2004 sayılı Kanun m. 269
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.07.2025
İlamsız tahliye takibinde yan giderlerin ödenmemesiyle temerrüt ve tahliye
Kiraya veren, çatılı iş yeri kirasında kira bedeli yanında ortak gider, elektrik ve su bedelleri için tahliye talepli ilamsız takip başlatmış; kiracı ödeme emrine itiraz etmemiş, otuz günlük süre içinde yalnız kira borcuna karşılık ödeme yapmış ve ilk derece mahkemesi yan giderler için tahliye kararı verilemeyeceği gerekçesiyle Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesinde bu giderlerin kiracıca ödeneceğinin düzenlendiğini, ödeme emrine itiraz edilmediğinden yan gider borcu ve miktarının kesinleştiğini, TBK'nın 315. maddesine göre kira bedeli veya yan giderleri ifada temerrüdün hukuki sonucunun aynı olduğunu ve yan gider borcu süresinde ödenmediğinden temerrüdün gerçekleştiğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı oy: İİK'nın 269/a maddesi yalnız kira borcundan söz ettiğinden, asıl kira borcu süresinde ödenmişken yan giderlerin ödenmemesi icra mahkemesinde tahliye sebebi olmaz.
Yargıtay HGK, E. 2024/785, K. 2025/426, T. 02.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi15.01.2025
Kira ilişkisine açıkça itiraz edilmemesiyle kira ilişkisi ve miktarının kesinleşmesi
Alacaklı, 2019 yılı Ekim ve Kasım ayları kira alacağı için haciz ve tahliye talepli takip başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiştir; İlk Derece Mahkemesi sözlü kira sözleşmesinin varlığı ve kira bedelinin ispatlanamadığı gerekçesiyle istemi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun itirazında kira ilişkisine açıkça karşı çıkmayıp yalnız borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bu nedenle İİK'nın 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğini kabul etmiştir. Kiranın ödendiği veya istenemeyeceği İİK'nın 269/c maddesindeki belgelerle ispatlanamadığından istemin kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2024/7958, K. 2025/184, T. 15.01.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.07.2024
Kira takibinde deprem güçlendirmesine dayalı itirazın icra mahkemesinde incelenemezliği
Alacaklı, borçlu Kuruma kiraladığı yurt binasına ilişkin kira alacağı için başlattığı ilâmsız takipte itirazın kaldırılmasını istemiş; borçlu, binanın yeterli deprem performansına sahip olmadığını ve kira sözleşmesinin 12. maddesi gereğince kira ödemesi yapılmayacağını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, bu hususların genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemi reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 12. maddenin afetlerin yanında binanın yapımından kaynaklanan zararları da düzenlediğini, kiraya verenin yazılarında güçlendirme çalışmalarının yapılacağını bildirdiğini, güçlendirme gereği, kiralananın kullanılıp kullanılmadığı ve bu sürede kiranın ödenip ödenmeyeceğinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğini kabul etmiştir. Alacaklının temyizi yönünden direnme kararı oy çokluğuyla onanmış, borçlunun incelenmemiş temyiz itirazları için dosya oy birliğiyle Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2023/932, K. 2024/380, T. 10.07.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi16.05.2023
Aidat alacağı için örnek 13 ödeme emrine dayalı tahliye kararının onanması
Alacaklı, alt kiracı borçlunun işletme kira sözleşmesine göre ödemesi gereken aidat bedellerini ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük sürede ödemediğini ileri sürerek tahliye istemiş; borçlu, süresi içinde ödeme yaptığını ve tebligatın usulsüz olduğunu savunmuştur. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlunun süresinde itiraz etmediği ve 30 günlük sürede ödeme yaptığını İİK 269/c anlamında ispatlayamadığı, aidat alacağının yan gelirlerden olduğu gerekçesiyle tahliyeye karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek ayrıca gerekçe açıklamadan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/3246, K. 2023/3416, T. 16.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi17.03.2020
Ödeme emri tebliğ edilemeyince haricen öğrenilen takibe itirazın geçerliliği
Kira alacağı ve tahliye için başlatılan ilamsız takipte ödeme emri bila tebliğ iade edilmiş, borçlu takibi haricen öğrenerek itiraz etmiş, sonradan ödeme emri tebliğ edilmiştir. İcra mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tahliyeye karar verip itirazın kaldırılması istemini hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, İİK 269. madde gereğince ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itirazın hukuki sonuç doğurmamasının hiç tebligat çıkarılmaması ya da tebliğ edilememesi hali için geçerli olduğunu, somut olayda sonradan tebligat yapıldığından itirazın geçerli ve alacaklının itirazın kaldırılmasında hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye şartlarının incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/1200, K. 2020/2827, T. 17.03.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi11.11.2019
Kira bedeli sayılan yönetim giderleri için adi kira takibi yapılabilmesi
Kira sözleşmesine dayalı adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte borçlu, ödeme emrinde yer alan yönetim gideri ve ortak alan mahsuplaşması kalemleri için bu yolla takip yapılamayacağını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi takibin iptaline, Bölge Adliye Mahkemesi şikâyetin kısmen kabulüyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Yargıtay, borçlunun temyiz itirazlarını reddetmiş; kira sözleşmesinde yönetim giderlerinin kira bedeli niteliğinde kabul edildiğini, bu kalemler için İİK'nın 269. maddesine uygun ödeme emri gönderilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Alacağın temerrüde esas olup olmayacağının ve tahliye sonucu doğurup doğurmayacağının itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde değerlendirileceğini belirterek alacaklının temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2018/12316, K. 2019/16223, T. 11.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi23.05.2019
Kira alacağı takibinde ödeme emrinin tebliği ve ödemenin belgeyle kanıtlanamaması
Davacı alacaklı, eksik ödenen 17.010,00 TL kira alacağı için başlattığı takibe davalı borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiş, mahkeme itirazı 19.646,16 TL üzerinden kaldırarak tahliyeye karar vermiş, Daire önceki ilamında ödeme emrinin dava tarihinden önce tebliğ edilmediği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Davacının karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay, ilk ödeme emri iade edilmiş olsa da sonraki ödeme emrinin 27.10.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun süresinde itiraz ettiğini ancak kira borcunu ödediğini İİK'nın 269/c maddesindeki makbuz ve belgelerle kanıtlayamadığını kabul etmiştir. Karar düzeltme istemi kabul edilerek önceki bozma kararı kaldırılmış ve mahkeme kararı onanmıştır.
Yargıtay 8. HD, E. 2019/1179, K. 2019/5452, T. 23.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi14.03.2019
Kira alacağı takibinde ödeme belgesinin itiraz sebebinin genişletilmesi sayılmaması
Alacaklı, yazılı kira sözleşmesine dayanarak eksik ödenen 68.980,00 TL kira alacağı için başlattığı takipte borçlunun itirazının kaldırılmasını ve tahliyeyi istemiş; ilk derece mahkemesi itirazın kaldırılmasına ve tahliye isteminin reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi yalnız vekâlet ücreti yönünden kararı kaldırarak yeniden aynı yönde hüküm kurmuştur. Yargıtay, borçlunun itirazında kira ilişkisini inkâr etmediğinden İİK'nın 269/2. ve 63. maddeleri gereğince aylık kira bedelinin 9.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı sözleşmeye göre sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak ödeme belgesinin borcu söndüren belge olduğunu, savunmanın genişletilmesi sayılamayacağını ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini belirterek, sunulan ödeme makbuzlarının takibe konu aylara ilişkin olup olmadığı incelenmeden karar verilmesini eksik inceleme sayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2019/1114, K. 2019/2714, T. 14.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi17.01.2019
Otuz günlük ödeme süresi dolmadan açılan kesinleşen takip nedeniyle tahliye davası
Alacaklı, itiraz edilmeden kesinleşen kira alacağı takibi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş; İcra Hukuk Mahkemesi temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle tahliyeye karar vermiş, Daire bu kararı onamış, davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Daire, ödeme emrinin 18.02.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, otuz günlük ödeme süresinin son gününün hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle 21.03.2016 Pazartesi gününe uzadığını, tahliye davasının ise süre beklenmeden bu tarihte açıldığını belirtmiştir. İİK'nın 269/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz günlük süre beklenmeden tahliye istenemeyeceğini kabul ederek karar düzeltme istemini kabul etmiş, onama kararını kaldırmış ve mahkeme kararını bozmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2018/15499, K. 2019/512, T. 17.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi18.11.2014
Otuz günlük ödeme süresi ve kira miktarının ispatı
Kira alacağına yönelik itirazın iptali ve tahliye davasında kabul hükmü verilmiştir. Ödeme emrinden sonra otuz gün dolmadan tahliye davası açılması ve kira miktarının ispatı için davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmadan karar verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/1762, K. 2014/12581, T. 18.11.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.09.2005
Usulsüz ödeme emri tebliğinin tahliye takibine etkisi
Kiraya veren, kira ve yan gider borçları için haciz ve tahliye takibi başlatmış; ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle tahliye talebi reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tahliye davası dilekçesi usulünce tebliğ edildiğinde kiracının takipteki tebligat kusurunu öğrendiğini, buna rağmen süresinde itiraz ve şikâyet yoluna başvurmadığından takibin kesinleştiğini kabul etmiştir. Tahliye koşulları oluştuğundan direnme kararı bozulmuştur; karşı oy, dava tarihindeki temerrüt koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/518, K. 2005/518, T. 28.09.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul