4628 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.03.2016
Özelleştirilen elektrik dağıtım şirketinin mühürleme yetkisi
Elektrik dağıtım şirketinin koyduğu mühre rağmen elektrik kullandığı iddia edilen sanık hakkında verilen beraat hükmünü 21. Ceza Dairesi onamış, Başsavcılık yönetmeliklerle şirkete mühürleme yetkisi verildiği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, mühür bozma suçunun oluşması için mühürleme yetkisinin kanunla verilmesi gerektiğini ve özelleştirilen şirkete böyle bir yetki tanınmadığını kabul ederek itirazı reddetmiştir. Karşı oy, Başsavcılık itirazının kabulünü savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/1121, K. 2016/111, T. 08.03.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2015
Alt işverenlikte muvazaa ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma
Davacı, Seyitömer Termik Santrali’nde alt işveren işçisi gösterilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) işçisi sayılmasını ve toplu iş sözleşmesi alacaklarını istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Hukuk Genel Kurulu önüne direnme kararı gelmiştir. Kurul çoğunluğu, elektrik üretimi işlerinin alt işverene verilebilmesine ilişkin düzenlemenin bulunmasının somut sözleşmelerdeki muvazaayı ortadan kaldırmadığını; işverenin kendi muvazaasına dayanarak işçiyi toplu iş sözleşmesinden yoksun bırakamayacağını kabul ederek direnmenin uygun olduğuna karar vermiştir. Kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: Alt işverenlik ilişkisinin 4628 sayılı Kanun uyarınca geçerli olduğu ve muvazaa bulunmadığı görüşüyle direnmenin bozulması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1895, K. 2015/1779, T. 30.09.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2014
Elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi ve hakem heyeti kararı
Davacı elektrik kurumu, 26,64 TL kayıp-kaçak bedelinin davalı aboneye iadesine hükmeden tüketici sorunları hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Yerel mahkeme, bedelin tebliğ gereğince tahsil edildiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetmiş; Özel Daire, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararı idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağladığı gerekçesiyle bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önsorun olarak, hakem heyeti kararının tespit hükmü taşıyıp ileriki dönemlere etkili olduğundan yerel mahkeme kararının kesin olmadığını ve 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararının delil niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Esas yönünden Genel Kurul, 4628 sayılı Kanun'un 4. maddesinin EPDK'ya sınırsız fiyat belirleme yetkisi vermediğini, nakil kaybı ile hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsilinin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: kayıp-kaçak bedeli EPDK'nın kanuni yetkisiyle belirlediği, idari yargıda iptal edilmedikçe bağlayıcı bir bedel olduğundan haksız şart sayılamaz ve direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2454, K. 2014/679, T. 21.05.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi17.12.2013
Elektrik üretim tesisinde hizmet alımıyla verilen işte muvazaa ve fark alacakları
Davacı işçi, davalıya ait termik santral işletmesinde yüklenici firmalar aracılığıyla çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek başlangıçtan itibaren davalının işçisi sayılmasını ve eşit davranma ilkesine göre ücret ve sosyal hak farklarının tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, muvazaalı işlemle işçi temin edildiği ve işçilerin baştan itibaren davalının işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15. maddesine göre elektrik üretim tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alımıyla yaptırılabileceğini, davalının kömür konveyörlerinin işletilmesi, bakım onarımı ve temizliği işlerini bu yolla dava dışı şirketlere verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, davalı ile dava dışı işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gözetilmeden muvazaadan söz edilerek fark alacaklarına hükmedilmesini hatalı bulup kararı bozmuştur.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/23916, K. 2013/22377, T. 17.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul