 08.04.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi08.05.2024
Kira uyarlamasında dava tarihindeki brüt bedelin yeterli emsal incelemesiyle belirlenmesi
Davacı, koşulların değiştiğini ve işlem temelinin çöktüğünü ileri sürerek aylık kira bedelinin 10.000,00 TL olarak uyarlanmasını istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra kirayı dava tarihinden itibaren net aylık 8.500,00 TL olarak uyarlamıştır. Bilirkişi raporunda taşınmazın aylık kira bedeli dava tarihi yerine 2019 yılı itibariyle belirlenmiştir. Yargıtay, uyarlama koşullarının oluştuğunu kabul etmekle birlikte tüm emsalleri değerlendiren, dava tarihindeki boş ve brüt kira bedelini belirleyen denetlenebilir rapor alınması ve eski kiracılık indirimi yapılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/3006, K. 2024/1601, T. 08.05.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi10.02.2021
Boşanma sonrası nafaka ve edinilmiş malların tasfiyesinde alacak hesabı
Kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında düşük bulunduğundan Türk Medeni Kanunu (TMK) 4'teki hakkaniyete göre artırılmalı; erkeğin nafakaya ilişkin temyizi ise reddedilmeliydi. Mal rejimi tasfiyesinde, kooperatif meskeni için kadının ziynet katkısı ile evlilik öncesi ve sonrası kredi ödemeleri ayrı değerlendirilerek, sona erme tarihindeki borç da hesaba katılmalı ve karar tarihine yakın rayiç değer esas alınmalıydı. Şirket hissesi erkeğin kişisel malı kabul edilse bile, mal rejimi sona erene kadar bu hisseden elde edilmiş kâr payı veya yatırıma dönüşen gelir araştırılmalıydı. Bu hesaplama eksikleri nedeniyle mal rejimi yönünden hüküm bozulurken, nafakaya ilişkin bir kısım hüküm onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi26.12.2019
Boşanmada erkeğin ağır kusuru, tazminat ve yoksulluk nafakası
İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış, Bölge Adliye Mahkemesi de kadının tazminat talebinin reddini ve yoksulluk nafakasını kaldırmıştır. Daire, erkeğin eşinin bekâretine ilişkin söylenti çıkarıp onu evden göndermesinin kusur ağırlığını artırdığını; bu olaylarda kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığından kişilik haklarının zedelendiğini ve erkeğin maddi desteğini kaybettiğini belirtti. Kadın yararına uygun maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası değerlendirilmesi gerektiğinden karar bu yönlerden bozuldu; diğer temyiz itirazları onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2019/6118, K. 2019/12831, T. 26.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.09.2019
Yoksulluk nafakasının güncel gelire ve hakkaniyete göre belirlenmesi
Boşanma kararında davacı lehine hükmedilen nafaka temyiz üzerine kaldırılınca, davacı daha sonra ayrı davada yoksulluk nafakası talep etti. İlk derece mahkemesi bozma sonrası aylık 400 TL nafakaya hükmetti; Yargıtay, davacının düşük gelirini ve davalının öğretmenlik gelirini ve giderlerini gözeterek takdir edilen miktarın davalının mali gücüne göre yüksek olduğunu belirtti. Nafaka, davacının zorunlu geçimini karşılayacak ve davalının geliriyle orantılı daha uygun tutarda belirlenmeliydi; hüküm davalı yararına bozuldu.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3224, K. 2019/6764, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi06.03.2019
İstinaf sınırlarının aşılması ile nafaka ve tazminat miktarları
Daire, bölge adliye mahkemesinin reddedilen istinaf başvuruları hakkında esastan retle yetinmesi gerekirken boşanma, velayet ve nafakalar yönünden yeniden hüküm kurmasını bozma nedeni saymıştır. Ayrıca kadın eşin eşit veya ağır kusurlu olmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceği için yoksulluk nafakası alması; ekonomik durum ve hakkaniyete göre çocuklar lehine iştirak nafakalarının ve kadın lehine maddi-manevi tazminatın artırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenlerle bazı temyiz itirazları kabul edilerek hüküm kısmen bozulmuş, kalan bölümler onanmıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/3677, K. 2019/2197, T. 06.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.10.2018
Asgari ücret yoksulluk nafakasını tek başına engellemez
Boşanma davasında kadın için hükmedilen maddi ve manevi tazminat, tarafların kusur ve ekonomik durumuna göre düşük bulunmuştur. Kadının asgari ücretle çalışması yoksulluk nafakasına engel değildir; mahkeme, gelirin düzenli ve güvenceli olup olmadığını, miktarını ve yoksulluktan çıkarıp çıkarmadığını araştırarak uygun nafakaya karar vermelidir. Ayrıca boşanmanın ferisi olan nafaka ve tazminat taleplerinin reddedilen kısımları için ayrıca karşı taraf lehine vekâlet ücreti verilemez. Hüküm bu yönlerden bozuldu, diğer bölümler onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/4784, K. 2018/11712, T. 23.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi03.10.2018
Yoksulluk nafakası ve boşanma ferilerinde vekâlet ücreti
İlk derece mahkemesi kadının çalışıyor olmasını gerekçe göstererek yoksulluk nafakasını ve maddi tazminatı reddetmiş, boşanmanın ferisi olan taleplerin reddedilen kısımları için erkek lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir. Daire, asgari ücretin yoksulluktan kurtarmaya yetmediğini belirterek kadının sosyal-ekonomik durumunun araştırılmasını ve uygun nafakaya karar verilmesini istedi. Kadın boşanmada erkekten daha ağır kusurlu olmadığından, maddi desteği kaybetmesi gözetilip uygun maddi tazminat da değerlendirilmelidir. Nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca karşı vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden karar ilgili yönlerden bozuldu, kalan kısımlar onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2016/24561, K. 2018/10569, T. 03.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi04.06.2018
Hizmet binasında uyarlama ve husumet yönünden bozma
Davacı, 12.11.1972 tarihli protokolle 49 yıllığına kiralanan hizmet binasında hiç ödeme yapılmadığını belirterek protokolün iptalini, dava tarihi itibarıyla kiranın belirlenmesini ve geriye doğru beş yıllık kiranın tahsilini istedi, yargılamada iptal talebinden vazgeçti. Mahkeme, kiracılığın Türk Telekom Anonim Şirketine devredildiği gerekçesiyle Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi yönünden husumet yokluğundan ret, iptal ve 2.000,00 Türk Lirası alacak taleplerinin reddi ile 20.12.2016 tarihinden itibaren 2.500,00 Türk Lirası tespitine karar verdi. Yargıtay, kullanım hakkı devrinin sözleşme taraflarını değiştirmeyeceğini ve husumet reddinin hatalı olduğunu, protokolde artış şartı bulunmadığından tespit usulüyle değil uyarlama koşullarıyla değerlendirme gerektiğini, ayrıca kullanım alanları dikkate alınmadan bedelin tamamından bir davalının sorumlu tutulamayacağını kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11362, K. 2018/6297, T. 04.06.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi25.04.2018
İştirak nafakasının hakkaniyete göre artırılması
İlk derece mahkemesi, ortak çocuk için ödenen iştirak nafakasını önceki bozma üzerine aylık 750 TL'ye yükseltmiş, fazla talebi reddetmiştir. Daire; tarafların ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitim ve ihtiyaçları ile geçen süre dikkate alınarak belirlenen miktarda ve hükümdeki düzeltilebilir tarih hatası dışında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Davalının temyiz itirazları reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/2872, K. 2018/4500, T. 25.04.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi04.03.2015
Belirlenebilir artış şartında hak nesafetle tespit yapılamaması
Davacı, 27/09/2013 tarihinde satın aldığı işyerinde 9 yıllık kiracının 24/11/2013 tarihinde 1.598,07 TL ödediğini, 09/12/2013 tarihli ihtarnameyle yeni dönemde aylık 10.000,00 TL istediğini belirterek 27/07/2013 tarihinden itibaren net 10.000,00 TL tespitini istedi. Davalı 01/03/2005 tarihli 10 yıllık sözleşmede enflasyon artışı kararlaştırıldığını ve son dönem 16.271,19 TL+KDV ödendiğini savunmuş, mahkeme 01/03/2014 tarihinden itibaren brüt 7.630,00 TL tespitine karar vermiştir. Daire, sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde sona ereceğini, belirlenebilir artış şartıyla sonuna dek artışla sınırlı artırım yapılacağını, hak ve nesafetle tespitin mümkün olmadığını, istemin tespit olup uyarlama istemi bulunmadığını, bu yüzden ret gerekirken yanlış nitelendirmeyle hüküm kurulduğunu kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/13828, K. 2015/2161, T. 04.03.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi16.12.2014
Haksız haciz zararında ıslah ve manevi tazminat
Davacı, kendisine ait narenciye ürününün haksız haciz ve satışından doğan maddi ve manevi zararını istemiş; mahkeme ıslahla artırılan maddi talebi zamanaşımından reddetmiş, manevi tazminata hükmetmemiştir. Yargıtay, ıslahın yeni dava olmadığından zamanaşımı savunmasının ıslaha karşı ileri sürülemeyeceğini ve haksız haczin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek artırılan maddi istem ile uygun manevi tazminat yönlerinden hükmü bozmuştur. Karşı oy: Islahla artırılan kısım yönünden bozma kararına katılınmamıştır.
Yargıtay 4. HD, E. 2014/5780, K. 2014/17282, T. 16.12.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi01.07.2014
Tespit usulüyle raporla uyarlama isteminin karşılanması
Davacı, 10.02.2009 tarihli 10 yıllık ve 01.03.2011 tarihli 8 yıllık sözleşmelerle süpermarket kiracısı olan davalının KDV dahil 12.367 TL ödediğini, araştırmaya göre 19.859 TL olabileceğini belirterek 10.02.2014 tarihinden KDV dahil 17.367 TL tespitini istedi. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek 01.03.2014 tarihinden 14.850 TL tespitine karar verdi. Daire, istemin tespitten çok uyarlamaya ilişkin olduğunu, raporun tespit usulüyle hazırlandığını, uyarlama kural ve yöntemleriyle uzman incelemesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu oyçokluğuyla kabul etti. Karşı oy: Türk Borçlar Kanunu 344/3 gereği beş yıl dolduğunu ve tespit davası olarak bakılmasında usulsüzlük bulunmadığını belirterek hükmün onanması gerektiğini savundu.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/7121, K. 2014/8734, T. 01.07.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi28.04.2014
Kısa süreli sözleşmede tacirin geçmişe dönük uyarlama istemi
Dava, kiracı tarafından 01.07.2009 tarihinde başlayan dönem için hak ve nesafete uygun uyarlama istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek aylık 8.500 TL tespitine karar verdi. Yargıtay, davacının itirazlarını yerinde görmediğini, 17.05.2006 başlangıç tarihli 3 yıllık ve yıllık 85.000 TL sözleşmenin uyuşmazlık dışı olduğunu, 2886 ihaleli sözleşmenin 01.07.2007 7.640 TL ve 01.07.2008 8.309,30 TL ile yenilendiğini, birer yıllık kısa süreli sözleşmede tacir davacının uyarlama isteyemeyeceğini, davanın 20.02.2012 açıldığını ve geçmişe dönük uyarlama istenemeyeceğini kabul etti. Yargıtay, davacının itirazlarının reddine ve davalı yararına hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/13871, K. 2014/5361, T. 28.04.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi06.02.2013
Ciro kirası sözleşmesinde tespit yöntemiyle uyarlama yapılamaması
Davacı, 15.06.2012 sözleşmeli süpermarket ciro kirasının emsal altında kaldığını belirterek 7.1. maddenin kaldırılmasını, dava tarihinden 12.000 TL+KDV tespitini, yasal faiziyle tahsilini ve 10 yıl sonuna dek TEFE+ÜFE ortalamasıyla artışı talep etti. Mahkeme, 7/1 maddedeki % 2,70 + KDV ibaresini kaldırarak dava tarihi 7.12.2011 tarihinden %20 indirimle 10.000,00 TL+KDV tespitine ve TEFE-ÜFE ortalamasıyla artışa karar verdi. Yargıtay, 25.03.2010 10 yıl sözleşme ve 15.06.2010 protokolle taraf olunduğunu değerlendirdi. Yargıtay, uyarlama kurallarıyla uzman kurul incelemesi gerekirken tespit yöntemli raporla eksik inceleme yapıldığını kabul etti. Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3. HD, E. 2013/60, K. 2013/1701, T. 06.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.05.2011
Kira tespitinde hak ve nesafet indiriminin gerekçelendirilmesi
Davacı, 01.11.2007 tarihinde başlayan dönem için aylık kira parasının 30.000 TL olarak tespitini istemiştir. Mahkeme, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporlarındaki birim fiyatların ortalamasından taşınmazın boş olarak getirebileceği kira bedelini aylık 28.035 TL belirleyerek indirimle aylık 16.800 TL kira parasına hükmetmiştir. Yargıtay, bu bedelden % 40 oranında indirim yapılmasının gerekçesinin tartışılmadığını ve indirimin Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyete uygunluğunun açıklanmadığını belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2011/975, K. 2011/7958, T. 05.05.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul