2004 sayılı Kanun m. 363
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi08.04.2025
Takibe yönelik şikâyet kararının istinafı sürerken yapılan ihalenin feshi
Borçlu, taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, ilk derece mahkemesi istemi reddederek borçlu aleyhine para cezasına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK'nın 363/4. maddesi uyarınca takibe yönelik itiraz ve şikâyetler hakkındaki icra mahkemesi kararlarına karşı ihale tarihi itibarıyla kanun yoluna başvurulmuşsa ihale yapılamayacağını ve bunun re'sen gözetileceğini belirtmiştir. Borçlunun ödeme emrinin ve takibin iptali istemli şikâyetinin reddine dair karara karşı istinaf başvurusu karara bağlanmadan ihale yapıldığından şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/1768, K. 2025/2894, T. 08.04.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi06.03.2024
İcra mahkemesi kararlarında istinaf kesinlik sınırı
14.000,00 TL asıl alacak için başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte İcra Hukuk Mahkemesi imzaya itirazı kabul edip kesin olarak karar vermiş, alacaklının istinaf başvurusu kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi bu ek karara yönelik istinafı esastan kesin olarak reddettikten sonra temyiz talebini de reddetmiştir. Yargıtay, İİK 363/1'deki kesinlik sınırının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine göre belirleneceğini ve 01.01.2023 tarihinden itibaren 41.710 TL olduğunu, uyuşmazlık değerinin bu sınırı geçmediğinden İİK 365/3 uyarınca istinaf isteminin reddinin doğru olduğunu kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2024/35, K. 2024/2169, T. 06.03.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi02.02.2022
İcra mahkemesi kararına karşı süresi geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusu
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunmuş ve borca itiraz etmiş; İlk Derece Mahkemesi ödeme emri tebliğ tarihini düzeltip borca itirazı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf talebini kabul ederek usulsüz tebliğ şikâyetini ve gecikmiş itirazı reddetmiştir. Yargıtay, İİK'nın 363/1. maddesine göre istinaf süresinin tefhim veya tebliğden itibaren on gün olduğunu, kararın 17.12.2020'de her iki tarafa tefhim edilmesine karşın borçlunun 18.01.2021'de, alacaklının 29.01.2021'de istinaf dilekçesi verdiğini belirtmiştir. Tarafların istinaf başvurularının İİK'nın 365/3. maddesi uyarınca süre aşımından reddi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/7412, K. 2022/1081, T. 02.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi18.06.2020
Gerekçesiz tefhimde istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğinden başlaması
Davacı alacaklı, istihkak iddiasının reddini istemiş; icra hukuk mahkemesi haczin hükümsüz kaldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi yüze karşı verilen karara karşı istinaf başvurusunu süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Yargıtay, HMK 321. ve 297. maddeler uyarınca tefhimin hükme ilişkin tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanması olduğunu, İİK 363/1. maddedeki 10 günlük sürenin böyle bir tefhim yoksa gerekçeli kararın tebliğinden başlayacağını kabul etmiştir. Somut olayda tefhimin bu nitelikte olmadığı ve istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek esastan karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2018/12430, K. 2020/3700, T. 18.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi19.02.2020
Kesinlik sınırı altındaki istihkak davası ve istihkak iddiasının reddi davasının temyizi
Borçlunun eski eşi olan üçüncü kişi, iş yerindeki menkullere konan hacizlerin kaldırılmasını istemiş; alacaklı ise birleşen davada istihkak iddiasının reddini talep etmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak üçüncü kişinin davalarını kabul etmiş, alacaklının davasını reddetmiştir. Daire, İİK'nin 363/1. maddesinin 7. bendi uyarınca istihkak davalarında temyiz için malın değerinin kesinlik sınırını geçmesi gerektiğini, üçüncü kişinin davalarında uyuşmazlık değerinin bu sınırın altında kaldığını belirterek bu hükümlere yönelik temyiz dilekçesini reddetmiştir. Alacaklının İİK'nin 99. maddesine dayalı davasına ilişkin hükmü ise bozma ilamına uyularak verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onamıştır.
Yargıtay 8. HD, E. 2017/14660, K. 2020/1584, T. 19.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul