2004 sayılı Kanun m. 167
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.09.2025
Bonoda şirket yetkilisinin imzasının şirket kaşesi üzerinde olmaması ve borca itiraz
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu şirket, bonoda kendi kaşesi üzerinde imza bulunmadığını, imzanın dava dışı şirket kaşesi üzerine atıldığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi borca itirazı kabul ederek takibin durdurulmasına karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, düzenleme tarihinde her iki şirketin de yetkilisi olan temsilcinin senedi metni kapsayacak şekilde imzaladığını, sorumluluk için imzanın şirketin unvanı ya da kaşesi üzerinde bulunmasının zorunlu olmadığını ve borçlu şirketin senedi düzenleyen olarak sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/791, K. 2025/539, T. 17.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2025
Kambiyo takibinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe itiraz etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, alacaklının ödeme emri gönderilmeden önce yabancı para alacağının TL karşılığını gösteren ikinci takip talebini sunarak eksikliği giderdiği gerekçesiyle itirazın reddinde Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK 58/2'nin 3. bendi uyarınca yabancı para alacağının Türk parası karşılığının takip talebinde gösterilmesinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, ilk takip talebi iptal edilmeden aynı dosyada ikinci takip talebiyle takibe devam edilemeyeceğini ve 27.06.2022 tarihli takip talebindeki eksiklik nedeniyle takibin resen iptali gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: eksikliğin ödeme emri tebliğinden önce ertesi gün verilen yeni takip talebiyle giderildiği, düzeltmenin geçerli sayılması ve direnme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/523, K. 2025/332, T. 21.05.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.09.2023
Önce rehne başvurma zorunluluğu karşısında ipotek takibinin mükerrerlik nedeniyle iptali
Borçlu, alacaklı bankanın aynı alacak için genel haciz yoluyla ilâmsız takipten sonra başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi şikâyeti kabul etmiş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca rehin alacaklısının ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorunda olduğunu, bu nedenle mükerrerlik iddiasının ancak bu takip dışındaki takipler yönünden ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. Kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmadığından 45 inci maddenin üçüncü fıkrası ile 167 nci maddenin birinci fıkrasının uygulanma kabiliyeti bulunmadığını ve alacaklının tercih hakkı olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2021/997, K. 2023/801, T. 13.09.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.03.2023
Matbu TL ibaresi bulunan döviz bonosunun kambiyo vasfı
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte bonoda TL ibaresi çizilmeden Amerikan Doları ibaresi eklendiğini ve iki para birimi bulunduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi senedin belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle takibi iptal etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bonoda rakamla ve yazıyla belirtilen bedelin aynı olduğunu, para biriminin açıkça Amerikan Doları olarak yazıldığını ve tahrifat iddiası bulunmadığını belirterek senedin 2.250.000 Amerikan Doları olarak düzenlendiğini ve kambiyo vasfını taşıdığını kabul etmiştir. Matbu senetteki TL ve Türk Lirası yazılarının hukuki sonuç doğurmadığını, aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2021/862, K. 2023/174, T. 08.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi16.02.2022
Mükerrer takip nedeniyle istinafta resen takibin iptaline karar verilememesi
Borçlular, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte senedin kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu ve aynı alacak için ipotekli takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; İcra Mahkemesi teminat iddiası ispatlanamadığından davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise İİK 45 gereği önce ipotekli takipte rehnin yetersizliği tespit edilmeden kambiyo takibi yapılamayacağını resen inceleyerek takibin iptaline karar vermiştir. Yargıtay, alacaklının aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmişse kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapamayacağını ve bunun kamu düzeninden olup süresiz şikâyete tabi olduğunu, ancak borçluların mükerrer takip iddiasında bulunmadığını belirtmiştir. İstinaf incelemesinin dava dilekçesi ve istinaf sebepleriyle sınırlı olduğunu, mükerrer takip nedeniyle resen takibin iptaline karar verilemeyeceğini ve istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğini kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/8538, K. 2022/1907, T. 16.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.02.2021
Bononun teminat senedi olduğunun ek protokolle kanıtlanması ve takibin durdurulması
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe dayanak bononun yüklenici sözleşmesi ve ek protokol kapsamında teminat senedi olarak verildiğini ileri sürerek borca itiraz etmiş; icra mahkemesi takibin iptaline karar vermiş ve Özel Daire bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, senet metninden anlaşılamayan teminat iddiasının İİK 169/a kapsamında sözleşmede senedin tarih ve miktarına açık atıfla kanıtlanabileceğini, ek protokolün 5-a maddesinde vadesiz bononun 90.000 TL bedeline açıkça atıf bulunduğunu ve düzenleme tarihlerinin aynı olduğunu, bu nedenle bononun teminat amacıyla verildiğinin kanıtlandığını ve itirazın borca itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiğini kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Ancak İİK 169/a uyarınca itirazın kabulüyle takibin iptali değil durdurulması gerektiğinden, hüküm fıkrasındaki "iptaline" ibaresi "durdurulmasına" olarak değiştirilip karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2017/350, K. 2021/152, T. 23.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul