3713 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
19 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Ceza Dairesi25.03.2026
Silahlı terör örgütü üyeliğinde HAGB için sanığın kabul şartı ve geçiş hükmü
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki sanığın kabulü şartının kaldırıldığını, ancak aynı Kanun'la eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında bu şartın aranmaya devam edeceğini, dosyada sanığın bu kurumu kabul etmediğini gözetmiştir. Yargılama işlemlerinin kanuna uygun olduğunu, eylemin doğru nitelendirildiğini belirterek sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmemiş ve hükmü onamıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2023/8431, K. 2026/5754, T. 25.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi31.10.2024
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda istinaf kararının temyizi
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek esastan reddetmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının tartışılmaması, etkin pişmanlık maddesinin yanlış gösterilmesi ve usulüne uygun duruşma açılmadan karar verilmesi nedenleriyle istinaf kararını hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç olarak, istinaf kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/6420, K. 2024/12912, T. 31.10.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi07.10.2024
Silahlı terör örgütü üyeliğinde yeterli delil bulunmadığından verilen beraatin onanması
İlk derece mahkemesi sanığı iletişim tespiti, fiziki takip ve tanık beyanına dayanarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırarak beraat kararı vermiştir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanığın örgüt toplantılarına katıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği yönündeki kabul ve takdirde hukuka aykırılık görmemiştir. Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak onanmıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/4259, K. 2024/11828, T. 07.10.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi01.07.2024
ByLock kullanıcılığının teknik verilerle tespiti ve eşin etkin pişmanlık beyanları
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, ByLock kullanıcısı olmadığını savunan sanık yönünden USERID tespit çalışmalarının sorulması, ayrıntılı tespit ve değerlendirme raporunun istenmesi, CGNAT ve HTS kayıtlarının karşılaştırılarak bilirkişiden ayrıntılı teknik rapor alınması ve örgütlü suçlar bilgi havuzunun yeniden araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca sanığın eşinin etkin pişmanlık beyanlarında sanığın örgütsel faaliyetlerine dair anlatım bulunmadığını ve bu beyanların suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince sanık aleyhine delil sayılamayacağını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/20194, K. 2024/8880, T. 01.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi15.03.2023
Silahlı örgüt üyeliğinde etkin pişmanlık koşulları
Silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilen sanıklardan biri temyiz aşamasında etkin pişmanlık talebini bildirmiş, diğeri ise gönüllü teslim olup örgüt hakkında bilgi vermiştir. Yargıtay, ilk sanığın duruşmada dinlenip verdiği bilgilerin doğrulanarak Türk Ceza Kanunu (TCK) 221/4-2 koşullarının değerlendirilmesi; diğer sanık yönünden ise gönüllü teslim ve yararlı bilgileri gözeterek TCK 221/4-1 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtip Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/11368, K. 2023/1293, T. 15.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi08.02.2023
ByLock tespit tutanağı duruşmada okunmadan kurulan örgüt üyeliği hükmünde eksik araştırma
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ByLock kullanıcılığını kabul etmeyen sanık bakımından bu delilin suçun vasfı açısından belirleyici olduğunu, temyiz aşamasında dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile 07.03.2020 tarihli yazı ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak hukuki durumun takdiri gerekirken yetersiz sorgu tutanakları ve HIS (CGNAT) kayıtlarıyla hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır. Kabule göre de Anayasa Mahkemesinin TCK 53/1'deki bazı düzenlemeleri iptal eden kararının gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuş ve Tebliğnameye aykırı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/9581, K. 2023/412, T. 08.02.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi28.12.2021
Ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranan astsubayın örgüt üyeliğinden mahkûmiyeti
Astsubay olarak görev yapan sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, CMK 135/6 uyarınca alınan iletişimin tespiti kararlarına dayanılarak incelenen HTS kayıtlarına göre sanığın kullandığı hatların ücret karşılığı kullanılan farklı sabit hatlardan askeri personelle ve tanık ifadelerinde mahrem imam olduğu beyan edilen kişiyle ardışık olarak, mesai bitimine yakın saatlerde arandığını, sanığın bu aramalara makul açıklama getiremediğini belirtmiştir. Arama sayısı, periyodikliği, zamanı ve süreleri ile sanığın örgütsel toplantılara katıldığına ilişkin tanık beyanı birlikte değerlendirilerek sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/11522, K. 2021/11419, T. 28.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi10.03.2021
Ankesörlü ve sabit hatlardan tekil aranma kayıtlarıyla örgüt üyeliğinden mahkûmiyet
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, önceki kararlarına atıfla örgütün askeri mahrem yapılanmasında kamuya açık işletmelerdeki ücretli sabit ve ankesörlü hatların iletişim aracı olarak kullanıldığını, CMK 135/6 uyarınca alınan iletişimin tespiti kararlarıyla hâkim kararına dayanılarak elde edilen HTS kayıtlarının hukuka uygun delil olarak hükme esas alınabileceğini belirtmiştir. Sanığın hattının 16 farklı ankesör veya sabit hattan 59 kez ve bir başka ilden 1 kez tekil olarak mesai bitimine yakın saatlerde arandığı, sanığın buna makul açıklama getiremediği ve tanığın sanıktan sorumlu olduğuna dair beyanı gözetilerek örgüt üyeliği kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Suç tarihindeki yazım hatasının mahallinde düzeltilebileceği belirtilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2020/7051, K. 2021/2040, T. 10.03.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi10.06.2020
Sabit hat ve ankesörlü hatlardan ardışık aranmanın örgüt üyeliğine delil sayılması
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmiş, hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, sabit ve ankesörlü hatlara yönelik CMK'nın 135/6. maddesi uyarınca hâkim kararıyla elde edilen HTS kayıtlarının hukuka uygun delil olduğunu kabul etmiş; sanığın hattının ücret karşılığı kullanılan farklı sabit hatlardan ardışık ve tekil olarak arandığı, aramaların sayısı, zamanı ve süresi ile sanığın makul açıklama getirememesi ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde örgüt üyeliğine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Duruşmalı inceleme talebi reddedilmiş, hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2020/252, K. 2020/2704, T. 10.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi04.12.2019
FETÖ/PDY askeri yapılanmasında sabit hat ve ankesörlü ardışık aramaların delil değeri
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, hâkim kararıyla geçmişe dönük elde edilen iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka uygun delil olduğunu, CMK'nın 160/1. maddesine dayalı araştırmalar ve 135/6. madde uyarınca sabit hat ve ankesörlü hatlara yönelik iletişimin tespiti kararlarıyla şüphelilere ulaşılmasında hukuka aykırı yöntem kullanılmadığını kabul etmiştir. Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki beyanları, sabit hat ve ankesörlü telefonlardan yapılan ardışık aramalara ilişkin tespit tutanağı, analiz raporu ve tanık beyanları karşısında sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görülmeyerek hüküm onanmıştır. Karşı oy: sanığın soruşturmadaki beyanlarından kovuşturmada dönmesinin TCK'nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesindeki etkin pişmanlık indirimine engel olmadığı görüşündedir.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/9337, K. 2019/7597, T. 04.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi06.11.2019
Askeri mahrem yapılanma üyeliğinin ankesörlü ve sabit hat kayıtlarıyla kanıtlanması
Daire, sanığın farklı yıllarda büfe ve işyerlerine ait sabit hatlardan tekrar tekrar aranmasını, başka asker kişilerle aynı hatlardan ardışık aramaları ve örgütsel görevli olduğunu açıklayan tanığın soruşturma aşamasındaki müdafi huzurundaki anlatımını birlikte değerlendirdi. Tanığın duruşmada önceki beyanından dönmesine rağmen ilk derece mahkemesinin gerekçeli biçimde önceki beyana itibar etmesini ve sanığın aramalara makul açıklama getirememesini yeterli buldu. iletişim trafiği (HTS) kayıtlarının hâkim kararına dayalı ve hukuka uygun elde edildiği, savunma ile birlikte tartışıldığı sonucuna vararak silahlı örgüt üyeliği mahkûmiyetini onadı.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/1582, K. 2019/6838, T. 06.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi14.10.2019
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi atanması
Sanık, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan müdafi olmadan yargılanıp mahkûm edildi. Yargıtay, suçun zorunlu ağırlaştırıcı hükümler dikkate alındığında ceza alt sınırının beş yılı aştığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 uyarınca sanık müdafi istemese bile müdafi görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müdafi olmadan yapılan duruşma, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve zorunlu katılımcının yokluğunda yargılama nedeniyle kesin hukuka aykırılık oluşturduğundan hüküm bozuldu; tahliye talebi reddedilerek tutukluluğun devamına karar verildi.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/3337, K. 2019/6048, T. 14.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi13.09.2018
Silahlı terör örgütü üyeliğinde 3713/7-1 delaletinin ve TCK 53 uygulamasının düzeltilmesi
Bölge adliye mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin bylock verilerinin niteliğine ilişkin gerekçesine iştirak etmemekle birlikte bunu sonuca etkili görmemiş; sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerinden örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığını ve hükme esas alınan delillerin hukuka uygun elde edildiğini belirtmiştir. Silahlı terör örgütü üyesi sanık hakkında delalet maddesi olarak 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesinin gösterilmesi ve TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetilmeden uygulanması kanuna aykırı bulunmuş, bu hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2018/1820, K. 2018/2593, T. 13.09.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi14.07.2017
15 Temmuz darbe teşebbüsünde sıkıyönetim direktifini uygulayan subayların sorumluluğu
Sanıkların anayasayı ihlal suçundan mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme hükmüne karşı istinaf başvurusu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, hüküm sanık müdafilerince temyiz edilmiştir. Daire, anayasayı ihlal suçunun tüm unsurlarıyla gerçekleştiği durumda Türk Ceza Kanunu (TCK) 311 ve 312. maddelerindeki suçlardan ayrıca cezalandırma yapılamayacağını, iş bölümü doğrultusunda darbe teşebbüsüne katkı sunanların TCK 37. madde kapsamında doğrudan fail olduğunu ve darbe dış etkenlerle başarısız kaldığından gönüllü vazgeçme koşullarının gerçekleşmediğini kabul etmiştir. Sıkıyönetim komutanı olarak atanmış olmanın tek başına iştirak sayılamayacağını belirten Daire, direktifi bağlı birliklere gönderten, personeli birliğe çağırtan ve Kolordu Komutanının emrine uymayı reddeden kurmay albay ile direktifi teslim alıp personeli kışlaya çağıran ve ByLock kullandığı anlaşılan kurmay binbaşının, Anayasanın 122. maddesindeki usule açıkça aykırı emir yönünden TCK 30/4 bağlamında kaçınılmaz hataya düştüklerinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve hükümler oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2017/1443, K. 2017/4758, T. 14.07.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi09.02.2016
İzinli gösteride atılan sloganın terör örgütü propagandası sayılması
Cumhuriyet savcısı, izinsiz olmayan 1 Mayıs gösterisinde sanığın attığı slogan nedeniyle verilen beraat hükmünü temyiz etmiştir. Daire çoğunluğu, sloganın olaysız gösteride hükümet icraatlarını eleştiri bağlamında kullanıldığını ve örgüt propagandası kastının kanıtlanmadığını belirterek beraat hükmünü onamıştır. Karşı oy, sloganın şiddeti teşvik ettiğini ve terör örgütü propagandası suçunu oluşturduğunu savunmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/7466, K. 2016/1025, T. 09.02.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi26.06.2012
Devletin birliğini bozma ve patlayıcı madde bulundurma mahkûmiyetleri
Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile patlayıcı madde bulundurma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Daire, delillerin değerlendirilmesinde ve suçların hukuki nitelendirilmesinde isabetsizlik görmeyerek sanık müdafiinin itirazlarını reddetmiş ve hükümleri onamıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2012/2855, K. 2012/8069, T. 26.06.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi09.06.2011
Terör ve patlayıcı madde suçlarında delil ve suç vasfı
Birden fazla sanık hakkında terör örgütüne üyelik veya yardım, patlayıcı madde bulundurma ve ilgili diğer suçlardan mahkûmiyet ve beraat hükümleri temyiz edilmiştir. Daire, bir sanık yönünden patlayıcı maddeyi evinde sakladığına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığından bu mahkûmiyeti bozmuş; diğer temyiz edilen beraat ve mahkûmiyet hükümlerini onamıştır. Böylece karar, sanık ve suçlamaya göre kısmen onama ve kısmen bozma sonucunu doğurmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2011/4202, K. 2011/3296, T. 09.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu12.02.2008
Terör örgütü kampanyasına imza toplamanın suç niteliği
Sanıklar, silahlı örgüt liderini siyasi irade olarak tanıyan bildirileri imzalatmıştı; yerel mahkeme eylemi örgüte yardım sayarken Özel Daire propaganda suçu olarak nitelendirmişti. Ceza Genel Kurulu, maddi nitelikte olmayan yardım ve imza toplama eyleminin 3713 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi kapsamında propaganda oluşturduğunu, örgüte yardım suçunun uygulanamayacağını belirterek direnme hükmünü bozdu. Kurul ayrıca, diğer koşullar varsa on yıl veya daha fazla hapis cezası için temyiz incelemesinin duruşmalı yapılabileceğini açıkladı; karşıoy örgüte yardım suçunun oluştuğu görüşündeydi.
Yargıtay CGK, E. 2007/230, K. 2008/23, T. 12.02.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.04.2007
Parti yönetimine verilen yazıda övme ve terör propagandası ayrımı
Sanığın parti il yönetimine sunduğu özgeçmiş yazısındaki ifadelerin suç ve suçluyu övme mi yoksa terör örgütü propagandası mı oluşturduğu tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, yazının partililerce öğrenilebilir olması nedeniyle aleniyetin gerçekleştiğini, örgüt eylemlerini iyi görmenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 215. maddesindeki suçu oluşturduğunu; ancak şiddete teşvik içermediğinden 3713 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki propaganda suçunun oluşmadığını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı reddedilmiştir; karşı oy, yazının terör yöntemlerine teşvik içerdiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2007/69, K. 2007/99, T. 17.04.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi