2004 sayılı Kanun m. 72
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
7 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
Davacı banka, hakem heyeti kararları öncesinde iade ettiği dosya masraflarının davalı tüketicinin başlattığı icra takipleri nedeniyle mükerrer ödendiğini ileri sürerek menfi tespit başvurusunu görevsizlikle reddeden hakem heyeti kararının iptalini ve mükerrer ödemenin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi davayı kabul ederek hakem heyeti kararını iptal etmiş ve 549,25 TL'nin iadesine kesin olarak karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, itiraz edilmeksizin kesinleşen hakem heyeti kararlarının ilam niteliği taşıdığını ve tarafları bağladığını, İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit uyuşmazlığının tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini kabul ederek Bakanlığın istemini yerinde görmüştür. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.06.2021
Kaçak elektrik tahakkukuna itirazda tüketici hakem heyetinin görevsizliği
Elektrik dağıtım şirketi, kaçak elektrik tahakkukunun iptaline ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme bilirkişi raporuna göre heyetin iptal ettiği tutarın yerinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve karar Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edilmiştir. Yargıtay, kaçak elektrik tutanağı ve buna dayalı tahakkuk nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargı organı niteliği taşımayan tüketici hakem heyetince çözülemeyeceğini, bunun İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini ve hakem heyeti kararının iptal edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3373, K. 2021/7141, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2020
Menfi tespitte icra mahkemesi ve soruşturmadaki imza raporlarıyla yetinilmesi
Davacı, icra takibine konu 55.000 TL bedelli bonodaki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödemelerin istirdadını istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, imzanın davacıya ait olduğuna dair açık görüş içermeyen bilirkişi raporu nedeniyle yeni rapor alınmasını gerekli gören 19. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesine göre Adli Tıp Kurumuna yaptırılan inceleme ile sahtecilik soruşturmasında alınan Kriminal Polis Laboratuvarı raporunun imzanın davacının eli ürünü olduğunu belirlediğini, yerel mahkemenin aldığı raporun bunlarla çelişmediğini kabul etmiş ve yeniden rapor alınmasını istemenin HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağını belirtmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: icra mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmadığından orada alınan raporun genel mahkemede doğrudan hükme esas alınamayacağı ve yeni rapor alınması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/931, K. 2020/700, T. 30.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.11.2019
Borçlunun iflasıyla ihtiyati haczin fekki şikâyetinde temyizde hukuki yararın kalmaması
Borçlu şirket, takipten önce açtığı menfi tespit davasında takip konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına dayanarak ihtiyati hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddine karşı şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, ihtiyati haczin takip işlemi olmadığını belirten 12. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak borçlu şirketin kesinleşen kararla iflasına karar verildiğini saptamış, İİK'nın 186. maddesi uyarınca ihtiyaten haczedilen malların iflas masasına girdiğini ve 193. maddenin kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek şikâyetin konusunun kalmadığını kabul etmiştir. Alacaklının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz istemi oy çokluğuyla reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/738, K. 2019/1220, T. 26.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi04.12.2013
Menfi tespit hükmünün belirsizliği ve istirdat süresinin geçirilmesi
Kira borcuna ilişkin menfi tespit ve birleşen istirdat davaları kısmen kabul edilmiştir. Yargıtay, asıl davada borçlu olunmayan ve geri alınacak tutarların açıkça gösterilmemesini, birleşen davada ise bir yıllık hak düşürücü süre geçirildiği hâlde ret kararı verilmemesini yanlış bularak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/6250, K. 2013/16243, T. 04.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.07.2009
Genel hükümlere dayalı icra takibinde yetki itirazının süresi
Yurtdışından işsizlik yardımı aldığı belirlenen sigortalının yaşlılık aylığı Kurumca geriye dönük iptal edilmiş; menfi tespit ve alacak davası iş mahkemesince yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takibin genel hükümlere göre yapılması nedeniyle yetkinin icra mahkemesine özgü kesin yetki kuralıyla değil, ilamsız takibe itirazın iptali/menfi tespit hükümleriyle belirleneceğini ve yetki itirazının yasal sürede yapılmadığını kabul etmiştir. Kurumun temyizinde hukuki yarar bulunmadığından istemi reddedilmiş; davacının temyizi kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/236, K. 2009/345, T. 08.07.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul