2802 sayılı Kanun
Bu kanuna atıf yapan kararlar, madde madde. Metin için Mevzuat Bilgi Sistemi; maddeyi olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
Maddeler
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu24.01.2024
Hâkimle bağlantılı ancak iştiraki olmayan yazı işleri müdürünün yargılanacağı yer
İstinaf edilen bir mahkûmiyet hükmünü kesinleştirerek infaza verdiği iddia edilen yazı işleri müdürü hakkındaki davada Asliye Ceza Mahkemesi, aynı olay nedeniyle hâkim hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesinde dava görüldüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, Özel Daire de karşı görevsizlik kararı vermiştir. Ceza Genel Kurulu, Yargıtayın ilk derece yargılama görevinin istisnai olduğunu, 2802 sayılı Kanun'un 86. maddesinin yalnız bağlantıyı değil iştirak ilişkisini aradığını, kesinleştirme işlemini yapma ile onaylama eylemlerinin farklı nitelikte olduğunu ve birlikte suç işleme kararına dair delil bulunmadığından sanıklar arasında iştirak değil bağlantı ilişkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Hâkim hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da önceden kesinleştiğini belirterek Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararını oy birliğiyle kaldırmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2023/568, K. 2024/23, T. 24.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu09.10.2018
Kişisel suçlar ile hâkimlerin görev suçları ayrı yargılanmalıdır
Sanık hakkında kişisel nitelikteki ağır suçlar yönünden yerel ağır ceza mahkemesinde, hâkimlerin görev suçları yönünden ise Yargıtay’da ilk derece yargılaması yürütülmüştür. Ceza Genel Kurulu, görevli mahkeme kararları ve ayrılan suçlar karşısında, kişisel suçlar davasını yeniden görev uyuşmazlığı yaratacak biçimde Yargıtay’daki görev suçları dosyasıyla birleştirmenin zorunlu olmadığını belirtti. Dava kapsamı ve sanık sayısı birlikte görüldüğünde yargılamayı ayırmak makul sürede yargılanma hakkını koruyacağından, yerel mahkemenin birleştirme kararı kaldırıldı. Karşı oy, ortada çözülmesi gereken bir görev ya da birleştirme uyuşmazlığı bulunmadığını savundu.
Yargıtay CGK, E. 2018/389, K. 2018/420, T. 09.10.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi03.03.2014
Cumhuriyet savcısına kesilen idari para cezasında görev ve kaldırma
Bir Cumhuriyet savcısına Karayolları Genel Müdürlüğü Kanunu uyarınca kesilen idari para cezasına itirazı sulh ceza mahkemesince reddedilmiştir. Daire, fiilin kişisel suç niteliğinde olması ve itiraz edenin hâkim veya savcı olması nedeniyle 2802 sayılı Kanun’da öngörülen özel soruşturma usulünün uygulanması gerektiğini kabul ederek kararı kanun yararına bozmuş ve idari para cezasını kaldırmıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2014/2963, K. 2014/3184, T. 03.03.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi09.07.2013
Hâkim ve savcı hakkında trafik idari para cezası düzenlenmesi
Hâkim veya savcının hız ihlalini trafik görevlisi tutanakla tespit edebilir; ancak kişisel suçlara ilişkin özel soruşturma usulü nedeniyle hakkında doğrudan idari para cezası tutanağı düzenlenemez. Daire, para cezasının iptali ve 2802 sayılı Kanun'daki usule göre işlem yapılması gerekirken verilen yetkisizlik kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2013/3386, K. 2013/16525, T. 09.07.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi09.07.2013
Hâkim veya savcıya hız ihlali nedeniyle idari para cezası verilmesi
Cumhuriyet başsavcısına hız ihlali nedeniyle verilen idari para cezası itiraz üzerine kaldırılmış; Bakanlık bu karara karşı kanun yararına bozma istemiştir. Daire, hâkim ve savcıların kişisel suçları için özel soruşturma usulü bulunsa da kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturması hâlinde mahkemenin idari yaptırım kararı vermesini engelleyen hüküm olmadığını kabul ederek kaldırma kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2013/5794, K. 2013/16526, T. 09.07.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi22.03.2011
Savcı hakkında trafik cezasında soruşturma merciinin belirlenmesi
Daire, kişisel suç isnadı bulunan Cumhuriyet savcısı hakkında trafik cezası işlemlerinde özel soruşturma ve kovuşturma merciini düzenleyen 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesinin uygulanması gerektiğini belirtti. Ceza tutanağına itirazın kabulü ve tutanağın iptali gerekirken farklı yönde karar verilmesi kanun yararına bozma nedeni sayılarak karar bozuldu; sonraki işlemler yerel mahkemeye bırakıldı.
Yargıtay 7. CD, E. 2008/8692, K. 2011/2918, T. 22.03.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi