2004 sayılı Kanun m. 58
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi12.02.2026
Yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı gösterilmeyen takip talebi
Alacaklı, döviz cinsinden kira alacağı için başlattığı ilamsız takibe borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılmasını istemiş; İlk Derece Mahkemesi kira bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi nedeniyle sözleşmenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK'nın 58. ve 60. maddeleri uyarınca yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi gerektiğini, bu noksanlığın kamu düzenine ilişkin olup takibin her safhasında re'sen gözetileceğini kabul etmiştir. UYAP'a kayıtlı ilk takip talebinde 13.200,00 EURO alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmediğinden ve ilk talep iptal edilmeden ikinci takip talebi düzenlenemeyeceğinden, talebin bu eksiklik nedeniyle reddi gerekirken esasa girilmesi isabetsiz ise de sonuç doğru bulunmuştur. Karar oy çokluğuyla onanmıştır; Karşı oy: temyiz edenin sıfatı ve aleyhe bozma yasağı gözetilerek açıklamalı onama kararı verilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/7976, K. 2026/879, T. 12.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2025
Kambiyo takibinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe itiraz etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, alacaklının ödeme emri gönderilmeden önce yabancı para alacağının TL karşılığını gösteren ikinci takip talebini sunarak eksikliği giderdiği gerekçesiyle itirazın reddinde Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK 58/2'nin 3. bendi uyarınca yabancı para alacağının Türk parası karşılığının takip talebinde gösterilmesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, ilk takip talebi iptal edilmeden aynı dosyada ikinci takip talebiyle takibe devam edilemeyeceğini ve 27.06.2022 tarihli takip talebindeki eksiklik nedeniyle takibin resen iptali gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: eksikliğin ödeme emri tebliğinden önce ertesi gün verilen yeni takip talebiyle giderildiği, düzeltmenin geçerli sayılması ve direnme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/523, K. 2025/332, T. 21.05.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.11.2024
Ödeme emrine asıl alacağın maddi hatayla eksik yazılması ve itirazın iptali davası
Davacı, takip talebinde 600.000,00 TL olan asıl alacağın yetkili icra müdürlüğünce ödeme emrine 600,00 TL olarak yazıldığı takipte itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi usulüne uygun ödeme emrine karşı itiraz bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrini takip talebine uygun düzenleme görevinin İİK 60 uyarınca icra müdürlüğünde olduğunu, hatanın icra memurundan kaynaklanan açık maddi hata sayılacağını, davalının tutar farkını hiç ileri sürmeyerek HMK 29'daki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını kabul etmiştir. Tahkikat aşamasına gelmiş davanın usulden reddinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, işin esasının incelenmesi gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: iki üye bozmaya katılmakla birlikte, birinde davacıya süre verilerek ödeme emrinin şikâyet yoluyla düzelttirilmesi, diğerinde yalnız 600,00 TL üzerinden geçerli takip yönünden esasa girilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/1139, K. 2024/581, T. 27.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2021
Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
Alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz edilmeden kesinleşen aylık %10 faiz yerine icra müdürlüğünce değişen oranlarda avans faizi uygulanarak yapılan dosya hesabının iptalini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takip talebindeki faiz oranına süresinde itiraz edilmezse bu oranın kesinleşeceğini, türü belirtilmeyen ve yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmeyen faizde kesinleşen oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini kabul etmiştir. İcra takibi derdest dava olmadığından 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesi yoluyla TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin kesinleşen takipte uygulanamayacağını belirterek, dosya hesabının yıllık %120 oranı üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 01.07.2012 tarihinden sonraki dönem için TBK'nın 120. maddesindeki tavan sınırı uygulanarak hesap yapılması gerektiği görüşüyle direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması istenmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.05.2019
Borcu kabul edip ödeme savunan borçlunun dekontunun itirazın kaldırılmasında incelenmesi
Alacaklı, fatura, sözleşme ve cari hesaba dayalı ilamsız takipte borçlunun borcun tamamını ödediğini ileri sürerek yaptığı itirazın kaldırılmasını istemiş; icra mahkemesi ödemenin İİK'nın 68. maddesindeki belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazı kaldırmış, 50.000,00 TL'lik dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasını isteyen 12. Hukuk Dairesi bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul edip itirazını ödemeye dayandırdığında takip dayanağı belgenin 68/1. maddedeki belgelerden olmasının aranmayacağını, ispat yükünün borçluya geçtiğini ve dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasının icra mahkemesinin yetkisinde olup yargılamayı gerektirmediğini kabul etmiştir. Sözleşmenin dosyada bulunduğunu belirterek bozma kararındaki "celbi sağlanarak" ibaresini "değerlendirilerek" olarak değiştirmiş ve direnme kararını bu değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/724, K. 2019/529, T. 07.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.05.2019
Dava şartı yokluğundan ret kararının gerekçesinde esasa ilişkin değerlendirme yapılması
Davacı, köy tüzel kişiliğine borç verdiği 9.400 Euro için başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiş; yerel mahkeme takip talebinin İİK'nın 58. maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığı gerekçesiyle davayı ön şart yokluğundan reddetmiş, gerekçesinde borcun miktarının da açık olmadığını belirtmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, usulî ret sebepleri varsa davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini, hem usulden hem esastan ret sebeplerine dayanılarak davanın reddedilemeyeceğini belirtmiştir. Gerekçedeki ifadenin delilleri değerlendiren ve işin esasına temas eden kabuller içerdiğini, yeni uyuşmazlıklar doğurabileceğinden hukuka uygun bir gerekçeden söz edilemeyeceğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/697, K. 2019/514, T. 02.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul